Yunus Emre Şiirlerinde Ne Anlatıyor

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 24 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Yunus Emre şiirlerinde neleri anlatıyor?

    Yunus Emre’ye göre hayat, geçmiş ile gelecek yani ezel ile ebed arasında yapılan bir seyahattir . Yunus, hayatı tasavvuf felsefesinin bu temel alegorisi yani benzetmesi çerçevesinde kavrar ve şiirlerinde bu alegoriden doğan birçok imaj kullanır. Mutasavvıflar insanın aslî macerasını yani dünyaya geliş ve gidişini bir daire hareketi gibi hayal etmişlerdir. Devr nazariyesine göre manevî âlemden maddî âleme gelen ruhlar, tekrar ilk ve aslî vatanlarına geri dönerler. Maddî âleme inen ruhların izlediği yola kavs-i nüzûl, dönüşte izlenen yola kavs-i urûc adını vermişlerdir. Bu iki kavis, yarım daire bir daire teşkil eder. Devr, bu daire hareketini tamamlamaktır . Tasavvufta kullanılan sâlik, rehber, menzil, misâfir, sefer, teferrüc, seyr…. gibi kavramlar aynı alegoriye bağlıdır. Tasavvuf düşüncesinde önemli bir yeri olan hal ve makam kavramları, yol imajına dayanır, basitten karmaşığa doğru belli menzillere ulaşmayı ifade eder. Bu yolculuktaki konaklama yerlerine makam veya menzil denir. Tasavvufun bu temel alegorileri, Yunus Emre’nin temlerini olduğu kadar üslûbunu da belirlemiştir: Yol ve seyahat alegorilerinden doğan harekete dayalı imajlar, Yunus’un şiir sanatının en belirgin niteliğidir.

    Aşk: Yunus Emre’nin şiirlerinde tasavvufî aşk, aslî temdir. Şâir, bu soyut kavramı ifade ederken ateş, içki, cinnet gibi klasikleşmiş olan istiârelerle birlikte oldukça orijinal olan hareket imajlarından ve tasvirlerinden yararlanmıştır

    Yunus Emre gibi Hak âşıklarının, vahdet-i vücuda mensup evliyanın sözleri ancak teville anlaşılır.

    Yunus Emre diyor ki:

    Cennet Cennet dedikleri,
    Birkaç köşkle, birkaç huri
    İsteyene ver sen anı.
    Bana seni gerek seni.

    Böyle sözleri bir veli söylerse, o zaman tevil edilir. Yunus Emre bu sözleriyle, (Ben yalnız Cennete gitmek niyetiyle değil, sırf senin rızan için ibadet ediyorum) demek istiyor. Zaten her müminin de, Allah rızası için ibadet etmesi gerekir. Sadık kul, cenab-ı Hakka hep (Senin rızan, senin rızan) der. Bunun için aşık Yunus da (Bana seni gerek seni) diyor. Hallac-ı Mansurun (Enel Hak) demesi de böyle tevil edilir. Bu sözüyle (Ben yokum, Allah vardır) demek istiyor.

    Vecd ve hal sahipleri, tasavvuf sarhoşluğu ile şuurlarını kaybettikleri zaman, sözlerinde ve işlerinde mazur olurlar. Tasavvuf sarhoşlarının dine uymayan sözlerine ve işlerine, başkalarının uymaları caiz değildir. Kendileri günaha girmezlerse de, bunlara uyanlar günaha girer. (Merec-ül-bahreyn)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâyı istemek ve sevmek, ahireti istemek ve sevmektir. Çünkü Allahü teâlâya kavuşmak, ahirette vâd edilmiştir ve Allahü teâlânın kulundan rızası, ahirette belli olacaktır. Hak teâlâ, ahireti sever. Beğenilenden yüz çevirmek, sekrdir. Allahü teâlânın davet etmesine ve beğenmesine karşı gelmektir. Yunus suresinin 25. âyetinde (Allahü teâlâ, Dar-üs-selama [Cennete] çağırıyor) buyurmaktadır. Allahü teâlâ, ahirete çağırmaktadır. Ahiretten yüz çevirmek, Hak teâlâya karşı gelmek olur. Onun beğendiği şeyi ortadan kaldırmaya uğraşmak olur. (1/302)

    Büyükler, Cenneti, Allahü teâlânın razı olduğu yer olduğundan ve Cenneti isteyenleri sevdiği için, isterler. Cehennemden sakınmaları da, Allahü teâlânın gazap ettiği yer olduğu içindir. Yoksa Cenneti istemeleri, nefislerine tatlı geldiği için değildir. Cehennemden kaçınmaları, orada azap ve sıkıntı olduğu için değildir. Çünkü bu büyükler, sevgilinin yaptığı her şeyi güzel görür. Bunları kendilerinin, matlubu, maksadı bilirler.

    Yunus Emre aynı şiirinde diyor ki:

    Aşkın ile yanıyorum, bana seni gerek seni
    Adını hep anıyorum, bana seni gerek seni

    Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni.

    Aşkın aşığı öldürür, aşk denizine daldırır
    Arananı buldurur, bana seni gerek seni

    Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
    Sensin benim hep endişem, bana seni gerek seni.

    Âşıklara Mevla gerek, Mecnunlara Leyla gerek
    Sofulara Cennet gerek, bana seni gerek seni

    Eğer beni öldürseler, külüm göğe savursalar
    Toprağım yine çağıra bana seni gerek seni.

    Yunus Emre benim adım, gün geçtikçe artar odum
    İki cihanda maksudum bana seni gerek seni.
     



Sayfayı Paylaş