Yabancı Destanlar

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 17 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR

    RüzGaR Super Moderator



    Yabancı Destanlar
    Kalevala Destanı
    Kalevala, Elias Lönnrot'un 19. yüzyılda Fin halk hikâyelerinden derleyip kaleme aldığı epik destanıdır. Finlilerin ulusal epik destanı olan Kalevala, aynı zamanda Fin edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Destan 1917'de Finlandiya'nın Rusya'ya karşı bağımsızlığını ilan etmesi ardından ülkede yükselen milliyetçilik döneminde kaleme alınmıştır. ''Kalevala'''nın kelime anlamı "Kaleva'nın Diyarı"'dır (Fince -la/lä soneki yer gösterir). Destan 50 bölüme (Fince: Runo) ayrılmış toplam 22795 mısradan oluşur.

    Destandaki ana karakter olan Väinämöinen'dir. Finliler'in ulusan çalgı aleti olan kanteleyi, bir turna balığının kemiklerinden yapan kahraman, başlangıçta çok kötü çaldığı bu enstrumanı, daha sonraları hayvanları bile büyüleyebilecek kadar iyi çalmaya başlar. Daha sonraları kantelesini kaybeden Väinämöinen, kantelenin günümüzdeki hali olan şeklini, huşağacından yapar.

    Kendine eş arayan ancak bir türlü evlenemeyen Väinämöinen, destanda geçen Joukahainen'in kardeşi Aino'yla evlenmek üzereyken, Aino, Väinämöinen ile evlenmek istemez intihar eder boğulur ve ölür.

    Destanın bir bölümünde, kıtlık içinde yaşayan köyleri için Väinämöinen ve arkadaşları, kuzeydeki insanların yaşadığı bir kasabada, Sampo adında sürekli un üreten sihirli bir değirmeni çalmaya giderler.

    İlyada Destanı
    İliada (Yunanca: Ἰλιάς, Iliás) Homeros'un Truva savaşını anlatan destanıdır. Yunancada Odysseia ile birlikte en eski edebiyat olduğu düşünülen epik bir şiirdir. Eldeki veriler ışığında Homeros tarafından M.Ö. 7. yüzyıl ya da 8. yüzyıl'da yazıldığı düşünülmektedir.

    Homeros, "İliada"sında Truva savaşını ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Sözlü gelenekten yazıya nasıl geçtiğini bilemediğimiz gibi, metinde geç dönemde yapılan değişikliklerin kesin amacını kestirmek bizim için güçtür. Ama Homeros bir savaşın 'toprağı bereketli Truva'da geçtiğini söylüyor.

    Mahabharata Destanı
    MAHABHARATA Destanı'nda ilk önce görülenler, Vishnu inancının egemen olmadığı zamanların baş tanrıları Vedik tanrılar, İndra, Agni, Soma vs. dir. Destan, daha sonra, Vishnu mezhebine bağlı din adamlarının egemenliği altında yeniden biçimlendirilmiştir. Ancak destanda, erdem ve adalet tanrısı Dharma'nın ve "Dharma Anlayışı"nın da büyük bir önemi olduğu görülmektedir.

    Hintliler atalarına "Bharata" derler. Mahabharata "Büyük Bharata" savaşını anlatır. Ne zaman olmuştur? Tarihi pek bilinmez; ancak savaşın gelişimi ve oluşumu çok güzel anlatılır. Kahramanlar önce söz, sonra da ok atışırlar bol bol... Yudhishthira bilgeliğin temsilcisidir. Tanrı Dharma'nın oğlu olarak kabul edilir. Bhima'nın babası Vayu, Arcuna'nın İndra'dır. Nakula ve Sahadeva ise, ikiz oldukları için, ikiz tanrı Aşvin'den türemişlerdir. Tanrısal yanları böyle! Oysaki babaları Pandu adında soluk tenli bir insandır. Kardeşi Dhrtarashtra ise kördür. Her ikisi de Kuru soyundandır. Ama sadece Dhrtarashtra oğulları "Kurular" diye çağrılır. Diğerleri "Pandu Oğulları"dır. Kurular, kötü kalpli Duryodhana ile 99 kardeşinden oluşur.turkeyarena.net Anlaşmazlıklar ve bunu izleyen savaş, işte bu iki akraba kral çocukları arasında olur.

    Mahabharata'nın konusundan esinlenerek eser yaratmış birçok sanatçı vardır. Örneğin Harsha, Magha ve Bhasa. Bunların içinde en dikkat çeken şair, Kalidasa'dır (MS 3-4. yüzyıl). Onun, destan içindeki bir öyküden (I, 68-75) yola çıkarak yarattığı Şakuntala adlı eseri çok ünlüdür.

    Mahabharata'yı ilk okuyanlar Sutalar'dı (Arabacılar) Suta, kralın baş danışmanı ve en güvendiği kişiydi. Hukuksal sorunlara karışır, soykütüğü tutar ve saz şairliği yaparlardı. Krshna da bir arabacıdır ve destanda, aklı ve doğaüstü yetenekleriyle, Pandu kardeşlere büyük yardımlarda bulunur. Özellikle Bhishmaparvan (25-42) bölümünde Arcuna'ya okuduğu "Tanrısal Şarkı" (Bhagavadgita) çok önemlidir, izleyen dönemlerde din adamları (brahmanlar), sutaları, bulundukları güçlü konumdan indirerek, yerlerine geçmişler ve destan anlatıcılığı işini de tekellerine almışlardır.

    700 beyitten oluşan Bhagavadgita'nın yazarı belli değildir ve büyük bir olasılıkla destana sonradan eklenmiştir. Krshna, tıpkı Rama gibi, tanrı Vishnu'nun insan olarak bedenleşmiş halidir. Bu duruma Avatara denir. Savaş öncesi, cesaretini yitirmiş olan Arcuna'ya cesaret vermek için, ona felsefesini açıklar ve onu yüreklendirir.turkeyarena.net Buna göre "benlik" diye bir şey yoktur. Sen-ben hep aynı varlığın parçalarıyızdır. Bugün savaşta öldürülecek kişiler, yarın bir başka bedende yeniden doğacaklardır. Bilge kişi, Krshna tarafından belirlenen Yoga yolunu izlemelidir.

    Bhagavadgita'da Vedalardan, Brahmanalardan, Aranyakalardan ve özellikle de Upanishadlardan izler bulmak olasıdır. Dolayısıyla bu kitap için "Hint düşüncesinin aynasıdır" diyebiliriz.

    Mahabharata destanında yer yer hayvanların konuşturulduğu (fabl türü) masallara da rastlanır. Bunlar, daha sonra ortaya çıkan Pançatantra masal serisine kaynaklık etmiş olabilir. Peri masallarına veya kahramanlarla ilgili masallara da rastlanır. Bunlara en iyi örnek, Nala ile Damayanti ve Savitri ile Satyavan öyküleridir.turkeyarena.net Brahmanların gücünü öven ve egemenliklerini pekiştiren brahman efsanelerine en iyi örnekler ise Çyavana öyküsü ile Parikshit öyküsüdür.

    Ramayana Destanı
    Ramayana, Hint halk ozanı Valmiki tarafından yazılmış bir destandır.

    Dünyanın en bilinen ve Hindistan'ın en önemli iki destanından olan Ramayana, 24.000 beyitin oluşturduğu yedi bölümü içerir. Üç büyük Hindu tanrısından biri olan Vishnu’nun “yeniden doğumlarından biri olan Prens Rama’nın yaşadıklarını konu edinen destan, eski Hint (Hindu) kültürü, dini, sosyal ve siyasal yaşamı hakkında içerik barındırır. Türkçe'ye Korhan Kaya tarafından çevrilen eser, İmge Kitabevi Yayınları tarafından (ISBN 975-533-362-2) 2002 yılında 304 sayfa olarak basılmıştır.

    Yunan destanlarında Odysseus'un Troya'dan İthaka'ya yolculuğundaki gibi Prens Rama da Hindistan'ın kuzeyinden güneyine seyahat eder ve yolculuk sonunda Seylan'a ulaşır.

    Ramayana, Mahabharata destanından sonra Hindistan’ın ikinci önemli destanıdır. Şimdiye kadar yazılmış en uzun şiir olan Mahabharata, tek bir kişi tarafından yazılmamıştır. Ramayana ise Valmiki tarafından yazılmış bir destandır. Ne zaman yazıldığı hakkında kesin bir bilgi yoktur; ancak M.Ö.4. yy.’la M.S.2. yy. arasında bir zaman diliminde yazıldığına dair yorumlar yapılmaktadır.

    Ramayana, yedi bölüm ve 24.000 beyitten oluşmuştur. Destanın birinci ve yedinci bölümlerinin sonradan eklendiği düşünülmektedir. Rama, bu destanda Vişnu’nun yeniden cisimleşmiş hali olarak karşımıza çıkar. Diğer kitaplarda ise; kahraman, bir insanı temsil etmektedir. Yeni yazılan eserlere üslup açısından bakıldığında eski eserlerdeki mükemmellik yoktur. Ancak Ramayana’nın yeni versiyonu bu görüşün aksine mükemmel bir anlatım tarzına sahiptir. Ramayana’nın üç versiyonu her ne kadar sözlü geleneğe bağlı olarak değişse de, hepsi yedi bölümü içermektedir. Bazı araştırmacılara göre; destandaki beyitlerin çok azı orijinal olarak kalabilmiştir, birçok ekleme yapılmış ve çoğu da değiştirilmiştir.

    Tulsidas’ın yazdığı “Ramcaritamanas” Ramayana’nın Hintçe bir versiyonudur. Hindistan’da herkes tarafından bilinen bir eserdir. Hint kültürü, Güneydoğu Asya’da yayıldıktan sonra Ramayana, çok sayıda ulusal ifade ve gelişmelerin olduğu Bali, Kamboçya ve Tayland geleneklerinde de yer almıştır. Bu versiyonların en bilindik olanı Taylandlı Ramakian’dır. Bu eser, 18. yy.’da Kral II. Rama’nın isteğiyle yazılmıştır.
     



Sayfayı Paylaş