Yaradan'ı ve yaratılanı sevmek

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 18 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Yaradan'ı ve yaratılanı sevmek

    Allah sevgisi. Bu sevgi İslam'daki manevi hayatın temelidir. Bu temele dayanmayan ibadet ve ahlak İslam açısından bir anlam ifade etmez.



    Bir Müslüman severek Allah'a itaat ve ibadet ederse, onun emirlerine ve yasaklarına uyarsa bunun değeri vardır. Allah Teálá'yı seven onun kelámı olan Kuran'ı ve resulü olan Hz. Muhammed'i onun dava arkadaşı olan sahabeyi de sever. Kısaca Allah'ın sevdiği herkesi ve her şeyi sever.

    Kuran'da Allah sevgisi üzerinde önemle durulur. Yüce Allah şöyle buyurur: "İman edenlerin Allah'a sevgileri ise çok fazladır." (el-Bakara 2/115) Bu ayet başta olmak üzere birçok ayette muhabbetullah denilen Allah sevgisine ve İláhi aşka işaret edilir.

    Bir Müslüman Allah'ı, Resulü'nü ve Allah yolunda mücadele etmeyi babasından, oğlundan, kardeşlerinden, eşlerinden, kabilesinden, servetinden, ticaretinden ve meskeninden daha çok sevmekle yükümlüdür. Eğer daha çok sevmezse Kuran'ın İfadesiyle "Allah'ın hükmü tecelli edene kadar bekleyin, Allah günahkár bir toplumu hidayete erdirmez" (et-Tevbe 9/24) tehdidine muhatap olur. Bunun anlamı şudur; Bir Müslüman'ın Allah'ı, Resulü'nü ve Allah yolunda mücadele etmeyi yürekten sevmesi ve bu sevgi ve istediğini her zaman diğer şeylerden önde tutması gerekir.

    Hz. Peygamber, "Allah ve Resulü'nü diğer şeylerden fazla sevmeyen kimse imanın hazzına eremez" deyince Hz. Ömer, "Ey Allah Resulü! Kendim hariç seni herkesten ve her şeyden çok seviyorum" demiş, Hz. Peygamber de "Olmadı ya Ömer!" demişti. Hz. Ömer, "O halde seni kendimden de çok seviyorum" deyince Resulullah "Şimdi oldu ey Ömer" buyurdu. (Buhári,"İman",9; Müslim,"İman",15)

    Mesele sevgi istemek değildi. Sevilene uymak, tabi olmaktı.

    İslam'da Allah'la kulları arasındaki sevgi karşılıklıdır. Allah kullarını sever, kulları da onu severler. Kuran şöyle der: "Ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönerse, Allah onların yerine öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler." (el-Máide 5/54) İslam inancına göre Allah Teálá vedûd ve velidir. Yani mümin kullarını çok sever ve onları dost edinir. Kul da Allah'ı sevmeli, Ona yar olmayı bilmelidir.

    Yüce Allah hangi kullarını sever, Kuran şöyle buyuruyor:

    "Allah ádil olanları sever (el-Mümtehine 60/8; el-Hucurát 49/9), Allah temiz insanları sever (et-Tevbe 9/108; el-Bakara 2/222, Allah takva sahibi kullarını sever (Ál-i İmrán 3-79; et_Tevbe 9/4, 7), Allah ihsan sahibi dürüst kişileri sever (Ál-i İmrán 3/148, el-Máide 5/13, 93, Allah tevekkül ehlini sever (Ál-i İmrán 3-159), Allah sabırlıları sever (Ál-i İmrán 3-146), Allah tövbe edenleri sever. (el-Bakara 2/222)"

    Yüce Allah, Peygamberimizi herkesten çok sevdiği için ona "Habibullah" (Allahın sevgilisi) denilmiştir. (Tirmizi, "Menákıb",1). Nitekim Hz. İbrahim içinde "Halilullah" (Allah'ın dostu) ifadesi kullanılmıştır. Yaratılmışken, yaratan tarafından sevilmek mümkün demek. Burada sözü edilen (kıst, vefa), temizlik, takva, ihsan, tevekkül, sabır, tövbe tasavvufun temel kavramlarıdır. Sûfiler ve veliler Allah'ın sevgili kulu olma mertebesine ermek için bu hususları büyük bir özenle gerçekleştirmeye çalışır, ilahi sevgiden mahrum olmamak için bunların tersi olan hallerden dikkatle kaçınırlar. Çünkü Allah zalimleri, kafirleri, günahkárları, kibirlileri, hainleri, bozguncuları, müsrifleri, saldırganları sevmez. (eş-Şûra 42/40, el-Bakara 2/176, en-Nisá 4-107, el-Hadîd 57/23, el-Hac 22/38, el-Máide 5-64, el-A'raf 7/31, el-Máide 5/87)

    Seven sevgilisine itaat eder, ona tabi olur, onu razı etmeye çalışır, emirlerine uyar, onu darıltacak davranışlardan sakınır. Kısaca sevginin sonucu Allah'ın emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmaktır. Hem sevecek hem de uzak duracak, ihanet edecek olur mu? Sevginin en önemli kriterlerinden birisi de Hz. Muhammed'i (s.a.v) sevmektir. Onun için Allah buyurur: "Ya Muhammed: De ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki O da sizi sevsin." (en-Nisá 4/80)

    Resûlullah'a itaat Allah'a itaat demektir. "Resûlullah'a itaat Allah'a itaat etmiştir."

    (en-Nisá 4/80)

    GÜNÜN AYETİ

    Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirinin yardımcıları ve koruyucularıdır. (Tevbe 9/71)

    GÜNÜN HADİSİ

    Abdullah bin Amr (r.a) Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

    Allah katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşlarına; komşuların en hayırlısı da komşularına iyilik yapandır.

    (Tırmizi Birr 28)

    GÜNÜN DUASI

    Uyumadan önce okunacak dua:

    Allahım; yüzümü sana çevirdim. Bütün işlerimi sana havale ettim. Bütün varlığımı sana bağladım. Korkularım ve arzularım başkasına değil, ancak sanadır ve sendedir. Sığınışım ve yalvarışım sanadır. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.


    Doç.Dr. Nihat HATİPOĞLU
     



Sayfayı Paylaş