Beynin Özellikleri ve Yapısı

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 1 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Beynin Özellikleri ve Yapısı
    Merkezi sinir sisteminin en önemli kısmı olan beyin, kafatası kemikleri içinde, ağırlığı ortalama olarak erkeklerde 1200-1350 gr, kadınlarda ise 1000-1250 gr ağırlığında, yüzeyi ise ortalama olarak 2000-2100 cm2 olan bir organımızdır.

    Bilinen en büyük beyinli insanlar; yazarlardan Trungenjew 2012 gr, politikacılardan Bismark 1807 gr'dır. Şimdiye kadar rastlanan en küçük beyin 369 gr, en büyük beyin 2850 gramdır. Her iki ağırlıktaki beyine sahip insanların akli dengelerinin bozuk olduğu görülmüştür.

    Beynin büyük veya küçük olması zeka hakkında kesin bilgi vermez. Zekanın; nöronların çeşidine, beyinin ağırlığına, beyin yüzeyinin girintili-çıkıntılı oluşuna, beynin omuriliğe oranına ve nöronların az veya çok olmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

    İnsanda beyin ve omurilik, dıştan içe doğru "meninges" de¬nen üç zarla çevrilidir. Bu zarlar; sert zar, örümceksi zar ve ince zardır. Bağ dokusundan meydana gelen bu yapılardan en dışta bulunanı "sert zar" olarak adlandırılır. Bu zar, kafatası kemiklerinin altında ve kafatasına sıkıca tu¬tunmuştur. Sert zar, omurilik çevresinde ise serbest olarak bulunur. Sert zar altında "örümceksi zar" görülür. Örümceksi zar, ince, çift yapraklı bir yapıya sahip olup, dış yaprağı sert zara bağlı, diğeri onun altında yer alır.

    Örümceksi zar ince zara bakan yaprağı ile ince zar arasında örümceği andıran küçük çıkıntılar görülür. Örümceksi zar, adını bu görünüşten almıştır. Örümceksi zar süngersi aralıkları ile ince zar arası beyin ve omurilik sıvısı ile (Liquor-cere-brospinalis) doludur. En altta ise "ince zar" bulunur. İnce zar, beynin bütün girinti ve çıkıntılarını sıkıca örter ve taşımış olduğu bol kan damarları sayesinde beyni besler.

    Örümceksi zarın üst ve alt yüzeyinden uzanan bağ doku iplikçikleri ile beyin ve omurilik zarları birbirine bağlanır.

    Beynin Beslenmesi
    Kulak altı deliklerden gelen iki şah daman ve ard kafa deliğinden gelen omurga atardamarı beynin altında birleşir. Buradan çıkan dalların bir kısmı ince zara gider ve beynin dışını besler. Bir kısım dallar da dördüncü karıncıktan silvus kanalı ile I, II ve III. karıncıklara girer ve karıncıklarda kılcallar yaparak beynin içini besler. Aynı yolla çıkan toplardamarlar artık Maddeleri beyinden uzaklaştırır.

    Karıncıklara giden kılcal damarlardan kan basıncı ile çıkan sıvı (plazma), karıncıkları doldurarak beyin ve omurilik içi sıvısını oluşturur. Gazların dışındaki boşaltım maddeleri bu sıvıya bırakılır. Dış sıvı ise örümceksi zarın çıkıntıları ile sinüslere(boşluklara) dökülür.

    İnsan beyni çalışırken fazla miktarda kan alır, daha çok besine ihtiyaç duyar. Sonuçta birtakım artık maddeler oluşur. Beyin bu artık maddeleri uzaklaştıramazsa yorulur (sürmenaj). Dinlenmek, uyumak, temiz ve bol hava almak beyni dinlendirir.

    Beyin; ön beyin, orta beyin, arka beyin olmak üzere üç bölümden meydana gelmiştir.

    a. Önbeyin (Büyük Beyin)
    İnsan beyninin en büyük kısmıdır. Ön beyin uç beyin ve ara beyin olmak üzere iki önemli kısımdan meydana gelmiştir.

    Uç Beyin
    üç beyin önden arkaya doğru derin bir yarıkla iki yarım küreye ayrılmıştır. Bu yarım küreleri iki köprü bir¬birine bağlar. Bunlardan üstteki köprüye "nasırlı cisim", alttakine ise "beyin üçgeni" denir. Bu köprüler, nöron aksonlarından yapılmıştır. Beyin yanm kürelerinde birinci ve ikinci kanncık bulunur. Bu karıncıklar bir kanalla beyin üçgeninin altında bulunan üçüncü kanncıkla bağlantı yaparlar, üçüncü kanncık da bir kanalla omurilik soğanı hizasında bulunan dördüncü karıncığa bağlanır. Omurilik kanalı dördüncü karıncıkta sona erer. Beyinde bulunan karıncıklar omurilik kanalının devamı şeklindedir .

    Beyin yanm kürelerinin üstünde, beyin yanm kürelerini enine olarak ayıran derin girintiye "rolando yangı", alt kısmında ve genişçe olan yanğa ise "süyus yangı" denir. Beyinde bulunan çeşitli merkezler bu yarıklar boyunca sıralanmıştır.

    Beyin yarım kürelerinden enine bir kesit alındığında, dışta beyin kabuğu (korteks) denilen 3-4 mm kalınlığında ince bir "boz madde" görülür. Beyindeki birçok önemli merkezler kortekste bulunur. İnsan beyninde yaklaşık 12-14 milyar sinir hücresi olup, bunun 9 milyarı kortekste yer alır. Korteksin gelişimi, insanda ancak 18-20 yaşlarında tamamlanır. Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda korteks bulunmaz; bunların beyinleri düzdür.

    Bu hayvanlarda korteks yerine orta beyinde boz çekirdekler ve otonom faaliyetleri düzenleyen hipotalamus bölgesi ile somatik faaliyetleri düzenleyen talamus bölgesi bulunur. Bu kısımlar, miyelinsiz nöronların gövdeleri ile dentritlerden ve ara nöronlardan meydana gelmiştir. İnsanda ve diğer memelilerde boz madde bölümünün altında, nöronların aksonlarından meydana gelen "ak madde" bulunur. Ak maddenin bazı bölümlerinde hipotalamus gibi önemli merkezleri taşıyan boz çekirdekler görülür.

    Uç Beynin Görevi: İsteğimize bağlı olarak yapılan hareketlerin tamamı uç beyin tarafından yapılır. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, beyni çıkarılan hayvanların yaşadıkları; fakat dış etkilere karşı duyarlı olmadıkları, hafızalarını ve iradelerini kaybettikleri gözlenmiştir. Beyin yarım küreleri çıkarılmış bir güvercin ancak itilirse yürüyebilmekte, havaya atılırsa uçabilmekte, önüne yiyecek konsa dahi onu yiyememekte, ancak ağzına besin konursa onu yiyebilmekte, açlık hissetmemektedir.

    Yukarıda da belirttiğimiz gibi beyin yarım küreleri zeka, hafıza, duyarlılık gibi dış alemle ilişkileri düzenleyen bütün ruhsal olayların merkezidir. Düşünerek, isteyerek yaptığımız bütün işlerin merkezleri büyük beyinde bulunur.

    üç beyin;
    ön (frontal) lop,
    şakak (temporal) lop,
    yan (parietal) lop,
    arka (occipital) lop,
    merkezi (central) lop olmak üzere 5 alt bölüme ayrılır.

    Ara Beyin
    üç beynin ara beyin kısmı; talamus, hipotalamus ve hipofız bezinin arka bölgesini içerir. Ara beyin, beyin yarım küreleri arasında kalan bölgedir. Yani bu kısım, beyin yarım küreleri tarafından sarılmıştır. Ara beynin yan duvarları talamus, tavanı epitalamus ve tabanı hipotalamusa dönüşür. Optik sinirlerin fibrilleri hipotalamusun altında çaprazlanarak "kiazma"yı meydana getirir Orta beynin içerisinden geçen silvus yarığı ara beyne gelince genişleyerek üçüncü karıncığı oluşturur, üçüncü karıncığın sağ ve sol yan duvarlarında talamus denilen iki büyük boz çekirdek bulunur. Bu çekirdeklere "görsel yataklar" da denir. Vücudun çeşitli bölgelerinden gelen duyularla, görme ve işitme organlarından alınan bütün duyular buraya gelir. Burada düzenlenerek beyin korteksine gider. Görme merkezlerinde ayrıca heyecan, ağlama, gülme gibi ruhsal olayları yaptıran, gözyaşı çıkmasını sağlayan ve mesafe ayarlayan merkezler bulunur. Kısacası talamus beyin korteksine gelen ve giden sinirlerin geçiş merkezidir.

    üçüncü karıncığın alt kısmında hipotalamus bulunur. Hipotalamus, iç organların ve dokulann otomatik kontrol merkezidir. Hipotalamusta su dengesi, kan basıncı, uyku, iştah, karbonhidrat ve yağ metabolizması, vücut sıcaklığı, eşeysel yönelme ve olgunlaşmayı sağlayan merkezler bulunur. Vücudun iç dengesinin (homeostasi) düzenlenmesi buradan yapılır. Hipotalamus, ayrıca sinir hücrelerinden salgılanan özel hormonlar ile hipofiz bezinin çalışmasını düzenler. Hipofiz ise endokrin bezlerin çalışmasını düzenleyen en önemli bir iç salgı bezidir.turkeyarena.com Hipofiz bezinin arka lobu, ara beynin aşağı doğru uzayan hipotalamusa ait duvarından meydana gelmiştir. Ara beynin üst-arka tarafa doğru yaptığı uzantıdan "epifiz" oluşur.

    Orta Beyin
    Orta beyin, ponsun (varol köprüsü) üzerinde, beyincik ve ara beyin arasında kalan bölgedir. Burası miyelinli sinir liflerinden oluşmuştur. Orta beyin; beyincik, pons, omurilik soğanı ve omurilikle bağlantı kuran sinirlerin geçtiği yerdir. Burada üçüncü karıcınğı dördüncü karıncığa bağlayan bir merkez bulunur. Orta beynin üst kısmında dört tane çıkıntı vardır. Bunlara "dördüz çıkıntılar" (optik lop) denir. Bun¬ların içerisinde görme ve işitme refleks merkezleri yer alır. Fazla ışıkta göz bebeklerinin daralması, herhangi bir küçük seste köpeğin kulaklarının dikleşmesi, buradaki refleks merkezlerinden sağlanır. Ayrıca orta beyinde kas tonusunu ve vücudun duruşunu düzenleyen merkezler de bulunur.

    Arka Beyin
    Omurilik soğanı ve beyincikten meydana gelmiştir.

    Omurilik Soğanı (Medulla Oblangata): Bu kısım omuriliğin kafatası içerisinde devamı gibidir ve varol köprüsünün altında, beyinciğin ön alt kısmında bu¬lunur, uzunluğu 3 cm, ağırlığı ise 8-10 gr kadardır. Beyin yarım kürelerinden çıkıp, vücut kısımlarına giden sinirler buradan çaprazlamasına geçerler (beynin sağ tarafı, vücudun sol; beynin sol tarafı da vücudun sağ bölgelerini kontrol eder). Omurilik soğanı omuriliğin devamı olduğundan dışta ak madde, içte ise boz madde bulunur. Ak madde, beyinden omuriliğe, omurilikten beyine giden miyelinli duyu ve motor aksonlarından yapılmıştır. Boz madde ise sinirlerin girip çıktığı yerdir ve hayatsal faaliyetleri kontrol eder.

    Bu yapı, beyin ve omurilik zarları ile çevrilmiştir. Omurilik soğanı içerisinde 4. karıncık bulunur. Karıncık duvarlarında ayrı ayrı isimleri olan boz madde çekirdekleri yerleşmiştir. Boz madde içerisinde sinir merkezleri bulunur. Bu merkezler solunum, dolaşım, boşaltım, metabolizma, karaciğerde şeker ayarlanması, yutma, çiğneme, öksürme, hapşırma, kusma, kan damarlarının büzülmesi veya gevşemesi gibi refleksleri kontrol eden yerlerdir.turkeyarena.com Omurilik soğanının hayati öneminden dolayı bu kısma "hayat düğümü" de denir. Buraya indirilen şiddetli darbeler sonucu kalp ve solunum faaliyetleri durabilir, sonuçta canlı ölür.

    Beyincik (Küçük beyin = Metensefalon)
    Omurilik soğanının üzerinde bulunur ve önünde varol köprüsü (pons) yer alır. Kendisine ait bağlarla; beyin kürelerine, omurilik soğanına ve varol köprüsüne bağlanır. Beyincik de, beyinde olduğu gibi sert, örümceksi ve ince zarla örtülüdür. Enine kesitinde dışta boz madde, içte ak maddenin bulunduğu görülür. Ak madde, boz maddenin lopçuklarına doğru dal ve dalcıklar şeklinde uzantılar göndererek dallanır. Bu durum bir Ağaç manzarasına benzediğinden beyinciğe "hayat ağacı" denir. Beyincik balık, kurbağa ve sürüngenlerde küçük ve belirsiz olup özelleşmemiştir. Bu canlılarda omurilik soğanı ile birlikte bulunur.

    Beyinciğin Görevi
    Küçük beyin, hareket ve denge merkezidir. Bundan dolayı değişik hayvanlarda beyinciğin büyüklüğü hayvanın hareketliliği ile doğru orantılıdır. Ayrıca beyincik, kasların çalışmasını koordine eder. Çok hareketli hayvanlarda vücuda oranla (kuşlar) oldukça büyüktür. Beyinciği çıkarılan bir köpek yürüyemez, aynı şekilde küçük beyni çıkarılan bir güvercin havaya atılırsa uçamaz, hemen yere düşer.

    Duyu organları veya vücudun diğer kısımlarında meydana gelen değişiklikler, duyu sinirleri ile küçük beyne bildirilir. Beyincik de, bozulan dengeyi ayarlamak için kaslara emir göndererek gerekli hareketin yapılmasını sağlar.

    Vücudun dengesi, beyincik ve kulaktaki yarım daire kanalları ile sağlanır.

    Pons (Varol Köprüsü)
    Beyinciğin hemen altında orta beyinle omurilik soğanı arasında kalın lif demetlerinden meydana gelmiş varol köprüsü (pons) bulunur. Pons'un ortası kalındır. İçerisinde 5, 6, 7 ve 8. kafa sinir çiftlerine ait boz madde çekirdekleri bulunur. Görevi, beyinciğin bir yarım küresinden diğerine impulsları taşımaktır. Bu şekilde vücudun sağ ve sol tarafında bulunan farklı kasların yönlendirilmesine yardımcı olmaktır.
     


  2. carmen Well-Known Member

    çok detaylı anlatmışsınız çok teşekürler saolun
     

Sayfayı Paylaş