Yalnızlık İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 28 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Yalnızlık. Şiiri

    Yalnızlık sis gibi, yalnızlık sızı,
    Yalnızlık buz gibi, yalnızlık ayaz,
    Yalnızlık kaygan zemin, tutunmadan durulmaz,
    Yalnızlık sensizliktir, sensiz de hiç yaşanmaz....

    Yalnızlık gece gibi, etrafın hiç görünmez,
    Yalnızlık sessizliktir, çığlıkların duyulmaz,
    Yalnızlık dipsiz kuyu, içine hiç inilmez,
    Yalnızlık sensizliktir, sensiz mutlu olunmaz....

    Yalnızlık buz gibiyse, güneş doğar çözülür,
    Yalnızlık karanlıksa, mum yakarsan aşılır
    Yalnızlık sessizlikse, ıslık çalsan bozulur,
    Yalnızlık yalnızca, rabbimize yakışır...

    Halim Akın


    Yalnızlık Şiiri


    Her geçen zamanla pişti yalnızlık
    Canımdan canımı biçti yalnızlık
    Bulamadı kimseyi aradı da
    Milyondan beni seçti yalnızlık

    Kendini gösterdi pustu yalnızlık
    Söylendi söylendi sustu yalnızlık
    Suskunluğunun en haklı cezası
    İçimde suçlu mahpustu yalnızlık

    Derdime ekilen dertti yalnızlık
    Derdiyle beni gebertti yalnızlık
    Hayat yatağım oldu sinsi gözle
    Yumuşak değildi sertti yalnızlık

    Evvela sadece zandı yalnızlık
    Sonra ruhumu kazandı yalnızlık
    Kabullenmeyişin zor tezgâhında
    Hissimi ölçen mizandı yalnızlık

    Sessiz sedasızca durdu yalnızlık
    Sesi çıkınca kudurdu yalnızlık
    Soluk soluğa acımadan geldi
    İçime bombayı kurdu yalnızlık

    Adem Yarar


    Yalnızlık Yalnızlık


    dilimden düşen ilk şarkıdır
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık
    her gönülde bir başkadır
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık

    yalan değil en acı gerçek
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık
    yıllar geçsede eskimeyecek
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık

    büyür saat saat gecelerde
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık
    değişmez acısı hiç bir dilde
    ah bu yalnızlık bu yalnızlık

    İsmail Baharşen


    Yalnızlık bazen bir girdaptır


    Yalnızlık bazen bir girdaptır
    Yalnızlık kimi zaman mutluluktur
    Yalnızlık bazıları için bir yaşam biçimidir
    Yalnızlık kimilerimizin karabasanıdır
    Ve bazen yalnızlık, ölümle eş anlamlıdır

    Zeliha Bekoğlu


    Yalnızlık Şiiri

    Bir engel oldu, yüce dağlar gibi
    Önümde dikilip, durdu yalnızlık
    Bazen kor olup, yürek dağlar gibi
    Ruhuma bir damga vurdu yalnızlık

    Yalnızsan eğer dermansız dizin
    Şu fani dünyada kaybolur izin
    Gözyaşı dinmeyen o kimsesizin
    Sığınacak evi yurdu yalnızlık

    Ne demeli yalnızlığın adına
    Eremezsin lezzetlerin tadına
    Bazen bir çocuğa bazen kadına
    Adım nedir diye sordu yalnızlık

    Bir nostalji olup mazide yaşar
    Kükreyip, kabarır sel gibi taşar
    İnsandır kaynağı, insanı aşar
    Ve, tüm kainatı sardı yalnızlık

    Kimine yalnızlık öcü gibidir
    Kuşların sıladan göçü gibidir
    Kimine sevenin gücü gibidir
    Heyhat bir çözülmez sırdı yalnızlık

    Sırt üstü yatmaktır bıçak üstüne
    Düş kurmak ne zordur gerçek üstüne
    Baharda tomurcuk çiçek üstüne
    Lapa lapa yağan kardı yalnızlık

    Kötü sözden arındır dilini
    Lakin düşman eder gurbet ilini
    Nicesinin bükülmeyen belini
    Vura vura incitip, kırdı yalnızlık

    Yalnızlıkla savaşan biçare kul
    Yalnızlıktan kaçma, sen ona sokul
    Yalnızlık bir mektep, bir güzel okul
    İnsanlara hep ibret verdi yalnızlık

    Yalandır, desem ki sırrına erdim
    Ondan kaçmak için ne çok şey verdim
    Kime dert sorduysam dedi ki; derdim
    Cümle sultanların derdi yalnızlık

    Hiç dinmedi benim şu ah'u zarım
    Dertten, kederden ve gamdan bizârım
    Davet eder yalnızlığa mezarım
    Demek son gidilen yerdi yalnızlık

    Kalem yalnızlığı tariften aciz
    Yalnızlık ruhuma koymuştur haciz
    Belağattan ârı, söz olmaz veciz
    Nice romanlara girdi yalnızlık

    Çok şeyler söylendi, çok şeyler dendi
    Hiç kolay yıkılmaz yalnızlık bendi
    Bir masum kavram ki insanı yendi
    Ne zâlim insanlar gördü yalnızlık

    Ercan Demirci


    Yalnızım Şiiri


    Gönlüm sonbahar, yaprak, yaprak dökülüyor!
    Benim için her mevsim kış, her günüm gece
    Sonu belli olmayan yolların, bu günü yarını olmayan saatlerin
    Ve Sen yokken, ben biraz daha ölüyorum.

    Kokusu yok hiçbir çiçeklerin, anlam ifade etmiyor
    Olmuyor eskisi gibi, aşkın ateşi yok
    Baharda bile rastlamadım, deniz mavisi gibi yok gözlerin
    Gözlerin her yanda, ne yana baksam senin gözlerin.

    Dosttu olmaz gecelerin, çok uzun bitme bilmiyor
    Ömür ise sayılı nefes, ne zaman biter bilinmiyor
    Bense sana biraz daha hasret, sensiz çekilmiyor
    Gözlerin gözümün önünde, içimde ateş sönme bilmiyor.

    Yokluğun acılar içinde, boğazımda düğümlenmiş
    Sana açılan tüm kapılar kör düğüm olmuş
    Anahtarı sen oldun, sense kayıplardasın
    Kaçtın insafsızca, sen vefasızlardansın.
    Cemil biraz daha sana hasret, yok kesin umudu
    Bir aşk ateşiydi, rüzgâr vurdu yerden yere savurdu
    İnanmıştım sana tüm yüreğimle, cemil kibarca kovuldu
    Yalan dünya yalansın, beni tatlı rüyalara soktu!!!


    YALNIZIM GURBETTE


    Dostluk yoktur yabancılarda
    Yalnız kalmışım gurbette
    Bildiğim dostlar iş cevire
    Yalnız kalmışım gurbette

    Karanlık odada otururum
    Dilimde türkü söylerim
    Elimde kağıt yazarım
    Yalnız kalmışım gurbette

    Detleşecek insan yok
    Paylaşacak şerbet yok
    Dey denizinde çoşacak yok
    Yalnız kalmışım gurbette


    Yanlızlık Şiiri


    Bir Çiçek Verecek Kimsem Yok
    Yanlızım yanlızım Hİç Kİmsem Yok
    Her Sene Her Sene
    Bu yanlızlık Büyür İçimde
    Kimse Umursamaz
    Kapanmışım Sessiz Sakin Bir odaya
    Düşünür Dururum düşünür dururum
    Niye Yanlızım Ben Diye Düşünür Dururum
    Birine Aşık Olmuştum Ama
    Oda Beni Yanlız Bıraktı
    Şimdi yapayanlızım
    Kimsem Yok Bir Çiçek
    Bir çiçek Verecek Kimsem yok
    Yanlızlık Her sene İçimde Tohum Verir
    O tohumlar fülizlenir
    Yine Yeni Bir Yanlızlık Başlar
    Ve Bu Böle Devam Eder


    YALNIZIM


    Dağlara düştüm yalnız dağlara
    Derdimi anlatırım kurda kuşa
    Türküler söylerim yollara
    Çağrışa çağrışa ağlarım yetiş ya hızır

    İçimde yangın yanar
    Hava soğuk beden donar
    Hain şeytan halime güler
    Yetiş şahı merdanım yetiş

    Bozatlı Hızırı göndersin diye yaradana seslendim
    Duydu beni ya rab secdeye vardım
    Ellerim titrerken kara tuttum
    şükürler ola kabul oldu


    Yalnızlık Kadar Gerçek Olsa Keşke Mutluluk


    Şimdiden sonrası yok, saat her zaman ölümü gösteriyor
    Bir olmaz için kurulu hayâller, bir gelmez günde
    Bir dağ arkasına sığacak kadar büyük ve tek mi
    Yoksa bir tesbih tanesi kadar küçük ve çok mu mutluluk
    Yeniden doğmayı bekliyorlar doğmuşken
    Ölmeyi bekliyorlar her an, ölüm bir anken
    Yalnızlık kadar gerçek olsa keşke mutluluk
    Sokaklardaydı çocuk sesleri, evlerde yalnız ölen yaşlıların
    Her çocuğa baktığında bir ölüme bakıyorsun
    Şair olmak zorundasın Tanrı Sen'le konuşmuyorsa
    Bir varlık duymalı Sen'i bu insan olsada
     



Sayfayı Paylaş