Yardımlaşma ve dayanışmayla ilgili atasözleri

Konusu 'İle İlgili Sözler' forumundadır ve hakan788 tarafından 8 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Adam adama gerek olmasa her biri bir dağ başında olurdu: İnsanlar bütün ihtiyaçlarını tek başlarına sağlayamazlar. Bunun için toplu yaşamak ve birbirlerine yardım etmek zorundadırlar.

    Adam adama her daim muhtaç (gerek olur): Tek başına yaşamak oldukça zor olduğundan insanlar bir arada yaşarlar, dayanışmaya gerek duyarlar. İhtiyaçlar bu sayede karşılıklı olarak giderilir. Bu bakımdan hiçbir insanı küçümseyip yararsız saymamalı; olur ki bir gün, hiçlenen o insanın yardımına gerek duyulabilir.

    Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz: Her insanın ölçülü gücü vardır, tek başına her işi yapamaz. Bazı zor işleri yapması için de başka insanların gücüne, işbirliğine ihtiyaç duyar. Güçler birleştirilince zor işlerin yapılması da kolaylaşır. Zira birlikten kuvvet doğar.

    Danışan dağı aşmış, danışmayan (-ın) yolu şaşmış: Kimi meseleler vardır ki, insanın onu tek başına halletmesi mümkün değildir. Bu durumda yapacağı tek şey, bilmediği şeyler hakkında uzmanlara başvurmak ve onlardan bilgi almaktır. Bu durumda, işleri kolaylaşacak, güçlükleri zorlanmadan yenecektir. Aksine hareket etmek, bilene sorup danışmaktan kaçmak, işleri zorlaştıracak, insanı çıkmazın içine itecektir.

    Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan: Birlikte iş görmek, birlikte yolculuk etmek, birlikte yaşamak isteyen karı-koca gibi insanlar arasında öncelikle bir uyumun olması şarttır. Bu uyum da karşılıklı saygı ve sevgi temeline dayanır. Tek taraflı sevgi ve saygı uyumu sağlamaya yetmez, ortada düzen diye bir şey kalmaz, kurulan beraberlikten de hayır gelmez.

    Derdini söylemeyen derman bulamaz: Her derdin, müşkülün, güç ve sıkıntının altından insanın tek başına kalkması mümkün değildir. Böyle kötü bir durumda bulunan kişi, içinde bulunduğu bu durumu kendisine yardımı dokunacak kimselere, yakınlarına açmalıdır. Derdine ancak bu şekilde çare bulabilir, sıkıntılarından kurtulup rahatlayabilir

    Dost dostun eyerlenmiş atıdır: Hakikî dost, dostunun en sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumda bekler.

    Dost kara günde belli olur: Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle arkadaşlık kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir hisse almaya çalıştığı böyle günlerimizde, çevremizdeki bu kişilerin hepsine gerçek arkadaş diyebilir miyiz? Şüphesiz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, kederlerimizin arttığı, yıkımların bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.

    Bir elin nesi var iki elin sesi var: İnsanın gücü sınırlıdır. Bunun için büyük işlerin üstesinden tek başına gelemez. Bu tür işleri başarabilmek için başkalarıyla işbirliğine, dayanışmaya girer. Güçleri birleştirerek zor işlerin altından böylelikle kalkar.

    Birlikten kuvvet doğar: Birlikten kuvvet doğar, bir arada yapılan işlerden hep kazançla çıkıldığını,başarılar yakalandığını anlatır.Birlik ve beraberlik içerisinde yapılan işlerin daha iyi neticeler verdiğini, sıkıntılı konuların bile kolayca halledilebildiğini gösterir.

    Komşu komşunun külüne muhtaçtır: Hayat koşulları insanları bir arada yaşamaya zaruri kılmıştır. Bir arada hayata sosyal hayatı, sosyal hayat da karşılıklı olarak yardımlaşmayı beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla insan her sorununu tek başına halledemez olmuş, yakınındakine müracaat etmek zorunda kalmıştır. Bu bakımdan komşular birbirlerine en küçük şey için dahi muhtaçtırlar. Zira en ehemmiyetsiz şeyin yokluğu, büyük bir işin aksamasına sebep olabilir.

    Yalnız öküz, çifte (boyunduruğa) koşulmaz: Her işin uygun bir yapılma biçimi vardır. Dolayısıyla iki kişinin ancak yapacağı bir işi, tek kişi ile yapmaya kalkışmak doğru bir hareket değildir.

    Yalnız taş duvar olmaz: İnsanlar bir arada yaşamak zorundadırlar. Bu zorunluluk bir dayanışmayı, yardımlaşmayı ihtiyaç duyulan kılar. Nasıl ki tek taşla duvar yapılamazsa, insanlar da tek başlarına tüm işlerinin üstesinden gelemezler. Dolayısıyla diğer insanlarla ilişki kurmak, işbölümü yapmak, iş birliğine geçmek vaziyetindedir.
     



Sayfayı Paylaş