Yaşanmış Dini Öyküler

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve CAN tarafından 12 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Camiye Gelmeyecektin

    Yolda karşılastığımızda ezan okunuyordu.

    -Gel seni camiye götüreyim dedim. Bugün cuma biliyorsun.

    -Sende benim camiye gitmedigimi biliyorsun. dedi.

    -Biliyorum ama sebebini gerçekten merak ediyorum.

    -Ne bileyim, olmuyor işte. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum. dedi.

    Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

    -Herhalde şaka yapıyorsun. Bunun için cami terk edilir mi?

    -Ciddi söylüyorum. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin. dedi.

    Gerçekten de öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri; mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.

    -Peki dedim. Hayatında hiç camiye gitmedin mi?

    -Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim. Hem o yaşlarda dizlerimin aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.

    Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmisti. Daha sonra tokalaşıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan iki ay sonra; kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim.

    Bahcedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve yine yeşiller vardı üzerinde . Yavasca yanına yaklaştım ve Kısık bir sesle..

    Hani camiye gelmiyecektin? dedim

    Hiç sesini çıkartmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu...
     



  2. CAN Well-Known Member

    Allah'ın Beratı

    Müridlerden biri bir gün kendisine çok güvenerek cezbe halindeyken şöyle dua etti:

    - Ya Rabbi Cehennemden azat olduğuma dair bu aciz kuluna bir belge gönder.

    Aradan çok geçmedi, gök yüzünden beyaz bir kağıt geldi. Alıp baktılar ki, kâğıtta hiçbir yazı yok. Kağıdın geldiğini görerek sevinen o mürid, içinde bir yazı olmadığını görünce çok üzüldü, mükedder bir vaziyette durumu şeyhine anlatmak üzere kâğıdı Ahmed Rufai Hazretlerine götürdü.

    Ahmet Rufaî Hazretleri kâğıdı eline alıp bakınca kendinden geçti ve şükür secdesine vararak:

    - Ey bari Hûda, sana hamd ü senalar olsun. Bu zayıf kulunun müridlerinden bir kimseye böyle bir berat göndermek şerefine eriştirdin, dedi.

    Müridler:

    - Efendim dediler. Biz orada bir yazı görmüyoruz, siz ise bu şahsın cehennemden azat olduğunu nasıl anlıyorsunuz? dediler.

    - Ey benim müridlerim ve sadık dostlarım, kudret eli siyah yazmaz, siz buradaki yazıyı göremiyorsunuz, bu kağıdın üzerindeki yazı nurdan kalemle yazılmıştır, buyurdu.
     

Sayfayı Paylaş