Zâkirzâde Abdullah Efendi

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve OrKuN tarafından 19 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Zâkirzâde Abdullah Efendi

    Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. İsmi Abdullah bin Şâban’dır. Mahlası Bîçâre’dir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1657 (H.1068) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri Üsküdar’daki Karacaahmed mezarlığının ilerisinde bulunan Miskinler kabristanındadır.

    Zâkirzâde Abdullah Efendi, Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebelerinden Ahmed Efendiden ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra, insanları doğru yola sevketmek için Manisa’ya gitti. Sonra İstanbul’daki Zeyrek Câmiinde vâz ve nasîhat etmekle vazîfelendirildi. Bilâhare Ali Paşa Dergâhına şeyh tâyin edildi. Konuşma ve hitâbet kâbiliyeti çok yüksekti. Tasavvuf yolunun ince meselelerinden bahsederdi. Vâzlarına uzaktan ve yakından çok kimse gelirdi. Onun zamânında evliyâya dil uzatan çoktu. Zâkirzâde Abdullah Efendi bir gün kürsîye çıkıp, tenkid edenleri de iknâ edecek tarzda beliğ bir vâz verdi. Şeyh Osman Fadl ve Selâmi Ali Efendi yetiştirdiği büyük talebelerindendir. Abdullah Efendinin çok güzel ilâhileri vardır.

    İsmâil Hakkı hazretleri, Silsilenâme’sinde, Zâkirzâde Abdullah Efendi hakkında şöyle anlatmaktadır: “Zâkirzâde Abdullah Efendi, İstanbul’da Ali Paşa dergâhında şeyh, Fâtih ve Şehzâde câmilerinde Salı vâizi idi. Zeyrek’de bulunan ve kiliseden câmiye çevrilen Zeyrek Câmiinin yanındaki medresede otururlardı. Bâzan da dergâhında ikâmet ederdi.”

    Bir şiiri:

    İlâhî fazl u lütfunla bana bir feth-i bâb eyle,
    Eriştir vahdet-i zâta kavlin nîmel-meâb ile.
    Vücûdum nüshasın yazdın, yed-i kudretle çün yâ Rab!
    Senin zât u sıfâtından, ibâret bir kitap eyle.


    Senin âşıkların alsın, ziyâmı âfitâbımdan,
    Hilâl-i kalbini yarıp, alarak mâhitâb eyle.
    Kabûl eyle kulun Bîçârenin hâcetini lutf et.
    Kerîmen mahz-ı fazlınla onu sen kâmyâb eyle.


    1) Sefînet-ül-Evliyâ; c.3, s.27
    2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.16, s.253
     



Sayfayı Paylaş