Zambak 10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Sayfa 72-87 3.Ünite

Konusu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 30 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Arkadaşlar ZAMBAK yayınları Dil ve Anlatım ders kitabı sayfa 72-87 arası yapamayanlar için yardımcı olur umarım. Not: Lütfen eksik veya hatalı gördüğünüz yerleri yorum ekleyerek belirtiniz.

    A.ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM(HİKAYE ETME)İSİM-AD

    HAZIRLIK:
    - Masalın olayı: Oduncu ve ayı arasında geçen kurmaca bir olay
    - Mekan: Dağ
    - Kişiler: Oduncu ile ayı
    - Masaldaki olay kurmaca bir kişi tarafından anlatılmaktadır.
    - Masaldaki kişileri,zamanı, mekanı değiştirip tekrar yazınız.

    Sayfa 73
    - İsim olmalarıdır,isimler metinlerde varlık ve kavramları tanıtmak için kullanılır.
    - Bu sözcükleri çıkarınca anlamlı bütün olmaz.Çünkü bu isimler varlık ve kavramları belirtmektedir.Ayrıca isimlerin taşıdığı anlamı cümlede taşıyan başka sözcük yoksa cümlenin ya anlamı değişir ya da -bu şiirde olduğu gibi- cümle anlamlı bir bütün olmaktan çıkar.


    Heeeeey!
    Ne duruyorsun be, at kendini denize;
    Geride bekleyenin varmış, aldırma;
    Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
    Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol
    Git gidebildiğin yere

    Sayfa 76
    Metin İnceleme:
    1. Öyküleyici anlatım vardır.
    Bu metinlerin ortak özellikleri şunlardır:
    - Bir olay çevresinde gelişir. Bu temel olayın etrafında daha küçük çapta gelişen olaylar yer alır.
    - Olay kişiler arasında gelişir, bir zamanda oluşur, bir mekân içerisinde gerçekleşir ve bir anlatıcı tarafından anlatılır. Kişiler insan olabileceği gibi, onun yerine geçebilecek varlık ya da kavramlar da olabilir. Seçilen kişi ne olursa olsun kastedilen insandır.
    - Öyküleyici anlatım “sanat metinlerinde” kullanılabileceği gibi “öğretici metinlerde”de kullanılabilir. (anı, gezi yazısı, makale, vs…)
    - Öyküleyici anlatım “sanat metinlerinde” kullanılabileceği gibi “öğretici metinlerde” de kullanılabilir. (anı, gezi yazısı, makale, vs…)
    - İnsanların başlarından geçen ya da geçebilecek nitelikteki olaylar gösterilir
    - Öğretici metinlerde anlatıcı gerçek kişidir. Sanat metinlerinde ise anlatıcı kurmaca bir kişidir.
    - Kurmaca metinlerde olay örgüsü, kurmaca olmayan metinlerde ise olay zinciri vardır.
    - Olaylar belirli bir zaman diliminde geçer. turkeyarena.net
    - Anlatılan olaylardan etkilenen insanlar ya da varlıklar vardır. Bunlara eserin kahramanları denir. En çok etkilenen varlığa eserin başkahramanı (başkişisi) denir.
    - Olayın serim, düğüm ve çözüm bölümleri bulunur. Yani olayın bir başlangıcı, gelişmesi ve sonunda da çözümlenişi vardır.
    - Ele alınan olayların anlaşılması için tasvirlere yer verilir.
    - Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir. Anlatıcı olay kahramanlarından biridir.
    - Olaylar üçüncü şahsın ağzından anlatılabilir. Olan biten her şey bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır.
    - Olaylar ilahi (tanrısal, hâkim) bakış açısıyla anlatılabilir. Yazar; tüm olay, zaman, kişi ve mekâna hâkimdir, anlatıcı her şeyi bilir.
    - Metinlerin bir yazarı vardır.
    - Edebi dil kullanılır.

    2. Ortak ögeler olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman ögeleridir.
    HAYAT NE TATLI:Hafız Nuri Efendi amaçsızca evden dışarı çıkar.Yolda Şükrü'yü görür.Şükrü'yle Kumkapı'ya gitmek için yürürler fakat Şükrü ortadan kaybolur.Sonra mahallenin kömürcüsü Halil Efendi'yle karşılaşırlar,tekrar mahalleye dönerler.Nuri Efendi evine gider, hayatın yaşanılacak kadar güzel olduğunu düşünür.
    BİNLERCE GÜVERCİN:Ömer, Zeki'den satın alacağı güvercinler için babasının cebinden 20 lira çalar.Annesi ve babası durumu anlayınca evlerinde misafirliğe gelen teyzesinin oğlu Mustafa'dan şüphelenir.Mustafa kendisinin hırsız sanılmasına çok üzülür ve evine dönmek ister.Ömer suçunu itiraf eder ;Mustafa sevinir; ama bir daha teyzesine gelmez.
    FATİH-HARBİYE:Faiz Bey geç olmasına rağmen eve gelmeyen kızını merak etmektedir. Şinasi kızın nerede olduğunu bildiği halde arkadaşı Fahriye'de olabileceğini söyler.

    3. Öyküleyici anlatımın ayırıcı özellikleri:- Olay, kişi, mekân ve zaman ortak ögeleridir.
    - Bu anlatımda amaç;olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak,anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir
    - Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
    - Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
    - Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.
    - Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılabilir.
    - Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
    - Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
    - Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
    - 3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
    - Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
    - Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.

    4. "Binlerce Güvercin" metninin olayı Ömer'in satın almak istediği güvercinler için babasının cebinden 20 lira çalması"
    Olay zinciri:
    - Ömer'in yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaya başlaması
    - Ömer'in babasına yemek götürmek için Mustafa'yla yola çıkması ve korkudan parayı taşın altına saklaması
    - Babasının paranın kaybolduğunu anlaması
    - Ömer'in anne ve babasının misafir olan Mustafa'dan şüphelenmeleri
    - Mustafa'nın hırsız sanılmasına çok üzülmesi ve bu yüzden evine dönmek istemesi
    - Ömer'in suçu Mustafa'ya yıkmasından çok pişmanlık duyması ve üzülmesi
    - Mustafa köyüne gitmek üzereyken Ömer’in suçunu itiraf etmesi
    - Ömer’in hastalanması. turkeyarena.net
    - Mustafa'nın suçsuz olduğunun anlaşılmasına sevinmesi
    - Mustafa'nın bu olaydan sonra bir daha teyzesine gelmemesi
    - Ömer'in bu durumdan dolayı binlerce güvercini olsa bile sevinememesi
    Bu metinde de görüldüğü üzere olay tektir; bu olaya bağlı olarak ortaya çıkan ve birbirini takip eden olaylar ise olay zincirinin oluşturur.
    Olay ve olay zinciri arasındaki fark: Olay , kişiler arasında bir sebebe bağlı olarak gelişen ve bir sonuç meydana getiren eylemken olay zinciri belli bir konu çevresinde var olan birden fazla olayın sebep-sonuç ilişkisine bağlı biçimde oluşturdukları bütündür.

    5. Belli bir konu çevresinde var olan birden fazla olayın, sebep-sonuç ilişkisine bağlı bir biçimde oluşturdukları organik bütündür. Olay örgüsünü: "eserde nakledilen hadise veya hadiseler zinciri" veya "bir oyunun, hikayenin yahut romanın içinde olan biten her şey" biçiminde de tanımlamak mümkündür. turkeyarena.net
    Olay örgüsü, birbiriyle hiç ilgisi olmayan olayların rast gele veya peş peşe sıralanması değil, birden fazla olayın sebep-sonuç içinde organik bir bütün oluşturmasıdır.
    'Kral öldü, kraliçe de öldü.' dersek hikaye olur.
    'Kral öldü, arkasından kraliçe de öldü.' dersek olay örgüsü olur.(Neden sonuç ilgisi var.)
    Metinlerin olay örgüleri yukarıda verilmiştir.

    6. Metinlerde olaylar kişiler etrafında şekillenmektedir.Kişiler olayın akışında yönlendirilmesinde doğrudan veya dolaylı olarak etkin rol işlevine sahiptir.

    7. "Hayat Ne Tatlı" metninde : "kapı, şemsiye, sokak, işi, ayakları,yol, İstanbul,Edirne, köşeye,depo"
    "Binlerce Güvercin" metninde: "güvercinler, gaz lambası, babam, elbiseler, ceket, vücudum, ateş, parçası,
    "Fatih-Harbiye" metninde: "Şinasi, masa, sandalyeye, başını, yüzüne,gencin,sual, zemin , kitabı, gözlerini"
    Bu kelimeler metinlerden çıkarıldığın anlam bozulur ve büyük değişiklikler meydana gelir.İsimler varlıkları ve kavramları tanıtmak, belirtmek için kullanılır.

    8. "Hayat Ne Tatlı" metninde "vagonlar,ayaklar, bastonlar,marullar salatalar,iskemleler,takunyalar..."
    "Binlerce Güvercin" metninde "güvercinler, elbiseler,gözler, yiyecekler,kötülükler"
    "Fatih-Harbiye" metninde "şeyler" sözcükleri çoğuldur.Çoğul isimler birden fazla varlığı karşılamak için kullanılır.

    9. İfade edebilir.Örneğin "ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet" gibi sözcükler...
    EK BİLGİ: Şekil yönüyle çoğul olmadığı, çokluk eki almadığı hâlde anlamca çoğul olan kelimeler vardır.
    Seçmen, tercihini yarın ortaya koyacak.
    Asker, sınırları bekliyor.
    Genç yaşta saçı dökülmüş.

    Bu cümlelerde seçmen, asker ve saç kelimeleri tekil oldukları hâlde anlamca çokluk bildirmektedirler. Bunlar, topluluk isimleri değildir.
     



  2. BaRıŞ Well-Known Member

    Sayfa 78
    9. Çoğul isimler de topluluk isimleri de birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır.Topluluk isimleri çoğul eki "-ler,-lar" almadığı halde birden fazla varlığı karşılar.
    10. "Anadolu" şiirinde geçen millet kelimesi topluluk ismidir.Topluluk isimleri ifadeyi kısaltır ve netleştirir.Şekil bakımından da tekil göründüğü halde sayısız, belirsiz bir çokluk anlamı katar.
    11. "Osmanlı" kelimesine gelen "lar" eki "boy,soy,kabile" anlamında kullanıldığı için kesme işaretiyle ayrılmamıştır.
    12. "-cik" eki küçültme anlamı katmıştır. Bir varlığın benzerlerine göre küçük olduğunu belirtmek istediğimiz zaman başına küçük, ufak, minik gibi tamamlayıcı sözcükler getiririz.
    Küçük pencereden bir minik serçe girdi.
    Bunu küçültme ekleriyle de anlatabiliriz. Küçük pencere yerine pencere-cik, minik serçe yerine serçe-cik diyebiliriz.


    13. Oğlumuz metnindeki isimlerin yapısı:
    şubat: basit isim
    gece-si: basit
    baba-m-ın: basit
    kucağ-ı-n-a: basit
    ortak-lar-ın: basit
    Bu isimler yapım eki almadığı için basit yapılıdır.

    var-lık-ı-n-a: türemiş
    hırçın-lık-lar: türemiş
    iştah-sız-lık-lar: türemiş
    sev-gi-miz: türemiş
    çare-siz-liğ-in: türemiş
    Bu isimler yapım eki alarak türemiştir.

    "ANADOLU" metnindeki isimlerin yapısı:
    yurd-u: basit
    el-ler: basit
    ana: basit
    kucak-ı-dır: basit
    soy-u-n-u: basit
    hudut: basit
    boy-u-n-u: basit
    devlet-e: basit
    meydan-da: basit
    can: basit
    silah: basit
    kahraman-lar: basit
    otak-ı-dır: basit
    el-ler: basit
    kuş-lar: basit
    çayır-ı-n-da: basit
    Bu isimler hiçbir yapım eki almadığı için basit yapılıdır.

    kon-ak-ı-dır: türemiş
    Osman-lı-lar: türemiş
    Bu isimler yapım eki aldığı için türemiş yapılıdır.

    Anadolu: birleşik
    İki kelimenin birleşmesiyle oluşmuştur.

    14. Metinlerdeki Sultan Osman, Anadolu, Osmanlılar, Şinasi, Faiz Bey, Mustafa, Ömer, Zeki, Nuri Efendi, Edirne, İstanbul, Sirkeci, Kumkapı , Halil, Şükrü" gibi isimler özel isimdir.
    "Şemsiye,ev, kömürcü, mahalle, istasyon,iskemleler, yatak, lamba, güvercinler, masa, sandalye, anne, baba," gibi pek çok sözcük cins adıdır.


    • "Hayat Ne Tatlı" metninde ilahi bakış açılı(hakim) anlatıcı ve gözlemci bakış açılı anlatıcı bir arada kullanılmıştır..Bu metinde anlatıcın olayla ilgisi yoktur. "Binlerce Güvercin" metninde olayın anlatıcısı metnin baş kahramanıdır, olay ve olay dizisiyle doğrudan ilgilidir. "Fatih-Harbiye" metninde ise ilahi bakış açılı anlatıcı(hakim) anlatıcı vardır.Olay veya olay dizisiyle bir ilgisi yoktur.
    • UYARI:"HAYAT NE TATLI" metninde iki bakış açısı beraber kullanılmıştır."Eve dönsem diye düşündü." cümlesinde anlatıcı , olay kahramanının zihnindekileri bilen "ilahi bakış açılı hakim anlatıcıdır.
    2.Etkinlik
    - bebeciği: küçültme
    - çocukcağız: acıma
    - Anneciğim: sevgi
    - kızcağız: acıma

    Sayfa 79
    1.Metin:
    zaman: Nuri Efendi’nin sokağa çıkıp akşam evine dönmesi arasındaki zaman(1 gün)
    Mekan:İstanbul Sokak,mahalle,kahve ev
    Kişiler:Hafız Nuri Efendi, Şükrü Halil, kahvede oyun oynayanlar
    olay:Nuri Efendinin amaçsızca sokağa çıktıktan sonra yaşadıkları
    tema:Hayat güzeldir.
    2.Metin:
    zaman:Gece başlayıp ertesi iki güne kadar devam zaman
    Mekan:Ev, yol, köy meydanı. turkeyarena.net
    Kişiler:Ömer, Mustafa, Zeki, Ömer’in anne ve babası (Nuri)
    olay:Ömer’in babasının cebinden 20 lira çalıp suçun teyzesinin oğlu Mustafa’ya kalması
    tema:Hırsızlık pişman olunacak sonuçlar doğurur. (SON PİŞMANLIK)3.Metin:
    zaman:Gece,Şinasi ile Faiz Beyin konuştukları kısa zaman dilimi
    Mekan:evin bir odası
    Kişiler:Faiz Bey, Şinasi,Fahriye
    olay:Faiz Beyin eve gelmeyen kızını merak etmesitema:Endişe

    3.Etkinlik

    - MASALIN OLAY ÖRGÜSÜ
    • Bir farenin devenin yularından tutup yola çıkmaları
    • Farenin devenin yularını tuttuğu için kibirlenmesi
    • Önlerine koca bir ırmağın çıkması
    • Farenin ırmaktan geçememesi, korkması ve utanması
    • Devenin fareye ders vermesi
    • Farenin gerçeği görmesi ve deveye yalvarması
    • Devenin, ırmağın derinliğini kontrol etmesi
    - Masaldaki olay örgüsü metnin temasını ortaya koymak için düzenlenmiş ve aralarında anlam ilişkisi kurulmuştur.
    - Masalı zaman, mekan ve kahramanları değiştirerek tekrar yazınız.
    - Masaldaki zaman ve mekan ve kahraman özelliklerinin değiştirmemiz örneğin istediğimiz bir yaşam biçimi,zaman mekan veya insan ilişkileri üzerine kurguladığımızda olağanüstü unsurlar ortadan kalkar.
    - Olay örgüsü,zaman,mekan , kişi ve anlatıcı metnin temasını ortaya koymak için bütünleşir. Bu ögeler metnin yapı unsurlarıdır ve bir tema etrafında bir araya gelirler. turkeyarena.net
    - Olay çevresinde gelişen metinlerde bir ana olay ve buna bağlı olarak gelişen yan olaylar vardır. Ele alınan olayların gelişiminde mantıksal bir sıra izlenir.
    - Bunlar olmasaydı olaylar gerçekleşmezdi.Çünkü öyküleyici anlatımda olay parçasının oluşumunda olay, kişi, zaman bütünleşir.Olay ; kişiler veya kişi işlevindeki kavram ve diğer varlıklar arasındaki karşılaşma ve çatışma sonucu ortaya çıkar.
     
  3. BaRıŞ Well-Known Member

    Sayfa 80
    5.Etkinlik
    "Şehir Mektupları" metnindeki türemiş isim örnekleri:
    • çıma-cı: ek bilgi: gemilerin iskeleye yanaşmaları sırasında halatları iskeleye veren gemi personeli
    • dile-k-çe , yaka-cık , ağır-lık-ı, su-cu, zeytin-lik
    UYARI: Metinde türemiş başka sözcük türleri de var; ama sizden isim istendiğini unutmayınız.
    Kelime türetme yöntemi dilimizin yapısına göre sondan eklemeli bir dil olduğunu gösterir.

    Metindeki birleşik kelimeler:
    Sarı+yer , Beyler+beyi , Kayış+dağı Taş+delen ,Göz+tepe ; Kara+kulak ,Bakır+köy
    Birleşik isimler kendi anlamları dışındaki kavram veya varlıkları karşılayarak kelimeler arasında anlam ilişkisi kurulmasını ve ifadeye yeni anlamlar kazandırılmasını sağlar.

    Metindeki cins adlar: hamallar, su, depo, levha, can, yüz,ateş, kan,baş, huy…
    Özel isimler: Sarıyer, Beylerbeyi, Pazarbaşı, Monitör, Oryantal Göztepe,Karakulak…
    Bu cins ve özel adlar, metindeki varlık ve kavramları tanımamızı sağlar.

    6.Etkinlik:
    - Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine çıkması
    - Ordunun saatlerce Kocaeli'nin bağ ve bahçelerinden geçmesi
    - Yavuz'un askerlerin elma koparmasından endişe etmesi
    - Yavuz'un emir verip askerlerin heybesini aratması
    - Hiçbir askerde elma bulunmaması. turkeyarena.net
    - Tek bir elma bulunmuş olsa bile Yavuz'un seferden vazgeçmeyi düşünmesi

    Sayfa 81
    Okurlara seslenilmektedir.Her iki metinde de görüldüğü üzere okuyucuya ders verme amacı güdülmekte, toplumda kişilerin eksik görülen ahlaki davranışlarını tamamlamalarına yardımcı olmaya çalışılmaktadır.

    -Metinde geçen olay,zaman ve mekanın neler olacağını yazar kendisi kurgulamış ve bunları olay örgüsü haline getirerek anlatmıştır: MASAL
    -Yazar; var olan bir olayı zamanı ve mekanı bir olay zinciri halinde anlatmıştır: TARİH

    7.Etkinlik: Bknz:sayfa 76 3.soru
    Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
    8.Etkinlik: Bu etkinliği hayal gücünüzle yapınız.
    9.Etkinlik: İlk metinde somut ifadeler ağrılıkta 2.metinde ise soyut ifadeler…

    1.Metin SOMUT:
    - Duyu organlarımızla algılayabildiğimiz (somut) varlıklar yoğun bir şekilde kullanılmıştır.
    - Salata, turp, jambon, turşu, sos, ekmek, tabak, ressam, boya, insan, göz, elma, kayısı, erik, şekil, çiçek, dil, kamçı, hıyar, şeker, hindi, but, reçel, bezelye, pilaki, omlet, ıspanak, ciğer, yahni, yemek, tabak.

    2.Metin SOYUT:
    - Duyu organlarımızla algılayamadığımız(soyut ) kavramlar yoğun bir şekilde kullanılmıştır.
    - Kalp, sevinç, keder, vefasızlık, ölüm, felaket, acı, ayrılık, gurbet, hasret, sıkıntı, refah, his.

    Soyut ya da somut kelimelerin fazlaca kullanılması ifadenin somut ya da somut olmasını etkiler.
     
  4. BaRıŞ Well-Known Member

    Sayfa 82
    Metnin olay örgüsü:
    - Metinde olay Aytepe’deki siperde Yahya Çavuş’un düşman tarafından giderek kıstırıldıklarını anlamasıyla başlıyor.Daha sonra ise olay örgüsü:
    - Siperdeki askerlerin çoğunun şehit edilmesi
    - Direnecek güçlerinin kalmaması
    - Düşmanın siperi ele geçirmesi
    - Yahya Çavuş’un diğer askerlere Harapkale’ye çekileceklerini söylemesi
    - Tekirdağlı Sadık’ın diğer asker arkadaşlarını çekilmek için uyarması
    - Tekirdağlı Sadık’ın birçok arkadaşının şehit düşmesi

    Düşmanın sipere giderek yaklaşması ve direnecek güçlerinin kalmaması sebep, Siperi terk edip geri çekilmeye başlamaları sonuçtur.

    Metindeki olay örgüsü “Çanakkale Savaşı” teması etrafında anlamlı ve mantıksal bir sıra izlenerek kurgulanmıştır.

    Sayfa 83
    İsimler cümlede farklı kelime türü olarak kullanılabilir.Kelimeler cümlede bulunduğu yere göre anlam ve görev üstlenir.Örneğin:
    Metinde “Oğuz amcanın sol elinin serçe parmağına bir mermi çarptı.” Cümlesinde “sol” kelimesi “sıfat” olarak kullanılmıştır.
    “Eğilerek siperin içinde hızla yürüdü.” cümlesinde “hız” kelimesi “la” ekini alarak zarf görevinde kullanılmıştır.
    Benzer örnek cümleler:
    İLERİ: Biraz ileri git (zarf)
    İleriden sağa dönmelisin.(isim görevinde)
    İleri düzeyde İngilizce biliyordu.(sıfat)

    SABAH: Sabah ezanı okunurken yola çıktılar. (isim)
    Sabah evden aceleyle çıktı. (zarf)
    YALNIZ: Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.(isim)
    Yalnızinsanın yalancı arkadaşları, iki yüzlü dostları ve çekip gidecek bir sevgilisi olmaz.(sıfat)
    Hayatımda biri yok,yalnız , birinde hayatım var.(bağlaç )
    Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar sizin kadar yalnızım.(zarf)

    11.Etkinlik
    - Öyküde bir durumdan başka bir duruma geçilirken kişi, zaman ve mekan değişir ve bu da anlatım farklılığına sebep olur , farklı durumların anlatılmasına olanak sağlar.
    - Olayın gerçekleştiği zaman ile hikayenin anlatılma zamanı aynı değildir,çünkü hikayede olay örgüsü yaşanmış veya yaşanılabilir olayların üzerine kurgulanır.
    12.Etkinlik
    Birleşik ismin oluşum şekli: Birleşik isim örneği
    İsim tamlaması: Aslanağzı, devetabanı, denizaltı
    Sıfat tamlaması: Akdeniz, Karadeniz, Tekirdağ, açıkgöz
    Bir isimle bir fiilin birleşmesi: Vatansever,gecekondu,mirasyedi
    İki fiilin birleşmesi: Dedikodu,çekyat,biçerdöver

    - Sınıfa getirdiğiniz metinlerdeki özel isim,cins isim, tekil isim, çoğul ve topluluk isimlerinin altını renkli kalemle çiziniz.

    Sayfa 84
    Şiirdeki öyküleyici anlatım unsurlarını bulunuz.
    CEVAP:
    Han Duvarları
    Anlatıcı:1.şahıs
    Zaman:- geçmiş zaman - şimdiki zaman
    Mekân: - yollar - han
    Kişi:Şair

    Sayfa 85
    Aşağıdaki metinde geçen isimlerin altını çiziniz.
    CEVAP:
    Dönüş adlı romanda roman kahramanı Seyyit YILMAZ, kişiliğiyle ön plana çıkmıştır. Erzincan'ın Kemah ilçesinden İstanbul'a göç eden ve Narin Tekstilde, biraz da araya adam koyarak güç bela ge*ce bekçiliği işini bulan Seyyit YILMAZ, aslında Türk insanının tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişinde yaşadığı bütün gelgitleri yansıtmaktadır.

    Metindeki özel isimleri uygun başlıkların karşısına yazınız.
    CEVAP:
    Sosyal statü adları: Türk
    Kişi adları: Seyyit YILMAZ
    Coğrafya adları: Erzincan, Kemah, İstanbul
    Kurum-kuruluş adları: Narin Tekstil
    Eser adları: Dönüş
     
  5. BaRıŞ Well-Known Member

    ÖLÇME-DEĞERLENDİRME:

    A. Aşağıdaki yargıları doğru-yanlış (D/Y) şeklinde değerlendiriniz
    (D) Olaylar tema çerçevesinde meydana gelir.
    (D) Cins isimler bazen özel isim olarak kullanılabilir.
    (Y) Öyküleyici anlatımda kişi öğesi insan dışındaki varlıklardan olamaz.
    (Y) Psikolojik tasvirlerde genellikle somut isimler kullanılır.
    (D) Öyküleyici anlatımda zaman, mekân, kişi ve olay olmak üzere dört unsur vardır.
    (D) Varlıkların sayısının birden fazla olduğunu (- ler/lar) ekini kullanmadan da ifade edebiliriz.
    (D) üçüncü şahıs anlatımda anlatıcı olayı dışarıdan gözlemleyen birisidir.
    (Y) "Güneş, balçıkla sıvanmaz." atasözünde "-çık" eki kelimeye küçültme anlamı katmıştır.
    (Y) Hâkim bakış açısında, anlatıcı olayın içerisinde bir kahramandır.
    (Y) Oykülemede olay her zaman kronolojik olarak ilerler.
    (Y) Öyküleyici anlatım, "öğretici metin" ve "sanat metinleri"nde kullanılır.
    (Y) Topluluk isimlerinin çoğulu yapılamaz.

    B. Aşağıdaki boş bırakılan yerleri uygun şekilde doldurunuz.
    - Olay zinciri ile olay örgüsü arasındaki fark: Olay örgüsü, kurmaca metinlerde; olay zinciri ise, kurmaca olmayan metinlerde vardır.
    - Beş duyu organımızla algılayamadığımız varlıkların isimleri soyut isimdir.
    - Özel isimlere gelen "-ler, -lar" eki kelimeye topluluk, aile, millet anlamı katarsa bitişik yazılır.

    2. Solgun(I) yüzünde kaygı(II) taşır her geçen
    Hep saz(III) benizlidir, bu yıl(IV) eylül çocukları(V)
    Yukarıdaki dizelerde numaralandırılmış sözcüklerden hangisi isim görevinde değildir?
    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
    Not: Bu soru kitapta dizgi hatasıyla çıkmıştır. Altı çizilmesi gereken kelimeler ve numaralar birbiriyle karışmıştır. Düzeltilmiş şekli yukarıdaki gibidir. Aksi takdirde sorunun iptal edilmesi gerekir.

    3. "Somut bir isim anlam genişlemesi yoluyla soyut anlam kazanabilir."
    Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisinde böyle bir özellik vardır?
    A) Sabahın erken saatlerinde balık avlamaya gittiler.
    B) Bütün ağaçlar bahar aylarında güzelleşir.
    C) Batı Anadolu'nun bu küçük kasabası ol­dukça şirindir.
    D) Adam akşama kadar çalıştı, hâlâ yorulmadı.
    E) Dün akşam, ağzındaki baklayı nihayet çı­kardı.

    4. Sofraya hep birlikte otururduk. Tahtadan, yu­varlak bir yer sofrasına, ayaklarımızı altımıza alıp yan oturarak yaklaşırdık. Sofra örtüsünü dizlerimizin üzerine çekerdik. Babam bağdaş kurarak baş köşede otururdu. Beni sağına, kız kardeşimi de soluna alırdı. turkeyarena.net Karşısında an­nem otururdu. Babam, yemeğe başlamadan içimizden biri yanılıp da yemeğe uzanacak olursa hiç acımadan kaşığının tersini, uzanan elin sırtına indirirdi.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
    A) Betimleme - öyküleme
    B) Öyküleme - örnek verme
    C) Betimleme - açıklama
    D) Açıklama - öyküleme
    E) Açıklama - örnek verme

    5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut bir isim mecaz anlama gelerek soyut an­
    lam kazanmıştır?
    A) Saçların beyazlayınca anlarsın gençliğinin kıymetini.
    B) Çok yorgun ve hasta olduğundan dünkü davete katılmadı.
    C) Kuraklıkta ağaçların bile yaprakları kavrul­muş, kararmıştı.
    D) Onun kafasında ne tilkiler dolaştığını sen asla tahmin edemezsin.
    E) Çok kitap okuyunca aklım karışıyor zih­nim yoruluyor.

    6. Çalışmalarımız sonuç verdi. Meler mi oldu? Ot bitmeyen bozkırlar, ipek gibi yumuşak topraklı ovalara dönüştü. Tarlalar, an kovan­ları gibi uğuldamaya başladı. Toprağın derin­liklerinde uyuyan sular yeryüzüne çıkarıldı. Kova kova süt veren inekler, kovan kovan bal veren arılar yetiştirildi. Sofraları, el ele verile­rek üretilen yiyecekler süsledi.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
    A) Benzetme sanatından yararlanma
    B) Öykülemeye başvurma
    C) Yinelemelere yer verme
    D) Betimleme yapma
    E) Tanık gösterme

    7. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi farklı yolla oluşturulmuş bir birleşik isim­dir?
    A) Dağlardan her yaz kuşüzümü toplardık.
    B) Akşam olunca gökyüzünü sığırcıklar kap­lardı.
    C) Eskiden ebegümeci ilaç yapımında kulla­nılırmış.
    D) Bu şirin derede alabalıktan bol bir şey yok.
    E) Geceleri ateşböceği yakalamaya bayılırdık.

    8. Kapıyı arkasından çekince açılan boşluğu doldurarak içeriye doğru yürüdü kar. Tüm bedeni birden kuşatarak... Sabaha değin sü­rüp doldurmuştu evin duldada kalan önünü. Kapının yarı boyuna çıkmıştı çığ. Rüzgâr kö­şe bucak dolaştı evi bir anda. Hemen çocuk­ların yataklarına giderek iyice bastırdı yorga­nı, başlarına değin çekerek. Sonra da küreği aldı, içeriye doğru göçen karları attı, ardından ahırın yolunu açmaya koyuldu.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basamaktadır?
    A) Öyküleme B) Tanımlama C) Açıklama
    D) Tanık gösterme E) Karşılaştırma

    9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut isim kullanılmamıştır?
    A) Hepimiz şaşkın şaşkın, kıyıya yanaşmaya çalışıyorduk.
    B) Kürek çeken arkadaşlarımın yüzleri sıcak­tan kıpkırmızı olmuştu.
    C)Dibinde beyaz taşların parıldadığı bir koya yaklaştığımızı gördüm.
    D) Yukarıda küçük, tahta bir kulübe vardı.
    E) Zihnimde güzel hayaller canlandı birden.


    10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çoğul isim kullanılmamıştır?
    A) Yolumuz bir gün onlara da uğrayacak.
    B) Yıllar birer hüzün kırışığı bırakıyor yüzler­de, gönüllerde...
    C) Dalgalar temiz sahillere hasret kalmıştı.
    D) Sizleri olaylara karışmamanız için uyarmıştım.
    E) Bu güzel insanlar niçin uzaklaşıyordu bu­ralardan,

    11. Aşağıdaki cümlelerden hangisi tamamıyla isim olan sözcüklerden oluşmuştur?
    A) Su kenarları, duvar dipleri çocukların eğ­lence yerleriydi.
    B) Bu sokaklar onun çocukluğunun geçtiği yerlerdi.
    C) Önüne çıkan fırsatları dikkatle değerlendi­rerek bugüne geldi.
    D) Bu çocuklar birer altındır, bunu zamanla siz de anlayacaksınız.
    E) O. çok eski bir aile dostumuzun yakın akrabasıydı.

    12. Korkmadım, korkmuyorum ölümden. Siz çiçek getirin, yalnız çiçek getirin. Bu dizelerde kaç tane isim kullanılmıştır?
    A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

    13. Ekmeği(I) bol eyledik / Acıyı bal eyledik(II)
    Sıratı(III) yol(IV) eyledik / Geldik bugüne(V)
    Yukarıdaki numaralandırılmış sözcüklerden hangisi isim değildir?
    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    14. "Soğuk, kelebek, rüya, heyet"
    Aşağıdakilerden hangisi bu kelimelerin hepsi için söylenebilir?
    A) Somut B) Tekil C) Cins D) Basit E)
     

Sayfayı Paylaş