Ülkemizde Yaşanmış Doğal Afetlerle İlgili Şiir

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 6 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Deprem ağıtı

    Bütün dünya kan ağladı
    Deprem vurdu Marmarayı Milyonlarca can ağladı
    Deprem vurdu Marmarayı

    Ah Marmara vah Marmara
    Bu yara çok acı yara

    Yeşil Bursa, Eskişehir
    Yalova’da hayat zehir
    Göz yaşımız oldu nehir
    Deprem yıktı Marmarayı

    Ah Sakarya vah Sakarya
    Derdin bitmez saya saya

    Erganiyim çok derdimiz
    Şanlı emniyet, ordumuz
    Başın sağolsun yurdumuz

    Halk Ozanı Ergani


    17 / 08 / 1999…Marmara Depremi”ne

    Yazmayayım diye çok zorladım kendimi
    Ne hikmetse anlamadım hep arladım kendimi
    Bir yerlerde söz açıldı çenem düştü,
    Dilim sürçtü azarladım kendimi
    Yazmam ben yazamam dedim,
    Bağışlayın sonunda tutamadım kendimi
    Kim dedi unuttum ben cismim belki bu günde
    Lakin günüm o gün aklım hala o günde

    On yedi Ağustos bin dokuz yüz doksan dokuz
    Sanki mahşer gecesi ve Saatin sıfır üç sıfır ikisi
    Sallandı beşik gibi tüm Marmara bölgesi
    Çaktı tarifi na mümkün bir afatı şimşek
    Kapladı uğultusu ve şavkı Alemi
    Patladı Gök ve yarıldı yerler
    Sanki beyinlerde yüzlercesi bir olmuş taş kıran kompresörler
    Aman Allahım aman ne kadar uzunca zaman
    Bu ne bitmez, tükenmez saniyeler
    Görmedi böylesini asırlardır birdahada görmesin gelecekte nesiller
    Yükseldi semaya tekbirler Allahü ekber,
    Allahü ekber, Allahü ekber derken sustu o naçiz diller
    Anlamadı ne oldu şaşkın Alemi Beşer
    Sanki yapıyordu Hüda Kıyameti tatbikatı mahşer
    Bir an nefesler tutuldu yürekler sustu
    Gerçek olamaz bu Ya Rab sanki kabustu
    Anlaşıldı az sonra Deprem denen facia
    Hikmeti İlahidir binlerce Ölüm kustu
    Bir Ağustos gecesinde tüm yürekler buz kesti
    Yanar Oğul Anasına diğer ana Kızına ötekisi Oğluna
    Toplaşmışlar bir köşeye hepisi Babasına Dedesi Ninesine
    Gücü tükenmiş artık vurmaktan sinesine
    Kardeş kardeşi arar dost akraba hep sorar
    Yakar bu ateş daha bilmem kaç sene yakar
    Sönen nice ocaklar tütmeyecek bacalar
    Ağıt üstüne ağıt bir köşede Analar
    Cehennemi bir manzara yığın, yığın üstüne
    Daha birkaç dakika önce yuva olan binalar
    Bağırdı bir ses tanıdık dedi abi sizde dedim koçum ya sizde
    Sizi bizi yok bunun öyle bir ateşki bu her yanda hepimizde
    Deli gibi koşarken sarıldı boynuma oğlum Baba..Annem
    Annem nerde dedim iyi ya ablan, ablan ya Melek hemde üç aylık bebek
    İndik baba aşağıdalar kızım şükür nasılsınız ne oldu baba bize böyle ya
    Yavaş, yavaş kalkarken o cehennemi zifir ve toz bulutu
    Birer, birer tükendi çığlıkların umudu
    Söylemek Ağlamak ne mümkün almadıki Dimağlar
    Görüpte bu manzarayı değil Alemi Beşer Gökte Melekler ağlar

    Şaka gibi geliyor sanki daha dün gibi geçmiş seksen altı ay
    Heder aldıkmı dersek vay bu Başa vayki vay
    Çalan belki değişti Talansa aynı talan
    Edep haya hak getire ne ala ne memleket
    Dilim varmıyor söylemeye bağışlayın
    Ama buna Takdiri İlahide diyemiyorum
    Çünkü kötüyü Takdir etmezki Hüda
    İyidir demiş Atalar iyidir bin nasihattan bir nusubet
    Lakin bu manzaraya bakıpta diyesim geliyor yalan
    Kader değildi size belki Depremde ölmek
    Bilinçsiz yapılaşma çoğu çirkin bir örnek
    Belki takdiri İlahi yaptığı binada ölmek
    Görüldüki çalanlarda doymadı
    Mezar oldu çoğuna ve çoluk çocuğuna
    Cehaletin kurbanları ne söylense az gelir
    Sözüm yoktur cümlenize varsa hakkım helaldir
    İçtiniz Şehadet şerbetini hepiniz bize kalan vebaldir
    Ne mutluki İmanını kurtaran şühedalar sizlere
    Şefaat edin o günde unutmadan bizlere
    Sadece bizler değil Ağladı bütün. Cihanı Devran sizlere

    29 / 10 / 2006 - Şerafettin Yıldız
     



Sayfayı Paylaş