Maymunlar Ve Hakkında Bilgiler

Konusu 'Hayvanlar Alemi' forumundadır ve Pelin tarafından 4 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Pelin

    Pelin Super Moderator



    Maymunlar Hakkinda Genel Bilgi

    [​IMG]


    MAYMUNLAR

    ŞÎMDİYE KADAR gözden geçirdiğimiz hayvan gruplarının bir özelliği çeşitlerinin çokluğu idi. Hemen her hayvan türünün devleri ve cüceleri, alelade tipleri ve görünüşü ile davranışlarındaki acayipliklerden ötürü ötekilerle akraba olduklarına inanmakta güçlük çektiğimiz çeşitleri vardır. Boyu 12 -13 santimi geçmeyen minik maki ve küçük marmoset ile 300 kilo ağırlığındaki goril gibi farklı üyeleri olan maymun gruplarında da aynı duruma raslıyoruz.

    Eski zooloji kitapları genellikle maymungillerle başlamaktaydı. İnsanoğlu da aslında bu gruptan olduğu için maymungiller, hayvanlar arasında birinci ve en ileri olmak vasfına layık görülmüştü. Hakikatte ise maymunlar ancak bir bakımdan diğer hayvanlardan ileridirler. Beyinlerinin bazı kısımları ve özellikle insanlarda yargılama gücünü kontrol eden kısım olan asıl beyin, onlarda epeyce gelişmiştir. Yoksa birçok hayvanlar görme, işitme, koku alma, kuvvet ve beden gelişmesi bakımlarından onlardan daha ileridir.
    Bu grupun üyeleri arasında zihin yapıları bakımından da çok fark vardır. Mesela, makilerde, ortalama memelilerden daha ileri bir zeka göze çarpmaz. Buna karşılık gerçek maymunlar, mesela, tepelerinde asılı bir yiyeceğe uzanabilmek için ellerinin altındaki cisimleri üst üste yığmakla bir cins yargılama güçleri olduğunu ispat etmişlerdir. Orangutan m beyni insanınkine benzer, fakat büyüklük ve ağırlık bakımından şüphesiz onun seviyesine erişemez. Küçük maymunların beyin ağırlıkları ise vücutlarına kıyasla diğer memelilerin çoğundan fazladır.

    [​IMG]

    ÇEVİK TIRMANICILAR
    Bu hayvanların çoğu tropikal bölgelerde yaşarlar. Genel olarak onlara, Ekvator'u çevreleyen kuşağın daha kuzeyinde veya güneyinde raslamayız. Dört büyük insansı maymun, yani şempanze, orangutan, jibon ve goril de bu sıcak bölgede yaşarlar.​

    Babuin ve tırmanamıyacak kadar ağırlaşan yaşlı goril gibi bazı üyelerin dışındaki bütün maymungiller vakitlerinin çoğunu ağaçların üzerinde geçirirler. Bu hayvanlarda çeviklik ve hareketlerin koordinasyonu ön plândadır.turkeyarena.com

    Bir hayvanat bahçesini ziyaret edince, bir maymunun veya yakın akrabalarından birinin ellerine dikkatle bakın. Yükseklerdeyken, onların o harikulade hareket özgürlüğüne nasıl ulaştıklarım anlarsınız.
    Maymungillerin ellerinin ve ayaklarının beşer parmağı vardır. Bunların tırnakları, uçlarının korunması için, insanlardaki gibi yassılmıştır. Pençeli olan «maki»lerle «marmo set» ler bu kaidenin dışındadırlar. Maymunların çoğunda başparmağın diğer parmaklardan ayrı olması, hayvanın tutmak istediği cisimleri mengene gibi kavramasını mümkün kılar. Maymunlar kollarını öne ve arkaya doğru da serbestçe sallıyabilirler. Bu grupun tipik üyeleri dört ayak üzerinde yürürlerse de, daha ileri bir gelişme seviyesindeki türler dik durup insan gibi iki ayak üzerinde yürümek eylemini gösterirler.

    YAPRAK VE MEYVA YERLER
    Maymunun yüzüne de dikkatle bakın. Hayvanın yüzünün ve çenesinin ne kadar kısa olduğu dikkatinizi çekecektir. İleri maymunların insanınkine benzeyen bir ağzı ve otuz iki dişi vardır. Bu dişler diğer hayvanlardaki kadar ustalık kazanmamıştır. Maymunlar genellikle otçuldurlar. Çoğunluğu meyva. yaprak, çiçek vs. ile beslenir. Fakat bazıları yumurta, böcek, hatta kuş gibi hayvansal gıdalar da yerler.

    Bu hayvanların bir kısmı sudan hoşlanırlar ve büyük bir ustalıkla yüzüp dalabilirler, fakat gerçek anlamda suda yaşıyan hayvanlar değillerdir. Maymunlarla insansı maymunlar gündüzün hareket halindedirler, geceyi ise dinlenerek ve uyuyarak geçirirler. Fakat "maki", «lori» ve «galago» gibi bazı türler diğer hayvanlara uyarlar. Geceleyin ayakta olmalarına mukabil,gündüzün uyur ve dinlenirler.
    vücudu kıllarla kaplıdır.

    www.turkeyarena.com
    GÖZLERİ KESKİNDİR
    Ağaç üzerinde yaşıyan bir nayvan için, görüşün keskin olması birinci derecede önemlidir. Maki'lerin, maymunların ve insansı maymunların iri gözleri vardır. Bu gözler, diğer hayvanlara kıyasla yüzlerinin daha önündedir, böylece düz bir hat halinde ileriye bakmaları ve sık yağmurlu, karmakarışık ormandaki bitki kümelerinin ötesini görmeleri mümkün olur.
    Maymunlarla insansı maymunlar, insan gibi çift gözle bir tek resim görürler; derinlik görüşleri de kusursuzdur. Bazıları renk de görürler. Diğer hayvanlardan farklı olarak, cisimleri aşağı yukarı bizler gibi gördükleri söylenebilir. Bu ağaç hayvanları için koku alma duygusu, görme kadar hayati önem taşımaz.Bundan ötürü de burunları başka hayvanlarınkinden kısadır. Kulakları iyi gelişmiş olmakla beraber, memeden yoksundurlar.

    DİKKATE DEĞER KUYRUKLARI VE SESLERİ
    İnsansı maymunların kuyruğu yoktur. Fakat grupun hemen bütün diğer üyeleri genellikle uzun ve iyice gelişmiş bir kuyruğun sahibidir. Bundan, ağaçların üzerinde dengelerini sağlamak yolunda faydalanırlar. Güney ve Orta Amerika maymunlarının çoğunda kuyruğun, ek olarak sarılma ve kavrama hüneri de vardır. Bundan ötürü de fazladan bir el gibi kullanılır. Eski Dünya maymunlarında bu tip kuyruğa raslamayız.turkeyarena.com
    İlkel ve ileri maymunlarda incelemeye değer başka özellikler de vardır. Hayvanat bahçesinde «babuin» lere ve «mandril» lere baktığınız zaman, kaba etlerindeki kaba ve pürüzlü yamalar derhal dikkatinizi çeker. Bunlar, yıhn bazı mevsimlerinde parlak bir renge bürünürler. Bazı maymunlar sakallıdır. Hepsinin vücudu kıllarla kaplıdır.
    Bu yaratıkların çıkardıkları sesler muhteliftir. Meselâ, gorilin gırtlaktan kopan bir kükremesi vardır. Şempanze ise havlamaya benzer boğuk bir ses çıkarır. «Jibon» ile «uluyan maymun» un sesleri o kadar gürdür ki, bir buçuk kilometre, hatta daha uzak mesafeden duyulabilirler. Ekseri maymunlar ıslığımsı ve âdeta ağlamaklı bir ses çıkarırlar.

    ARKADAŞ CANLISI YARATIKLARDIR
    Maymunların bütün türleri çoğunlukla klan hayatı yaşarlar. Aile grupları teşkil ederler. Fakat ayrı ayrı gruplar birleşmedikleri gibi, aralarına yabancı da kabul etmezler. Buna karşılık, toplum hayatı yaşamaktansa, tek başına geçinip giden münzevi tipler de vardır.turkeyarena.com
    Erkek maymunlar aile erkeği değillerdir; yavruları büyütme ve besleme işini tamamiyle dişiye bırakırlar. Genellikle tek olan yavrular âciz olarak dünyaya gelirler. Dişi yavrusunu her gittiği yere taşır. Yavru çoklukla annesinin iki meme başından birine asılır; daha büyüyünce de omuzlarına yerleşir. Erkek, aile sorumluluğundan tamamiyle yoksun değildir; ailesi bir tehlikeyle karşılaştığı vakit kahraman kesilir .

    İNSAN IRKLARI
    Kemikleri, sinirleri, kasları, dokuları organları maymunlarınkilerin hemen hemen eşi olduğu, ayrıca kuyruk kemiklerine de sahip bulunduğu halde insan, maymun ataların torunu değildir. Daha doğrusu onlarla aynı maymunumsu kökten gelir.
    Yalnız bir tek tür: Dünya yüzündeki bütün insanlar, yani siyah, kahverengi, san ve beyaz olanlar hep aynı türdür. Bu türün Lâtince adı «zeki adam» anlamına gelen, «Homo sapiens» tir. Bir türün en kesin testi şudur: Bu türü meydana getiren üyeler çiftleşip kısır olmayan yavrular dünyayu getirebilir mi? Bu kabiliyet şüphesiz bütün insan ırklarında vardır.turkeyarena.com
    Herhangi bir insan grupuna, «saf ırk» demek de yersizdir. Gerçekten saf olan hiç bir ırk yoktur ve olmamıştır. Zamanımızda çok duyulan «Ari» terimi, bir HindAvrupa lisan grupunu vasıflandırmaktadır, yoksa bu lisanları konuşan Kus, İranlı, Hindu, Batı Avrupalı ve Amerikalı gibi milletleri değil.

    İNSANIN ATALARI
    Bilginler, insanın atalarına ait bir sürü kalıntı meydana çıkarmışlardır. Mamafih insanın, düz hat halinde bunların herhangi birisinin soyundan geldiği iddia edilemez. Bu tarih öncesi yaratıkları bugünkü insanlardan o kadar farklıdırlar ki, bilginler onları ayrı ayrı aileler balinde sınıflandırıyorlar. İnsanla aynı aileye (Bilimsel adı: Homînidae) bağlı olan diğer bazıları da ayrı tür topluluklarına dahildirler.

    Yontma Taş Devrl'nln insanları: Şimdiye kadar keşfedilen ilkel insanların en eskisi, kalıntıları Cava Adası'nda bulunduğu için «Cava Adamı» diye de isimlendirilen «Pitekantropüs erektüs» tür. «İnsana benzer insansı maymun» sıfatına hak kazanan bu yaratığın, gorilinkine çok benzeyen geriye kaçık bir alnı ve çenesi vardı. Fakat zekâ derecesi goriHnkinden % 50 nispetinde yüksekti. Bu nispet modern insanda iki misline çıkmıştır. Bu ilkel insan bundan yarım milyon yıl önce yaşamıştır. Vakit vakit «kayıp halka» addeâilmişse de, modern insanın atası olarak kabul edilmesi iğin bir sebep yoktur. Muhakkak ki o da apayrı bir cinsti.turkeyarena.com
    Beyni daha iyi gelişmiş diğer bir insanımsı yaratık, aynı devrede veya bir müddet sonra yaşıyan »Pekin Adamı» yahut öbür adıyla «Sinantropüs»tür. Bu yaratığın kalıntılarının bulunduğu bölgeye bakılırsa, insanın veya insanımsı, yaratıkların başlangıcını Doğu Yarımküresi'nde aramak gerektiği anlaşılır.

    Avrpa'daki en ilkel insan tipinin, «Eoantropüs» yani «Şafak Adamı» olduğuna uzun zaman inanılmıştı. Kalıntıları İngiltere'nin Sussex eyaletindeki Piltdown>da bulunduğu için, bu adama, «Piltdown Adamı» da denilmiştir. Cava Adanu'ndan tahminen iki yüz bin yıl sonra yaşadığı zannedilmiştir. Bunun iyi gelişmiş bir beyni olmakla beraber, çenesizliği bakımından gerçek maymunlara benziyordu. Fakat 1953 yılı sonlarındaki fennî araştırmalar sonucunda, elde mevcut olan tek
    «Eoantropüs» numunesinin gerçekliği şüphe götürür bir durum almıştır.
    Diğer önemli bir tip olan, «Neandertal Adamı» Milâttan Önce 200 000 ile 100000 yuları arasında Avrupa ile Akdeniz bölgesinin mağaralarında yaşıyordu. Kısa boylu ve kambur olmakla beraber, zekâ derecesi bugünkü insanınkine yakındı. Taştan araçlar vücuda getirir, avcılık yapar, ateş yakmasını ve kullanmasını bilirdi. Ölümden sonraki hayata inandığına dair elde bazı ipuçları da vardır. «Neandertal Adamı» bundan elli bin yıl önce daha önemli bir tip olan, «Kro Manyon Adamı» tarafından yenildi ve eridi. Bu sonuncu tip bugünkü insanlara benziyen yakışıklı bir mahlûktu ve iri bir beynin sahibiydi. Mağara duvarlarına, yaşadığı devrin mamut ve gergedan gibi hayvanlarının resimlerini yapmıştı. Fakat uzmanların gerçek sanat eseri olarak vasıflandırdıkları bu desenler muhakkak ki sihir ve büyü gayesiyle resmedilmişlerdi.

    Cilâlı Taş Devri'nin İnsanları:
    «Kro-Manyon Adam» Yontma Taş, yahut Paleolitik Devir'in son insan ırkıydı. Bu devrin insanları taştan basit araçları kullanmışlar ve yiyeceklerini de ya yakalamış, ya da toplamışlardı. Günümüzden on veya on iki bin yıl önce başlıyan Cilâlı Taş, yahut Neolitik Devir'in insanları, taştan araçlarını cilalamışlar, tarım yapmaya başlamışlar, hayvanları evcilleştirmişler ve çömlekçilikle dokumacılık gibi kanaatleri geliştirmişlerdi.turkeyarena.com
    Cilâlı Taş Devri adamlarının kemiklerinden anlaşıldığı üzere, bu adamlar modern insana hemen hemen tıpatıp benziyordu. İnsan vücudu son on bin yıl zarfında kayda değer bir değişmeye uğramamıştır.
    İnsanın öncülerine bir göz attıktan sonra şimdi de en ilkel maymunları görelim. Aradaki fark cidden büyüktür.
    www.turkeyarena.com
     



Sayfayı Paylaş