Atatürk'ün Türk Müziğine Verdiği Önem

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve EmRe tarafından 21 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. EmRe

    EmRe New Member



    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Müziğine Verdiği Önem

    Atatürk, bütün sanat dallarına önem verdiği gibi, müziğe de büyük önem vermiştir. 1913 yılında Sofya’da askeri ateşe olarak görev yaptığı dönemde, çok sesli müziğe ilgi duymaya başlamış, klasik müzik konserlerine ve operalara giderek bu tarz müzik türlerini yakından tanıma fırsatı bulmuştur.

    Cumhuriyetin ilan edilmesinin ardından bir çok yeniliklere imza atan Atatürk, topluma öz Türk musikisi dışında, klasik müzik ve operayı da sevdirmek ve tanıtmak için çalışmalarda bulunmuş, bu tür müzik konserlerini izlemeye giderek, halkında bu yeni müzik türlerini sevmesini arzulamıştır.

    Türk toplumuna evrensel müziğin çok sesli ezgilerini tanıtmayı, sevdirmeyi amaçlayan Atatürk, Türk musikisinin gücünü ve etkisini hiç bir zaman görmezden gelmemiş, şarkılar ve türküler onun günlük yaşamının bir parçası olmuştur adeta.

    Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan türkülerin toplumun bir aynası olduğunu, hüznü ve sevinci içerisinde barındırdığını iyi bilen Büyük Önder, “Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir” demek suretiyle, müziğin yaşamın ta kendisi olduğunu ifade etmiştir.

    Atatürk’ün beğendiği bestekâr, güfteci ve güçlü yorumcular arasında bulunan; Münir Nurettin Selçuk, Saadettin Kaynak, Mustafa Nafiz, Afitap, Yesarî Asım Arsoy, Hamiyet, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Selahattin Pınar ve daha nice sanatçıların seslendirdiği şarkı ve türkülerden başka, Atatürk’ün tren yolculukları sırasında Necip Celal Andel’in Seyyan (Oskay) tarafından seslendirilen “Yıllar” tangosunu dinlemesi, O`nun müziğin her dalı ile yakından ilgilendiğinin göstergesidir.turkeyarena.net

    Atatürk’ün bir başka türlü sevdiği ve dinlerken duygulandığı Rumeli türkülerini de unutmamak gerekir. Falih Rıfkı Atay, ‘Çankaya’ adlı kitabında, Atatürk’ün Rumeli türkülerini dinlerken hissettiklerini “Rumeli türkülerini söylerken derin ve onulmaz bir gurbet ve sıla acısı gözlerinde yaşarırdı” sözleriyle açıklar.

    Şarkı ve türkü dinlemekten büyük keyif alan Atatürk, söylenen şarkı ve türkülere kendiside zaman zaman eşlik etmiş, sahnedeki sanatçılar ile yakından ilgilenmiştir.

    Atatürk’ün müziğe verdiği önem ve müziğin gelişimine dair yaptığı çalışmalar, onun bir sanat aşığı olduğunun ispatıdır adeta.

    Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türkülerden bazıları

    Söyle Ruhum Sevdan Beni Kaç Yıl Yakacak
    Aşk Denilen Cellata
    Aman Beyim
    Kadın Kıyma Canıma
    Çeşmesinin Üstüne
    Beni Sevmez Biliyorum
    Gözlerim Arıyor Seni Her Yerde
    Ayrılamam Ölsem Bile
    Dağları Hep Kar Aldı
    Gönül Durmaz Su Gibi Çağlar
    Gözüne Sürme Çekmiş
    Yüzüne Dolan Her Gece (Gözün Aydın)
    Tam Üç Sene
    Beyoğlu’ndan Geçerken
    Gelmiş İken Buraya (Çal-Çal)
    Ağlarım Çağlar Gibi
    Fırat (Bingöllerden Süzülürsün)
    Demedim Hiç Ona Kimsin (Ah Kadın Ah O Kadın)
    Bahçenizde Sümbül Olsam Sevdiğiniz Bir Gül Olsam
    Köpürsün Badeler Taşsın Dökülsün Neş’eler Gelsin
    Süzüp Süzüp de Ey Melek
    Bir Nev-Civansın Şuh-i Cihansın
    Etme Beyhude Figan Vazgeç Gönül
    Çiçekten Nağmeden Bir Deste Bağlar
    Bir Yer ki Sabah Olmayacaktır
    Leylakların Hayali Salkımların Emeli
    Aşkınla Yanan Gönlüme
    Delisin Deli Gönlüm
    Sabah Yıllardan Beri
    Yürü Dilber Yürü Ömrümün Varı (Sürmelim Aman)
    Cana Rakibi Handan Edersin
    Yanık Ömer
    Şahane Gözler Şahane
    Alişimin Kaşları Kare
    Yemen Türküsü
    Vardar Ovası
    Çanakkale İçinde
    Dağlar Dağlar Viran Dağlar
    Havada Bulut Yok
    Bülbülüm Altın Kafeste
    Kırmızı Gülün Alı Var
    Atladım Bahçene Girdim
    Sarı Zeybek

    Atatürk döneminde müziğin gelişimi adına yapılan çalışmalar

    Makam-ı Hilâfet Mızıkasının İstanbul’dan başkent Ankara’ya getirilerek ‘Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti’ adı altında yeni bir yapıya dönüştürülmesi (1924).

    Tevhid-i Tedrisat Kanununun (Öğretimi Birleştirme Yasasının) yürürlüğe girmesiyle genel müzik eğitiminin lâik bir temele oturtulması (1924).

    Ankara’da Musiki Muallim Mektebinin kurulup açılması (1924).

    Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla tekke müziğinin varlık nedeni ve ortamının kaldırılması (1924).

    Müzik öğrenimi için Avrupa’ya yetenekli gençlerin gönderilmeye başlanması (1925).

    Halk müziği ezgilerinin derlenmeye başlanması (1925) ve notaya alınan ezgilerin yayımına geçilmesi (1926).

    Batı müziği bölümü eklenmiş olan İstanbul’daki Dârülelhanın konservatuvara dönüştürülmesi (1926).

    İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda geleneksel Türk Sanat Müziği eserlerinin saptanmasıyla görevli Tesbit ve Tasnif Heyeti’nin kurulması (1926) ve bu eserleri seslendirmek için Konservatuvarda İcra Heyeti’nin oluşturulması (1927).

    Avrupa’daki müzik öğrenimini tamamlayarak yurda dönen gençlerin Musiki Muallim Mektebinde görevlendirilmesi (1927-1930).turkeyarena.net

    Çok sesli müziğe temel olmak üzere müzik teorisi kitaplarının yayımlanmaya başlaması (1928)

    Balkan Oyunları Müzik Festivali’nin düzenlenmesi (1931).

    Halkevlerinin kurulması ve halkla bütünleşmek üzere etkinliklerinin başlaması (1932).

    Atatürk’ün ünlü 10. Yıl Söylevi’nde Türk müzik kültüründe “çağdaşlaşma” amacını belirtmesi (1933) ve TBMM’nin açılış söylevinde evrenselleşmeyi açıkça dile getirip kültürel hedef olarak göstermesi (1934).

    İlk Türk operası kabul edilen Öz Soy’un Adnan Saygun tarafından bestelenip sahnelenmesi (1934).

    Millî Musiki ve Temsil Akademisi Kanunu’nun çıkarılması (1934).

    Müzik alanını da kapsayan Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün kurulması (1935).

    Başta Paul Hindemith olmak üzere, Avrupa’dan ünlü müzik uzmanlarının davet edilerek görevlendirilmesi (1934-1935-1936).

    Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kurulması ve öğretime başlaması (1936).

    Musiki Muallim Mektebi’nin Gazi Terbiye Enstitüsü’ne aktarılarak bağlanması (1937- 1938).

    Türkiye’de bilimsel yöntemle uygulanan en büyük ve en geniş kapsamlı halk ezgileri derleme çalışmalarının başlaması (1937).

    Türkiye’nin ilk büyük halk müziği arşivi olarak Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Türk Halk Ezgileri Arşivi’nin kurulması (1937).

    Ankara’da Askerî Mızıka Okulu’nun kurularak öğretime başlaması (1938).
     



  2. Misafir

    Misafir Guest

    atatürk'ün türk müziği için yaptığı atılımlar
     
  3. Misafir

    Misafir Guest

    benim anlamadığım buraya hep Atatürk'ün türk müziğine verdiği önem gibi şeyler koymuşsunuz benim istediğim Atatürk'ün türk müziğine verdiği önem lütfen yardımcı olun.
     
  4. Misafir

    Misafir Guest

    Ben sizden Atatürk ün sevdiği türküleri bu sitede barın dırmanızı istiyorummmmm .
     
  5. ot-gu

    ot-gu Genel Sorumlu

  6. Misafir

    Misafir Guest

    atatürk'ün türk müziğini verdiği önem
     
  7. EmRe

    EmRe New Member

    teşekkürler arda
     
  8. Alperk38

    Alperk38 Guest

    tam istediqim qbi olmus kardeş eline koluna saqlık emeqine saYGılar...!
     
  9. OrKuN

    OrKuN Active Member

    Aynı şeyleri istediğinin farkındamısın ;)

    İlk mesajda Arda çok güzel özetlemiş bunun üstüne daha ne olabilirki.
     
  10. Misafir

    Misafir Guest

    Hoca dediki bize atatürkün güzel sanatlar içinde türk müziğinin gelişmesine verdiği önemi anlatınız bu ne anlama geliyo?
     
  11. Misafir

    Misafir Guest

    neden bunlar cok uzun !
     
  12. merve 596

    merve 596 Guest

    atatürk bizi düşmanlardan kurtardı biz ise onu birkere bile görmedik biz onun sadece fotarafını gördük
     
  13. Misafir

    Misafir Guest

    100 alır mıyım??
     
  14. Misafir

    Misafir Guest

    atatürkün türk müziğine verdiğı önem
     
  15. Misafir

    Misafir Guest

    atatürk sayesinde müzik gelişmiş ve şuanda onun eşlik etiği müzikleri bizde dinliyoruz ve ona teşekür ediyoruz
     

Sayfayı Paylaş