UEFA Bizi Kandıramaz

Konusu 'Spor Gündem' forumundadır ve EmRe tarafından 28 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    BAyanları kandırmak uefa'nın ne hattine
    “OFSAYTTAN anlamazlar” dediler ama onlar her maç tribündeki varlıklarıyla buna karşı çıktılar. 46 bini bir araya geldiğinde görenleri şoke ettiler ve “Biz zaten vardık, artık çok olmaya karar verdik” dediler. Onlar “frikik” deyince aklına magazin sayfaları yerine Alex gelen, Fenerbahçe’nin deplasman kadınları...

    [​IMG]

    Cuma akşamı oynanan Gençlerbirliği maçı öncesi. Ankara’da hava eksi 8 derece. Çocuklar, eşler, sevgililer, anne, babalar İstanbul’da sıcak evlerinde, deplasman kadınları 19 Mayıs Stadı’nda tribünde. “Otobüsle gelelim” dedik. “Yok olmaz konvoy yapalım” dediler ve “direksiyon–kadın” önyargılarını da yıka yıka Ankara’ya geldiler.

    Aralarında Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı da var, iş kadını da, küratör (Sergi düzenleyicisi) de. Hepsinin ortak özelliği, çocuklarında tutuldukları sarı lacivert sevdanın peşinde Saracoğlu tribünlerini doldurmak yetmezmiş gibi, şehir şehir gezerek takımlarına destek vermeleri.

    O kadınların hepsinin doğum tarihi 1907
    3 Temmuz’dan bu yana yaşananlara inat futbola güzellik katmaya devam eden Fenerbahçe sevdalısı kadınlarla sabahın erken saatlerinde yola çıktık. Arada keyifli bir yemek molası ile kesilmesinin dışında arabalardan yükselen marş sesleri ve rüzgara karışan atkılar eşliğinde devam ettik deplasman yolculuğumuza ve onlar saatler önceden buz gibi havada tribündeki yerlerini aldılar. Maç boyunca sesleri kısılana kadar bağırıp, elleri soğuktan mora çalana kadar alkışladılar takımlarını.
    Kadınların futbola tutkusunun en güzel örneğini bize yaşatan kadınların bazılarıyla röportaj yapma şansımız oldu ve sarı lacivert aşklarını, tribünü, futbolu, yaşananları bir de onlardan dinledik. Adlarını, mesleklerini öğrendik ama yaşlarını sorduğumuzda hepsi doğum tarihim “1907” dedi.

    Didem ÇOŞKUN -S.Temsilcisi : Fikstüre göre program yaparız

    Futbol sevgisi ve taraftarlık senin hayatına neler kattı?
    - 10 yasından beri babam ve dedemle Saracoğlu yollarındayım. Futbolu hep hissettim. En yakın dostlarımı tribünde tanıdım.

    Futbolu sevdiğin için tepki aldın mı?
    - En büyük tepkiyi annemden aldım. Bir G.Saray maçı öncesi tartıştık ve evde üzerime kapıyı kilitledi. Camdan aşağıya atlamaya hazırlarken babam yakaladı. Anneme kızdı. Artık alıştılar. Hafta sonu program yapılacaksa fikstüre bakıyorlar.

    Yasemin BAŞARIR - Tekstilci: Küfürler, futbolun parçasıdır

    Deplasman kadınlarının şoförlerinden biri de sendin. Yol boyunca ne konuştunuz?
    - Gidilen deplasmanlar, o deplasmanlarda yaşananlar, yıllar öncesindeki bir maçın bilmem kaçıncı dakikasının nelere mal olduğu. En çok da “Şu an Aziz Yıldırım Metris’te yahu” cümlesine bağlanan sohbetler.

    Kadın üzerinden edilen küfürleri duyunca ne hissediyorsun?
    - Küfür futbol kültürünün bir parçası, o kültürü samimi yapan parçası. Ben ne bana küfür edilmesinden, ne de etmekten rahatsız olmuyorum. Çünkü futbolun içindeki küfürü kişisel almıyorum. Bu yüzden kadın üzerinden yapılıyor gibi de bir algım yok. Küfür ruh sağlığının vitesinin boşa alınması gibidir.

    Tribünde olmakla, ekran karşısında maç izlemek arasında ne fark var?
    - Tribün inisiyatif, ekran karşısı çaresizliktir. Tribündeyken maçı çevirecek gücüm varmış gibi hissediyorum.

    Gittiğin en uzak deplasman hangisiydi?
    - 2003-2004 sezonu Denizli deplasmanı. Şampiyonluğu alıp, sahanın çimlerinden de bir tutam cüzdanıma koyup döndüm.

    Taraftar grupları deyince ilk aklına gelen kim?
    - Fenerbahçe tribünleri. Galatarasay tribünlerini düşünüyorum. Öyle bir tribün var mı, yok mu bilmiyorum. Beşiktaş tribünleri ise başka bir olay. “Çarşı taraftarlığa karsı” diye özetlenebilir halleri. Pop kokan hareketleri var.

    Cesur ve kendine güvenen bir kadınsın. Futbolun katkısı var mı?
    - Futbolsever değilim, sadece Fenerbahçeli’yim. “Fenerbahçeli olmanın tafrası yeter”den mütevellit, kendine güvenen
    bir insanım.

    Funda PALA- Ö.Görevlisi: Futbolu kadınlar yönetsin

    Fenerbahçeli kadınların ön planda olmasını neye bağlıyorsun?
    - Kadın değerlerine saldırıldığında, koruma içgüdüsüyle davranır. Fenerbahçe hepimizin hayatında en önemli şey. Dolayısıyla Fenerbahçeli kadınların da 3 Temmuz’dan bu yana önde olması hayatının anlamını koruma içgüdüsüdür. Bizim sayımızın artışında stadımızın atmosferi, tek başına bir kadının rahatlıkla maç izleyebileceği kadar güvenli olmasının rolü var. Aziz Yıldırım’ın emekleri de unutulamaz.

    Futbolu, entellektüel kesim zaman zaman aşağılıyor. Bir öğretim görevlisi, bilim kadını nasıl bir futbol aşığına dönüştü?
    - Babam iyi bir kalecidir. Çocukluğumda Küçükçekmecespor’un sahasında babama şut çekerdim. Futbol aşkım da, Fenerbahçe aşkım da, Fenerbahçe aşığı annem ve babam sayesindedir. Futbolu aşağılayanlar ise bence futbolu tanımayan sadece şiddet ve holiganlık olarak görenler olmalı. Böyle düşünüyorum.

    Deplasmanlara gidiyorsunuz. Evden, “Funda otur oturduğun yerde” dense tavrın ne olur?
    - Babam ve annem benimle aynı aşkı paylaşıyor. En büyük avantajım bu. “Gitme” demezler ama “Gitmesen” derler.

    Spor Bakanı, TFF Başkanı, kulüp yöneticisi kadınlar hayal edin. Futbol dünyası nasıl olurdu?
    - Yıllardır bu işi erkekler yönetiyor. Geldiğimiz nokta ortada. Bence bir de kadınları deneyelim. Belki daha iyi olur.

    Seda AÇIKOĞLU - Fotoğrafçı: Futbola endeksli yaşıyoruz

    Deplasmana gönüllü fotoğraf çekmek için geldiniz. Kadınları nasıl buldunuz?
    - Daha önce de deplasmanlara gitmiştim. Kadın, erkek karışık organizasyonlardı. İlk defa sadece kadınlardan kurulu bir ekiple böyle bir tecrübe yaşadım. Keyifliydi. Kadınların da takımlarına bağlılıkları ve tutkuları takdire şayan bence. İyi ki varız.

    Futbolla aranız nasıl?
    - Bu işin heyecanı çok özel zaten. Fenerbahçe işin içinde olunca özellikle maç günleri bir tarafınız futbola endeksli yaşıyorsunuz.

    Futbol dünyasından kimi fotoğraflamak ya da neyin resmini çekmek isterdiniz?
    - Lefter Küçükandonyadis’i fotoğraflamak isterdim.

    Tribün kadınları şiddetin çözümünde öncü rol oynayabilir mi?
    - Sadece kadınlarla değil birlikte çözülebilecek bir durum var ortada. Kadınların fazlalığı tepkilerde farklılıklar yaratabilir.

    Başak ERTEM - Turizmci: Spor erkek ve kadın taraftarla güzel

    Yolda kulağımız değişen yasa sonucu gelecek haberlerdeydi. Ankara’ya hangi hislerle geldin?
    - 3 Temmuz sonrası belki de hayatımın sonuna kadar unutamayacağım bir sinir hali var. Ama buraya takımımı hak ettiği gibi desteklemeye geldim. Başkanım ve yöneticilerimizle birlikte suçsuz olduğuna inandığım insanların bir an önce içeriden çıkması tek dileğim.

    Fenerbahçe senin için ne demek?
    - Hayatım. Benim için ailem ve Fenerbahçe var.

    Seyircisiz maç cezasının, erkeksiz maç cezasına çevrilmesine ne diyorsun?
    - Burada duygularım biraz karışık. Başta futbol, tüm sporlar kadın ve erkek taraftarıyla güzel. Sadece kadınlarla açıkçası çok da sevemedim. Yine de bomboş tribünlerden iyidir.

    Ruşen AKTAŞ - Küratör: F.Bahçe için New York’a gitmedim

    F.Bahçe maçı için nelerden vazgeçersin?
    - Ben takımımın Şampiyonlar Ligi maçını izleyebilmek için New York’a gitmekten vazgeçmiş biriyim. Gerisini varın siz tahmin edin.

    UEFA, F.Bahçe kadınlarını fair play ödülüne aday gösterdi. Tepkiniz ne oldu?
    - UEFA bu ödülle kalbimizi kazanacağını sanıyorsa büyük yanılgı olur. Fenerbahçe’nin kadını, erkeği tüm taraftarı her türlü ödülü hak etti. Şampiyonlar Ligi’nden men edildiğimiz gün UEFA’nın verdiği, vereceği her ödül anlamsızlaştı.

    Mine CUCA - Y.Asistanı: Adınız F.Bahçe ise işiniz zor

    “Sevgili dediğin maça, koca dediğin deplasmana götürecek” diyorsun. Futbola uzak bir erkekle olur musun?
    - Futbolla ilgisinden ziyade F.Bahçe’ye sevgisi ve bağı olması önemli. Futbola uzak olursa, sayemde yakın olur. Ama başka takımı tutan benimle olamaz.

    Türk futbolunun sorunu ne?
    - Antici kimlik sahibi olmak Türk futbolunun en büyük sorunu. Çünkü bu ülkede ne yaparsanız yapın, adınız F.Bahçe ise işiniz zorlaşıyor.

    ...VE SON YAZI

    GENÇLERBİRLİĞİ-Fenerbahçe maçı bittiğinde, sarı lacivertli renklerin aşığı deplasman kadınlarına beraberlik hüznü çökse de futbolcuları tezahüratlarla desteklediler. Gecenin karanlığında 500 kilometrelik soğuk dönüş yolculuğuna başlamak üzere stattan ayrıldılar. Isınmak için verilen kahve molasında konuşulan tek şey ise Bursa deplasmanına nasıl gidileceğiydi.
     



Sayfayı Paylaş