Yağmur Yağarken Hikaye

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 27 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    YAĞMUR YAĞARKEN

    Yakın arkadaşlarımdan biri, bulunduğu şehirden telefon açarak yağmur yağdığını söyledi. Bilir yağmuru ne kadar sevdiğimi... Yağmur üzerine yazdığım şiirlerimi çok okumuştur. O yağmur deyince içim eridi, kurak topraklarım şuha geldi, “Ne de yakışır bu şehre yağmur” diye söylendim içimden...

    Yağmur, yürümek için yollarda bahanedir. Yalnızsanız ve yanmışsanız sakinleştirici bir ilaç verir damarlarınıza, içe dönebilmenin ender anlarından biridir yağmurda yürümek... Islanmak, dokunmaz yüreğinize sırılsıklam olsanız da... Yolun sonunda yudumlayacağınız bir bardak çay varsa hele ne hoştur yağmurda, caddelerde adımlamak...

    Yağmur, yazmak için kıvılcımdır, anılarınızı yinelemenin, hayal kırıklarınızı senaryo halinde yenilemenin, mahçupluklarınıza yenilmemenin saklandığı yerdir yağmur... Ahenkli bir müzik dinletisi, yazdığın güfteye beste yapmanın tam zamanıdır.

    Yağmur başkaldırıdır, Arap kızının camdan baktığını bile bile sevdiğinle el ele yürüyebilme cesareti, hasta olma ihtimaline rağmen ıslanmayı göze alabilme, sokakta oynayan çocuklara katılıp akşam ezanına kadar top oynayabilme azmidir. Susuzluğa isyan, kuraklığa ümittir.

    Yağmur berekettir. Toprağa verilen emaneti nazlı bir bebek gibi uyandırmak, uyanan ve ışığa doğru süzülen filize hayran olmaktır. Beklenen muştu, verilen müjdedir. Yağmur yağar ve sen de topraksındır. Kokarsın buram buram, kuşlar seni koklar, börtü böcek bağrında nafaka bulur, yeşilin bin bir tonu sende, türküler neşe olur.

    Yağmurla çıkarsın hüznün doruklarına... Cam kırığı sancılar, onulmaz sızılar sarar ruhunun en ince yerlerini... Ferahlamak için yine yağmura dönersin. En şeffaf yerlerini açarsın yağmura, olduğu gibi, berrak ve net... Bilirsin yağmurdan sır saklanmaz, sırrı kaldırmaz. Nazif, narin, şirin her resmi tutarsın elinde, tutmakla kalmazsın yaşarsın.

    Yağmur umuttur, caddeler boyu adımlarını sayıp, telaş içinde kaçışan insanlara içten merhaba diyebilirsin. Bir çocuğun elinden tutup şemsiyeni verebilirsin. Çiçekçiden tek bir lale alıp köşedeki simitçiye verebilirsin. Hadi veremedin umudunu yeşertirsin.

    Yağmur şiirdir. Söyleyemediklerini özgürce haykırmanın, aşkı aramanın, ateşte yanmanın, yanıp kavrulmanın dile düştüğü haldir yağmur, şair gibi hissedebilmektir, şair olabilmektir. Hani hiç olmazsa, taşlaşmış kalbine nemdir, merhemdir.

    Yağmur duadır, yokluğuna dua, varlığına dua... Tüm kalbinle ve benliğinle yönelmedir yağmurun sahibine ve tekrar dönebilmektir dünyana... Dudaklarında bir devinim, sözlerinde etki ve gerekince susmayı, suskun kalarak haykırabilmenin imkânıdır yağmur... Şehrin sakin kalan yüzüdür, sokakların çirkinliklerden arınma, gecelerin sessizliğine kavuşmasıdır. Gecelerinde yağmurun şükürle, gündüzünde ibretle, güneşinde renkle yaşamaktır yağmur...

    Yağmur belki yağmurdan çok daha fazladır.
     



Sayfayı Paylaş