Türkiye'de Futbol

Konusu 'Spor Sayfası' forumundadır ve EmRe tarafından 13 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Modern futbol, 19. yüzyılın sonlarında Türk toplumunda oynanmaya başlandı. Dönemin anlayışına göre, futbol İslam gelenekleriyle bağdaşmadığından bu spor dalının öncüleri Müslüman olmayan azınlık mensuplarıydı. Özellikle İzmir ve Selanik'deki Rum, Ermeni, İngiliz ve İtalyan asıllılar, kendi aralarında kurdukları takım ve kulüplerde futbol oynamaya başladılar.1875 yılında Selanik'de, 1877'de İzmir'de futbol, azınlıkların oynadığı, Müslümanların da seyrettiği bir oyun olarak dikkati çekti.İzmir'de Giraud, Chernaud ve Whittal aileleri futbolun öncüleri oldu.1894'te İzmir'de kurulan Football Club Smyrn (İzmir Futbol Kulübü), 1906 Yaz Olimpiyatlarına katıldı ve Danimarka takımının ardından ikinci oldu.

    İzmir'de futbolun öncülüğünü yapanlardan James La Fontaine, 1889'da İstanbul'a yerleşti.

    1899 yılında Kadıköy'de Reşat Danyal, Fuat Hüsnü Kayacan ve arkadaşları ilk Türk takımı Black Stocking Football Club'ı kurdular. 1902'de bütünüyle Türk futbolculardan oluşan Kadıköy futbol kulübü kuruldu. Ancak dönemin baskıları sonucu, iki kulüp de faaliyetine son vermek zorunda kaldı.

    İlk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü Kayacan Galatasaray Futbol Takımında, 1910 yılı Şampiyonluk şildi ile - orta sıranın en sağında1902 yılında James La Fontaine ile Horace Armitage, Cadi-keuy Football Club'ı kurdu. Bu kulüpten ayrılan İngilizler 1903'te kurdukları Moda Football Club'da toplandılar. 1904'te Rumlar Elpis kulübünü, aynı yıl İngiliz Imogene gemisi de aynı adı taşıyan bir futbol takımını kurunca, James La Fontaine Pazar Ligi adıyla anılan ilk ligi düzenledi. 1904'te ilk Pazar Ligi şampiyonluğunu Imogene FC, 1905' de ise Cadi-keuy FC kazandılar.

    1903 yılında ilk Türk futbol kulübü Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1905' de Galatasaray ve 1907' de de Fenerbahçe'nin kurulmasıyla Pazar Ligi'nde Türk futbolcular çoğunluğu sağladılar.

    1908'de II. Meşrutiyet'in ilanı ise futbola hız kazandırdı. Kulüp ve takım sayısı artarken, gençler arasında futbol en çok sevilen spor dalı oldu.Kulüp sayısının artması üzerine İstanbul Futbol Kulüpleri Birliği kuruldu ve İstanbul Pazar Ligi ile birlikte İstanbul Cuma Ligi olarak anılan ikinci bir lig oluşturuldu.31 Ağustos 1910'da kurulan Altınörs İdmanyurdu ve Turan Sanatkarangücü'nün birleşmesiyle kurulmuştur.Sonradan adı Ankaragücü oldu (1910) ve takım Ankara ' ya taşınmıştır. İzmir'de kurulan ilk futbol kulübü Karşıyaka oldu (1912). Altay 1914'te, Altınordu 1923'te, Göztepe ise ]]'te kuruldu.

    Cumhuriyet dönemi, Türk futbolunun yurt ölçüsünde örgütlendiği kulüp sayısının beklenenin üzerinde arttığı bir dönem oldu.1923'de Cumhuriyet'in ilanından önce kurulan Türkiye Futbol Federasyonu, aynı yıl 21 Mayıs'ta FIFA üyeliğine kabul edildi.26 Ekim 1923'de Türkiye Millî Futbol Takımı ilk milli maçını Romanya ile İstanbul'da oynadı. Bu dönemde Fenerbahçe Milli takımın iskeletini oluşturuyordu. 1954'te kurulan UEFA (Avrupa Futbol Birliği), 1962 yılında Türkiye'yi bir Avrupa ülkesi olarak üyeliğe kabul etti.

    1951 yılında profesyonelliğin kabul edilmesi, futbolun bir meslek dalına dönüşmesini ve gelişmesini sağladı. Türkiye futbol ligleri günümüzdeki yapısına kavuşuncaya değin çeşitli adlar altında oynandı.Milli Küme adı altında toplanan ve 1937'den 1943'e değin Maarif Mükafatı, 1944'ten 1951'e değin de Milli Eğitim Mükafatı olarak anılan liglerden sonra 1959'da Milli Lig (Türkiye Süper Ligi) kuruldu. 1959'dan itibaren düzenlenen Milli Lig organizasyonları ve Kupa müsabakaları ile II. ve III. ligler, Türkiye'de futbolun önde gelen spor dallarından bir haline getirdi.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    1991-2002
    1991'de Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç nesil Türk Futbol Tarihi'nde milat oldu. 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde son, 1994 FIFA Dünya Kupası elemelerinde 5. torba olan milli takım, bu nesille birinci torbaya kadar yükseldi. Akdeniz Oyunları finalinde Türk Ümit Milli Futbol Takımı sonradan 2006 FIFA Dünya Kupası'nı kaldıran İtalya'ya elendi. Oyuncuları A milli takıma yükselen bu nesille Fatih Terim teknik direktörlüğünde takım Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde İsviçre ve İsveç'i 2-1 yendi; İsveç'i saf dışı bırakarak 1996'da İngiltere'de düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı turnuvada Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz ile aynı grupta yer aldı. Hırvatistan'a son dakikalarda yediği golle yenilen milli takım Portekiz'e 1-0 ve Danimarka'ya 3-0 mağlup oldu. Turnuvada hiç gol atamayan ve hiç puan alamayan Türk Milli Takımı ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'ndan umduğunu bulamayarak döndü.

    1998 FIFA Dünya Kupası elemelerinde grupta Hollanda ve Belçika'nın ardından üçüncü olan takım turnuvaya gitme şansını son maçlarda kaybetti. Mustafa Denizli yönetiminde Euro 2000 elemelerinde Almanya'nın ardından grup ikincisi olarak play-off maçlarına kaldı. Play-offlarda İrlanda'yı 1-1 ve 0-0'lık sonuçlarla eleyerek Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı B Grubu'nda İsveç, İtalya, Belçika ile eşleşti. İlk maçta İtalya'ya 2-1 kaybeden milliler, gruptaki ikinci maçında İsveç ile golsüz berabere kaldı. Gruptan çıkan takımı belirleyecek son maçta ev sahibi Belçika'yı Hakan Şükür'ün attığı 2 golle deviren Türk Milli Takımı İtalya'nın ardından ikinci olmayı başardı ve futbol tarihinde ilk defa bir uluslararası organizasyonda çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Portekiz ile eşleşen milliler rakibine 2-0'lık sonuçla yenilerek turnuvaya veda etti.

    2000 yılında, önce UEFA Kupasını, sonra da Süper Kupayı kazanan Galatasaray, A Milli takımın iskeletini oluşturan oyuncuların önemli bir kısmını da kadrosunda bulunduruyordu.
     
  3. EmRe Well-Known Member

    Dünya Üçüncüsü Türkiye
    2002 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Şenol Güneş yönetiminde İsveç'in ardından ikinci olan milliler kupaya gitme hakkını da play-off'larda Avusturya'ya 1-0 ve 5-0'lık sonuçlarla üstünlük sağlayarak kazanan ay-yıldızlılar, tarihinin en büyük başarısını bu turnuvada elde etti. Temelini 1991 yılındaki Akdeniz Oyunları'nda ikinci olan futbolcuların oluşturduğu takım Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile birlikte C Grubu'nda yer aldı. Grup maçlarını Kore'de oynayan Ayyıldızlılar ilk maçında Brezilya karşısında Hasan Şaş'ın attığı golle öne geçmesine rağmen karşılaşmayı 2-1 kaybetti. İkinci maçında da Kosta Rika ile 1-1 berabere kalan milliler, grubun son maçında Çin'i 3-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıkmayı başardı. 2.Tur'da ev sahiplerinden biri olan Japonya'yı Ümit Davala'nın attığı golle 1-0 geçen ekip, çeyrek finalde turnuvada Fransa ve İsveç gibi takımları yenen Senegal ile eşleşti. Türk Milli Takımı karşılaşmayı İlhan Mansız'ın attığı altın golle 1-0 kazandı. Sonradan kupayı kazanacak olan, grupta karşılaştığı ve kaybettiği Brezilya'ya yarı finalde grupta olduğu gibi gene kaybeden Türk Milli Takımı Güney Kore'yi 3-2 yenerek Dünya Üçüncüsü oldu. Üçüncülük maçında Hakan Şükür maçın başlamasından 10.8 saniye sonra attığı golle Dünya Kupası tarihinin en hızlı golünü attı ve tarihe geçti. Kupanın ardından turnuvanın en iyi oyuncularının oluşturduğu all-star kadrosuna Rüştü Reçber, Alpay Özalan ve Hasan Şaş seçildi.
     

Sayfayı Paylaş