Zamirler ve Çeşitleri

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 17 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Zamirler ve Çeşitleri
    Zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir.

    Ahmet’ten öğrendim › ondan öğrendim
    Kitabı gördün mü? › bunu gördün mü?
    Öğrenciler dışarı çıktı› hepsi/herkes dışarı çıktı.

    Zamirlerin Özellikleri
    1. İsim soyludur.
    2. Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Onları öğrenmek için de kullanılırlar.
    3. Anlamdan çok görev yönü ağır basar.
    4. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar.
    5. İsim çekim eklerini (hâl, iyelik, çoğul ekleri) –genellikle– alabilirler.
    6. Tekil ve çoğul şekilleri vardır.
    7. Dolayısıyla cümlede isim gibi kullanılabilirler.
    8. Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler.
    9. Birçok sıfat, zamir olarak da kullanılabilir.

    Zamir Çeşitleri
    Zamirler, isimlerin yerini tutma şekillerine ve yerini tuttukları isimlere göre çeşitlere ayrılırlar:
    1. Şahıs zamirleri
    2. Dönüşlülük zamiri
    3. İşaret zamirleri
    4. Belgisiz zamirler
    5. Soru zamirleri
    6. İlgi zamiri
    7. İyelik zamiri

    1.Şahıs Zamirleri
    Şahıs isimlerinin yerine kullanılan zamirlerdir: “ben, sen, o, biz, siz, onlar, bizler, sizler.”

    -Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler; iyelik eklerini almazlar.
    Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler.
    Bu tamlamalarda sonradan tamlayan düşebilir. Çünkü tamlanandaki iyelik ekleri zaten şahıs anlamı taşımaktadır:

    Benim kalemim, senin defterin, onun çantası, bizim okulumuz, sizin sınıfınız, onların bahçeleri, bizlerin kaygısı, sizlerin iyiliği...
    kalemim, defterini al, çantası, okulumuz, sınıfınız, bahçelerine bak...

    *Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez:
    Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Başkasının değil, senin. Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)

    Biz bugün senin misafiriniz. (Başkasının değil, senin.)

    *Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz:
    Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)
    Onun eşyalarını bize getir. › Eşyalarını bize getir
    Senin doğum tarihini bilen yok mu? ›Doğum tarihini bilen yok mu
    Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim.

    “ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında ses değişikliği meydana gelir:
    Ben › bana
    Sen › sana

    “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. Tabi bu durumda yüklem de çoğul olmalıdır.

    Siz bu olayı görmediniz mi?

    Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir:

    Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz.

    2. Dönüşlülük zamiri
    Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin, özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. Şahıs zamiri olarak da bilinir:
    Dönüşlülük zamiri “kendi”dir.

    Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir.

    Kendi-m-de
    Kendi-n-den
    Kendi-si-n-i
    Kendi-miz-in
    Kendi-niz-le

    Kendi-leri-n-ce
    İyelik eki almadan tamlayan olabilir. Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır:

    Kendi elim
    Kendi arkadaşın

    Kendi babası

    Kendi evimiz
    Kendi okulunuz
    Kendi fikirleri

    Özneyle (isim veya zamir) birlikte, pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır:
    “Saide Hanım, bir kitap okuyordu. Başını kaldırdı, kocasını süzdükten sonra:
    -Siz kendiniz de inanmıyorsunuz ya! dedi.
    -Ama, inanılır şeyler mi? (Memduh Şevket Esendal; Saide)
    Ben kendim de yaparım.
    Vali Bey, kendisi emir vermiş.
    O kendisi okusun.
    Evi siz, kendiniz görmelisiniz.

    Fiilin özneye dönüşünü bildirir: Çocuk kendisi yıkanmış.

    Tamlama hâlinde ve tek başına yapılan bir işi anlatmak için kullanılabilir:
    “Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık, hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum...”
    “Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım...”

    3. İşaret zamirleri
    İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir.

    İyelik eki almazlar; diğer isim hâl eklerini alabilirler. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler.
    bundaki, burada, onlarla, şundan, ötekiler...
    bunun rengi, buranın havası, onların evi, ötekinin bahçesi...

    Başlıca işaret zamirleri şunlardır:“bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, beriki, bura, şura, ora, burası, şurası, orası, böylesi, şöylesi, öylesi...”

    Bunu kim yaptı?
    Şunda ne var?
    Benim kitabım o değil.
    Bunlar size ait.
    Şunlar da sizin olsun.
    Onlar kime kaldı?
    Ötekini bana ver.
    Beriki sende kalsın.
    Bura bana pek yabancı gelmedi.
    Şura nasıl?
    Ora daha iyi.
    Burası da fena değil.
    Şurası yakın sayılır.
    Orası çok uzak.
    Böylesi, insanı rahatsız eder.
    Şöylesi de doğru olmaz ki.
    Öylelerinden her zaman kaçarım.

    “bu, şu, o, öteki, beriki, böylesi, şöylesi, öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır:
    bu: işaret zamiri › Bunu biliyor musun?
    işaret sıfatı › Bu bilgiyi nereden aldın?
    şu: işaret zamiri › Şunu görmüştüm.
    işaret sıfatı › Şu eşyaları taşıyalım.
    o: şahıs zamiri › O bu akşam geç gelecek.
    işaret zamiri › O benim elmam.
    işaret sıfatı › O elma benim.

    Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir.
    Öteki Ötekini bana ver. Öteki kitabı ver.
    Beriki Beriki sende kalsın. Beriki kaset sende kalsın
    Böylesi Böylesi, insanı rahatsız eder. Böylesi davranışlar.
    Şöylesi Şöylesi de doğru olmaz ki. Şöylesi bir tarzla yapmak.
    Öylesi Öylesinden her zaman kaçarım. Öylesi insanlardan.

    Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız:
    ¦İsmin yerini mi tutuyorlar, yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı?
    ¦Zamirler ismin yerini tutar; sıfatlar isimle birlikte kullanılır.
    ¦Tekilleri ve çoğulları var mı?
    ¦Sıfatların çoğulları yoktur; zamirlerinse vardır.
    ¦Hâl eklerini alıyorlar mı?
    ¦Sıfatlar hâl ekleri almaz, zamirler alır.

    4. Belgisiz zamirler
    Birden fazla simin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. Bunların çoğu, belgisiz sıfatlara çekim eki (3. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır.

    “biri, birisi, hepsi, kimi, kimisi, hepsi, tamamı, herkes, kimse, hiç kimse, çoğu, bazısı, birkaçı, birazı, birçoğu, başkası, her biri, öteberi, şey...”

    Belgisiz sıfattan yapılanlar: “birkaç-ı, bazı-ları, bir-i, pek çoğ-u, pek az-ı, bazı-sı, tüm-ü, bütün-ü, bir kısm-ı, her bir-i, başka-sı, hiçbir-i...”

    “filân” kelimesi de olduğu gibi hem sıfat hem zamir olarak kullanılır.

    Hepsini tekrar çağırdılar.
    Kimi de gelmeyi hiç düşünmedi.
    Buraya hepsinin gelmesi gerekiyordu.
    Tamamından sen sorumlusun.
    Herkes böyle düşünmez.
    Kimse senin gibi olamaz zaten.
    Çarşıdan ne kadar öteberi aldın?
    Birkaçı dün de gelmişti.
    Bazıları bu sabah gelmeyi düşündüler.
    Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar.
    İnsanların pek çoğu bu konuda bilinçsizdir.
    Çalışanların pek azı hak ettiğini alır.
    Bazısı da hep mağdurdur.
    Elindekilerin tümünü yere bırak.
    Bütününü görmeden bir şey diyemem.
    Bir kısmını görmekle karar verilmez.
    Her biri ayrı özellikler taşır.
    Başkasının yerine konuşamam.
    Hiçbiri bunu uygun görmez.
    Falanın filânın ne dediği önemli değil.
    Kendisine bir şey söyleyecektim.

    Bazı ikilemelerde ikinci ve anlamsız olan kelime zamirdir.
    Para mara istemem.
    Kalem malem alacağım.

    Belgisiz zamirlerin de sıfatlardan ayırt edilme yolu bütün zamirlerde (özellikle işaret zamirlerinde) olduğu gibidir. Zaten belgisiz zamirler ek almış oldukları hâlde sıfat olarak kullanılamazlar.

    Belgisiz zamirler isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan olabilir:
    Öğrencilerin pek çoğu
    Pek çoğunun velisi
    Adamın kimsesi yoktu
    Kimsenin işine karışmam.

    5. Soru zamirleri
    Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağlanır.
    “ne, kim, hangisi, nere, kaçı”

    Yanında ne getirdin?
    Bunları sana kim anlattı.

    Özellikleri ve Örnekler
    Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar, ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz.
    Kimin geldiğini bilemem.
    Hangisini istediğini anlamadım.

    “hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olular.
    Hangisi sizinle geldi?
    Soruların kaçı cevaplandı?

    Soru zamirleri hâl eklerini alabilir.
    Buraya nereden geldiniz?
    Nereden gelip nereye gidiyoruz?
    Burada kimi bekliyorsun?
    Bu masa neden yapılmış? (¦tahtadan)

    Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir.
    Kimin yanında bozuk para var?
    Bu da neyin nesi?
    Bizim neyimiz eksik?

    6. İlgi zamiri
    -Belirtili isim tamlamasında tamlananın yerine kullanılır.
    -Tamlayan eklerinin üzerine gelir.
    -Ek hâlindeki tek zamirdir. “-ki”
    -Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
    -Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır:

    benim kalemim›benimki
    onun eli›onunki
    Orhan’ın puanına nazaran Hakan’ınki daha yüksek.
    Cemal’in defteri seninkinden daha düzenli.

    Türkçede üç tane “ki” vardır:

    a. “ki” Bağlacı
    Sadece “ki” biçimi vardır.
    Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
    Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
    “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:

    Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
    Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın.
    Bir şey biliyor ki konuşuyor.

    b. “-ki” İlgi Zamiri
    Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
    Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır:

    senin kalemin›seninki, Ali’nin eli›Ali’ninki, onun düşüncesi›onunki...

    c. “-ki” Yapım Eki
    İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir.
    Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır.turkeyarena.net
    Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır:

    bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım...
    masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...

    7. İyelik zamiri
    İyelik ekinin ta kendisidir. Her dil bilgisi kitabı bunu zamir olarak almaz. İsim tamlamasında tamlayan kullanılmadığı takdirde tamlanandaki bu eklere iyelik zamirleri denir.

    kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları
    masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
    su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları
    ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri

    YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER
    Yapı bakımından zamirler dörde ayrılır:

    1. Basit Zamirler
    Kök hâlindeki zamirlerdir:
    Ben, sen, o, biz, siz, onlar, bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, hepsi, çoğu, birisi, hangisi, kaçı, bazısı...

    2. Birleşik Zamirler
    Birden fazla kelimeden oluşan zamirlerdir.
    Hiçbiri, birtakımı, öbürü...

    3. Öbekleşmiş Zamirler
    Birden fazla kelimenin değişik yollarla öbekleşerek oluşturdukları zamirlerdir.
    Öteki beriki, falan filân, şundan bundan, herhangi biri, ne kadarı...

    4. Ek Hâlindeki Zamirler
    İlgi ve iyelik zamirleri ek hâlindedir.
    Benimki, kalemimiz
     



  2. SeçiL Well-Known Member

    bu konuyu bir türlü anlamıyordum çok sağolun konu güzel anlatılmış sonunda anladım
     

Sayfayı Paylaş