TurkeyArena

Geri git   TurkeyArena > Lise Dersleri > Türkçe-Edebiyat

Türkçe-Edebiyat Türk Edebiyatı

Dil ve Kültür İle İlgili Kompozisyon

Türkçe-Edebiyat icinde Dil ve Kültür İle İlgili Kompozisyon konusu , Dil ve Kültür İle İlgili Kompozisyon Bir toplum ve milleti diğer toplum ve milletlerden farklı kılan ve ona kendine has bir kimlik kazandıran, zaman ve coğrafya içinde teşekkül etmiş maddî ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-12-2010, 02:55 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
RüzGaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 13.949
Sponsor Bağlantılar
Standart Dil ve Kültür İle İlgili Kompozisyon


Sponsor Bağlantılar


Dil ve Kültür İle İlgili Kompozisyon
Bir toplum ve milleti diğer toplum ve milletlerden farklı kılan ve ona kendine has bir kimlik kazandıran, zaman ve coğrafya içinde teşekkül etmiş maddî ve manevî her türlü değerler bütününe kültür denir. “Kültür” kavramıyla isimlendirilen söz konusu maddî ve manevî “değerler bütünü”nü ise; dil, din, sanat (edebiyat, musiki, resim, mimarî, heykel, tiyatro), folklor, âdet, örf, gelenek, tarih, ahlâk, hukuk, devlet anlayışı, askerlik, ziraat, ekonomi, spor, basın-yayın ve toplumun ortak ve temel düşüncesi (ideoloji) oluşturur.
Dil, hemen hemen bütün kültür tariflerinde, onu teşkil eden değerler manzumesinin başında yer alır. Bu durum, dil-millet ve dil-kültür ilişkisini açıkça ortaya koyduğu gibi, aynı zamanda dilin kültürün varlığı, bütünlüğü, gelişmesi ve devamlılığındaki önemini de sezdirir. O zaman şöyle bir soru sorulabilir: Dil ile kültür arasında nasıl bir ilişkisi vardır? Dil, kültür bütünlüğü içinde nerede yer alır ve bu bütünlükteki önemi nedir?

Öncelikle şu gerçek bilinmelidir ki, her “millet” adını taşıyan toplumun kendine mahsus bir dili vardır. Bir başka ifadeyle, millet olmanın en temel şartlarından biri ve belki de birincisi, o milleti oluşturan insanların ortak bir dile sahip olmalarıdır. Nitekim hemen hemen bütün sosyologlar, milleti tarif ederlerken dil birliğini zikretme ihtiyacı hissederler. Meselâ Ziya Gökalp göre millet; “lisanca, dince, ahlâkça ve bediiyatça müşterek olan, yani ayni terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir zümre”dir. Hatta Gökalp, bu tarifi biraz daha basitleştirerek milleti, -Türk köylüsünün ifadesiyle-; “Dili dilime uyan, dini dinime uyan” şekline getirir.

Dil birliği, insanların bir arada, toplum veya millet hâlinde yaşayabilmelerinin en önemli, belki de birinci şartıdır. Dilleri farklı olan; dolayısıyla birbirlerini anlama imkânları bulunmayan insanları bir arada yaşatmak ne kadar mümkün olabilir? Birbirlerini en basit seviyede de olsa anlayamayan milyonlarca insan arasında nasıl kültürel bir birlik sağlanabilir? En basitinden bir aile düşünün. Ailenin çekirdeği ve temeli olan anne ve babanın dilleri farklı olsun. Bunlardan dünyaya gelen çocukların dili de başka bir dil. Bu insanların aynı çatı altında huzur ve ahenk içinde yaşamaları mümkün mü?
Konfüçyus’a, “Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız yapacağınız ilk iş olarak ne olurdu?” diye sorulduğunda şu cevabı verir: “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü dil bozuk olursa, kelimeler düşünceyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılamazsa, yapılması gereken işler doğru yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

“Fransa’nın sınırları, Fransızca’nın konuşulduğu yerlerdir.” diyen Napolyon Boneparte, bu cümlesiyle dil-millet ilişkisini çok daha somut hâle getirir. O kadar ki, bir milletin vatanı, dilinin konuşulduğu topraklardır. Bu açıdan Yahya Kemal Beyatlı, dili, vatandan da üstün tutar. Zira ona göre, “Türkçe’nin çekilmediği yerler vatandır. Ancak (Türkçe’nin) çekildiği yerler vatanlıktan çıkar.” Çünkü vatanın “gövde ve ruhu” Türkçe’dir. Dilin millet hayatındaki önemi, sadece o milleti teşkil eden milyonların günlük hayatta birbirlerini anlamaları veya birbirleriyle iletişim kurmalarında vasıta olması değildir. Zira dili, sadece basit bir iletişim aracı olarak düşünmek veya zannetmek yanlıştır. Onun bundan çok daha önemli işlevleri vardır. Söz konusu işlevler; kültürün aynası, mahfazası, taşıyıcısı ve ifade vasıtası olması şeklinde sıralanabilir.

Her dil, kendini konuşan milletin, yüzyıllar içinde müştereken yarattığı sosyal ve millî bir müessesesidir. Dolayısıyla dilde, kendini var eden milletin mantığı, düşünce tarzı, yaratıcılığı saklıdır. Daha açık bir ifadeyle, her bir dilin sahip olduğu kendine has yapı ve mantık dokusu, o dili konuşan millete aittir.
Daha da önemlisi, yüzyıllar boyunca bu dili işleyen, geliştirip zenginleştiren millet, kendi tarihini ve kimliğini diline yükler. Çoğu zaman değişik sayılardaki seslerden teşekkül etmiş basit mânâlı birlikler olarak gördüğümüz kelimeler, gerçekte o kelimelere hayat veren milletin kültür atomcuklarıdır. Her birinin içinde de o milletin kültürüne ait büyük değerler saklıdır. Zevklerimiz, ihtiraslarımız, hüzünlerimiz, sevinçlerimiz, ideallerimiz, dünya görüşümüz ve hayatımız, zamanla kelimelerin mânâ, duygu, çağrışım ve ses dünyasına siner. Öyle ki, bir kelime bir tarih, bir kültür olur. Kelimeler üzerinde tek tek düşündüğümüzde veya dilimizden beş-on kelimeyi atmaya kalkıştığımızda, bu hususu çok daha iyi anlarız.

Nitekim Atatürk, dil ile “millî his” arasında çok yakın ilişki görür. “Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin inkişâfında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.”

Üstelik milletler, bütün kültür değerlerini çok büyük ölçüde dillerine yüklerler. Asırların ötesinden süzülüp gelen kültür değerlerimizi, ancak dilin taşıyıcılığı vasıtasıyla sahip olabiliriz. Türkülerimizi, şarkılarımızı, ninnilerimizi, manilerimizi, atasözlerimizi yüzyılların ötesinden bize getiren kimdir? Bu açıdan kültür değerlerini dünden bugüne, bugünden de yarına taşıyabilmenin, geniş kitlelere mal edebilmenin en sağlam, en emin, en kalıcı yolu dildir. Hele bu değerler yine dil vasıtasıyla, insanın önemli icatlarından biri olan yazıya geçirilirse, çok daha kalıcı olacaktır. Bir düşünün, eğer Ahmet Yesevî ve Yunus Emre ilâhî aşkını, Süleyman Çelebi Hz. Peygambere olan sevgisini, Karacaoğlan beşeri aşkını, Fuzûlî yalnızlık ıstırabını, Mehmet Akif, vatan, millet ve istiklâl sevgisini dile dökmemiş olsaydı neler kaybederdik? Neler kaybederdik, Orhun Âbideleri, Dede Korkut Hikâyeleri, Divan-ı Lügat’it-Türk, Kutadgu Bilig, Atabet’ül-Hakayık gibi kültür çınarlarımız, ecdadımız tarafından dil ve yazının emin ellerine emanet edilmemiş olsaydı? İşte bu noktada dil, hem kültürün mahfazası hem de onun geniş kitlelere yayılması ve gelecek nesillere taşınmasında en sağlam ve en emin bir kültür köprüsüdür.

Özetle dil, toplumları millet kılan en temel ve en hayatî kültür değerlerinden birisidir. Bunun da ötesinde dil, milletin kültürünün kendinde yansıdığı bir ayna, kültürün kendinde saklandığı ve korunduğu bir mahfaza, kültürün ifade vasıtası ve geniş kitlelere taşınması veya gelecek nesillere aktarılmasında en sağlam ve sağlıklı bir köprüdür.

Yukarıdaki bilgilerden yararlanarak kompozisyon oluşturabilirsiniz...





RüzGaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Tags
dil ve kultur
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Dostluk İle İlgili Kompozisyon RüzGaR Türkçe-Edebiyat 2 18-02-2012 03:52 PM
Milli Kültür İle İlgili Özdeyişler arda38 Önemli Gün ve Haftalar 0 17-02-2011 02:23 PM
Milli Kültür İle İlgili Kompozisyon RüzGaR Türkçe-Edebiyat 0 02-11-2010 02:11 PM
Edebiyat İle İlgili Kompozisyon RüzGaR Türkçe-Edebiyat 0 11-10-2010 06:51 PM
Bayram İle İlgili Kompozisyon RüzGaR Türkçe-Edebiyat 0 09-10-2010 04:05 PM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:47 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics