Türkiye'deki Endemik ve Relikt Bitki Türleri Nelerdir

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 16 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Türkiye'deki Endemik ve Relikt Bitki Türleri Nelerdir?
    Türkiye endemik bitkiler açısından dünyanın önemli ülkelerinden birisidir.
    Yurdumuzun siyasi hudutları içerisinde doğal olarak yetiitiği halde başka hiçbir yerde yetişmeyen, diğer bir deyişle dünyada yalnız ülkemizde yetişen bitkiler Türkiye endemikleri olarak adlandırılır.Yurdumuz endemiklerinin sayısı 3000 dolaylarında olup endemizm oranı %33civarýndadır.(Davis, 1965-1988). Ülkemizde endemik tür sayısı diðer Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında ülkemizin bu zenginliği daha iyi anlaşılır.Avrupa ülkeleri arasında en çok türe sahip olan ülke Yunanistan olup 800 civarındadır.Aynı şekilde endemik türlerce zengin İspanya ve Yugoslavya’da ise bu sayı 400-500 arsındadýr.
    Ülkemizdeki endemik türelerin en önemlilerinden birkaçı; Kaz dağında orman meydana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasýnda yaygýn olan Sığla veya Günlük ağacý ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça Hurması (Phoneix theophrasti)dýr.Yurdumuzun bilhassa dar derin yarılmış dağlık alanlarında endemiklerin sayısı bir hayli yüksektir.Bunun yanında özellikle Pleistosen’deki iklim şartlarına göre yetişmiş ve yayılma imkanı bulmuş, fakat günümüzde bilhassa dağlık bölgelerimize lokal alanlarda hayatiyetlerini sürdüren çeşitli flora bölgelerine ait bitkiler görülür.Örnek olarak, Karadeniz Fitocoğrafya Bölgesindeki Akdeniz elemanları,Nur, Dedegöl, Ağrı, Nemrut,Mercan(Munzur) daðlarındaki nemli ılıman ve nemli soðuk bitkilere örnek verilebilir.
    Bunun yanýnda ülkemizde Konzervatif endemikler yanýnda, yeni geliþmekte olan progresif endemikler de bulunmaktadýr.Bu bakýmdan ülkemiz, hem çeþitli familyalara ait hem de endemikler yönündende çok zengindir.
    Türkiye’de yetiþen endemik türler tabiatta, aþýrý otlatma, yangýn, bilinçsiz kesim, söküm,ýslah çalýþmalarý, yapýlaþma, þehirleþme ve herbisit kullanýmý gibi çeþitli tehlikelerle karþý karþýyadýr.Bu olumsuz faktörler kimi zaman bitkinin yok olmasýna ve bir anlamda yer yüzünde ortadan kalkmasý anlamýna gelmektedir.Ekim ve arkadaþlarý(1985) yaptýklarý çalýþmada endemik türlerin 12’sinin neslinin tükendiðini belirlemiþlerdir.Bu olumsuz faktörler zamanla bitkilerin durumlarýný tespit etme ve gerekli önlemleri alma ihtiyacýný doðurmuþtur. Bu ihtiyaca yardýmcý olmak amacý ile “Uluslar arasý Doða ve Doðal Kaynaklarý Koruma Birliði(IUCN)” kurulmuþtur.Bu kuruluþ yapýðý çalýþmalarla bitkiler için tehlike sýnýflarýný belirlemiþ ve kritik durumdaki bitkileri buna göre deðerlendirerek Kýrmýzý Bülten denilen “ Red Data Book ” isimli eseri ortaya çýkarmýþlardýr.Bu çalýþmalardan sonra ayný kategoriler esas alýnarak “ Türkiye’nin Nadir ve Endemik Bitkileri ” adlý bir kýrmýzý bülten hazýrlanmýþtýr.

    Türkiye'deki Relikt Bitkiler
    Relikt
    Jeolojik dönemler boyunca geniş bir yayılma alanına sahipken, dünyanın geçirdiği evreler nedeniyle yok olan bitki taksonlarına karşınbulabildiği uygun ekolojik faktörlerin devamına bağlı olarak günümüzde dünyanın bazı köşelerinde yaşamını sürdürebilen bitkiler (Gingleo biloba gibi).
    Örnek: Gingko biloba / Mamut Ağacı

    Sequiadendron (Gerçek Mamut Ağacı -Dev Sekoya) Sequiadendron Giganteum
    Bir çok türünün fosillerine rastlanmıştır. Bugün dünya üzerinde yanlızca bir türü yaşamaktadır.
    Kuzey Amerika' da Kalifornia / Sierra Nevada dağlarında yetişen görkemli bir ağaçtır.
    Vatanında 80-90 metre boy, 10-16 metre gövde çapı serbest durumda geniş/dar konik tepe (8-15 metre) Gövde uca doğru daralır; gövde kabuğu kalın, açık kırmızı-kahve renklidir. Yaşlı gövdelerin kabuğu çok kalın (25-30 cm.) boyuna derin çatlaklı, oluklu, yumuşak lifli ve tarçın kırmızısı rengindedir. Ana sürgünler üzerindeki iğne yapraklar 1-2 cm. uzunluğunda, biz gibi sivri ve üç köşeli olup, sürgüne yatık değildir. Yan ve alt dallar üzerindeki yapraklar ise 6 mm. uzunluğunda, üçgenimsi ve sürgünlere yatıktır; üst yüzlerinde iki stoma bandı bulunur. Mavimtrak yeşil renkli yapraklar, ikinci ve üçüncü seneden sonra, kahverengiye dönüşmekte ve fakat uzun yıllar sürgün üzerinde kalabilmektedir. Ovalimsi kozalakları iki yılda olgunlaşır; 2-5 cm. uzunluğunda ve 2-4 cm. genişliğinde, açık sarı/sarımsı kahverenklidir.turkeyarena.net Oldukça geniş, yayılan bir kök sistemine sahiptir. Üretimi tohumla ve çelikle yapılır. Ilıman deniz ikliminin ağacıdır. Bol güneşli - yarı gölge yerlerde ve normal verimli topraklarda yetişir; nemli, derin ve geçirgen, humuslu, balçıklı toprakları toprakları ister. Rüzgâra ve fırtınaya, kış soğuklarına dayanır. Gençlikte yavaş büyür, bu dönemde korumaya gereksinimi vardır. 10 dan fazla kültür formu elde edilmiştir, ama bu çeşitlerinden az yararlanılmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş