Elif Şafak Aşk Kitap Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nysa tarafından 13 Haziran 2018 07:53 başlatılmıştır.

  1. Nysa Well-Known Member


    Elif Şafak (d. 25 Ekim 1971, Strazburg), Türk yazar. İlk romanının yayımladığı 1997'den beri eserler vermekte olan yazar, 2009'da yayımlanan Aşk adlı romanı ile Türk edebiyat tarihinin en kısa sürede en çok satan edebi eserinin yazarı unvanına sahip olmuştur. Ayrıca kitapları otuzdan fazla dile çevrilmiştir. Forbes dergisine göre Türkiye'nin en çok kazanan yazarıdır.

    [​IMG] [​IMG]

    Aşk, Elif Şafak'ın Mart 2009 tarihinde yayınladığı, alt başlığında "Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..." ibaresini taşıyan kitabıdır. İngilizce aslından Türkçeye çevirisini Kadir Yiğit Us yapmıştır.

    Aşk Kitap Özeti;

    Aşk'ta Mevlana ve Şems'in ilahi aşkı üzerinden kitabın kahramanları Ella ile Azizin dünyevi aşklarına uzanıyor..

    Ya ortasındasındır AŞKın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde Ella Rubinntain 40 yaşında Amerikalı bir ev hanımıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz bir evliliği vardır.

    Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur; Görevi A Z Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.

    Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ellayı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.

    Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller Aşk kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası Aşk Elif Şafaktan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.."

    Kaynak: Vikipedi ve Net'ten alıntıdır.
     


  2. Nysa Well-Known Member

    Aşk Kitabından Alıntılar

    ''Zira her ne kadar başkaları aksini iddia etse de aşk dediğin bugün var yarın yok cici bir histen ibaret değildir''

    ''Sen,sen ol kelimelere fazla takılmaAşk diyarında dil zaten hükmünü yitirirAşık dilsiz olur''

    ''Peki ama o halde nedenn analyamadığım,açıklayamadığım bir boşluk var içimde?Öyle bir boşluk ki günbegün büyümekteFare gibi sinsice,sessizce,hırslı ve haris,bu eksiklik duygusu ruhumu kemirmekteçNereye igtsem içimdeki boşluk da benimle gelmekteİnsan bu kadar tam iken gene de hala eksik hissedebilir mi?Ya da mutluyken kederli de olabilir mi?''

    ''Ondördüncü Kural:Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine,teslim olBırak hayat sana rağmen değil,seninle beraber aksın''Düzenim bozulur,hayatımın alt üstüne gelir''diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?''

    ''Ya aşkı öğret bana ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi''

    ''İnanç aşk gibidirİspat şstemez.Mantıksal bir açıklama beklemez.Ya vardır,ya da yok
    Beni dindar biri olarak saymışsın.Halbuki değilimDindar olmakla inançlı olmak aynı şey değil!''

    ''Her hakiki aşk,umulmadık dönüşümlere yol açar.Aşk bir milad demektir.Şayet 'aşktan önce' ve 'aşktan sonra' aynı insan olarak kalmışsak,yeterince sevmemişiz demektir.Birini seviyorsanonun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir.O kadar çok değişmelisin ki sen,sen olmaktan çıkmalısın!''

    '' ''Rüzgarla gelmedim'' demişti Şems,''ki rüzgarla gideyim senin hayatından!'' ''

    ''
    ''Beni sevebilir misin?'' diye sordu
    ''Seni zaten seviyorum'' dedi Aziz gülümseyerek
    ''Ama daha beni tanımıyorsun bile''
    ''Seni tanıyorum'' diye üsteledi Aziz emin bir sesle
    ''Benimle ilgili bilmediğin o kadar çok şey var ki''
    ''Seni tanımam için çok şey bilmeme gerek yokSenin özünü görüyorum'' dedi Aziz
    Ve Ella bu cümleyi bir yerden hatırladı.Sanki ağzından çıkan kallavi cümleler beklemediği anlarda ona geri dönüyordu.Çember gibiydi hayatNe verirsen aynen iade ediyordu.Çılgınlıktı bu! ''

    Ve son söz;
    Kırkıncı Kural:aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım,mecazi mi,yoksa dünyevi,semai ya da cismani mi diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğururAŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.Başlı başına bir dünyadır aşk.
    Ya tam ortasındasındır,merkezinde,ya da dışındasındır,hasretinde!''
     

Sayfayı Paylaş