TurkeyArena
TurkeyArena | Sayfanızı Da Tanıtın

Geri git   TurkeyArena > Sorun Cevaplayalım > Soru-Cevap

Soru-Cevap Göndereceğiniz mesaj ortalama 5-10 dk içinde onaylanıp cevaplanacaktır. Lütfen bu süre içinde Soru-Cevap Forumu sayfasını birkaç kez yenileyiniz...

Samarra Hakkında Bilgi, Samarra Şehri Neden Kurulmuştur?

Soru-Cevap icinde Samarra Hakkında Bilgi, Samarra Şehri Neden Kurulmuştur? konusu , Samarra Ortadoğu’da kurulan ilk Türk şehri hangi amaçla kurulmuş?...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-01-2011, 12:30 PM   #1 (permalink)
Misafir
Guest
 
Mesajlar: n/a
Sponsor Bağlantılar
Question Samarra Hakkında Bilgi, Samarra Şehri Neden Kurulmuştur?


Sponsor Bağlantılar


Samarra Ortadoğu’da kurulan ilk Türk şehri hangi amaçla kurulmuş?





Konu ot-gu tarafından (24-01-2011 Saat 11:56 AM ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 24-01-2011, 11:52 AM   #2 (permalink)
Arena Üyesi
 
EmRe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Yaş: 28
Mesajlar: 1.374
Standart Samarra Ortadoğu'da Kurulan İlk Türk Şehri

Samarra
Bağdat’ın yaklaşık 95 kilometre kuzeydoğusunda bulunan ve nüfusunun çoğunluğunu Sünnilerin oluşturduğu Samarra şehri, 836 yılında Abbasi Halifesi Mutasım'ın Türk generali Eşnas tarafından, halifeye ve ücretli Türk ordusuna yeni bir yerleşim yeri sağlamak amacıyla kurulmuştur. Samarra’nın Ortadoğu’da kurulan ilk Türk şehri ve Türk medeniyeti'nin ilk merkezi olma özelliği dolayısıyla da tarihimizde ayrı bir yeri bulunmaktadır. Arapça'da “gören hayran kalır” anl***** gelen (surre men rae) Samarra şehri, Tarihçiler ve arkeoloklar tarafından, İslam kültürünün önemli merkezlerinden ve bu kültüre Türk sanatının damgasını vurduğu yer olarak ta kabul edilmektedir.

Irak’ta yaşayan Türkmenlerin, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye ve Telafer şehirlerinde yoğun olarak yaşadıkları bilinmektedir. Bu şehirlerden özellikle Telafer, ABD’nin Irak işgaliyle birlikte gündeme gelmiştir. Nüfusunun tam***** yakını Türkmen olan Telafere, ABD güçleri ve peşmergeler tarafından 2004 yılının Eylül ve 2005 yılının Ağustos aylarında iki büyük operasyon yapılmış ve kentte bulunan Türkmenlerin tam***** yakını yerlerini terk etmek zorunda bırakılmıştır. Kentte tam bir kaos ortamı oluşturulmuş ve demografik yapıyı Kürtler lehine değiştirmeye yönelik çaba içerisine girilmiştir.

2005 yılının Ağustos ayında Telafere yapılan ikinci operasyonla eş zamanlı olarak, ülkenin kuzeybatısında bulunan 4 kentte daha operasyon düzenlenmiş ve bu kentlerin; Ramadi, Samarra, Rava ve Kaim olduğu açıklanmıştır.

Bağdat'ın 95 kilometre kuzeydoğusunda bulunan ve sünnilerin yoğun olarak yaşadığı Samarra kentine düzenlenen ağır bombardımanlarda, şehrin kültürel değerlerinin bir çoğu tahrip edilmiş ve kentte tam bir insanlık trajedisi yaşanmıştır.

16 Mart 2006’da Samarra’ya ikinci kez operasyon başlatılmış ve bu operasyon, Amerikan kuvvetlerinin Irak işgalinden bu yana ülkede gerçekleştirdiği en büyük hava operasyonu olarak yerini almıştır. Irak ordusunun da katıldığı bu operasyona 1500'ün üzerinde askerin katıldığı ve operasyonda 200 civarında askeri araç ile 50'nin üzerinde AC 130 tipi taarruz uçağı ve taarruz helikopterleri kullanıldığı belirtilmiştir. Samarra kentine düzenlenen bu saldırıda da, birincisinde olduğu gibi, kentin tarihi ve kültürel değerleri ile siviller hedef alınmıştır.

Teröristleri yakalamak amacıyla düzenlenen bu operasyon, ağır bombardımanla başlatılmış!, ancak operasyon sonunda ABD ordusundan yapılan açıklamalarda kayda değer bir terörist faaliyetten bahsedilmemiştir.
Konuya ilişkin olarak ABD ordusundan emekli General Barry McCaffrey tarafından yapılan değerlendirmede; Samarra’ya düzenlenen hava saldırılarının sivil can kayıplarına neden olmasının dışında, mezheplerarası gerginliği daha da artırabileceği ve bunun sonucunun iç savaşa kadar gidebileceğini belirtmiştir. Bu değerlendirmeyi güçlendiren en önemli olay ise, ABD bombardımanı öncesinde, Hazreti Muhammed’in soyundan gelen ve Şii’lerin iki imamın mezarının bulunduğu altın kubbeli Askeriye Camii ve türbesinin sabotaj sonucunda yerle bir edilmesidir.

Çünkü Altın kubbeli cami, sadece Şiilerin 10. İmamı Ali El Hadi ile 11. İmamı Hasan El Askeri'nin türbelerinin mekanı olmakla kalmamakta, bir gün yeryüzüne döneceğine inandıkları 12. İmamın yani İmam Mehdi’nin doğduğu ve buradan kaybolduğuna inanılan şehir olması bakımından da büyük öneme sahiptir. Milyonlarca Şii açısından, Necef ve Kerbela'dan sonra Samarra, üçüncü "kutsal yer" olarak kabul edilmektedir.

Dolayısıyla, Sünni kesimin ağırlıklı olarak yaşadığı Samarra'da meydana gelen bu tür sabotaj ve bombardımanlar ile özellikle seçilen stratejik hedefler, Şiiler tarafından doğrudan doğruya “kimlikleri”ne yöneltilmiş affedilmez bir saldırı olarak algılanmıştır. Ayrıca Irak’ın geneline yayılan Şii-Sünni çatışmaları, “en korkulan senaryo” olarak addedilen "Şii-Sünni iç savaşı”na zemin hazırlamaktadır.

Diğer yandan Samarra şehri, Şii-Sünni çatışmasına zemin hazırlamasının ötesinde, İslam alemi ve Türklüğün tarihi açısından çok büyük öneme haizdir. Samarra, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra, Asya'dan Batı'ya doğru bundan 1100 yıl önce başlanılan büyük yürüyüşün sonunda Ortadoğu'da kurulan ilk Türk şehri özelliğine sahiptir.

Abbasi halifelerinin başkent yaptığı Samarra’nın Türk tarihindeki yeri şöyledir;
Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra, dokuzuncu yüzyılda, Asya'dan batıya doğru yaptığı uzun yürüyüş, ilk olarak Anadolu'ya ulaşmadan önce Abbasi Devleti'ne ait olan Irak topraklarına olmuştur. Abbasilerin başında Bağdat'ta bulunan Halife Me'mun, iktidarını gölgeleyen Arap ve İranlı güçlere karşı bölgeye yeni gelmiş olan Türkleri kullanmayı denemiştir. "Hakan", "İnak", "Afşin" ve "Eşnas" gibi isimler taşıyan kumandanların emri altında bulunan ve hepsi gayet iyi birer savaşçı olan Türkler, zamanla Halife'nin paralı askerleri olmuşlardır.

Önceleri 3 bin kişiden ibaret olan Türk askerlerin sayısı zamanla artmış ve Bağdat büyük bir kışlayı andırır hale gelmiştir. Zamanla Türkler ile bölge halkı arasında sürtüşmeler başlamış ve halk, Halifeye gidip Türklerden yakınmaya başlamıştır. Bunun üzerine Halife, bir kısım Türklere yeni yerleşim kurmak amacıyla, Bağdat'ın 95 kilometre kadar kuzeydoğusunda ve Dicle'nin kıyısında uzanan araziyi tahsis etmiş ve 836 yılında yoğun bir inşa faaliyetine başlanmıştır. Çöl ağaçlandırılmış, evler, camiler, hamamlar ve devasa saraylar inşa edilmiştir.[1] Kurulan yeni şehre Arapça'da “gören hayran kalır” anl***** gelen "surre men rae" adı verilmiş ve bu isim halk arasında "Samarra" (samra-samerra) diye telaffuz edilir olmuştur. Bağdat'taki on binlerce Türk askeri Samarra'ya yerleştirilmiş, yerli halkla karışmamaları için Asya'dan getirilen Türk kızlarıyla evlendirilmişlerdir. Daha sonraki süreçte, Halife Samarra'ya yerleşmiştir.

Samarra'daki Türk hakimiyeti 892'ye kadar, tam 56 yıl boyunca devam etmiş ve Türklerin gücü, Halife Mu'tez'in başkenti bir yolunu bulup Samarra'dan yeniden Bağdat'a nakletmesiyle son bulmuştur.
Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan Samarra, Türkiye’de, Irak’taki şehirlerinden herhangi birisi gibi görülmekte ve ismi dahi fazla bilinmemektedir.

İran ise, Samarra kentinin tarihi dokusunun yok edilmemesi amacıyla UNESCO'ya başvuruda bulunmuş ve kentteki kültür varlıklarının koruma altına alınmasını talep etmiştir.

Bu bağlamda, Türk tarihinde önemli kilometre taşlarından olan Samarra kentinde sistemli bir şekilde Türk kültürü izlerinin yok edilmesini amaçlayan faaliyetlere tepkisiz kalınmamalı, İran'dan önce bizim tarihimizin bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple, Samarra’ya yapılan saldırıların, kültürel mirasın yok edilmesi bağlamında değerlendirip bir an önce bu tür operasyonların durdurulması hedeflenmeli, Irak'ta insanlar kadar tarih’in de büyük tehdit altında olduğu her fırsatta dile getirilmeli ve tarihin masum insanlar kadar savunmasız olduğu da unutulmamalıdır.

[1] Tarihsel kaynaklar ve arkeolojik araştırmalar, İslam dünyasına Türk kültür ve sanatının Samarra şehrinin inşası ile girmiş olduğunu söylemektedirler. Samarra ayrıca, İslam dünyasının en büyük arkeolojik alanlarından birisi olarak ta kabul edilmektedir. Samarra’nın bombalanmasının ardından dünya sanatına kaynaklık etmiş hangi Türk süslemelerinin nasıl tahrip ve talan edildiği ise henüz bilinmemektedir.

Kaynak: [LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın]
EmRe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.turkeyarena.net/soru-cevap/40398-samarra-hakkinda-bilgi-samarra-sehri-neden-kurulmustur.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Yandex This thread Refback 12-03-2014 11:44 AM

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Türk Tarih Kurumu Nedir, Neden Kurulmuştur RüzGaR Tarih 15 31-03-2014 11:07 PM
Türk Dil Kurumu Neden Kurulmuştur RüzGaR Tarih 3 21-11-2012 06:54 PM
Türk Tarih Kurumu Ne zaman ve Neden Kurulmuştur? Misafir Soru-Cevap 2 16-11-2012 10:44 AM
Cumhuriyet Halk Fırkası Neden Kurulmuştur RüzGaR Tarih 0 06-07-2011 03:00 PM
Samarra Devri RüzGaR Çöp Kutusu 0 30-01-2008 01:31 PM


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:39 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.8.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1
Türkçeye: ot-gu tarafından çevrilmiştir.
Copyright © 2007-2013 , TurkeyArena , All Rights Reserved

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletişim linki vasıtası ile bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gerekli işlemler yapılacaktır.

Enable Top Statistics