Twitter Sitem Sözleri

Konusu 'Sosyal Medya' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 24 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Twitter için Yeni Sitem Dolu Sözler

    Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır.

    Bir Çiçeğin açmak için sebepler bulduğu gibi,

    Yaşama dair sebepler bulmak için yaşıyorum...

    Eğer bir gün gelir de yaşamak için bir sebep bulamazsam ;

    Ölmek için bir sebep bulmuşum demektir

    Sen sevda ırmağı, gittin ele aktın, sen dünyamı yıktın. Vefasız Aşkım...

    Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel.

    Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.

    Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

    Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.

    İstenmediğim gönülde gölgemi bile bırakmam ben.

    Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları…

    Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.

    Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.

    Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.

    Gönül mahzun, gözlerimin şavkı yok, senin için söylenmedik şarkı yok, suskunluğun dargınlıktan farkı yok, bir şey söyle, sitem olsun naz olsun.

    Gayr ile her dem nedür seyr-i gülistân etdüğün bezm urup halvet kılup yüz lutf u ihsan etdüğün ahd bünyâdın mürüvvetdür mi virân etdüğün kanı ey zâlim bizümle ahd u peymân etdüğün -Fuzuli

    Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…

    Ben ne yaptım kader sana, mahkum etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikayetim Yaradan’a, şikayetim Yaradan’a.

    Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

    Madem gidiyorsun bura son durak ne adres, ne mektup, ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git.

    Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla!

    Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

    Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında beni ararda bulamassan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

    Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.

    Niye ağlıyorsun dediler, sevdim dedim. Niye üzülüyorsun dediler, gönül verdim dedim. Elin kızı için değermi dediler, meğerse değmezmiş...

    Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer.
    Sen o suya yazı yazmayı başardın şmdi güneşin doğmasını bekle...
     



Sayfayı Paylaş