Ümreye Giderken Gerekli Eşyalar

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 2 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Ümreye Giderken Gerekli Eşyalar Nelerdir?

    1- Yazlık kıyafetler; Bol ve uzun. renkleri parlak olmasa daha iyi. siyah, beyaz, toprak rengi, krem rengi gibi renkler daha uygun. türkiyede giyindiğimiz parlak, cafcaflı renkler orada çok dikkat çekiyor. dar ve kısa etekler orası için uygun değil. kadınların etekleri uzun ve bacakları görünmüyor. biz giderken babam eşim için tişört götürmememi söylemişti. ben sadece 1 tane yanıma almıştım ama onu da eşime giymesi için hiç vermedim. buradan giden türkler tişört giyebiliyor ama bence çok da uygun değil. yazlık uzun kollu gömlek götürüp kollarını geri kıvırıp kullanmak daha iyi diye düşünüyorum. biz öyle yaptık. grubumuzda dar, göbeklerine yapışan tişört, gömlek giyen erkekler vardı hatta hocalardan bile öyle giyen vardı bence oraya hiç yakışmıyordu. ben eşim için hac malzemeleri saılan yerden iki tane beli lastikli pantolon aldım 17.5 tl'ye. ikisi de çok iyi oldu. üstüne de şile bezi gömlek aldık. gömleği pantolonun içine sokmuyordu, dışarda bırakıyordu. gömeliğin iki rengini almıştık. sarı olanı pek güzel olmadı. beyaz olan orada çok güzel duruyor. bir de gömleklerin dikişlerine dikkat edin yoksa benim gibi bir de orda dikiş dikmek zorunda kalırsınız. erkek çoraplarını da pantolonlarına uygun olarak ince ve açık renk alın.

    2- Hanefi mezhebinde ayakların görünmesi mekruh olduğu için çorap giyilmesi daha uygun. ince çorap değil, orta kalın çoraplar daha uygun. kıyafetinize göre siyah ve ten rengi ama bol miktarda. mescidin girişinde eşik olmadığı için herkes ayakkabılarını kafasına göre daha ileri ve geri çıkarıyor ve bu yüzden de çoraplar çabuk kirleniyor. orada yıkamakla uğraşmak istemezseniz -ki çamaşır yıkamaya vakit yok- bol miktarda çorap şart.

    3- kesinlikle bol miktarda iç çamaşırı götürmek lazım. ben ilk defa bir hataya düştüm ve az aldım. yatmadan önce ufak çapta çamaşır yıkamak zorunda kaldım.

    4- başınızı örtmek için türkiyede kullandığınız eşarplarınızdan açık renklileri ve iç göstermeyenleri götürebilirsiniz. köyden köşeden gelen, yaşlı kişiler tülbent takıyorlar ama gençler kullanmıyor.

    5- medinede sabahları hava biraz serin olabiliyor. ince bir hırka alabilirsiniz. bir de bizim mekkede kaldığımız otelin (mekke ejyad makarim) kliması o kadar çalışıyordu ki gece rüyamızda kar rüyaları görüp sabah iyice büzüşmüş olarak kalkıyorduk. bunu da göz önünde bulundurun derim ama abartmayın.

    6- İnsanların ayakları yukarda bahsettiğim nedenlerle pis oluyor ve halılar bu nedenle kirleniyor. kıyafetlerinizin kirlenmesini istemeyeceğiniz için ve bazen de halılı yerlerde yer bulamayacağınız ve mermerde namaz kılmak zorunda kalacağınız için ince, çantanıza sığacak bir seccade şart. ben gitmeden önce nette araştırmıştım ve birisi seccadeyi çantaya koymak için buz dolabı poşeti götürdüğünden bahsetmişti. ben de buz dolabı poşeti götürdüm ve seccademi bunun içine koydum, gerçekten çok işe yaradı.

    7- Seyahat firmasından önce hangi şehre gideceğinizi öğrenip, eğer önce mekkeye gidilecekse ihram'ı (erkekler için) ayrı bir çanta içerisinde yanımızda bulundurmalıyız. (çünkü mikat mahalli kızıldeniz üzerinde bir yerde olduğu için) ihramın istanbulda havaalanında giyilmesi gerekiyor. ihram alırken ince ve kalın tipi varmış, ince olanından almayı unutmayın. ihrama girildiğinde arkası olan ayakkabı giyilemeyeceği için daha doğrusu terlik giyilmesi gerektiği için yanınıza erkek için terlik almanız gerekir. sandalatiniz varsa sandaletin arkası iliklenmeden üstüne basılarak da giyinilebilir. ihramı giyerken çengelli iğne lazım oluyor. büyük olanlarından bir kaç tane bulundurmak lazım. parmak arası terlik olabilir. eğer çnce medineye giderseniz orada ihram ve ucuz parmak arası terlik satılıyor. bu arada ben ihramı alınca temiz olsun diye makinede yıkayıp ütüledim. ve yumuşatıcı kullanmadım (ihrama girince koku sürünülmüyor. o yüzden kokmasın diye) bel kısmını bağlamak için normal kemer kullanılabilir yada hac malzemeleri satan yerlerde olan bele bağlanan para keselerinden alınabilir. paralar ve cep telefonu oraya konabilir. ama kutsal topraklara taaa hindistandan eğitimli hırsızlar geldiği için keseye fazla para koymamak lazım. jilet atıp kesiyorlarmış ve ruhun duymadan paranı çalıyorlarmış. paraları taşımak için (harcanacak kısım cüzdanda durabilir) kese götürmek lazım ve bu keseyi de kadınların iki göğüs arasında taşıması daha iyi. babamın tavsiyesi ile ağzı fermuarlı kesemi boynuma asıp öyle taşıdım. tabii otelin kasası varsa otele ulaşınca oraya konabilir.

    8- Otelde odada giymek için terlik götürmek lazım. benim Medinede ayaklarım yara oldu ve Mekke'de de şiştiler. ilk günlerde ayakkabı giydim daha sonra ise giyemedim. o yüzden otelde giyeceğiniz terliği dışarda da giyebileceğiniz türden götürürseniz daha iyi olur. bir zamanlar 10 tl'ye satılan üstü renkli ve petek dokulu, üstünde pullarla güller olan terlikler götürülebilir. bir tane siyah bir tane de beyaz olursa yada altın yada gümüş rengi gayet kullanışlı olur. götürdüğünüz terlikler çorapla giyilen türden olsun. çorapla giyildiğinde yürürken kayıyorsa zor olur. eşim öyle bir zorluk yaşadı. (ayakları toz ve pis olur düşüncesiyle ısrarla deri terliklerini çorapla giydi) hac malzemeleri satan yerden tavaflarda kullanmak için deri patik almıştık. ama önündeki dikiş yerleri ayağımı çok acıttığı için kullanamadım. büyük numarasını da denedim farketmedi. bazıları normal patik giyiyor. ama biraz sıcak olabilir. kumaşla dikilmiş patik olabilir. ya da bin davuttan (her iki şehirde de var, marketler zinciri) kapitone çantaların satıldığı yerden kumaş patik,ayakkabılardan (tayland malı) alabilirsiniz. ben bu sefer almadım ama inşallah bir dahaki sefer alacağım. eğer sevr mağarasına yada nur dağına çıkılacaksa spor ayakkabı alınabilir ama her firma buralara çıkarmıyor. bunu iyi sormak lazım, bir de bizim arkadaşlar kendileri sevr mağarasına çıktılar ve basamak basamaktı normal ayakkabı ile çıktık dediler. tabanı kaymayacak hafif ayakkabı alınabilir.

    9- güneş gözlüğünün kesinlikle unutulmaması gerekir.

    10- Eğer benim gibi herkesle aynı şeyi kullanmayı sevmeyen biriyseniz seyahat firmasının verdiği çanta yerine elde ve omuzda kullanılabilen içine herşeyinizin sığabileceği bir çantanız olması lazım. yalnız çantanızı namaz kılarken önünüze koyacağınız için aşırı büyük olmaması iyi olur.

    11- çantanızın içinde taşımak için tesbih ve yasin cüzü mutlaka yanınıza alın. cüz gerçekten çok işe yarıyor. eğer hatim yapmayı düşünüyorsanız kendi kuranınızı götürebilirsiniz. oradaki kuranları okumak biraz daha zor. eğer benim gibi etrafı seyrederken tefrice çekerim derseniz zikirmatik götürebilirsiniz.

    12- İhrama girince kokulu sabun ve koku kullanılamıyor. Bu yüzden ben yanımda kokusuz sabun almıştım. bir tane de ufak bir parça alıp çantama atmıştım. ihramlıyken tuvalete giderseniz kokusuz sabunu nereden bulacaksınız? çantanızdan çıkarıp kullanırsınız. ben ve eşim ihrama girmeden önce gusül alırken de kokulu sabun kullanılmayacak sanıyorduk ama eşim ihram öncesi koku sürmenin iyi olduğunu okumuş, yani ihram öncesi şampuanla yıkanılabilir. biz ilk umreden sonrakilerde ihram öncesi şampuanla yıkandık. ama ben hoca değilim, yine de daha iyi bilen birine sorabilirsiniz.

    13- ihramdan çıkmak için saçtan biraz kesmek gerekiyor. oradaki traş ne derece sağlıklı olur? biz makasımızı götürdük ve umre sonrası otelimize gidip birbirimizin saçını kestik ve ihramdan çıktık.

    14- maalesef ki bunu çok sonra hatırladığım için fiyatını hatırlamıyorum ama biz gidince mobily hat almıştık (Exchange ofislerde de satılıyormuş) babam yardımcı olmuştu bize. Hattı alırken yurt dışına açık olmasına dikkat edilmeli. Bizim gruptan bir teyze sadece yurt içi arama yapılan hat almış ve türkiyeyi arayıp kısa bir konuşma sonrası kontürleri bitmiş. Gerçi onun hatta mobily değildi. Biz sanırım hat ve kontür için 75 tl varmiştik. Yada 75 riyal dediğim gibi hatırlamıyorum. Ama gerçekten çok işe yarıyor. İstediğin kadar konuş dur bitmiyor. Hem de birbirinizi bulmada da çok işe yarıyor. Kısaca telefonunuz yurt dışına açık olsa da oradan muhakkak bir hat alın.

    15- bunu yazmayıunutmuşum,zaten ben de orada öğrenedim, böyle bir şeye ihtiyaç olduğunu. mehmetle tavaf yaparken bazen sayısını şaşırıyorduk, hiç bir zaman eksik yapmadık ama fazla yapmış olabiliriz. bunun için tavaf sırasında bir teyze kendisine hediye gelen şeyi bize gösterdi. hani tesbih (yaa ben sanki bunu daha önce anlatmışım, yani buraya yazmışım gibi hissediyorum) ucuna yaşlılar 10 tane ekstradan boncuk takarlar ve onu kelimei tevhid çekmek için kullanırlar, işte aynı onun gibi ama 10 tane boncuk değil, 7 tane dizilip onu da tesbih ucuna değil kıymetli olmayan bir yüzüğe takıyorsunuz ve tavaf sırasında bunu parmağınıza takıp, hacerül esvede her selam vardiğinizde bir boncuk çekiyorsunuz ve böylece yanılmıyorsunuz.

    Bunlar dışında bir de annemin tavsiyeleri var. Mescidde çalışanlar yani temizlik işlerini yapanlar çok düşük maaş alıyorlarmış. annem bunlara sadaka vermemi söylemişti. 3-4-5 riyal kadar verilebilir. yalnız verirken diğerlerine göstermeden vermek gerekiyormuş. yoksa başınıza üşüşebiliyorlarmış. mehmet erkekler tarafında adamın birinin bütün parasını vermek zorunda kaldığını ve sonra da zorla ellerinden kaçtığını anlatmıştı. burada dilencilere de para verirseniz aynısı oluyormuş.

    Biz mescidde çalışanlardan başka otelde odamızı yapan çocukla (burada kadınlar çalışmadığı için odaları genç erkekler yapıyorlar. genelde afgan, endonezyalı vs oluyorlar.) garsonlardan birine vermiştik. bir de bize mekkede sohbet eden hoca mekke ve medinede sadaka vermenin başka yerlerde sadaka vermeye göre kat kat sevap olduğunu söylemişti.

    medinede mescidde bol miktarda direk var. bu direklerin kenarlarından soğuk hava geliyor. annem kesinlikle hasta olmamak için bu direklere yakın oturmamamı ve bu direk diplerinde namaz kılmamamı söylemişti. direk dibi sadece çanta koymak için iyi olabilir ama ben umreye veya hacca giden herkesin klimalardan hasta olduğunu, sonra da ibadetlerde zorlandıklarını bildiğim için annemin sözünü dinledim.

    Annem medinede zemzem içerken bidonların üzerinde mavi yazılı olanlardan içmemi söylemişti. sonra kendim gördüm ki bazı bidonlarda mavi renkte 'not cold' yazıyor. ben genelde hasta olmamak için soğuk olanlarından çok nadiren içtim.

    Medine-mekke arasında tesisler çok kötü olduğu için babam muhakkak yanıma yiyecek birşeyler almamı söylemişti. ben de sözünü dinleyip meyve, sandviç, meşrubat, su vs almıştım.

    medinede mescide girerken kadın ve erkeklerin girişi farklı. erkeklrde doğru düzgün hiç arama olmazken kadın polisler fellik fellik arıyorlar. pet şişe (zemzem doldurmak için), cam şişe (ilaç şişesi vs), fotoğraf makinesi, cep telefonu içeri alınmıyor. ben genelde cep telefonumu ayakkabı çantasının içine ayrı bir poşet koyup onun içine koyuyordum ve ayakkabı poşetini de çantamın içine koymadan elimde tutuyordum ayakkabımı yeni koymuşum havalarında. bu yöntem genelde işledi ama bir sabah namazında polisin hem çantamı hem de ayakkabı çantasını yoklayacağı tuttu. hatta şöyle bir üstüme de baktı. beni içeri almadı (bazıları emanete bırakılabileceğini söylüyor ama nasıl oluyor bilmiyorum). o gün başka kapıdan girmek zorunda kalmıştım ve annemi bulamamıştım. o günden sonra cep telefonumu pek yanıma almadım ama o yüzden eşimle birbirimizi 1 saat boyunca aramıştık. bu arada cep telefonunu sürekli sessizde ve titreşimde bırakmak en mantıklısı. namazda çalınca hiç de hoş olmuyor. mekke de ise arama pek olmamasına rağmen tedbir için güneş gözlüğünün kabına koyuyordum ve sallanmasın diye içine bir de selpak tıkıştırmıştım. mescide girince cep teefonumu çıkarıp gözlüğümü yerine koyuyordum. bir de diz altı çorabınızın içine sıkıştırabilirsiniz. bunu hiç denemedim. ama kimse oraya bakmıyor.

    Kaynak: zorakievhanimi.blogspot
     



Sayfayı Paylaş