Türkiye'deki İlk Kamu Yayıncılığı Hakkındaki Bilgiler

Konusu 'Soru-Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 12 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir Guest


    Türkiye'deki ilk kamu yayıncılığı hakkındaki bilgiler nelerdir?
     



  2. RüzGaR Super Moderator

    Türkiye’de televizyon yayıncılığının başlangıcından bu günlerine değin teknik gelişmelerin içerisinde olan, ülkemizde ilk televizyon yayınını yapan İ.T.Ü.’ de öğretim üyeliği yanında üniversite televizyonunda yayıncılık hayatına başlamış, TRT İstanbul Televizyonu’nda teknik yönetici, özel televizyonların kurulması ile iki yayın kuruluşunda ve ATV’nin yayına başladığı sırada görevli teknik ekibin başında yer almış, TRT’de daha üst görevlerde (Stüdyolar Dairesi Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı) bulunmuş, emekli olduktan sonra televizyon yayıncılığının her aşamasında hem eğitici, hem yönetici olarak edindiği bilgi ve tecrübelerinden yayın hayatına hazırlanmakta olan gençlerin yararlanmaları için üniversitelerde tekrar öğretim görevlisi olarak göreve devam eden Haluk Buran, “Türkiye’de Radyo – Televizyon Yayıncılığının Tarihsel Süreci” başlıklı yazı dizisi ile yayıncılığın ülkemizdeki tarihsel sürecini sizlere aktaracak.

    Türkiye’de Radyo Yayıncılığı (1927–1994)
    Türkiye’de radyo yayıncılığı, dünyadaki ilk radyo yayınlarından bir kaç yıl sonra 1927 yılında bir şirket kurulması ile başlatılmıştır. Şirketin ortakları arasında Türkiye İş Bankası, Anadolu Ajansı gibi iki kamu kuruluşu yer almıştır. Şirketin çalışma yöntemi ve hükümetle yapılan 10 yıllık anlaşmanın, BBC ile aynı olması ilginç bir rastlantı! BBC bugün yine bir şirket statüsünde ve birçok ülkede kamu yayın kuruluşları şirketleşmiş olarak yayına devam ederken ülkemizde kamu yayın kuruluşu olarak kurulmuş olan TRT kuruluşundan beri bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen (1937 yılına kadar ülkemizdeki yayınlar bir şirket tarafından sürdürülmüş olduğu halde) bugün hala aynı statüde kalmıştır.

    1927-1936 Şirket Dönemi Radyoculuğu
    Yurdumuzdaki ilk radyo yayını Telsiz Telefon Türk A.Ş. tarafından İstanbul ve Ankara’da 1927 yılında başlatılmıştır. Bu radyo yayını,

    İstanbul´da Büyük Postane’de bir odadan postane kapısı üzerine kurulan bir verici ile halka müzik dinletilerek, Ankara´da ise Ankara Palas´ın bodrum katında bir odadan, 5 kW gücünde bir Fransız şirketine ait iki adet verici ile yapılmıştır.

    1936 yılında radyo yayınlarının çağdaş radyoların düzeyine ulaşması sağlanamadığı için şirketin sözleşme yenileme isteği kabul edilmemiştir. Aynı yıl çıkarılan bir kararname ile radyo yayınları devlet eliyle yürütülmeye başlamıştır. Şirketin tasfiyesine karar verilerek şirketin vericileri PTT’ye devredilmiştir. Radyoculukta şirket dönemine bir daha dönülmemek üzere devlet kontrolünde yayıncılığa geçilmiştir.

    1936-1940 PTT Dönemi Radyoculuğu
    Devlet tarafından 120 kW gücünde Etimesgut´ta Türkiye´deki ilk güçlü verici kurularak 1938 yılında Ankara Radyosu bugünkü binasında yayına geçmiştir. O yıllarda Avrupa´da 100 kW üstünde 36 verici bulunuyordu. 120 kW´lık uzun dalga Ankara vericisi, Avrupa ülkeleri radyo vericileri arasında ilk sıralarda yer almıştır.

    1939 yılında Ankara´da 20 kW gücünde kısa dalga vericiden yabancı ülkelere yönelik yabancı dilde haber bültenlerinden oluşan dış yayıncılık uygulaması başlatılmıştır. İkinci Dünya Savaşı yıllarının koşulları, tüm dünyada radyo yayıncılığına önem kazandırmıştır. T.C. Hükümeti de bu yayınların 22 Mayıs 1940 tarihinde kabul edilen 3837 sayılı kanun ile yeni kurulan Matbuat Umum Müdürlüğü’ne devredilmesini uygun görmüştür.

    1940-1964 Basın-Yayın Radyoculuğu
    1943 yılında Matbuat Umum Müdürlüğü, Basın Yayın Umum Müdürlüğü adıyla yeniden örgütlenerek yayın hizmeti teknik ihtiyaçları için bir fen heyeti kurulmuştur. Savaşın yaygınlaştığı yıllarda bütün dünya radyoları gibi Ankara Radyosu savaşla ilgili haberler yayında yer alıyordu. O günlerde hazırlanan programlar daha çok Türkiye´nin tarafsızlık politikasını vurguluyordu.

    Yayınlarına 1938 yılında son verilen İstanbul Radyosu, 1949 yılında tekrar 150 kW´lık orta dalga verici ile yeni binasında yayına başlamıştır. Aynı yıl İzmir Kültür Park´ta İzmir Belediye Başkanlığı’nca kurulan radyo, 1953 yılında devlet radyosuna dönüşmüştür. 1950 yılında Kore´ye asker gönderilmesi ile kısa dalga üzerinden Güney Kore´ye yayın yapmak üzere yurtdışı bir radyo yayını başlatılmış, 100 kW ´lık kısa dalga vericisi Ankara Çakırlar´da hizmete girmiştir.

    Bu dönemde İ.T.Ü.’de kısa dalga vericisi kurularak İ.T.Ü. Radyosu İstanbul’da klasik müzik yayını yapmaya başlamış, daha sonraki yıllarda Türkiye’nin ilk FM radyo vericisi ile bu yayın sürdürülmüş ve yine bir ilke imza atılarak ilk stereo yayın İ.T.Ü. Radyosu’ndan yapılmıştır. İstanbul’da ilk FM radyo vericisinden İ.T.Ü. FM radyo yayını yapılmasının yanı sıra, ileride açıklanacak olan Türkiye’deki ilk televizyon yayınını yapan İ.T.Ü. televizyonu yayınlarının sesi de yayınlanmıştır. O yıllarda İ.T.Ü. ‘den başka FM yayını olmadığı için, FM radyo alıcıları olanlar televizyon alıcılarına sahip olmadıklarından televizyonun sesini dinlemekle yetinmişlerdir.

    1964 – 1994 TRT Radyo Yayıncılığı
    Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere 1 kW gücündeki il radyoları ile müzik yayınları yapılmış, 1964 yılında TRT kurulduktan sonra bu radyoların yerini daha güçlü radyolar almış ve radyoların yayın saatleri artırılarak tüm gün yayın yapmaya başlamıştır.

    Radyo vericilerinin de sayısı arttırılmış, 100 kW Erzurum uzun, 100 kW İzmir, 300 kW Mersin, 300 kW Diyarbakır orta dalga vericileri ile 250 kW kısa dalga Ankara vericisi kurulmuştur.

    1974 yılında radyoculukta da önemli bir gelişme yaşanmış, radyo yayınları merkezden TRT1, TRT2, TRT3 yayın postaları olarak yapılanmış ve TRT1 24 saat yayına başlamıştır. TRT1´de müzik, eğitim, haber, reklam, eğlence, drama programları; TRT’de eğitim-kültür, drama, haber, müzik programları; TRT3´de çok sesli müzik ve eğitici müzik programları yayınlamaya başlamıştır. Ankara, İstanbul ve İzmir’deki radyo stüdyolarının yanı sıra Antalya, Çukurova, Diyarbakır, Erzurum, Trabzon bölge radyo stüdyolarında, bölgelere yönelik programlar yapılmaya başlamıştır.

    TRT´nin kuruluşundan sonra yurt dışı yayınlarda 1975’te 250 kW´lık verici hizmete girince dil sayısı artırılmış, 1982 yılında Türkçe dahil yayın yapılan dil sayısı 15´e çıkarılmıştır. Ankara Çakırlar'a değişik yıllarda kurulan yeni verici ve anten tesisleri ile 3 adet 250 kW ve 2 adet 500 kW'lik verici ile kısa dalga yayınları artırılmıştır.

    Ankara Emirler mevkiine daha sonra kurulan 5 adet yeni kısa dalga vericilerle bugün 500 kW gücünde 7 adet, 250 kW gücünde 3 adet olmak üzere toplam 10 adet yüksek güçlü verici ile yayın yapmakta olan Kısa Dalga Türkiye'nin Sesi Radyosu yayınları, 26 dilde tüm dünyaya iletilmektedir.

    FM verici sayısının artırılması kararı ile, TRT3 radyo postasına ilaveten TRT1 ve TRT2 radyo postalarının da FM bandından yayın yapması planlanmıştır. Uzun ve orta dalga vericileriyle birlikte FM bandında da yayın yapacak verici kurulması ile FM radyo yayınları yaygınlaştırılmaya başlamıştır. 1987 yılında FM bandında TRT4 radyo postası TSM,THM programlarını yayınlamak üzere faaliyete geçmiştir.

    1990 yılında yurdumuza gelen turistlere hizmet vermek üzere Turizm Radyosu yayına başlamıştır. Yurdun turistik bölgelerine kurulan FM vericilerle Antalya yayın merkezinden İngilizce ağırlıklı olmak üzere Fransızca ve Almanca, sonra Yunanca yayın yapılmaktadır.

    TRT4 radyo postasının da yeni yayına başlayan özel radyo postalarına karşılık TRT-FM adı altında canlı Türk Pop Müziği yayınlarına ayrılmıştır. TRT2 radyo postası bu dönemde Radyo Haber adıyla 24 saat radyo haber yayınları yapmaya başlamıştır.turkeyarena.net Daha sonra bu radyo postası kapatılmış ve bir süre sonra Türk Sanat ve Halk Müziği yayınları yapmak üzere yeniden yayın yapmaya başlamış, bu postanın FM vericilerinin de sayıları ve güçleri arttırılarak yurdun daha büyük bölümüne ulaştırılması sağlanmıştır.

    1992 yılında ilk özel radyo yayınları FM bandında başlamış, Metro FM ve Super FM adı altında biri Yabancı Pop, diğeri ise Türkçe Pop Müzik yayını yapan iki özel radyo kanalı radyo yayıncılığında yer almıştır. Bu yayınların yapıldığı stüdyolar Teknik Bölüm Başkanı olduğum kuruluşun ilk yayın binasında teknik ekibin gayretli çalışmaları ile oluşturulmuş ve bunların 5 kW’lık vericileri Çamlıca tepesine kurulmuştur. O tarihte mevcut TRT verici antenlerinde uygulanan teknik özelliklerden farklı bir radyasyon diyagramı olduğu için, İstanbul’un her noktasında her türlü şartta, örneğin tünel içinde eskiden kesilen radyo yayınına karşılık bu yayınlarda kesintisiz alış sağlandığı tespit edilmiştir.

    Özel radyo yayınlarının hızla yaygınlaştırılması karşısında izinsiz yapıldığı gerekçesiyle bütün radyo yayınları kapatılmış ve vericileri mühürlenmiştir. Daha sonra Anayasa’nın 133. maddesi değiştirilerek yayın tekeli kaldırılmış ve özel radyolar yeniden yayına başlamışlardır.

    Bu konu TRT sitesinden alıntıdır ve yukarıdaki konu bağlamında buraya taşınmıştır.
     
  3. ot-gu Genel Sorumlu

    Türkiye’nin zengin ve dinamik bir yayıncılık sektörü olup, hem kamu hem de özel yayıncı kuruluşlar kendilerini sayısal çağa hazırlamada yeni medya ortamının getireceği fırsat ve zorlukların farkındadırlar. Türkiye; haber alma özgürlüğünün geliştirilmesine, evrensel haklara, yeni teknolojilere ve bilgi toplumunu oluşturmaya çok önem vermektedir.

    Türkiye uzun geçmişi olan bir kamu yayıncılığı geleneğine sahiptir. 1925 yılında çıkarılan Telsiz Kanunu ile Türkiye’de ilk radyo yayıncılığı başlamıştır. 1971 yılına kadar olan dönemde bu Kanun, Anayasa’da yapılan yasa değişiklikleri, yenilenme ve geliştirmeler neticesinde bir kaç kez yeniden düzenlenmiştir. 1971 yılının Mart ayında tarafsız ve özerk bir kamu anonim ortaklığı yapısıyla kurulan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) denetiminde televizyon yayınları başlamıştır.

    TRT’nin Anayasa ile korunan yayıncılık alanındaki tekeli, 1990 yılında daha yasal çerçeve oluşmadan yayınlara başlayan bir çok özel radyo ve televizyon kanal kuruluşları ile kırılmıştır. Anayasanın 133. Maddesinde yapılan değişikliklerle Türkiye’nin yayıncılık alanındaki kamu tekeli kaldırılmıştır.

    1994 yılında çıkarılan 3984 Sayılı “Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Kuruluş ve Yayınları hakkında Kanun” ile özel radyo istasyonlarının, televizyon kanallarının ve TRT’nin uymakla mükellef kılındığı düzenlemeleri oluşturan, özerk ve tarafsız kamu tüzel kişiliğine haiz yetkili bir düzenleyici makam olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) kurulmuştur.

    Kamu Yayın Sektörünün Gelişimi

    3984 Sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle bir kamu yayıncısı olan TRT’nin faaliyetleri rekabetçi yayın ortamının gereksinimlerine göre uyumlaştırılmıştır. Günümüzde TRT 34 yıllık deneyimiyle hem ulusal hem de uluslararası izleyiciler yararına programlar yayınlamaktadır. TRT’nin haber, eğlence, kültür ve eğitim amaçlı uluslararası hizmet veren iki kanalı, dört adet ülke içi izlenen kanalı, en son görsel-işitsel teknolojileri kullanmayı hedef edinerek en geniş coğrafi alanı kapsamakta ve geniş program yelpazesiyle geniş izleyici kitlelerine erişmeyi ve hitap etmeyi amaçlamaktadır. (turkeyarena.net) TRT’nin yayınları Avrupa, Ortadoğu, Merkezi Asya, Avustralya, Yeni Zelenda, ABD ve Kanada’ya ulaşmaktadır.

    TRT genel ve özel konuları içeren yayınları mümkün olan en geniş kapsamda sunmayı hedeflemekte, güçlü haber kaynakları yoluyla dünyada ve Türkiye içindeki olaylar hakkında temel bilgi içeren güvenilir ve tatmin edici haber bültenleri sunmaktadır.

    Düzenli yayınlarının yanı sıra TRT aynı zamanda hem iç hem de uluslararası pazar için teletext ve Internet hizmetleri gibi zengin haber kaynakları sunan veri yayınlarını da yapmaktadır.

    TRT radyo yayınları, ülke içinde 3 ulusal şebeke ile 9 bölgesel istasyonu ve bunun yanı sıra 21 dilde yayın yapan 2 uluslararası program yayınını yayınlamaktadır. Bu programlar geniş yelpazede her yaşa ve zevke hitap edecek şekilde içeriğe sahiptir. 2004 yılında TRT Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında kullandığı dil ve lehçelerde yayın programları sunmaya da başlamıştır.

    Özel Yayıncılık Sektörünün Gelişimi

    Son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak kablo ve uydu ortamlarından sayısal olarak yapılan yeni iletim yöntemleri başlamış, sektörde radyo ve televizyon kuruluşlarının sayısında hızlı bir artış olmasıyla rekabet ortamının zorlaştığı görülmüştür. Hali hazırda Türkiye’de TRT’nin televizyon kanalları haricinde 24 ulusal, 16 bölgesel ve 224 yerel televizyon ile 36 ulusal, 108 bölgesel ve 944 yerel radyo kanalı faaliyet göstermektedir.

    Türkiye’deki kablo sisteminde 76 televizyon kanalı bulunmakta olup, bunlardan en az 10 tanesi yabancı ülke kanallarıdır. Kablo sisteminde 5 tane de radyo kanalı bulunmaktadır.

    Günümüzde çok sayıda özel kuruluş, radyo ve televizyon yayın hizmeti sunmaktadır. Başlıca özel televizyon kanallarının hiç biri aynı anda radyo yayın hizmeti de vermemektedir. Bu iki medya aracı arasında keskin bir sınır bulunmaktadır. Ödemeli TV hizmetleri de yayınlar arasında bulunmaktadır. Beş adet ödemeli kanal mevcut olup, (bunlardan dört adeti bir sayısal uydu platformunda bulunmaktadır.) özel program yayınları sunmaktadırlar. turkeyarena.net Özel kanallar finansmanını temelde reklamlardan sağladıkları gelirlerle elde etmektedirler. Kamu televizyonu TRT ise karma fon sistemi ile; televizyon bandrollerinden, reklamlardan ve diğer kamu kaynaklarından finansmanını sağlamaktadır.

    İletişim hizmetleri sayısında artış sağlayan sayısallaşma daha çok özel yayıncı kuruluşların yararına rekabeti getirmektedir. DIGITURK adlı bir sayısal uydu platformu hali hazırda değişik bir çok radyo ve televizyon hizmetini, buketinde sunduğu bir çok ek hizmetle birlikte sağlamaktadır. Yedi sayısal uydu platformu daha bir yandan start almaya hazırlanırken, bir yandan da TRT, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi başlıca şehirlerde sayısal karasal yayınların pilot uygulamalarını başlatmıştır. Yeni haberleşme ve iletişim teknolojileri ve hizmetleri, Internet ve sayısal veri hizmetlerinin yakınsamakta olan teknolojisi Türkiye’de şimdiden yaşamın bir parçası olmaya başlamıştır. İlgili kamu yetkilileri, kurumları ve özel girişimciler bu yeni teknolojileri harekete geçirme planları yapmakta ve bu bağlamda; Türk yayıncılık yasaları yeni medya hizmetlerinin zorlukları ve fırsatlarıyla uyum sağlamak için değişiklik hazırlıkları içindedir.
     

Sayfayı Paylaş