İstiklal Marşı Nasıl Yazılmıştır?

Konusu 'Soru-Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 24 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Misafir

    Misafir Guest



    istiklal marsı nasıl yazılmıştır
     



  2. EjjeNNa

    EjjeNNa Administrator

    7 Kasım 1920 de gazetelerde bir ilan yer alıyordu. Genelkurmay Başkanlığının isteği üzerine Millî Eğitim Bakanlığının verdiği bu ilanda bir İstiklal Marşı yarışması açıldığı ve bu marş için 500 lira para ödülü konulduğu bildiriliyordu. O zamanlar için çok büyük bir para olan bu ödülle neler alınmazdı ki? Dönemin en güçlü şairlerinden biri olan Mehmet Akif bu ilanla hiç ilgilenmedi.

    Yarışmaya 724 şiir katıldı. Fakat hiçbirisi istenilen nitelikte bulunmadı. Bunun üzerine dönemin Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver ve arkadaşları Mehmet Akife başvurdular. Akif ise millet için yapılacak bu işi para için yapamayacağını belirterek başvuruyu geri çevirdi. Bunun üzerine Hamdullah Suphi Bey kendisinin yarışma dışında tutulacağı sözünü vererek yarışmaya katılmasını rica etti. Ve Mehmet Akif İstiklal Marşı?nı yazmaya başladı. Ankarada gece gelen ilhamı kaçırmamak için bazı dörtlükleri mum ışığında Taceddin Dergâhı?nın duvarlarına kazıdı. Her kelimesine yüzlerce vatan evladının canını feda ettiği özgürlük şarkımız Akifin kalemiyle en güzel ifade tarzını buldu. 17 Şubat 1921 de Sebilürreşad dergisinde yayımlandı.

    1 Mart 1921 de Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver TBMMde, insanların ancak kendi eserlerinden esirgemeyecekleri bir sesle okudu Akifin şiirini. Okunurken şiddetli alkışlarla defalarca kesildi, ruhları bir heyecan sardı.

    12 Mart 1921?de dört defa okunup ayakta alkışlanmış, Meclisi bir coşku tufanı kaplamıştı. Alkışlarla Meclis inlerken Mehmet Akif, mahcubiyetinden başını kolları arasına alarak, sıranın üzerine yumuldu. Mecliste duramayıp dışarı çıktı. Milleti için yaptığı bu işte alkışlarla gurur duyma ücretini bile çok gördü kendine. Akifin şiiri, 12 Mart 1921de Meclis tarafından millî marş olarak kabul edildi.

    Verilen ödülü kabul etmemesi o zaman bazı kimselerce tuhaf karşılandı; ama o bunlara aldırmadı. Merhum Âkif, bu eseri Türk Milletine ve Kahraman Ordumuza hediye etmişti. Bundan dolayı eseri Safahata almak istemedi. İstiklal Marşı ancak onun vefatından sonra Safahatta yayınlandı. Yüreğinde vatan ve millet aşkından kocaman bir alev taşıyan bu büyük insanın yazdığı millî marşımız her okunuşunda, mavi göklerin beyaz ve kırmızı süsünü dalgalandırıyor. Bayrağımızı rüzgar dalgalandırmıyor aslında. İstiklal Marşını okurken, içimizdeki hürriyet duygusu, bayrak ve vatan sevgisi bir rüzgara dönüşüyor. İstiklal Marşıyla içimize dolan coşkun ruh dalgalandırıyor bayrağımızı da.
     

Sayfayı Paylaş