Veda Mı Bilmem Yazı

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 4 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Üç nokta koydum gecenin siyahına, okunmayan yazılara bir yenisi daha eklendi. Uzun, yarısına ak düşmüş saçlarımı okşuyor sonbahar rüzgârları... Bir masalın sonu yazılmış, görünmez kitaplara… Bir bıçak gibi yüreğimin tam ortasına saplanan hüzün, yürüdükçe biraz daha kanayan yaralar ve bir yandan çiseleyen yağmur… Kayıp şehirlere doğru yol alıp yetiştirdiğim fidanlar ve hepsinin sonuna iliştirdiğim hüzün yazılarım. Ve enkazlar arasında bulduğum kendim…

    Yıllardır özene bezene ve titrek bir güvercin edasıyla yetiştirdiğim güllerimin solmuş yapraklarında sakladığım gözyaşlarım. Anlattıkça elimden kayıp giden hayatın dikenli yanları bozuyor gecemin sessizliğini... Beni ben yapan burukluğa sıkıca sarılıyorum. Hiç bırakmamacasına sürüklüyor yalnız gecelere doğru beni... Çekemediğim ve kaldıramadığım tüm yüklere veda edip gidercesine bırakıyorum her şeyi ardımda… Odam, lambam, bilgisayarım, dert ortağım biricik kitaplarım ve sıkı sıkıya koruyup, özene bezene sakladığım yazılarımdan ayrılmak en çok yaralıyor aciz ve yorgun bedenimi… Öksüz kalan kâğıtlar ve mürekkebi bitmiş kalemlerim gitme der gibi duruyor masanın üzerinde…

    Bir daha dönmemecesine bırakıyorum ardımda her şeyi, yıllardır aşındırdığım yollar, sokağın başında bir çam ağacının yanı başında duran en çok sevdiğim tek katlı ev… Sabahladığım biricik dert ortağım kaldırımlar, hepsiyle vedalaşıyorum tek tek... Bir anda bastıran yağmura karışıyor gözyaşlarım, beni unuttun dercesine şiddetle yağıyor, bardaktan boşanırcasına… Yorgun gözlerimden akan yaşlarla cevap veriyorum, rahmet damlalarına ve gözyaşlarımla buluşup vedalaşıyorlar. Neden dercesine arkamdan sessizce bakan tüm sahip olduklarıma son kez dönüp bakıyorum,

    Veda mı bilmem...
     



Sayfayı Paylaş