Yunan Mitolojisi Sözlüğü

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 10 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Adonis : bazı kaynaklarda Afrodit'in oğlu, bazılarında ise sevdiği kişi olarak gösterilmektedir. Mitolojide güzelliği ile meşhur bir delikanlıdır, hakkında çeşit çeşit rivayetler vardır. Yunalılar onu çiçekli ve neşeli ilkbaharın sembolü olarak kabul ederlerdi. Bir rivayete göre Adonis vahşi domuz avı sırasında ölmüştü. Afrodit bu acıya dayanamamış, Zeus'tan onu görmesine izin vermesini rica etmiş. Zeus Adonis'e yılın bir kısmını Afrodit'in yanında, geri kalan kısmını ise yer altı ölüler dünyasında geçirmesini izin vermişti. Adonis saklandığı yer altı dünyasından çıktığı zaman güzel günler başlıyor, çiçekler açıyor, ilkbahar başlıyordu. Onun hayatı tıpkı çiçekler gibi sınırlıydı, kısa sürüyordu. Çünkü Adonis açılıp güldüğü, gençliğin en güzel ve parlak çağına ulaştığı gün ölüyordu. Onun ölümüyle Afrodit ve periler yas tutar, göz yaşı dökerlerdi. Neşeli ilkbahar ve yaz mevsiminden sonra bu nedenle kasvetli ve yağmurlu son bahar gelir.

    Agamemnon : Yunan mitolojisinde Miken kralı, Sparta Kralı Menelaos'un büyük kardeşi, orduları Truva (Troya) savaşına götüren kumandan. Atreus ve Aerope'nin oğludur. Yunan orduları Avlid'de Truva'ya yola çıkmak için toplandıklarında hiç rüzgar olmadığına göre Agamemnon Av Tanrısı Artemis rüzgarları serbest bıraksın diye kızı Iphigenia'yı kurban verdi. İphigenia, kurban olarak kesileceği sırada Artemis, bir dişi geyik göndererek kızın yerine onu kurban ettirtti ve kızı Artemis tapınağına rahibe yaptı. Böylece Artemis rüzgarları serbest bıraktı. Truva savaşında kazanılan zaferden sonra Agamemnon güzel Kasandra'yı da yanına alıp evine döndü. Agememnon'un karısı Klytaimnestra sevgilisi Aigisthos ile birlikte Agememnon'u öldürdüler. Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.

    Agathodaimon : Eski Yunan aile inançlarında toprağa bereket, şehirlere bolluk veren Lütuf Tanrısıdır. Yunanca Agatha : iyi; daimon : ruh anlamına gelir. Eski bir Yunan yazarı onun bir elinde şarap kadehi, diğer elinde ise buğday başakları tutan bir insan şeklinde göründüğünü anlatır. Sık sık Agathodaimon'un yılan (eve bereket getiren sembol) şeklinde olduğu düşünülürdü.

    Aias : (Aiaks, Ayaks) Troya savaşının iki kahramanının adı. Büyük Ayaks Salamis Kralı Telamon'un oğludur. Akhilleus'tan sonra ikinci büyük kahraman olarak anılmaktadır. Akhilleus öldükten sonra onun savaştan elde ettikleri Odysseus'a verilince Ayaks intihar etti. Küçük Ayaks Lokris'li oğludur, cesurluğu ve hızlı koşması ile ün kazanmıştı. Troya savaşına kırk gemi ile katılmıştır.

    Aigeus :
    (Eegeus) : Atina Kralı Theseus'un babası. Theseus Minotauros'a karşı kazandığı zaferden dönerken, gemisine zafer işareti olarak beyaz yelken çekmediği için, babası oğlunun yenildiğini zannederek kendini denize attı, intihar etti. O günden beri bu denize Ege Denizi dendi.

    Akheron : (Akheront) Antik mitolojide yer altı dünyasının, cehennemin ırmağı. Aynı zamanda Akherus bataklığından çıkan ve İonia (Yunan) denizine dökülen katranlı bir nehre de verilen addır.

    Akhilleus : (Achilles) Peleus ile Tethys'in oğlu. Homeros'un İlyada'sı ile başka epopelerde adı geçen ünlü Yunan kahramanı. Annesi Tethys onu yara almaz kılmak için, topuğundan tutarak Styks ırmağına daldırdı. Bu sebepten kahramanın, suya batmamış olan topuğundan başka, hiçbir yerine ok işlemez, kılıç kesmezdi. Onu Kentor Khiron eğitti, ok atmasını, yara tedavisini öğretti. Onu cesur, atılgan bir kahraman yapmak için, aslan iliği ile besledi. Bu yüzden Akhilleus, altı yaşına basınca, aslanları öldürmeye, koşan geyikleri yakalamaya başladı. Akhilleus'i Troya savaşında savaşması için ikna etmek pek zor olmadı. Kaderinde iki hayattan biri vardı : ya kısa, fakat şan ve şerefli bir hayat sürecek, yada uzun, fakat sönük yaşayacaktı. Akhilleus tereddüt etmeden birinciyi seçti ve kaderini belirlemiş oldu, Paris tarafından öldürüldü. Homeros'a göre Akhilleus Yunanların en büyük kahramanıdır.

    Akteon : (Aktaion, Aktaeon) Aristeos ile Kadmos'un kızı Autonoe'nin oğludur. Yunan mitolojisinde ünlü bir avcıdır. Rivayete göre Akteon Av Tanrıçası Artemis'i yüzerken çıplak gördüğü için Artemis onu geyiğe çevirdi.

    Alkestis : (Alceste) : Apias ile Anaksibia'nın kızı ve Kral Admestos'un karısı. Apollon oğlunun öcünü almak için Kyklopları öldürdüğünde ölümlü birine hizmet etmek üzere cezalandırılmış ve Admestos'un sürülerine çobanlık etmeye gönderilmişti. Hizmeti sırasında Admestos'un geniş kalpliliği karşısında etkilenmiş ve Moirlerden onun yaşamını uzatmalarını istemişti. Moirlerin bir şartı vardı; eğer Admestos'un yerine bir kişi kendini feda edip yaşamından vazgeçerse Apollon'un bu isteği yerine gelecekti. Kendini feda eden kişi karısı Alkestis oldu. Rivayete göre Alkestis'in bu fedakarlığından etkilenen yer altı Tanrıları onu yeniden yaşama döndürmüşler. Başka bir rivayete göre ise Alkestis'i yaşama Herakles döndürdü.

    Alkyone : (Halkyone) : Rüzgarların Tanrısı (Ailos : Eole)'nin kızı ve Keyk'ın karısı. Keyk, bir deniz kazasında öldüğünde karısı Halkyone, kocasının yokluğuna dayanamadı. O da kendisini kaldırdı, denize attı. Tethys, birbirine bağlı olan bu eşlere acıdı, onları Halkiyon adı verilen bir çift deniz kuşuna çevirdi. Kış ortasındaki 2 güneşli haftaya Halkiyon günleri adını verdiler. Söylentilere göre bu günlerde Halkyone'nin dalgaların üzerindeki yuvasında yumurtalarını bırakabilmesi için Eole rüzgarları dindirir.

    Amaltheia : Zeus'u sütüyle beslemiş olan keçi. Rheia Zeus'u Girit adasında bir mağarada Kronos'tan sakladı. Zeus burada sihirli keçi Amaltheia'nın sütü ile beslendi.

    Amazonlar :
    Amazonlar, mitoloji kahramanlarına denk savaşçı kadınlardır. Eski Anadolu'nun kuzeydoğusunda Karadeniz kıyısına yakın bir yerde yaşadıkları düşünülür. Aralarında hiç erkek bulunmayan bu kadınlar, müstakil bir devlet kurmuş, Thermodon (Terme Çayı) kıyısında Themiskyra şehrinde bir kraliçenin idaresi altında yaşarlarmış. Herakles ve Theseus Amazonlarla savaşmışlardı. Truva savaşı sırasında amazon kadınları Truvalılar'ın tarafında savaşmış ve bu savaşta kraliçeleri Penthesileia ise Akhilleus tarafından öldürülmüştü.

    Ambrosia : Eski Yunanlara göre Olympos Tanrılarının yiyeceği. Mitolojiye göre, baldan tatlı ve güzel kokulu olan bu gıdadan yiyenler ölümsüzlük kazanıyorlardı.

    Amphitrite : Denizler Tanrısı Poseidon'un karısı. Okeanos'la deniz Tanrılarından olan Nereus'un kızı. Poseidon : Amphitrite evliliğinden bir çok deniz perisi, yarı at yarı insan Triton doğdu.

    Ananke : Eski mitolojide Zaruret, Zorunluluk ve Kader Tanrıçası. Oprhic kültünün başlangıcına dek nadiren tapılan bir Tanrıçaydı. İnsan şeklinde olduğu düşünülmüştür. Romalılar ona Necessitas demişler.

    Andromakhe : Thebae Campus bölgesinin prensi Eetion'un kızı, Hector'un karısı. Truva savaşı sırasında babası, kardeşleri ve kocası Akhilleus tarafından öldürülmüştü. Troya prensi Hector'dan olan oğlu da Yunanlılar tarafından öldürülmüş, bahtsızlığını büsbütün artırmıştı. Troya'ya giren Yunanlılar, sağ kalanları da esir olarak götürdükleri zaman, bahtsız Andromakhe, Akhilleus'un oğlu, Neoptolemos'un hissesine düşmüştü. Neoptolemos'un ölümünden sonra Andromakhe Hector'un kardeşi Helen'le evlenmiştir.

    Antaios : (Anteos) : Yunan mitolojisinde Libyalı dev, Poseidon ile Toprak Ana Gaia'nın oğlu. Herakles onunla savaştığında zorlanmış, sonradan Antaios'un gücünü üzerine düştüğü Toprak Anadan aldığını anlamış ve onu topraktan ayırarak boğmuştur.

    Antenor : Troya Kralı Priam'ın arkadaşı. Yunanlarla gizlice anlaşmış olup Troya'ya ihanet ettiği söylenir.

    Aphrodite : (Afrodit, Venüs), aşk ve güzellik Tanrıçası. En güzel Tanrıça şüphesiz kızıl saçlı Afrodit'ti. Afrodit aşk Tanrıçası olup, insanların birbirlerine sevgi ile yaklaşması için üzerlerine aşk iksirini damlatan, çiçekleri ve ağaçları baharda rengarenk donatarak,doğayı canlandıran üretken bir Tanrıçadır. O ateş Tanrısı olan ve çok sanatkar, ancak topal ve çok fazla yakışıklı sayılmayacak bir görünüme sahip olan Hephaistos ile evlenmiş. Afrodit ve Hephaistos'la ilgili mit her ikisinin de temsil ettikleri sanat ve aşk kol kola olması gerektiğini vurgulamaktadır. Güzellik, Aphrodite'yle gelirdi. Rüzgarları fırtına bulutları onu görünce kaçar, çiçekler toprağı süsler, denizin dalgaları kahkahalar atardı. Onsuz sevinç de, mutluluk da olmazdı. Güzel Tanrıça Afrodit'in adı Homeros'un İlyada'da anlattığına göre Truva (Troya) savaşının başlama nedeni olarak anılmaktadır. Ağaçlardan mersin ağacını, hayvanlardan kumruyu, bazen de serçe ile kuğuyu korurdu.

    Apollon :
    (Phebus) Zeus ile Leto'nun (Latona) oğlu, Artemis'in kardeşi. Olimpos Tanrıları içinde güzel sanatlar ve gün ışığının Tanrısı olarak saygınlığını kazanır. Olymposluları altın liriyle eğlendiren, çok uzaklara ok atabilen, hastaları iyileştiren, iğleştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yayın efendisi okçu Tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir. Apollon'un ağacı defneydi.Yaratıların çoğu onun için kutsaldı; ama yunus ile kargaya ayrı bir sevgi beslerdi. Karanlık nedir bilmeyen ışık Tanrısı, yalan nedir bilmeyen doğruluk Tanrısı olarak da tanımlanmıştır.

    Arakne :
    (Arachne) Lydya'lı güzel bir kız. Kendini, Tanrıça Athena'dan üstün gördüğü için örümceğe çevrildi.

    Ares : (Mars) : Savaş Tanrısı. Zeus ile Hera'nın oğlu. Homeros'a göre, son derece katı yürekli, kinci bir Tanrıdır. Arkadaşları olan Deimos 'korku', Enyo 'Felaket'; Phobos 'Dehşet'; Eris 'Kavga' ve ölüm Tanrıları Kerler ile Ares'in yanından hiç ayrılmazdı. Yunanlılar Ares'i pek sevmezlerdi ve bu nedenle onun tapınağına rastlamak imkansızdır. Romalılara göre ise Mars üstün, soylu bir görünüşü olan hiç yenilmeyen bir Tanrıydı. Kuşlardan akbaba, hayvanlardan köpek Ares'e aitti.

    Argos :
    (Arg, Argus) Yunan mitolojisinde bir çok karakterin adı. 1. Argos : Her şeyi gören yüz gözlü dev. Hera için çalışırdı. Argos Rüzgar Tanrısı Hermes tarafından öldürülmüş, gözleri ise Hera'nın şerefine tavus kuşunun tüylerini süslemişti. 2. Argos : Friks kralının oğlu, Argo isimli gemiyi yapmış. 3. Argos : Odysseus'un köpeği, Odysseus yıllar sonra vatanı Ithake'ye döndüğünde onu tanımış ve sevincinden ölmüştü. 4. Argos : Zeus ile Niobe'nin oğlu. 5. Argos : Argolis bölgesinin baş şehri

    Arethusa : Yunanistan'da akan Alpleis nehrinin perisi. Nehir Tanrısı Alpherios onun güzelliğine hayran olur ve onu yakalamak ister. Arethusa Sicilya yakınlarındaki Ortygia adasına kadar koşar ve orada Tanrıça Artemis'in yardımını ister. Artemis, peri kızını, bu vurgun avcının takibinden kurtarmak için onu Ortygia adasında bir çeşmeye çevirir. Alpherios'a da acır onu Yunan denizine döken bir nehre çevirir.

    Ariadne :
    (Ariane) Yunan mitolojisinde Girit Kralı Minos ile Pasiphane'nin kızı. Ariadne Minotauros'u öldürmek amacıyla Girit adasına gelen Theseus'a aşık olmuş ve ona labirentte kaybolmamasını sağlayan ip vermiş. Minotauros'u öldüren Theseus Ariadne'yi kendisi ile götürmüş, sonra da Naksos adasında terk etmiş. Adada kalan Ariadne Dionysos'le evlenmiş. Bir başka rivayete göre Ariadne adada Artemis tarafından öldürülmüş.

    Artemis : (Diane) : Zeus ile Leto'nun (Latona) kızı, Apollon'un kız kardeşi. Av Tanrıçasıdır. Selvi onun için kutsaldır. Yabani hayvanların hepsini, özelliklede geyiği, sever.

    Asia : (Asie) : Irmak Tanrısı. İapetos ve Asie'den gök kubbesini sırtında taşıyan Atlas, Menoetios, Epimetheus, Prometheus doğmuşlar.

    Asklepios : (Esculope) : Sağlık ve Hekimlik Tanrısı. Apollon'un oğludur. Asklepios'un tapınaklarına Asklepion denir. Bunlar aynı zamanda İlkçağın hastaneleridir. Asklepios'un yılanlarla sarılmış asası bugün de hekimliğin simgesidir.

    Athena : (Minerva) : Eski Yunanlara göre, Athena üretici zekanın ve adaletli savaşların Tanrıçasıdır. Ülkeyi saldırılardan koruyan bir Tanrıçaydı Athena. Bir başka özelliği, Şehir Tanrıçası olmasıydı; uygarlığın, el sanatlarının, tarımın koruyucusu, dizginin yaratıcısıydı; atları ilk ehlileştiren oydu. Onun şerefine şehirlerine Athena adını vermişler. Yılan ve baykuş Tanrıçanın sembolleridir. Bir adı da Pallas'tır.

    Atlantis : (Atlantide) : Batmış bir ülke. Eflatun'un (Platon'un) Kritias ve Tiamos adındaki eserlerinde anlattığına göre, denize gömülüp yok olmuş büyük bir ada.

    Atlas :
    İapetos ve Asie'nin (Klymene'nin) oğulları, Menoetios, Epimetheus ve Prometheus'un kardeşi. Pleione Hyas ile Hesperos'un babası. Homeros'a göre peri Calpso'nun da babasıdır. Titanların, Tanrılara karşı giriştikleri savaşa yenilince Atlas dünyayı, gök kubbeyi omuzlarında taşımak cezasına çarptırıldı.

    Aurora :
    (Eos) Şafak Tanrıçası. Gül renkli parmaklara sahip, güzel ve gönül alıcı bir bakireydi. Her sabah doğu tarafından göğün kapılarını açarak güneşe yol verirdi.

    Bakkhus :
    (Bacchus) : Dionysos'un Latince adı.

    Baukis : (Baucis) : Philemon'un karısı. Fakirliklerine rağmen Baukis ve Philemon tanımadıkları iki misafiri ağırlar, onlara ellerinden geldiğince konuksever davranırlar. Bu misafirler Zeus ve Hermes'ti. Misafirperverliklerine armağan olarak Zeus ve Hermes onları komşularını öldüren tufandan korudular. Baukis ve Philemon'un yaşadığı ev bir mabede dönüştü, onlar bu mabette yaşadılar ve kendi diledikleri bir gün öldüler. Ölümlerinden sonra onlar ağaca dönüştüler: meşe ve ıhlamur oldular.

    Bellona : Romalıların Zafer ve Savaş Tanrıçası. Kapadokya Tanrıçası Ma ve Yunan Tanrıçası Nike ile aynı özellikleri taşımaktadır.

    Broes :
    Şafak Tanrısı Eos'un oğlu. Kuzey rüzgar Tanrısı, poyraz. Bu Tanrı, Yunanistan'a nazaran, soğuk bir iklime sahip olan Thrakia'da otururdu.

    Brontes :
    Toprak Ana Gaia ve Gökyüzü Uranos'un çocuğu. Bir Kyklop'tur. Gök gürültüsü temsilcisidir.
     



Sayfayı Paylaş