Yaşamla İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 8 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    YAŞAMAYA DAİR Şiir

    1
    Yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi mesela,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
    Yaşamayı ciddiye alacaksın,
    yani o derecede, öylesine ki,
    mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
    yahut kocaman gözlüklerin,
    beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
    insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
    hem de en güzel en gerçek şeyin
    yaşamak olduğunu bildiğin halde.
    Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak yanı ağır bastığından.

    1947
    2
    Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
    yani, beyaz masadan,
    bir daha kalkmamak ihtimali de var.
    Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
    biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
    hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
    yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
    en son ajans haberlerini.
    Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
    diyelim ki, cephedeyiz.
    Daha orda ilk hücumda, daha o gün
    yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
    Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
    fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
    belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
    Diyelim ki hapisteyiz,
    yaşımız da elliye yakın,
    daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
    Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
    insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
    Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
    hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
    1948

    3
    Bu dünya soğuyacak,
    yıldızların arasında bir yıldız,
    hem de en ufacıklarından,
    mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
    yani bu koskocaman dünyamız.
    Bu dünya soğuyacak günün birinde,
    hatta bir buz yığını
    yahut ölü bir bulut gibi de değil,
    boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
    zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
    Şimdiden çekilecek acısı bunun,
    duyulacak mahzunluğu şimdiden.
    Böylesine sevilecek bu dünya
    "Yaşadım" diyebilmen için...

    Nazım HİKMET


    Davet

    Dortnala gelip Uzak Asya'dan
    Akdenize bir kisrak basi gibi uzanan
    bu memleket bizim.
    Bilekler kan icinde, disler kenetli, ayaklar ciplak
    ve ipek bir haliya benziyen toprak,
    bu cehennem, bu cennet bizim.
    Kapansin el kapilari, bir daha acilmasin,
    yok elin insanin insana kullugun,
    bu davet bizim...
    Yasamak bir agac gibi tek ve hur
    ve bir orman gibi KARDESCESINE,
    bu hasret bizim...

    Nazim Hikmet


    Yaşam Şiiri

    Yaşam
    Geşmişe hasret
    Geleceğe umutla yaşanan yaşam
    Dar sokaklı gecekondularında
    Zamana direnen paslı demir kapıların ardında
    Yaşanan yaşam
    Yarı sarhoş
    Gün batımında Deniz dalgalarının ruhunun okşadığı
    Yari dudaklarında öperek geçirdığin yaşam
    Gamsız
    Kedersiz
    Nasıl olursa olsun yaşam
    Bir tomurcukda yağmur tanesi canımın bir tanesi
    Nasıl olursa olsun yaşam
    Bencil olmasın yaşam

    Bozkurt Hüseyin
     



Sayfayı Paylaş