Yunus Emrenin Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 8 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Alfabetik Sıralı Yunus Emre Şiirleri

    ACEP BU BENİM HALİM


    Acep bu benim canım, azat ola mı ya Rab
    Yoksa yedi Tamu'da yana kala mı ya Rab

    Acep bu benim halim, yer altında ahvalim
    Varıp yatacak yerim, akrep dola mı ya Rab

    Can hulkuma geldikte, Azrail'i gördükte
    Ya canımı aldıkta, asan ola mı ya Rab

    Dar oldu bana düzler, gice ile gündüzler
    Dünyaya bakan gözler, didar göre mi ya Rab

    Allah olucak Kadı, bizden ola mı razı
    Görüp Habib'in bizi, şef'i ola mı ya Rab

    Yunus kabre vardıkta, Münker Nekir geldikte
    Bize sual ettikte, dilim döne mi ya Rab


    ALLAH

    Aşkın odu ciğerimi, yaka geldi, yaka gider
    Garip başım bu sevdayı, çeke geldi çeke gider

    Kar etti firak canıma, aşık oldum ol Sultana
    Aşk zencirin dost boynuna, taka geldi, taka gider

    Sadıklar durur sözüne, gayrı görünmez gözüne
    Bu gözlerim Dost yüzüne, baka geldi, baka gider

    Arada olmasın naşı, onulmaz bağrımın başı
    Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi, aka gider

    Bülbül eder ah ü figan, hasretle yandı bu can
    Benim gönülcüğüm ey can, çıka geldi, çıka gider

    Yunus söyler bu sözleri, efgan eder bülbülleri
    Dost bağçesinde gülleri, koka geldi, koka gider


    AŞK BEZİRGANI

    Aşk bezirganı, sermaye canı
    Bahadır gördüm, cana kıyanı

    Zehi bahadır can terkin urur
    Kılıç mı keser himmet giyeni

    Kamusun bir gör, kemterin er gör
    Alu görmegil, palas giyeni

    Tez çıkarırlar fevkal'ulaya
    Bin İsa gibi dünya yakanı

    Tez indirirler tahtesseraya
    Bir Karun gibi dünya kovanı

    Aşık olanın nişanı vardır
    Melamet olur belli beyanı

    Zühdüm var deyu ta'n eylemegil
    Merdut ederler mağrur olanı

    İlmim var deyu mağrur olmagil
    Hak kabul etti kefen soyanı

    Atlası kodu, abalar geydi
    İbrahim Ethem Sırdan duyanı

    Çün Mansur gördü, Ol benem dedi
    Od'a yaktılar, işittik anı

    Od'a yandırdın, külün savurdun
    Öyle mi gerek Seni seveni

    Zinhar ey Yunus, gördüm demegil
    Od'a yakarlar gördüm deyeni


    AŞKINA DÜŞEN KİŞİ

    Dost Senin aşkın oku, key katı taştan geçer
    Aşkına düşen kişi, can ile baştan geçer

    Dün ü gün zar olur, aşkın ile yar olur
    Derd-i seri Sen olsan, düğeli işten geçer

    Ariflere bu dünya hayal ü düş gibidir
    Kendini Sana veren hayal ü düşten geçer

    Başında aklı olan, ücretle amel kılmaz
    Hurilere aldanmaz, göz ile kaştan geçer

    Bu dünyanın sevgisi, ağulu aşa benzer
    Sonunu sayan kişi, ağulu aştan geçer

    Gerçek aşık ol ola, can vermiye ol ive
    Dost ile bazar için, nice bin baştan geçer

    Miskin Yunus ol Dostu, hakikat seven kişi
    Uzlet ihtiyar eder, yad-ü bilişten geçer


    BANA BU TEN GEREKMEZ

    Bana bu ten gerekmez can gerektir
    Ol baki Cennet'e iman gerektir

    Zehi mürşit ki bizi Hakk'a iltür
    Aşık canı ana kurban gerektir

    Bular hot geçti Uçmak arzusundan
    Didar göstermeye Sultan gerektir

    N'iderim Uçmağı yahut huriyi
    Bana dergahına seyran gerektir

    Eğer Muhammed'e ümmet olursan
    Dilinde zikr ile Kur'an gerektir

    Namaz ü vird ü tesbih, zikr ü Kur'an
    İnayet bunlara Hak'tan gerektir

    Hakikat şerbetin içen aşıklar
    Başı açık, teni uryan gerektir

    Aşık Yunus bu sırrı anlayanın
    Ciğeri büryan, gözü giryan gerektir


    BANA SENİ GEREK SENİ

    Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni

    Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

    Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır
    Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni

    Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
    Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni

    Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek
    Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni

    Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar
    Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni

    Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri
    İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni

    Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum
    İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni


    BEN GELMEDİM DAVA İÇİN


    Benim bunda kararım yok, ben bunda gitmeğe geldim
    Bezirganem metaım çok, alana satmağa geldim

    Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için
    Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim

    Dost esrüğü deliliğim, aşıklar bilim neliğim
    Denşürüben ikiliğim, birliğe bitmeğe geldim

    Ol hocamdır ben kuluyum, Dost bağçesi bülbülüyüm
    Ol hocamın bağçesine, şad olup ötmeğe geldim

    Bunda biliş olan canlar, anda bilişirlermiş
    Bilişüben Hocamla, halim arzetmeğe geldim

    Yunus Emre aşık olmuş, Maşuka derdinden ölmüş
    Gerçek erin kapısında, canım arz etmeğe geldim


    BENİ İRŞAT EDEN


    Ağla gözüm ağla, gülmezem ayruk
    Gönül dosta gider, gelmezem ayruk

    Ne gam bunda bana, bin gez ölürsem
    Anda ölüm olmaz, ölmezem ayruk

    Yansın canım, yansın aşkın oduna
    Aksın kanlı yaşım aksın, silmezem ayruk

    Göyündüm aşk ile, ta kül olunca
    Boyandım rengine, solmazam ayruk

    Beni irşat eden mürşid-i kamil
    Yeter, bir el almazam ayruk

    Varlığım yokluğa denişmişem ben,
    Bugün, cana, başa kalmazam ayruk

    Fenadan bekaya göç eyler olduk
    Yüneldim şol yola, dönmezem ayruk

    Muhabbet bahrinin gavvası oldum,
    Gerekmez, Ceyhuna dalmazam ayruk

    Dilerim fazlından ayırmayasın
    Hocam, senden özge sevmezem ayruk

    Söyler aşık dilinden bunları Yunus
    Eğer aşık isem, ölmezem ayruk


    BİR BEN VARDIR BENDE


    Severim ben Seni candan içeru
    Yolum vardır bu erkandan içeru

    Şeriat, tarikat yoldur varana
    Hakikat meyvası andan içeru

    Dinin terk edenin küfürdür işi
    Ol ne küfürdür, imandan içeru

    Beni bende demen, ben de değilim
    Bir ben vardır bende, benden içeru

    Beni benden alana ermez elim
    Kim kadem basa Sultandan içeru

    Süleyman kuş dilin bilir dediler
    Süleyman var, Süleyman'dan içeru

    Tecelliden nasip erdi kimine
    Kiminin maksudu bundan içeru

    Senin aşkın beni benden alıptır
    Ne şirin dert bu, dermandan içeru

    Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana
    Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru


    BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE

    Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil
    Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil

    Bir gönül yaptın ise, er eteğin tuttun ise
    Bir gez hayr ettin ise, birine bin az değil

    Erden sana nazar ola, için dışın nur ola
    Beli kurtulmuştan ola, şol kişi kim gammaz değil

    Er odur alçak dura, ayak odur yola vara
    Göz odur ki Hakk'ı göre, gündüz gören göz değil

    Yunus Emre'm sözün satar, söze bal ü yağ katar
    Altmış bin sarrafa satar, yükü gevherdir koz değil


    BİR İLE BİR OL

    Bu sırrı ne bilsin usanlar, uyalar
    Ne varsın bu yola azıksız yayalar

    N'olaydı ben onu görsem bu göz ile
    Ne doysun bu gözler, doymaz kayalar

    Aşıklar elinde, diken yok gülünde
    Cevher çok gölünde dalanlar bulalar

    Geliniz varalım, Yusuf'u görelim
    Yüzünün nurundan, bin açlar doyalar

    Yunus sen bir olgil, bir ile bir olgil
    Bir olan aşıklar, bu sırdan duyalar


    BUNCA VARLIK VAR İKEN


    Kemdürür yoksulluktan nicelerin varlığı
    Bunca varlık iken, gitmez gönül darlığı

    Batmış dünya malına, bakmaz ölüm haline
    Ermiş Karun malına, zehi iş düşvarlığı

    Bu dünya kime kaldı, kimi berduhar kıldı
    Süleyman'a olmadı, anın berhurdarlığı

    Süleyman zembil ördü, kendi emeğin yerdi
    Anınla buldular anlar Peygamberliği

    Gel imdi Miskin Yunus, nen var Hakk'ka harc eyle
    Gördün elinden gider, bu dünyanın varlığı


    BIRAK İKİLİĞİ


    Sen sende iken menzil alınmaz
    Bahri olmadan gevher bulunmaz

    Er açtı yolu ayan eyledi
    Tolun ay doğdu, hergiz tolunmaz

    Er manasından, almayan cahil
    Taştandır bağrı hergiz delinmez

    Er urdu yare, zahmi belirmez
    Var! Bu yareme, merhem bulunmaz

    Mağripten maşrik erin gözüne
    Ayan görüne perde olunmaz

    Ko ikiliği, gel birliğe yet
    Bir olan canlar ayrı dölenmez

    Yunus, ver canını hak yoluna
    Can vermeyince canan bulunmaz


    CANA KIYAN GELSİN

    Bugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsin
    Bu aşk zehrin seve seve içübeni kanan gelsin

    Bugün meydan-ı aşk içre, çağırıp bir ün eyledim
    Müezzinlik bizim oldu, imam olduk uyan gelsin

    Kanaat hırkasın geydim, selamet başını çektim
    Melamet gömleğin biçtim, arif olup giyen gelsin

    Bu ummanda delim gevher;eğerçi var, ele girmez
    Bahası candır alınmaz, bugün cana kıyan gelsin

    İşit derviş bu sözümü, ne etmişem kendüzümü
    Hiçe satmışam özümü, bu cefaya doyan gelsin

    Suret nakşın yumak ile, gönül milki temiz olmaz
    Akıp rahmet suyu çağlar, gönül çirkin yuyan gelsin

    Yunus Emre anı görmüş, eline bir divan almış
    Alimler okuyamamış, bu manadan duyan gelsin


    CANLAR CANINI BULDUM

    Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun
    Assın ziyandan geçtim, dükkanım yağma olsun

    Ben benliğimden geçtim, gözüm hicabın açtım
    Dost vaslına eriştim, gümanım yağma olsun

    İkilikten usandım, birlik hanına kandım
    Derd-i şarabın içtim, dermanım yağma olsun

    Varlık çün sefer kıldı, Dost andan bize geldi
    Viran gönül hurd oldu, cihanım yağma olsun

    Geçtim bitmez sağınçtan, usandım yaz ü kıştan
    Bostanlar başın buldum, bostanım yağma olsun

    Yunus ne hoş demişsin, bal ü şeker yemişsin
    Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun

    Yunus Emre
     



  2. SeçiL Well-Known Member

    DAĞLAR İLE TAŞLAR İLE

    Dağlar ile, taşlar ile çağırayım Mevlam seni
    Seherlerde kuşlar ile, çağırayım Mevlam seni

    Sular dibinde mahi ile, sahralarda ahu ile
    Abdal olup "Ya Hu" ile, çağırayım Mevlam seni

    Gök yüzünde İsa ile, Tur dağında Musa ile
    Elimde asa ile, çağırayım Mevlam seni

    Derdi öküş Eyyup ile, gözü yaşlı Yakup ile
    Ol Muhemmed mahbub ile çağırayım Mevlam seni

    Hamd ü şükrullah ile, vasf-ı Kulhüvallah ile
    Daima zikrullah ile, çağırayım Mevlam seni

    Bilmişim dünya halini, terk ettim kıyl ü kalini
    Baş açık ayak yalın, çağırayım Mevlam seni

    Yunus okur diller ile, ol kumru bülbüller ile
    Hakkı seven kullar ile, çağırayım Mevlam seni


    DOST ELİNDEN ÖLÜRSEM

    Dost elinden ölürsem, hiç gümansız geru gelem
    Ganimet görem bu demi, can şükrane veri gelem

    Canın diri tutan kişi, Dost katından ırak düşer
    Feda kılam yüz bin canı, ıraklıktan beru gelem

    Cercis'leyin ol Dost beni, yetmiş gez öldürür ise
    Bin gez dahi ölür isem, yüz bin gez ileru gelem

    Yüz bin gez doğam uyagam, Dost burcunda cevlan kılam
    Hem Bunda olam, hem Anda, Bunda Anda varı gelem

    Yavu kılındım ne çare, yürürem dün gün avare
    Sorulara cevap budur, ben esrügem deyu gelem

    Bin yıl toprakta yatursam, ben komayam Enelhakkı
    Ne vakit gerek olursa, aşk nefesin uru gelem

    İnanmayan, gel sinime, Dost adını eyit, kıgır
    Kefen donum pare kılup, toprağımdan duru gelem

    Bundan böyle n'olasını, değme akil şerh etmeye
    Yunus eydür aşıklara, Dost haberin veri gelem


    ELHAMDÜ-LİLLAH

    Hak'tan gelen şerbeti içtik Elhamdü-lillah
    Şok kudret denizini geçtik Elhamdü-lillah

    Şu karşıki dağları, meşeleri bağları
    Sağlık safalık ile, aştık Elhamdü-lillah

    Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk
    Havalandık kuş olduk, uçtuk Elhamdü-lillah

    Vardığımız illere, şol sefa gönüllere
    Halka Taptuk manisin, saçtık Elhamdü-lillah

    Beri gel barışalım, yad isen bilişelim
    Atımız eyerlendi, eştik Elhamdü-lillah

    İndik Rum'u kışladık, çok hayr ü şer işledik
    Üş bahar geldi, geri göçtük Elhamdü-lillah

    Dirfilli pınar olduk, irkildik ırmak olduk
    Aktık denize daldık, taştık Elhamdü-lillah

    Taptuk'un tapusunda, kul olduk kapusunda
    Yunus miskin çiğ idik, piştik Elhamdü-lillah


    GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ

    Baştan Ayağa Yareyim ( Gel gör beni aşk neyledi )

    Gönlüm düştü bu sevdaya
    Gel gör beni aşk neyledi
    Başımı verdim kavgaya
    Gel gör beni aşk neyledi

    Ben yürürüm yana yana
    Aşk boyadı beni kana
    Ne akilim ne divane
    Gel gör beni aşk neyledi

    Mecnun oluben yürürüm
    Dostu düşümde görürüm
    Uyanır melul olurum
    Gel gör beni aşk neyledi

    Aşkın beni mest eyledi
    Aldı gönküm hasteyledi
    Öldürmeğe kast eyledi
    Gel gör beni aşk neyledi

    Gah eserim yeller gibi
    Gah tozarım yollar gibi
    Gah akarım seller gibi
    Gel gör beni aşk neyledi

    Akan sulayın çağlarım
    Dertli yüreğim dağlarım
    Yarim için ben ağlarım
    Gel gör beni aşk neyledi

    Benzim sarı, gözlerim yaş
    Bağrım pare, ciğerim baş
    Halden bilen dertli kardaş
    Gel gör beni aşk neyledi

    Miskin Yunus biçareyim
    Baştan ayağa yareyim
    Dost elinden avareyim
    Gel gör beni aşk neyledi


    GÜZEL KABETULLAH


    Hak müyesser etse de varsam
    Güzel Kabetullah sana
    Bakuben hayranın olsam
    Güzel Kabetullah sana

    Kara donuna bürünür
    Arş'la beraber görünür
    Sana varmayan yerinür
    Güzel Kabetullah sana

    Gümüşten kapı açmışlar
    Mermerlerle döşemişler
    Altın kuşak kuşatmışlar
    Güzel Kabetullah sana

    Kabenin çevresi dağlar
    Didar görmüş sular çağlar
    Aşık Yunus durmaz ağlar
    Güzel Kabetullah sana


    HAKİKATİN KAFİRİ


    Söylememen harcısı, söylemeğin hasıdır
    Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır

    Gönüllerin pasını ger sileyim der isen
    Şol sözü söylegil kim, ol söz hülasasıdır

    Kulil hak dedi Çalap, sözü doğru deyene
    Bugün yalan söyleyen, yarın utanasıdır

    Cümle yaradılmışa, bir göz ile bakmayan
    Şer'in evliyasıysa hakikatte asidir

    Şeriat haberini şerh ile eydem işit
    Şeriat bir gemidir, hakikat deryasıdır

    Ol geminin tahtası ne denlu muhkem ise
    Deniz mevci kati olucak uşanasıdır

    Bundan içeru haber işit, edeyin ey yar
    Hakikatin kafiri, şer'in evliyasıdır

    Biz talib-i ilmiz, aşk kitabın okuruz
    Çalap müderris bize, aşk hot medresesidir

    Evliya safa nazar ideli günden beru
    Hasıl oldu Yunus'a her ne kim olasıdır


    KABRE VARDIĞIM GECE


    Ya Rab n'ola halim, kabre vardığım gece
    Eyi olmazsa amelim, kabre vardığım gece

    Ya Rabbena yandırma, günahlara bandırma
    Çırağım söğündürme, kabre vardığım gece

    Ya Rabbena hayr eyle, Muhammed'e yar eyle
    Kabrimizi nur eyle, kabre vardığım gece

    Ya Rabbena tuş eyle, imanı yoldaş eyle
    Muhammed'e eş eyle, kabre vardığım gece

    Ya Rabbena şaşırtma, yüzüm üzre düşürtme
    Zebaniler üşürme, kabre vardığım gece

    Ya Rabbena eşimden, eşimden yoldaşımdan
    Aklı alma başımdan, kabre vardığım gece

    Derviş Yunus'un sözü, kan ağlar iki gözü
    Mahrum eyleme bizi, kabre vardığım gece


    KARA TOPRAĞIN ALTINDA

    Teferrüç eyleyu vardım, sabahın sinleri gördüm
    Karışmış kara toprağa, şu nazik tenleri gördüm

    Çürümüş, toprak olmuş ten, sin içinde yatar pinhan
    Boşanmış damariakmış kan, batmış kefenleri gördüm

    Yıkılmış sinleri dolmuş, evleri belirsiz olmuş
    Kamu endişeden kalmış, ne düşvar halleri gördüm

    Yaylalar yaylamaz olmuş, kışlalar kışlamaz olmuş
    Bar tutmuş, söylemez olmuş, ağızda dilleri gördüm

    Kimisi zevk ü işrette, kimi saz ü beşarette
    Kimi bela vü mihnette, dün olmuş günleri gördüm

    Soğulmuş şol kara gözler, belirsiz olmuş ay yüzler
    Kara toprağın altında, gül deren elleri gördüm

    Kimisi boynunu eğmiş, tenini toprağa salmış
    Anasına küsüp gitmiş, boynun buranları gördüm

    Kimi zari kılıp ağlar, zebaniler canın dağlar
    Tutuşmuş sinleri oda, çıkan tütünleri gördüm

    Yunus bunu kanda gördü, gelip bize haber verdi
    Aklım vardı, bilim şaştı;nitekim şunları gördüm


    MEDET

    Ey canıma cananım, ey derdime dermanım
    Alemlere sultanım, medet Allah'ım medet

    Bu derdim onmaz gibi, Azrail gülmez gibi
    Umduğum olmaz gibi, medet Allah'ım medet

    Dünyayı baki sandım, gaflet içinde kaldım
    Ölüm var imiş bildim, medet Allah'ım medet

    Gene zari kılayım, Çalabıma yalvarayım
    Allah'a sığınayım, medet Allah'ım medet

    Aşık Yunus kıl zari, günahın yuğsun Bari
    Göresin Peygamberi, medet Allah'ım medet


    MUHAMMED


    Canım kurban olsun Senin yoluna
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed
    Şefaat eyle bu kemter kuluna
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Mümin olanların çoktur cefası
    Ahirette olur zevk ü safası
    On sekiz bin alemin Mustafa'sı
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Yedi gökleri seyran eyleyen
    Kürsi'nin üstünde cevlan eyleyen
    Miraçta ümmetini dileyen
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Aşık Yunus n'eder dünyayı Sensiz
    Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümansız
    Sana uymıyanlar gider imansız
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed


    NE OLDU


    İster idim Allah'ı, buldum ise ne oldu
    Ağlar idim dün ü gün, güldüm ise ne oldu

    Erenler meydanında, yuvarlanır top idim
    Padişah çevganında kaldım ise ne oldu

    Erenler meclisinde deste kızıl gül idim
    Açıldım, ele geldim, soldum ise ne oldu

    Danişmentler, alimler medresede bulduyse
    Ben harabat içinde buldum ise ne oldu

    İşit Yunus'u, işit üş, yine deli oldu
    Erenler manasına daldım ise ne oldu


    NE VERİR İSEN ELİN İLE


    Eğriliğin koyasın, doğru yola gelesin
    Kibr ü kini çıkargil, erden nasip alasın

    Ne verir isen elin ile, şol varır senin ile
    Ben disem inanmazsın, varıcağaz bulasın

    Gönülde pas oturur, anda seni yitürür
    İçeru Şah oturur, girmezsin kim göresin

    On ikidir hücresi, dervazesi yedidir
    Anda iki dilber var, bilmezsin ki sorasın

    Biçare miskin Yunus, aşktan dava kılırsın
    Dost'tan haber gelicek, yüz sürüyü varasın


    NE SÖYLERLER, NE BİR HABER VERİRLER


    Yalancı dünyaya konup göçenler
    Ne söylerler, ne bir haber verirler

    Üzerinde, türlü otlar bitenler
    Ne söylerler, ne bir haber verirler

    Kimisinin üstünde biter otlar
    Kiminin başında sıra serviler

    Kimi masum, kimi güzel yiğitler
    Ne söylerler, ne bir haber verirler

    Toprağa gark olmuş nazik tenleri
    Söylemeden kalmış, tatlı dilleri

    Gelin, duadan unutman bunları
    Ne söylerler, ne bir haber verirler

    Yunus der ki, gör takdirin işleri
    Dökülmüştür kirpikleri kaşları

    Başları ucunda hece taşları
    Ne söylerler, ne bir haber verirler

    Yunus Emre
     
  3. SeçiL Well-Known Member

    OL SAHİB-İ KUR'AN BENEM

    Ol kadir-i kün feyekün, lütf edici Sübhan benem
    Kesmeden rızkını veren, cümlelere Sultan benem

    Nutfeden adem yaratan, yumurtadan kuş türeten
    Kudret dilini söyleten, zikr eyleten Sübhan benem

    Kimisini zahit kılan, kimisine füsk işleten
    Ayıplarını örtücü, ol delil ü bürhan benem

    Benem ebet, benem beka, ol kadir-i hak mutlaka
    Yarın hızır ola saka, anı kılan gufran benem

    Ete;deri sügük çatan, ten perdelerini tutan
    Kudret işim çoktur benim, hem zahir ü ayan benem

    Hem batınem hem zahirem, hem evvelem, hem ahırem
    Bu cümlesini yaratıp, tertip eden Yezdan benem

    Yoktur anda tercüman, andaki iş bana ayan
    Bin bir adı vardır Yunus, ol sahib-i Kur'an benem


    SEN DERVİŞ OLAMAZSIN

    Dervişlik der ki bana
    Sen derviş olamazsın
    Gel ne deyeyim sana
    Sen derviş olamazsın

    Derviş bağrı baş gerek
    Gözü dolu yaş gerek
    Koyundan yavaş gerek
    Sen derviş olamazsın

    Döğene elsiz gerek
    Söğene dilsiz gerek
    Derviş gönülsüz gerek
    Sen derviş olamazsın

    Dilin ile şakırsın
    Çok mailer okursun
    Vara yoğa kakırsın
    Sen derviş olamazsın

    Kakımak varmışsa ger
    Muhammet de kakırdı
    Bu kakımak sende var
    Sen derviş olamazsın

    Doğruya varmayınca
    Mürşide yetmeyince
    Hak nasip etmeyince
    Sen derviş olamazsın

    Derviş Yunus gel imdi
    Ummanlara dal imdi
    Ummana dalmayınca
    Sen derviş olamazsın


    SENSİN BİZE BİZDEN YAKIN


    Sensin bize bizden yakın, görünmezsin hicap nedir
    Çün aybı yok görklü yüzün, üzerinde nikap nedir

    Sen eyittin ey Padişah, yehdillahü limen yeşa
    Şerikin yok senin haşa, şuçlu kimdir ikap nedir

    Levh üzere kimdir yazan, azdıran kim, kimdir azan
    Bu işleri kimdir düzen, bu suale cevap nedir

    Rahimdürür senin adın, rahimliğin bize dedin
    Mürşitlerin mücdeledi, lataknetu hitap nedir

    Bu işleri sen bilirsin, sen verirsin, sen alırsın
    Ne kim kıldım çün bilirsin, ya bu soru hisap nedir

    Kani bu mülkün sultanı, bu ten ise kani canı
    Bu göz görmek diler anı, bu mebde ü mead nedir

    Yunus bu göz anı görmez, görenler hot haber vermez
    Bu menzile akıl ermez, bu kovduğun serap nedir


    VAY ANA KİM

    Aşıkları Tamu'su yandırmıya
    Uçmağına bular baş indirmiye

    Yedi Tamu bir aha katlanmıya
    Yedi deniz aşk odun söndürmiye

    Bin bir bela çekmeyince Nuh gibi
    Tufanında gemiye bindirmiye

    İsmail gibi kurban olmayınca
    Cebril güzel koçu indirmeye

    Musa gibi çobanlık etmeyince
    Kelimim deyu Tur'a göndermiye

    Yunus imdi dal bu mana gencine
    Vay ana kim Allah uyandırmıya


    YETMİŞ İKİ MİLLETTE


    Gayrıdır her milletten bu bizim milletimiz
    Hiç dinde bulunmadı, din ü diyanetimiz

    Bu din ü diyanette, yetmiş iki millette
    Dünya vü ahirette, ayrıdır ayatımız

    Tahir suya banmadan, el ayak deprenmeden
    Baş sücuda inmeden, kılınır taatımız

    Ne rüku vardır, ne sücut, ne kıble vardır, ne mescit
    Daima ol dostla becit olur münacatımız

    Gerek Kabeye varalım, gerek mescide girelim
    Gerek su ile yunalım, çün bile illetimiz

    Su ne kadar arıda, yavuz huyun bile
    Meğer bizi pak ide, Haktan inayetimiz

    Kimin sırrın kim bile, çün erilmez bu hale
    Yarın ana belli ola, Müslüman mürtedimiz

    Yunus canı yenile, kim dostluğun anıla
    Ansızın bir ün gele, bilesin kudretimiz


    İNCİL İLE KUR'ANI

    Mana denizine daldık, vücut seyrini kılduk
    İki cihan serteser, cümle vücutta bulduk

    Gece ile gündüzü, gökte yedi yıldızı
    Levhte yazılan sözü, cümle vücutta bulduk

    Musa'nın çıktığı Tur'u, gökteki Beytülmamuru
    İsrafil'deki Suru, cümle vücutta bulduk

    Tevrat ile İncil'i, Furkan ile Zebur'u
    Kur'andaki Ayeti nuru, cümle vücutta bulduk

    Yüce görünen gökleri, göklerdeki melekleri
    Yetmiş bin hicapları, cümle vücutta bulduk

    Yedi göğü, yedi yeri, bu dağları, denizleri
    Uçmak ile Tamu'yu, cümle vücutta bulduk

    Yunus'un sözleri hak, cümlemiz dedik sadak
    Kanda istersen anda bak, cümle vücutta bulduk


    YUSUF BULUNUR KEN'AN BULUNMAZ


    Bir ne derttir ana derman bulunmaz
    Ya bu ne yaredir zahmı belirmez

    Yitürdüm Yusuf'um Ken'an elinde
    Yusuf'um bulundu, Ken'an bulunmaz

    Beyim arif isen, var sen yolunca
    Bunda başlar yiter, kanlar sorulmaz

    Manisiz kişiden hiç nesne gelmez
    Kovası yok kuyudan su çekilmez

    Kuyu cismindürür mani kovası
    Çekerler kovayı suyu belirmez

    Erenler kapısı, mürüvvet kapısı
    Sıtk ile gelenler, mahrum gülünmez

    Yunus bu manide gark oldu gitti
    Geri gelmekliğe aklı belirmez


    YÜZ BİN PEYGAMBER


    Hor bakma sen toprağa, toprakta neler yatur
    Kani bunca evliya, yüz bin Peygamber yatur

    Cennette buğday yiyen, gaflet gömleğin giyen
    Hem dünyaya meyleden, Adem Peygamber yatur

    Arkasiyle kum çeken, göz yaşıyle yuğuran
    Kabeye temel kuran, Halil Peygamber yatur

    Vücudunu kurt yiyen, kurt yedikçe şükreden
    Belalara sabreden, Eyyup Peygamber yatur

    Balık karnında yatan, deryaları seyreden
    Kabak kökün yastanan, Yunus Peygamber yatur

    Kuyuda nihan olan, kul deyüben satılan
    Mısır'a sultan olan, Yusuf Peygamber yatur

    Yusuf'un yavu kılan, kurt ile davi kılan
    Ağlayıp göğsüz kalan, Yakup Peygamber yatur

    Asasın ejder eden, bahre urup yol eden
    Fir'avnı helak eden, Musa Peygamber yatur

    Ol Allahın habibi , dertlilerin tabibi
    Enbiyalar serveri, Resul Muhammed yatur

    Hayber kal'asın yıkan, kafiri oda yakan
    Şahinler gibi bakan, Ali gibi er yatur

    Ata ana gülleri, Kur'an okur dilleri
    Fatm'ana oğulları;Hasan, Hüseyin yatur

    İğnesin suya atan, balıklara getirten
    Tacın tahtın terkeden, İbrahim Ethem yatur

    Gündüzler saim olan, geceler kaim olan
    Ariflerin sultanı, Bayzit Bestami yatur

    Hakikat erleri, geçti dünyadan, her biri
    Konyada;ol Mevlana Hüdevandigar yatur

    Çoktur Hakkın has kulları, fikr eyle bunları
    Saysam erenleri, görsen ne sultanlar yatur

    Yunus sen de ölürsün, kara yere girersin
    Kara yer altında, çok günahkar kullar yatur


    İZİNİN TOZUNA SÜRSEM YÜZÜMÜ

    Arayu arayu bulsam izini
    izinin tozuna sürsem yüzümü
    Hak nasip eylese görsem yüzünü
    Ya Muhammed canım arzular seni

    Bir mubarek sefer olsa da gitsem
    Ka'be yollarında kumlara batsam
    Hup cemalin bir gez düşte seyretsem
    Ya Muhammed canım arzular seni

    Zerrece kalmadı kalbimde hile
    Sıtk ile girmişim ben hak yola
    Ebubekir, Ömer, Osman da bile
    Ya Muhammed canım arzular seni

    Ali ile Hasan Hüseyin anda
    Sevgisi gönülde, muhabbeti canda
    Yarın mahşer gününde, ulu divanda
    Ya Muhammed canım arzular seni

    Arafat dağıdır bizim dağımız
    Anda kabul olur bizim duamız
    Medine'de yatar Peygamberimiz
    Ya Muhammed canım arzular seni

    Yunus meth eyledi seni dillerde
    Sevilirsin bütün gönüllerde
    Ağlaya, ağlaya gurbet ellerde
    Ya Muhammed canım arzular seni


    ŞOL CENNET'İN IRMAKLARI

    Şol cennet'in ırmakları
    Akar Allah deyu deyu
    Çıkmış İslam bülbülleri
    Öter Allah deyu deyu

    Salınır Tüba dalları
    Kur'an okur hem dilleri
    Cennet bağının gülleri
    Kokar Allah deyu deyu

    Kimi yiyip kimi içer
    Hep melekler rahmet saçar
    İdris Nebi hulle biçer
    Biçer Allah deyu deyu

    Altındadır direkleri
    Gümüştendir yaprakları
    Uzandıkça budakları
    Biter Allah deyu deyu

    Aydan arıdır yüzleri
    Misk ü amberdir sözleri
    Cennet'te huri kızları
    Gezer Allah deyu deyu

    Hakka aşık olan kişi
    Akar gözlerinin yaşı
    Pür nur olur içi dışı
    Söyler Allah deyu deyu

    Ne dilersen Hak'tan dile
    Kılavuzla gir doğru yola
    Bülbül aşık olmuş güle
    Öter Allah deyu deyu

    Açıldı gökler kapısı
    Rahmetle doldu hepisi
    Sekiz cennet'in kapısı
    Açılır Allah deyu deyu

    Rıdvan-dürür kapı açan
    İdris-dürür hülle biçen
    Kevser şarabını içen
    Kanar Allah deyu deyu

    Miskin Yunus var Yarına
    Koma bu günü yarına
    Yarın Hakk'ın divanına
    Varam Allah deyu deyu


    ŞÖYLE GARİP BENCİLEYEN


    Acep şu yerde var mı ola
    Şöyle garip bencileyin
    Bağrı başlı, gözü yaşlı
    Şöyle garip bencileyin

    Gezdim Rum ile Şam'ı
    Yukarı elleri kamu
    Çok istedim, bulamadım
    Şöyle garip bencileyin

    Bendeler garip olmasın
    Firkat oduna yanmasın
    Hocam kimseler olmasın
    Şöyle garip bencileyin

    Bir garip ölmüş diyeler
    üç günden sonra duyalar
    Soğuk su ile yuyalar
    Şöyle garip bencileyin

    Söyler dilim ağlar gözüm
    Gariplere göyner özüm
    Meğer ki gökte yıldızım
    Ola garip bencileyin

    Nice bu dert ile yanam
    Ecel ere bir gün ölem
    Meğer ki sinimde bulam
    Şöyle garip bencileyin

    Emrem Yunus biçare
    Bulunmaz derdine çare
    Var imdi gez şardan şare
    İste garip bencileyin


    ŞÖYLE SANIRLAR BENİ

    Sofuyum halk içinde tesbih elimden gitmez
    Dilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez

    Boynumda icazetim, riya ile taatim
    Edişem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmez

    Hoş dervişem sabrım yok, dilimde ezkarım çok
    Kulağımdan gireni, hergiz içim işitmez

    Görenler elim öper tac ü hırkama bakar
    Şöylece sanırlar beni zerrece günah etmez

    Taşımda ibadetim, sohbetim hoş taatim
    İç pazara gelince, bin yıllık ayyar etmez

    Dışım derviş, içim boş, dilim tatlı, sözüm hoş
    İlla ben ettiğimi, dinin denşüren etmez

    Görenler sofu sanır, selam verir utanır
    Anca iş koparaydım, el erüben güç yetmez

    Söylersem marifeti saluslanırım kati
    Miskinliğe dönmeğe, gönlümden kibir gitmez

    Yunus eksikliğini Çalabına arzeyle
    Anın keremi çoktur, sen ettiğin ol etmez.

    Yunus Emre
     

Sayfayı Paylaş