Utanç İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 17 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Utanç. Şiiri

    İnsanım diye gezme sakın ortada,
    Diğer canlılara karşı ayıp oluyor.
    Eğer duygun kaldıysa içinde hala,
    Yüzün kızarsın biraz, herkes anlıyor...

    Seni hangi sıfatla yaratmış Rab acaba,
    Paraya tapıyorsun satılık insanlığınla,
    Huzuruna çıkacak sevap var mı zulanda
    Sana bey denildikçe içim kanıyor..

    İki manyak bulmuşsun çevrende, yalaka,
    Onları görenler şaşıyor bu ne ilgi,alaka,
    Bilmediğimiz bir kerameti vardır mutlaka,
    Millet her iki ayaklıyı insan sanıyor...

    Konuştuğunda senden müslümanı yok,
    Günahta,kul hakkında sende vebal çok,
    Beğenmediğin garibanların gözü senden tok,
    Cebinden çıkarırken beş kuruşu elin titriyor..

    Ne namazındasın,ne niyaz de ne de orucunda,
    Ağzın açıldı mı mübareksin,Kabedesin rüyalarında,
    O kadar varlığının içinde bir Kurban bayramında
    Koyun bile kesemiyorsun, nasip olmuyor..

    Sen başkasına parçala artık sahte edebiyatını,
    Para için yaşa,ölmekten kork çek kulaklarını,
    Azrail göründüğünde kapıda, almak için canını,
    Cüzdanın nerede ey fani diye sormuyor..

    Gidecek misin sen cennete, bu kadar günahınla,
    Orada ödeyeceğin hesap yok,herşey bedava,
    Bir çay ısmarlarsın artık,karşılaşırsak bir daha,
    Hurileri de lanet ettirirsin,nefsin doymuyor..

    Kefenin cebi yok be adam, götüreceğin günahın,
    İşledin mi bilmem ama varsa da eğer sevabın,
    Para için satmışsın kalmamış ki maneviyatın,
    Ağzını her açtığında çürümüş insanlığın kokuyor....

    Esin Uğur


    Utanç

    sen ölünce güneş artık
    utanmayacak güzelliğinden.
    eğilip bükülmeyecek durup durup.
    kızarıp bozarmayacak.

    Hüseyin Temel


    Utanç

    biz günahla doğmayız...

    en temiz halin
    hatırlayamayacağın kadar geride kalmış!
    sen çamurla alıyorsun abdestini!
    ben suyum,bakirliğimden utanıyorum!

    biz karanlığa doğmayız...

    bu dünya sırf kötülüktür çile dolduruyoruz
    diyenlerden olmadık hiç.
    sen karanlığı arıyorsun
    dizimin dibinde otursan da
    o tarafa bakıyorsun.
    ben mumum,aydınlığımdan utanıyorum!

    biz utançla yaşayamayız!
    bu utancı sana borçluyum!

    Bilgehan Arar


    Utanç Şiir


    Bana baktığında çiy altındaki çimen kadar güzelleşiyorum
    Uzun otlar anımsamıyor benim gururlu
    çehremi, yürüdüğümde ırmak boyunca.

    Utanıyorum kederli ağzımdan ötürü,
    paslı sesimden, kaba dizlerimden ötürü.
    Gelip bana baktığında
    öyle yoksul ve çıplak hissettim ki kendimi

    şafağın ışığındayken daha da çıplak olan
    bu kadına baktın
    ve duydun şarkısını.

    Ova yolunda susuyorum ki
    kimse anlamasın mutlu olduğumu
    Geniş alnımın ışığından
    ya da titreyen elimin deviniminden.

    Gece ve düşüyor çiy ota.
    Bak bana uzun uzun ve konuş tatlı sözlerle.
    Öptüğün kadın güzellikle ışıyacak yarın
    yürürken ırmak boyunca!

    Gabriela Mistral


    UTANÇ Şiir


    Soğuk bir tül örtüyorlar yüzümüze,
    Sanki ölmek için beyaz bir uykusuzluk;
    Belki utanmasak bizi bırakacaklar,
    Terliyoruz, tırnaklarımdan damlıyor kan
    Onun üstüne,
    Soğuk bir tül örtüyorlar üstümüze.

    Hangi odaya saklansak şimdi onlar,
    Hangi sokaklara çıksak ölüm;
    Girildikçe biten sevişmemiz onlar yüzünden,
    Ne zaman boynuna uzansam ölüm kokuyor
    Yalnızlıktan, o yalnızlık,
    Kelimesi artık şiirde unutulan.

    ÜLKÜ TAMER


    UTANÇ

    Yitik sevdalardan geçtik
    Süzülen
    Köpüren sulardan
    Ateşin bağrından koptuk
    Rüzgara kanarak

    Tarih işlenirken çıplak duvara
    Her darbede
    Her ümidin ardından mühürlenen
    Dedelerimize emanet
    Kutsal bahçeden

    Ben
    Utancıyla yoğrulan
    Yılgın
    Ayaklarını sürüyerek
    Terk eden ..


    Utançlar da Ağlar

    Kendini unutturan eflatunum,
    Güneş kokulum, yağmur gözlüm,
    Bıçak kemiğe dayanmadan çıkalım yola,
    Rüzgarın ıslığından önce varalım
    Dağın öte yüzüne...

    Kış gelmeden yapalım
    Ömürlük kardan adamımızı;
    Ben gözlerimi, sen yüreğini
    Ödünç ver beyaz adama,
    Erimesin ak bedeninde umutları!..

    Semavi bir sır gibi dönüp dursun evrende
    Karanlığa gömülen öksüz utançları,
    Aşk çiçekleri yağsın üzerine
    Ağırlaşan gök kubbenin altından...

    Yeni bir gün daha doğuracaksa
    Yoksul gecelerinde güneş;
    Yaprağına sarınmış daldaki çiçek gibi
    Ve kızarmış bir dilim ekmek gibi
    Azık olsun bir tutam aşk ona;
    Dokunurken karanlıklıklar ışığına!
     



Sayfayı Paylaş