Dostluk ile ilgili deyimler ve açıklamaları

Konusu 'Etüt Merkezi' forumundadır ve Nysa tarafından 6 Temmuz 2018 başlatılmıştır.

  1. Nysa Well-Known Member


    Dostluk etmek: Yakınlık kurmak, dost gibi candan davranmak: “Lokanta müşterisi hanımlardan kendi kendine tanıştığı, konuştuğu, dostluk ettiği hanımlar var! -M. Ş. Esendal.

    Düğün aşıyla dost ağırlanmaz: “Ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır anlamında kullanılan bir söz. Deyim

    Düğün pilavıyla dost ağırlamak: Başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

    İyi gün dostu olmak: Sadece iyi günlerde görünmek.

    İçtikleri su ayrı gitmemek: Sıkı fıkı dost, arkadaş olmak: “İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı. -H. Topuz.

    Dostlar başına: Bir şeyi dostları için de dilemek amacıyla kullanılan bir iyi dilek sözü: “Doğrusu böyle bir düğün dostlar başınaydı. Arkadaşları arasında, günlerden beri hep bunun lafı ediliyordu. -R. Çalapala.

    Bir dostluk kaldı!: Mal azaldığında satıcıların kullandığı bir müşteriyi özendirme sözü.

    Dost edinmek: Dost kazanmak: “Yolda iki dost edinip on gün birisinin, on gün ötekinin erzak torbasından karnını doyurdu. -F. R. Atay.

    Dost tutmak: Erkek veya kadın evlilik dışı ilişki kurmak.

    Dosta düşmana karşı: Dostlara üzüntü vermemek, düşmanları da sevindirmemek için, ele güne karşı anlamında kullanılan bir söz. Deyim

    Dostlar alışverişte görsün (diye): Gösteriş olsun, iş görüyor densin (diye) anlamında kullanılan bir söz.

    Dostlar şehit, biz gazi: Alay tehlikeli işleri başkalarına bırakıp kendileri sonuçtan yararlanmak için bir kenara çekilenlerin bencilliğini anlatan bir söz.
     


Sayfayı Paylaş