Türklerin Batıl İnançları

Konusu 'Güncel Konular' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 22 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Türk Batıl İnançları
    Türklerin Batıl İnançları, En acaip Türk batıl inançları, Türklerin Batıl İnançları nelerdir, Türk halkının batıl inançları, En Tuhaf Türk Batıl İnançları, ülkemizde batıl inançlar,

    Gece ıslık çalmak günahtır.

    Gece evden eve tuz verilmez.

    Akşam kapının önü süpürülmez.

    Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.

    Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.

    Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.

    Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.

    İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.

    Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.

    Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.

    İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.

    İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.

    Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.

    Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.

    Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

    Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.

    Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.

    Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.

    Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.

    Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.

    İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.

    Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.

    Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.

    Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.


    Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.

    Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.

    Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

    Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.

    Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

    Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.

    El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.

    Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.

    Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.

    Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.

    Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.

    Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.

    Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

    Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

    Evin temeline karataş koymak iyi değildir.

    Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.

    Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.

    Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.

    Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.

    Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.

    Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.

    Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

    Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
     



Sayfayı Paylaş