Vanın Tarihi Yerleri

Konusu 'Doğu Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 20 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Vanın Tarihi Yerleri
    Van tarihi mekanlar, Vanın tarihi güzellikleri, Vanın tarihi eserleri

    Van İli Tarihi Yerleri
    Kızlar Mağarası
    Van’ın 76 km. güneydoğusundaki Yedisalkım (Put) köyü sınırları içinde yer alan bir mağaradır. Mağara 7 km. uzunluğundaki bir kanyonun güney yamacında, vadi tabanından 78 m. yükseklikte, önünde doğal bir terası bulunan iki ayrı bölümden oluşur.

    Terasın kuzeydoğusundaki 1 no’lu mağara’nın biri terasa açılan 6 m. yüksekliğinde iki ağzı vardır. İkinci ağzın sonunda, hayvan kanı kullanılarak yapılmış duvar resimleri bulunmaktadır. 5 m’lik bir alana yayılan açık kırmızı renkli bu resimlerde geyik, yaban keçisi, ana tanrıça ve geyik üstünde ayakta duran Tanrı betimlemeleri görülmektedir. Bunlardan başka avla ilgili kompozisyonlar da vardır.

    Bu mağaranın 18 m. batısında yer alan 2 no’lu mağaranın kuzeybatıya açılan tek bir ağzı vardır. Bu ağzın iki yanına dağılmış duvar resimlerinde açık kırmızı ve koyu kahve renkte iki ayrı dönemde birbiri üstüne yapılmış figürler vardır. Mağaradaki resimler M.Ö. 5000-8000 arasına tarihlenmektedir

    Tuşpa (Van)
    Urartu başkenti Tuşpa’nın sitadelinde, günümüzde de Urartu mimarlığının özgün tasarımlarını görmek mümkündür. Ayrıca Tuşpa ve çevresindeki insitu yazıtlara ilaveten, daha sonraki dönemlerde devşirme yapı malzemesi olarak kullanılan steller, stel ve sütun kaideleri ve diğer mimarı parçalar üzerinde yer alan 100’u aşkın yazıt, bize Tuşpa’nın önemi ve inşa faaliyetlerini kanıtlamaktadır. Bilinen en eski in-situ yazıt Sardurburcu üzerindedir.

    Tuşpa sitadelinde bulunan anıtsal yapılar şunlardır;

    Sardurburcu/Madırburcu: Sitadelin batı ucunda, kuzeybatı eteklerindedir. Yerel adı “Madırburç”tur. Şehrin en eski kraliyet yapısıdır ve I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı olup, mevcut 5 taş dizisinin yüksekliği ortalama 4 metredir. Anıt, her biri 8-10 ton ağırlığında, özenle yontulmuş devasa kalker bloklarla inşa edilmiştir. Bu blokların üzerinde, 3’ü doğuda, diğer 3’ü de batı cephede yer almak üzere 6 kez yenilenen inşa yazıtı yeni Asur çivi yazısı ile Asur dilindedir.

    İç Kale
    Yukarı sitadel, Van kayalığının en yüksek kısmıdır. Güneydeki tırmanılması çok güç sarp uçurum dahil, etrafı çepeçevre güçlü surlarla çevrilmiştir. Surun taş bedenleri, Urartu dönemine aittir. Bunun üzerindeki taş ve kerpiç eklentiler ise Urartu’nun yıkılmasından I. Dünya Savaşı’na dek çeşitli zamanlara aittir. İç kaleye giriş batıdandır. Tuşpa şehrinin ilk sarayları ve en eski tapınağı burada yer almaktaydı.

    Kral Mezar Yapıları
    Sitadeldeki yüksek düzeyde bir işçiliği yansıtan görkemli mezar yapıları, Urartu anıtsal kaya mimarlığının en önemli eserlerindendir.

    Bu yapılar plan olarak, büyük bir ana alan ve bu salona bağlantılı olan kral ve ailesinin mezar odalarından oluşmaktadır. En eski kral mezar yapıları Büyük Platform’da yer alır. Bu mekânların Osmanlı dönemi boyunca silah, cephanelik, erzak deposu ve atölye olarak kullanıldığını, 17. yüzyıla ait bir Osmanlı planından ve Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden öğreniyoruz.

    Büyük Platform’da yer alan mezarlar içinde I. Sarduri, İşpuini ve Menua Mezarı, II.Sarduri, Kremasyon geleneğindeki mezar, I. Argişti’nin Mezarı yer almaktadır.

    Yeni Saray, Menua Sirşini (Tanrılara sunulacak kurbanlık hayvanların muhafaza edildiği ahır) Analı Kız Kutsal Alanı (Hazine Kapısı) Yukarı Sitadel’de yer alan diğer yapılardır.

    Toprak Kale
    Urartu Krallığı’nın ikinci başkenti olan Toprak Kale, Van Ovası’nın kuzeydoğusundaki Zımzım Dağı kayalıklarındadır. Urartu Kralı II. Rusa tarafından kurulduğundan kaleye Rusahinili (Rusa’nın kurduğu kent) adı verilmiştir. Toprak Kale, Asur Kralı III. Tiglatpilaser’in M.Ö. 735 yılında Tuşpa’ya yaptığı seferden sonra, savunmaya daha elverişli olması nedeniyle kurulmuştur.

    Altıntepe
    Urartu Krallığı’nın başkenti 200 yıl boyunca Tuşpa şehri olmuştur. Saraylar, tapınaklar, resmi devlet depoları kale kısmında, halkın oturduğu yerler ise kalenin eteklerinde geniş bir alana yayılmış olan düzlükteydi. Krallar ve yakınları Van Kalesi üzerindeki görkemli mezar odalarında gömülmüşlerdi. Fakat kalabalık halk kesiminin gömü alanı bulunamamıştı. Altın Tepe’de yapılan çalışmalar bu sorunu çözmüş ve Urartu dönemi nekropolü, sitadelin 2. km. kadar kuzeyinde bulunmuştur. Bu alan modern kentin kuzeybatısındadır. Bugün kısmen buğday tarlaları ve gittikçe büyüyen Altın Tepe Mahallesi’nin altında kalmıştır.

    Altın Tepe nekropolünde incelenen mezarlar, kaya mezar, urne mezar, basit toprak mezar olmak üzere üç tür gömünün varlığını ortaya çıkartmıştır. İncelenen mezarlar daha çok M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllara aittir.

    Sardurihinili/Sardurhinili (Çavuştepe)
    Van’ın 24 km. güneydoğusunda yer alan Çavuş Tepe Kalesi’ni Urartu Kralı II. Sarduri yaptırmıştır. Kalenin Urartu dilindeki anlamı Sardurihinili’dir.

    Kale Urartu Krallığı’nın en parlak döneminde yapıldığından, Urartu mimarlığının görkemi görülmektedir. Günümüze kadar sağlam olarak kalan 5-6 m. yüksekliğindeki kale duvarları ana kayaya yapılan su sarnıçları, su biriktirme yapısı, kült merkezi, kaya poterni, iki ayrı tanrı için yapılan tapınak ve saray yapılarında görülen özenli işçilik krallığın gücünü yansıtmaktadır. Bir diğer özelliği de bölgenin en önemli kült merkezi olmasıdır. İki ayrı tanrıya yapılan kült merkezleri, diğer Urartu kalelerinde görülmemektedir.

    Giyimli (Hırkanis)
    Van ilinin 68 km. güneydoğusunda, Güzelsu (Hoşab) Bucağı’na bağlıdır.

    Burada Serbar Tepesi’nde taş çıkarılırken büyük bir Urartu definesi bulunur. 2-3 bin parça bronz levhadan oluşan bu buluntu grubu Giyimli Definesi olarak tanınır.

    Bronz levhaların en büyük özelliği Urartu Tanrı ve tanrıçalarının figürleri ile kült törenleri, insan ve hayvan resimlerinin yapılmış olmasıdır. Bu levhalar adak levhası olarak yapılmışlardır. Bulundukları günlerde hurda bakır fiyatına kilo ile satılan bu bronz levhalar, Van ve sonra da İstanbul antika piyasasına sürülmüştür. Çok kısa bir zamanda Avrupa ülkeleri, İsrail, Amerika ve Japonya’ya kadar gitmiştir.

    Ele geçirilen levhaların bir kısmı Van Müzesi’nde, bir kısmı da Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir. Ayrıca Türkiye’nin birçok müzesinde ve koleksiyoncuların elinde de 800’ün üzerinde adak levhasının olduğu bilinmektedir.

    Definenin bulunduğu Serbar Tepesi fazla yüksek değildir. Burası klasik Urartu kalelerine kıyasla çok daha basit yapılmış küçük bir yerleşkedir. Bunun nedeni Giyimli köyünün ana yollardan uzak, deniz seviyesinden 2400 m. yüksekliğinde bir yayla yerleşimi olmasıdır. M.Ö. 7. yüzyıldaki İskit akınları sırasında yerle bir edilen Urartu kalelerinden kaçan halkın saklanmak için bu dağlık bölgeye gelerek budaki kuleyi kurmuş oldukları düşünülmektedir. Bu da böylesine kıymetli bir buluntunun burada olmasını açıklamaktadır.

    Aşağı ve Yukarı Anzaf Kaleleri
    Urartu Krallığı’nın kuruluş dönemine ait olan bu kalelerden Aşağı Anzaf Kalesi, Başkent Tuşpa’nın 11 km. kuzeydoğusunda, bu günkü Van-İran kara ve demiryolunun hemen yakınında bulunmaktadır. Döneminde savunma yönünden büyük öneme sahip olan kale, doğuda kuzeybatı İran ve kuzeyde Transkafkasya’dan gelerek Tuşpa’ya inen tarihi karayollarının son düğüm noktasındadır.

    Yonca Tepe Kalesi ve Nekropolü
    Yonca Tepe, M.Ö. 2. binin ortalarından beri kurak bir iklimin sürdüğü Van bölgesinde Varak ve Erek dağlarındaki zengin su kaynakları ve otlaklara giden yolları denetleyen stratejik bir noktada kurulmuştur. Kalenin yaklaşık 800 m. kuzeyinde yer alan ve Harabe Barajı olarak adlandırılan sulama tesisi Doğu Anadolu’daki barajların en eski örneklerinden biridir.

    Akropol
    Alanın tümüne yayılan bir mimari yapı kompleksinin izleri görülmüştür. Oda duvarlarının iç kısmında kilden yapılmış 3 mm. kalınlığında sıva tabakalarına rastlanmıştır. Bu sıva tabakalarının bazı bölümlerinde beyaz badana kalıntıları saptanmıştır. Mekânların büyük bölümünde şiddetli bir yangının izleri görülmektedir.

    Ernis-Evditepe Erken Demir Çağı Mezarlığı
    Bugünkü Van şehrinin 80 km. kuzeyinde yer almaktadır. Ortasından karayolunun bir kısmı geçen mezarlık alanı ikiye bölünmüştür ve çok tahrip olmuştur. Mezarlık alanının 1,5 km. kuzeydoğusunda Keçikıra Kalesi bulunmaktadır. Aslında Van Gölü’nün kuzeyi sahip olduğu coğrafi konumu nedeniyle Erken Demir Çağı ve Urartu döneminde çok sık yerleşime sahne almıştır. Evditepe’nin 2 km. batısında Erken Demir Çağı’na ait Alacahan nekropolü, 10 km. batıda Deliçay Kalesi, 10 km. doğuda ise Karahan yerleşkesi bulunmaktadır.

    Karagündüz Höyüğü
    Van ilinin 35 km. kuzeydoğusunda, Van merkez ilçeye bağlı eski Karagündüz köyündeki su yükselmeleri nedeniyle 1890 rakımlı Erçek Gölü’nün kuzeydoğu kıyılarında bir ada durumunu almıştır.

    Van’da Urartu Sulama Tesisleri
    Urartuların yüzeysel su kaynaklarından yararlanarak yaptıkları sulama tesislerini 2 bölüme ayırmak mümkündür;

    1- Menua veya Şamram Kanalı ile yapılan sulamalar

    2- Keşiş Gölü (Rusa Gölü) ve çevresindeki küçük barajlar vasıtasıyla toplanan sularla yapılan sulamalar.
     



Sayfayı Paylaş