Turizmdeki Yeni Trendler

Konusu 'Tourism in Turkey' forumundadır ve ot-gu tarafından 6 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. ot-gu Genel Sorumlu


    Yıl boyu turizm için neler yapılmalı?
    Turizm sezonunun bütün bir yıla yayılması turizm ürününün çeşitlenmesine bağlıdır. Bu kapsamda öncelikli olarak belirlenen turizm türleri desteklenerek gelişmeleri sağlanmalıdır.

    Şehir turizmi:
    Metropol ölçeğindeki büyük şehirlerde gerçekleştirilen bir turizm türüdür. Paris, Londra gibi şehir turizminin yapıldığı kentlerde şehrin tüm çekim noktaları en üst düzeyde kullanılmaktadır. Dünyanın en büyük turizm potansiyeline sahip metropollerinden biri olan İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerimizden Ankara, İzmir ve Antalya’da şehir turizmi projesi başlatılması gerekmektedir. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olarak İstanbul’un belirlenmesi şehrin kültür, sanat, şehircilik ve çevresel kalite olarak güçlendirilmesini sağlayacaktır.

    Deniz Turizmi:
    Ülkemizde deniz turizminden yararlanma 4-5 ay gibi kısa bir süre ile sınırlandırılmakta ve yaz mevsiminde kıyılarda aşırı yoğunlaşma ile ortaya çıkan ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin önemli bir bölümü (yaklaşık yüzde 60) deniz turizmine yönelik amaçlarla seyahat etmektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye için en önemli turizm alanlarından biri olan deniz turizmi önümüzdeki dönemde daha nitelikli ve sürdürülebilir hale getirilmelidir. Bunun yanında özellikle İstanbul, Antalya ve İzmir’de bulunan yat limanlarının büyük yatları kabul edecek şekilde yenilenmesi sağlanmalı, Karadeniz’deki balıkçı barınakları yatları da kabul edecek hale getirilmelidir.

    Sağlık Turizmi:
    Kısaca tedavi amacı ile yapılan seyahatlerdir. Başka bir ifadeyle sağlık turizmi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gereksinimi olanlarla birlikte uluslararası hasta potansiyelini kullanarak sağlık kuruluşlarının büyümesine olanak sağlayan turizm türüdür. Sağlık turizmi açısından bakıldığında Troya, Frigya ve Afrodisya gibi bölgelerin termal ve kültür temalı bölgesel varış noktası olarak geliştirilmesi, jeotermal kaynakların bulunduğu bölgelere yönelik çalışmaların artırılması gerekmektedir.

    Dağ - Kış Turizmi:
    Dağların temiz ve güzel havasından yararlanmak üzere insanların dağlara yönelik olarak gerçekleştirdikleri turizm türüdür. Dağ turizmi “yürüyüş” ve “tırmanma” şeklinde gerçekleştirilmektedir. Giderek kirlenen kentlerin yaşanmaz hale gelmesi, dağ turizmi gibi insan ile doğayı yakınlaştıran turizm türlerinin gelişmesine yol açmaktadır. Kış turizmi de yine kayak tesislerinin kalitesi ve ulaşımın kolaylığı nedeniyle kış aylarında oldukça fazla kişi tarafından tercih edilen bir turizm çeşididir. Son dönemde en çok gelir getiren turizm çeşitlerinden biri olan kış turizminin kapasitesini artırmak, elverişli alanların tespit ve değerlendirilmesi ile sağlanabilir. Kış turizminin gelişimi için, iç turizmde de teşvik yapılmalı, ayrıca bu alanın spora yönelik olarak kullanımı da artırılmalıdır.

    Golf Sporu:
    Türkiye, özellikle Antalya’nın 30 km. doğusunda yer alan Belek beldesi gerek kültürel, tarihsel ve doğal yapısıyla gerekse nitelikli golf sahaları ve tesisleri ile eşsiz bir golf turizmi potansiyelini oluşturmaktadır. Antalya’nın yanı sıra İstanbul, Ankara ve Muğla’da gerek işletme faaliyetinde gerekse yatırım kapsamında yer alan uluslararası standartlarda golf tesisleri planlanmıştır. Golf turizmine olan ilginin daha da artabilmesi için, ülkemizin golf sporuna uygun iklim yapısı, topografik özellikleri, zengin tarihi ve kültürel yapısı değerlendirilmeli ayrıca yeni golf sahaları üretilmelidir.

    Eko - Turizm (Yayla Turizmi):
    Destinasyonun, sahip olduğu uygun iklimsel özellikler, üstün peyzaj değerleri, kırsal öğelerin ağırlık kazandığı geleneksel yaşam biçimi, dağcılık, atlı doğa gezisi, dağ yürüyüşü, yamaç paraşütü, flora/fauna incelemesi, cip safari vb. doğa sporlarına uygun alanlar ile ilgili yayla turizmi özellikle deniz turizminden sıkılan tatilcilerin tercih ettiği, gelişmekte olan bir turizm çeşididir. Ülkemizde eko-turizm ve yayla turizmi gibi doğa amaçlı turizm türlerinin geliştirilmesi için bu amaca yönelik turizm altyapısı güçlendirilmeli ve niteliği artırılmalıdır. Doğa amaçlı turizmin yapılacağı yörelerde planlama çalışmaları yapılmalı, spor turizmi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için altyapı oluşturulmalıdır.

    Kongre - Fuar Turizmi:
    Dünyada son yıllarda gelişmekte olan önemli turizm çeşitleri arasında kongre turizmi de bulunmaktadır. Her kongre bir turistik hareket nedenidir. Her yıl giderek artan kongre organizasyonları, bu turizm türünün geleceğinin oldukça parlak olduğunu göstermektedir. Turizm çeşitleri arasında yüzde 20’nin üzerinde bir ciroya sahip olan kongre turizmi, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Hong Kong, Tayland, Singapur gibi ülkelerin ana turizm kaynaklarını teşkil etmektedir. Türkiye’nin bugün dünya pazarlarından aldığı pay büyük boyutlarda olmamasına karşın, özellikle İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara gibi yerli alt ve üst yapıya sahip bölgeleri ile dünya kongre pazarında isminden bahsedilen ülkeler arasında yer almaya başlamıştır. Öncelikle bu şehirler ele alınarak yatırımcılara yön gösterici kongre, fuar vb. etkinlikleri teşvik edici politikalar geliştirilmeli, kongre merkezi olarak planlanan bölgelerin nitelikli turizm tesislerine ve uluslararası havaalanına sahip olması sağlanmalıdır.

    İnanç Turizmi:
    Kutsal yerlere yönelik turizm etkinlikleri “inanç turizmi” olarak tanımlanmaktadır. Değişen turist isteklerine bağlı olarak tüm dünyada gelişme gösteren inanç turizmi kapsamında mevcut kültür değerlerinin korunması, turizme kazandırılması ve tanıtılması amaçlanmalıdır.

    Turizmdeki yeni trendler
    TUYED önderliğinde, gezi rehberleri yayınlayan dünyaca ünlü Lonely Planet, Amerikan Tur Operatörleri Birliği (USTOA), Amerikan Seyahat Acenteleri Birliği (TIA) ve Dünya Turizm Örgütü (WTO) işbirliğinde gerçekleştirilen, Almanya ile ABD'de yayınlanan önemli turizm endüstrisi yayınlarını tarayarak yapılan “Turizmde 2008 Trendleri” konulu araştırmanın sonuçlarına göre, 2008 yılında turizmde çevre, sosyal sorumluluk, sessizlik, yavaşlık ve kısa tatiller öne çıkıyor. Bu araştırmada 12 yeni turizm trendi ise şöyle:

    Yavaş Turizm: Artık, turizmde bir yerden bir yere koşuşturmak yerine gezerek, gidilen yerin keyfini çıkararak yapılan tatiller ön planda. Bu tür tatilleri sevenler uçakların karbon salınımının yüksek olması sebebiyle daha çok tren seyahatlerini tercih ediyor.

    Türkiye golfte moda ülke: Araştırmaya göre Türkiye, Dubai ve Güney Afrika golf turizminde İspanya ve Portekiz’in yerini almaya başladı. Türkiye, ayrıca Çin, Tunus, Japonya, Libya, Vietnam, Suriye ve Kenya ile birlikte 2008 turizminde “moda ülkeler” arasında yer alıyor.

    Sessizlik: Sessizlik, otelde konaklayan tatilcilerin tercih sebeplerinde üst sıralara yükseldi. Tatilcilerin bu eğilimini dikkate alan dünyanın önde gelen zincir otelleri de sessiz odalar yaratabilmek için yalıtıma yaptıkları yatırımı artırıyor.

    68 Kuşağı ve Baby Boomers: 1946-64 yılları arasında doğan ve Batı’da “Baby Boomers” olarak adlandırılan kuşak ve Avrupa’yı 1968-72 yılları arasında saran gençlik hareketine mensup olan “68 kuşağı” artık emekli oluyor. 2008’in turizm trendleri arasında bu kuşakların “torununu da al tatile gel” sloganıyla tatile yönlendirilmesi de var. 68 kuşağı ve “baby boomers” çalıştıkları dönemde para da biriktirdiler. Bankada birikmiş paraları bulunan bu kesimi Türkiye’ye çekmek için yeni kampanyalar düzenleniyor. Bu kuşağın emekli olması ile birlikte emekli tatilciler katmanına daha önce hiç olmadığı kadar Japon’un katılması bekleniyor.

    Showroom Oteller: Otellere mobilyadan bornoza, yemek takımından yatağa kadar ürün veren firmalar, otelleri artık birer pazarlama alanı olarak da kullanıyor. Otelde konaklayanlar odasında kullandığı her türlü eşyayı satın alabiliyor. Satın alınan ürünler tatilcinin evine gönderiliyor.

    Butik Jet Havayolları: Business Class uçuşlardaki hizmeti yeterli bulmayan müşteriler için artık özel jetle seyahat imkanı söz konusu. Dünyanın önde gelen havayolu şirketleri bu tür lüks talepleri karşılayabilmek için kendi özel jet filolarını oluşturmaya başladı.

    Fiyat etiketlerinin kataloglardan kaldırılması: Batılı tur operatörlerinin uzun süredir savunduğu bir konuyu gözönüne alan turizm devleri katalogların fiyatsız yayınlanması için baskı yapıyor.

    Varoş Turizmi: Sosyal sorumluluk anlayışının gelişmesiyle birlikte Afrika ülkeleri ve Meksika'nın yanı sıra İstanbul'daki varoşlara da kenar mahalle insanının yaşam şartlarını gözlemlemek amacıyla günübirlik turlar da yeni trendler arasında yer alıyor. Bu turlara varoş insanlarının yaşam koşullarının düzeltilebilmesi için yapılabilecekler konusunda görev almak isteyenlerin katılabilecekleri düşünülüyor.

    Kısa tatiller: Kısa sürede daha fazla yer görme isteği ve terör korkusu dolayısıyla iki haftalık uzun tatillerin yerini kısa tatiller alıyor.

    Diaspora Turizmi: AB’nin doğuya genişlemesi doğu ülkelerinden batıya olan göçü de artırdı. AB’nin doğuya doğru genişlemesi ile birlikte atalarının yaşadığı yerleri görmek isteyenler “diaspora turizmi”ni canlandırıyor. 2 milyar dolar olarak tahmin edilen pazarda en büyük pay Doğu Avrupa ülkelerinde. Diaspora turizmi miras (atalarını daha iyi tanıma), mülk yatırımı (para kazanıp ülkesinde yatırım yapma) ve evlilik şeklinde üç bölümde gelişiyor.

    Eko (Yeşil) Turizm: Avrupalı tatilcinin yanı sıra Türk tatilci de kendi özüne dönme çabasında. İnsanları doğayla buluşturan “yeşil turizm” bu nedenle ön plana çıkıyor. Şehir hayatından bıkan tatilciler bu tür tatillerde tarladan sebze meyve toplayarak, ağaca ve toprağa dokunarak hem ruhlarını hem bedenlerini dinlendiriyorlar.

    Helal Turizm: Muhafazakar kesimin turizm taleplerini karşılamak için ortaya çıkan bu turizm türü Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yayılıyor. Batılı otel zincirleri bu pastadan pay almak için birbirleriyle yarışıyor, Dubai merkezli El Mulla Grubu ise alkol satılmayan, kumar oynanmayan ve sadece helal yiyeceklerin verileceği iki lüks otel zinciri projesini bu yıl hizmete açıyor.

    AB’de turizmin sürdürülebilirliği
    1997 yılından bu yana, turizmin istihdam ve gelişmeye olan olumlu etkisi AB tarafından kabul gören bir gerçek. Küreselleşme, demografik değişiklikler ve ulaştırmadaki gelişmeler, turizm endüstrisindeki hızlı büyümenin ana nedenlerinden. İlgi çeken mekanları ve kaliteli turizm hizmetleriyle Avrupa, turizm açısından önemli bir merkez konumunda.
    Turizm, Avrupa’da birçok bölgenin gelişimi açısından da önemli bir role sahip. Turizm amacıyla yapılan altyapı çalışmaları yeni iş alanlarının yaratılmasıyla yerel gelişime katkı sağlamakta. Avrupa Birliği açısından en önemli konu, sürdürülebilir bir turizm servisi vermek.
    Her ne kadar, Avrupa turistlerin en çok ziyaret ettiği bölgelerden biri olsa da tüm dünyada turist sirkülasyonu artış hızı giderek azalmakta. Yeni destinasyonların ortaya çıkması ve gelişmesi, yenilikçi ürünler ve servislerin sunulması AB içindeki rekabeti de artırmakta.
    Uluslararası Standardizayon Örgütü, turizm ve benzeri servislerdeki, satıcı ve tüketicilerin bilinçli kararlar almaları adına bir takım standartlar belirlenmesi kararı almıştı. Ancak Avrupa Birliği Turizm Acentaları Birliği ISO’nun projesine destek vermedi. Gerekçe olarak, turizm konusunun birden fazla sektörü etkilediği, AB üyesi ülkeler içinde konuya ilişkin çok farklı prosedürlerin işlendiği, iklim, coğrafya, kültür vb. bir dizi farklılığın uyum çalışmalarında maddi ve manevi bir dizi kayba neden olacağı bildirildi.
    Komisyon tarafından 2003 yılında yayımlanan, “Avrupa turizminin sürdürülebilirliği için temel uyum prensipleri” başlıklı raporda, turizmi ve gelişmesini etkileyen Topluluk politikalarının ve düzenlemelerinin uyumu ve birbiriyle tutarlılığı ile rekabetin artırılması gerekliliği üzerine yoğunlaşılıyor. Ayrıca turizmde pay sahibi olan herkes arasında daha yakın işbirliği kurulması, turizmde değişen ve gelişen şartlarla baş edebilmek için büyük önem taşıyor.
    Demografik yapıdaki değişim, dış rekabet gibi engeller, sürdürülebilirlik ve turizm için spesifik normların belirlenmesi ihtiyacını doğurdu. Avrupa Komisyonu, 2006 yılında, Avrupa turizminin rekabet imkanını geliştirmek ve daha iyi, yaratıcı iş alanları yaratarak hem Avrupa hem de dünya turizminde sürdürülebilir bir gelişme sağlamak amacıyla bir Avrupa Turizm Politikası sundu. Metinde göze çarpan 3 ana öncelik alanı var:
    1- Daha iyi düzenlemeler benimseyerek, politikalar arası koordinasyonu sağlayarak ve Avrupa Birliği’nden gerekli finansal yardım alınarak turizmi etkileyen önlemleri belirlemek.
    2- Turizmde sürdürülebilirliği teşvik etmek.
    3- Turizm alanlarını genişletip, görünürlüklerini artırmak.
     



Sayfayı Paylaş