TurkeyArena
TurkeyArena | Sayfanızı Da Tanıtın

Geri git   TurkeyArena > Lise Dersleri > Diğer Dersler > Sosyoloji-Psikoloji

Yetenek Nedir?

Sosyoloji-Psikoloji icinde Yetenek Nedir? konusu , Yetenek Nedir? Devrimci mücadelede yada her hangi günlük bir iş ve olayda sıklıkla kullandığımız kavramlardan birisidir yetenek. Kişileri değerlendirirken bazılarını yetenekli bazılarını ise yeteneksiz, beceriksiz vb. olarak değerlendiririz. Peki nedir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24-05-2008, 02:09 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
RüzGaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Yaş: 24
Mesajlar: 13.466
Sponsor Bağlantılar
Standart Yetenek Nedir?


Sponsor Bağlantılar


Yetenek Nedir?
Devrimci mücadelede yada her hangi günlük bir iş ve olayda sıklıkla kullandığımız kavramlardan birisidir yetenek. Kişileri değerlendirirken bazılarını yetenekli bazılarını ise yeteneksiz, beceriksiz vb. olarak değerlendiririz. Peki nedir yetenek? Aslında yetenek, bireyin kendisinin ne olduğunu ve nesi olduğunu bilebilmesi olayıdır.

O halde konuyu daha derinden anlamak için önce tanımlamalar sözlük açıklamalarıyla başlayalım; Yetenek : bir kimsenin bir şeyi anlaması, yapabilme niteliği.

Yeti : İnsanda bulunan bir şeyi yapabilme gücü, ya da; bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri. Yetkin : Gerekli olgunluğa erişmiş olan . Yetkinlik :Bir varlığın, kendi doğası ya da özünde olan tüm potansiyel güçlerinin en yüksek ölçüde gerçekleşmiş olması durumu . Yatkın :Bir şeyi gerçekleştirmekte bireyi güçlü kılan özellik ya da, beceri isteyen çabaları gerçekleştirmekte doğal ya da edinilmiş özellik

YETİ : Türsel düzeyde yapabilme gücü. Yetenek ve yatkınlık kazanımlarla ilgilidir ve bireysel düzeyde söz konusudur. Yeti, doğrudan doğruya türle ilgilidir ve türün tüm sağlıklı bireylerinde etkindir. Nitekim klasik ruhbilimde insan türü için üç ayrı yeti belirlenmiştir:
1) Düşünme Yetisi - tüm düşünsel yaşamın temelini oluşturur,
2) Duyumsama Yetisi - dış dünyadan duyumlar almakla belirginleşir,
3) Eyleme Yetisi - istem, özgürlük, eğilim vb. gibi etkinlikleri sağlar. Bugün de bu sınıflamanın geçerli olduğunu düşünebiliriz. Ancak eski ruhbilim yetileri birbirinden bağımsız, apayrı güçler olarak alma eğilimindeydi. Gerçekte insan ruhsallığı tüm yetileriyle bir bütün oluşturur ve yetiler sınıflaması bu durumda az çok yapay bir sınıflama olarak kalır, çünkü örneğin duyumsamanın nerede bitip düşünmenin nerede başladığını kestirmek olası değildir.

YETİ : Belli bir şeyi, işlemi, faaliyeti yerine getirme, belli bir eylemde bulunma gücü;bir şeyin belli bir şeyi yaşama geçirebilme potansiyeli; herhangi bir şeyi yapabilir olma durumu. Doğuştan getirilen ya da sonradan kazanılan beceri olarak yeti, bir insanın yapması gereken şeylerle, ödevleriyle ilişkili olarak yapabildiği şeyi, gerçekleştirmeye egemen olduğu eylem biçimini olduğu kadar, zihnin belirli bir fonksiyonla özelleşmiş bölümünü ifade eder. Yetiler; beslenme, büyüme ve üreme türünden etkinlikleri doğuran "bitkisel yeti"; eyleme, değişmeye neden olan "eylem yetisi"; temel itki, arzu ve istekleri doğuran "iştah"; algı, duygu, tutku, haz ve acıları doğuran ve bellekle imgelemin temelinde bulunan "duyum yetisi"; yaşama isteği, arzu ve gereksinimlerimizi karşılama gücü ya da enerjisi doğuran "irade/istenç" ve bilgiyi, soyut düşünme, kavramsallaştırma, yargılama türünden bilişsel eylemleri doğuran akıl ya da "akıl yürütme yetisi" olarak sıralanabilir. Bu bağlamda, düşünme, imgeleme, hissetme türünden bilinç ya da zihin durumlarının, zihnin, akıl yetisi, imgelem yetisi, tinsel yeti türünden, söz konusu bilinç hallerine karşılık gelen, yetileriyle açıklanabildiğini, zihnin bu yetilerden oluşan bir birlik olduğunu savunan öğretiye de "yeti psikolojisi" adı verilir.

Bu genel açıklamaların ardından esas konumuza olan yeteneğin ne olduğuna dönebiliriz Gerçek yetenek, bireyin kendisinin ne olduğunu ve nesi olduğunu bilebilmesidir. Birey, eğer kendi varlığının ve değerlerinin bilincinde değilse, zaten dış dünyasını algılaması ya da düşünebilmesi kendisinden beklenmez. Bireyin kendisinin bilincinde olması;varlığını, varlığının ne olduğunu, varlığının nesi olduğunu bilmesidir. Ne'ye ya da nelere yeteneği olduğunu bilmesi ve bunun sağlayabileceği artı-değerleri yaşama geçirebilmesidir. Bireyin, yeteneklerinin bilincinde olabilmesi için de, kendi iç dünyasını, içsel dinamiklerini irdeleme gücüne sahip olmalıdır. Gücü neye yeter, neleri becerir, nelerin üstesinden gelebilme gücünü kendinde bulur, dayanağı nedir;kendi varlığından, kendi benliğinden olan her türden enerji yeteneklerine kaynak oluşturabiliyor mu?Bu tür sorgulama ve analizlerle birey, ne olduğunu ve nesi olduğunu bilebilmeli, bilincine varabilmelidir. Asıl zorluk da burada başlar: "ne olduğunu" tanımladığında, evrensel olumlu değerler sistematiğine göre yerini belirlemeli ve bireysel gereksinimlerini; verebileceklerini ya da alması gerekenleri keşfettikten, belirledikten sonra, yoğun bir düşünsel analiz başlatabilmelidir. Ne olduğunu ve hemen sonrasında da nesi olduğunu bilmek ve bunu kendisine tanımlamak, bireyi belirli bir ölçüde yaşam bilgeliğine yöneltecektir. Bireyin nesi;ne tür güç ve yetenekleri olduğunu bilmesi, öğrenmesi, keşfetmesi ile uzun bir yolculuk başlar kendini aşabilmeye! Bireyin kendisini tanıması, ne tür yetenekleri olduğunu kendi bireysel çaba ve analizleriyle anlaması, bireysel başarıdır. Ama her zaman bunun bireysel bir çabayla anlaşılması olanaksızdır. Kolektif çalışma, eğitim sistemi metodu burada devreye girmediği durumda kişinin yeteneğinin çok yönlü olarak anlaşılması ve açığa çıkarılması söz konusu olamaz
. Aynı zamanda yeteneğin çok yönlü tanınması, açığa çıkması ve kullanılması nesnel koşullarla da bağlıdır. Bireysel başarı ve çaba başkalarının bireyin kendisine ne olduğunu bildirmesiyle değil, - çünkü bu sadece dışarıdan görünüş olacağı için objektif olamayacaktır - bireyin kendisini tanıması, bilmesiyle anlaşılabileceğinden, bireyin bireysel başarıya yönelmesi aynı zamanda kendini aşmaya da yönelmesi olacaktır. Bu, ilk düşünen insandan bu yana, sıradan insanların becerebildiği bir eylem olmamıştır.

Yeteneğin ya da diğer açılımlarının ne olduğu değil, nelere neden olduğu önemlidir. Yetenek ancak yerinde ve doğru amaçlar için kullanılabildiği ölçüde, topluma ve aynı zamanda bireye artı-değer kazandırır. Bireyin sahip olduğu özellikler, ister doğuştan getirilmiş olsun, isterse sonradan kazanılmış fark etmez, akılcı kullanılır ve bireyin kendisine ya da başkalarına olumlu kazanımlara neden olabiliyorsa, toplumu ileri taşımaya hizmet ediyorsa, işte o zaman bu yeteneklerin genel anlamda olumlu ve topluma artı bir değer olarak döneceğini düşünülebiliriz. Bireyin sahip olduğu yeteneğin öncelikle kendisine birtakım artılar kazandırması beklenir;M-L düşünceye göre ise, yalnızca bireyin kendisine artı-değer kazandırma çabası kendisiyle sınırlı kalırsa bencilliği ifade eder ki, zaten bireyin içsel olgunluğu belirli bir düzeye erişememişse dış dünyasına artı değer kazandırma çabası da beklenmez. Bireyin kendisine artı değer kazandırma çabasını düşünelim. Bu artı değerlerin nesnel boyutta olmasının öznelle taşınması gerekiyor. Ancak doğal olarak, nesnel kazanımların da bireysel yaşamın zorunlu gereklerinden olduğu da yadsınamaz. Ama düşünsel anlamda nesnel kazanımın bir artı değer olamayacağı da bilinen bir gerçektir. Kimi artı değer gibi gözüken kazanımların bireysel nesnellikten öteye gidememesi durumunda bu türden nesnel kazanımların, ancak düşünsel varoluşun gerektirdiği bir altyapıyı ya da tohumun yeşerebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmesi yaklaşımıyla normal görülecektir.

Dahası, bireyin sahip olduğu yetenekleriyle kendisine düşünsel varlığını geliştirebileceği bir toplumsal koşul ve yada ortam hazırlama çabası, önemli bir eylemi ifade eder, bencillik değildir. Bilindiği gibi bencillik daha çok önce ben diyerek toplumun parçası olduğunu düşünmeden; başkalarının zararına olabileceğini bildiği bir eylemi kendi yararını gözeterek gerçekleştirme düşüncesi ve çabasıdır toplumsal düşünene ve öyle hareket edene insanların, bencillik sınırlarına yaklaşmaları şöyle dursun, kendi öz varlıklarını insanlığın kurtuluşu uğruna ortaya koymak da geri kalmaz. Bu bir erdem ve hatta yüceliktir. Yoksa, salt nesnel boyuttaki bir düşünceyle, sahip olunan yeteneğin yalnızca bir nesnel kazanım için kullanılması, o bireyin, düşünsel açılımının ve eyleminin sadece kendisi kadar olduğunu gösterir ki bu da bir bireyin ne denli küçük olduğunu ortaya koyar ve sıradanlığını, basitliğini ve tüm yaşamdan uzaklığını ve toplumsal bakmadığını kanıtlar.

Bireyin sahip olduğu yeteneklerin bireyi iyi'ye götürmesi beklenir, umulur. Ancak, eğer birey iç olgunlaşmasını tamamlayamamış ya da burjuva, küçük burjuva ideolojisi, politikası ve değerleri etkisinde kalmışsa, yetenekleri bireyi olumsuz eylemlere yönlendirecek, yeteneklerini olumsuzluklar için kullanacaktır. Bu nedenle, bireyin doğuştan getirdiği yeteneklerin ciddi ve bilinçli bir eğitimle olumlu yönde yapılandırılması gerekir. Sahip olunan yetenek, bireyi topluma daha da yakınlaştırmalı ve onun sorularının çözümüne yöneltmeli ve evrensel temel değerlere karşıt bir kimliğe yöneltmemelidir. Bu, deneyimler yaşadıkça, yanlışla doğruyu yaşayarak anladıkça daha da kolay olabilecektir. Ancak yaşam, yaşanan olaylar, insanın çeşitli yeteneklerinin farkındalığına götürür bireyi. Yaşam sürecinde farklı grafiksel eylem ve duyguların bireye etkisi olabilmekte ve birey, bir gün, yaşadıklarının bileşkesini değerlendirebildiğinde, kişiliğinde var olan yeteneklerinin zamanla ivme kazandığına tanık olacaktır. Zamanla bireyin iç dünyasında, düşünsel dünyasında gelişmesi gereken yön, anlayış yeteneğinin artmasıdır. Burada "anlayış yeteneği" derken, birde "gerçeği değerlendirme yeteneği"ne değinmek uygun olacak.

Bireyin kendi analizini yapamaması ya da yanlış yapması nasıl ki bireyi yanlışlara götürecek ve yanlışlar yaşatacak ise, gerçekleri görememe ya da yanlış görme de büyük bireysel yanlışlıklara, ruhsal hastalıklara bile götürebilecek tir. Zaten, gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulması durumu, kendinin tanımama olarak kabul edilir. İnsan, yaşı ve eğitim düzeyi ne olursa olsun, gerçekleri, kendi iç dünyasının, kendisine bir şekilde doğru gibi gösterilmiş burjuva bilinci ve değerlerin etkisinde kalarak ya da yönlendirilerek yanlış anlayabilir. Bu nedenle, bireyin, içsel analiz ve değerlendirmeleriyle, "anlayış" ve "gerçeği değerlendirme" yeteneklerini önce keşfederek-tanıyarak ve sonra kullanmaya başlayarak olgunluğa, iyi'ye, doğruya yönelmesi gerekir gerek kendisi ve de gerekse tüm insanlık için, tüm yaşam için. Bu oldukça önemlidir.

Nelere yeteneğinin olduğunu bilen ve onları pozitif enerjiye çevirebilen insan, bilinçli insandır. İnsanların çoğu, sahip oldukları yeteneklerin yeterince bilincinde olmadan yaşarlar. Yeteneklerinin bilincinde olmak ve bunları geliştirerek devrimin, örgütün ve insanlığın yararına sunabilmek bir erdemdir. Bireyin, kendi varlığını derinden anlayabilmesi ve farkındalığı en yüce yetenektir. Aynı zamanda devrimci örgütte kadro ve sempatizanlarını çok yönlü tanıyarak onların yeteneklerini açığa çıkartıp gelişimine ön açarak yardımcı olmalıdır. Onun içindir ki her devrimci komünist enerji ve yeteneklerini son sınırına kadar devrimci kavgaya katmak için, kendisinin ne olduğu ve nesi olduğunu anlamak ve pratiğe uygulamakla yükümlü olduğunu asla unutmamalıdır.




RüzGaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Tags
yetenek nedir
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.turkeyarena.net/sosyoloji-psikoloji/16367-yetenek-nedir.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Yandex This thread Refback 08-05-2014 08:53 PM
Yetenek Nedir? - TurkeyArena - Trkiye'nin Yardm Merkezi This thread Refback 24-10-2011 10:54 PM

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Yetenek Sizsiniz Atalay Demirci ot-gu TV Dünyası 0 27-02-2013 10:15 AM
Yetenek Sizsiniz Türkiye mi En Büyük Show mu ot-gu TV Dünyası 0 17-09-2012 01:03 PM
Yetenek Sizsiniz Jessie Saliha Manson ot-gu TV Dünyası 0 17-09-2012 12:55 PM
Alp Kırşan Yetenek Sizsinizde CeReN Medya Haber 0 04-09-2012 09:50 AM
Yetenek sizsiniz florasan show ot-gu Sohbet 0 25-01-2012 09:09 PM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:06 PM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics