Trafik Kazaları

Konusu 'Oto Kredi' forumundadır ve ot-gu tarafından 7 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. ot-gu Genel Sorumlu


    Aracınızın teknik donanımı ne kadar güven verici olursa olsun,o tatlı seyrimizin huzurunu kaçıran olaylar yaşanması ne yazık ki mümkün.Hiç arzu edilmemekle beraber böyle bir anda bilgiyle donatılmış olmak,ayaklarımızın yere biraz daha güvenli basmasını sağlayacaktır.

    Trafik kazasının ardından düzenlenecek olan ‘Trafik Kazası Tespit Tutanağı’

    Bir trafik kazasının hukuksal nitelendirilmesi Borçlar Kanunu 41 ve devamı maddelerinde düzenlenen ‘Haksız Fiil’dir. Olay anının (Trafik kazasının meydana gelişinin hemen akabinde yapılacak ilk iş ‘Alo 154’ vasıtasıyla görevli polis memurlarını olay yerine çağırmaktır. Görevli memur matbu şekilde basılı bulunan ‘Trafik Kaza Tespit Tutanağı’ ile kazanın yer ve zamanını, oluşumuna ve araç sayısına göre kazanının türünü ,hava ve gün durumunu,yol ve çevre özelliklerini,kazaya karışan araç ve sürücülerini, kusur dağılımını belirleyecektir.Bu tutanaklarda kazanın özeti ile kaza yer krokisine de yer verilmiştir.Trafik kaza tespit tutanağında ileride aleyhinize ikame edilebilecek davalarda ve sizin ikame edebileceğiniz davalarda en önemli delil karinesi ‘Kusur Dağılımı’ olacaktır. Bilindiği gibi genellikle bu dağılım 12 asli kusur üzerinden 8 kusur derecesi birim alınarak yapılmaktadır. Zira Trafik Kaza Tespit Tutanağında belirlenmiş olan bu kusur oranı kesin olmayıp, ileride söz konusu olabilecek davalarda yapılması talep edilecek keşif-bilirkişi incelemelerinde değişebilmektedir.


    Trafik kazasından dolayı kimler sorumludur?

    Trafik kazasından doğan zararlar nedeni ile sorumluluk genel olarak KTK’da yer almakta ve bu sorumluluk hukuksal niteliği itibariyle ‘Kusursuz Sorumluluk’ teşkil etmektedir. Trafik kazalarında hal ve şartlara göre sorumluluğu söz konusu olacaklar;Yayalar, imalatçılar, aile reisi, nakliyeci, taşıyıcı(nakliyeci), işleten olabilecektir.


    İşletenin Sorumluluğu

    İşleten KTK’nın 3.maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre araç sahibi olan ya da aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin sözleşmesi ile elinde bulunduran kişi işletendir. İşleten; kendisinin ve sahibi bulunduğu aracın sürücüsünün sebebiyet verdiği trafik kazasından ötürü sorumludur. Yani;sizin aracınız başka bir sürücünün sevk ve idaresinde iken dahi bir trafik kazasına sebebiyet verse ‘İşleten’ sıfatıyla sorumluluğunuz söz konusu olacaktır.


    İhtiyati Tedbirler

    Aracınız ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, aracınızın başkalarına devir ve temlikini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracınızın trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilebilir.Ayrıca,ikame edilecek maddi-manevi tazminat davalarında da ihtiyati tedbir istemleri ile bu sonuç elde edilebilir.


    İşleten sorumluluktan nasıl kurtulur?

    KTK uyarınca işletenin sorumlu olduğu zararlar;kişiye ve eşyaya ilişkin zararlardır.İşleten ancak kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuz olduklarını, araçtaki bozukluğun kazayı etkilemediğini ya da kazanın münhasıran bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.Aracın çalınmış veya gasp edilmiş olması da özel bir sorumluluktan kurtuluş halidir.


    Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası

    Bilindiği gibi motorlu araç işleteni sayılan kişiler zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorundadırlar.Bu sigortaya uygulamada ‘Trafik Sigortası’ da denilmektedir. ZMSS yalnızca maddi zararları karşılayacaktır,manevi zararlar sigorta kapsamında değildir.İşleten;sigortacıya trafik kazasının öğrenildiği tarihten itibaren 5 gün içinde durumu bildirmek mecburiyetindedir. Sigortacı da,sigorta poliçesinde yazılı limit içerisinde maddi zararların tazmini ile yükümlüdür.


    Kara Taşıtları Kasko Sigortası

    Uygulamada kasko olarak bilinen kara taşıtları kasko sigortası ise trafik sigortası hadleri dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı limitlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Ancak bu sigorta türünde dahi ,ehliyetsiz araç kullanmak ,alkol ve uyuşturucu alarak araç kullanmak, istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşımak, kasıtla verilen zararlar teminat dışında bırakılmıştır.

    Sigortaların karşılamadığı maddi ve manevi zararlar için ise,maddi ve manevi zararlar için ise, maddi ve manevi tazminat davaları söz konusu olacaktır.


    Maddi Tazminat

    Maddi zarar; malvarlığına ilişkin olarak fiili zarar ve yoksun kalınan kar olarak iki türlüdür. Fiili zarar; zarar verici fiil nedeniyle malvarlığındaki aktif azalmadır.Yoksun kalınan kar ise, malvarlığında meydana gelebilecek iken kaza nedeni ile engellenmiş çoğalmayı ifade eder. Vücut bütünlüğünün ihlali nedeniyle de tedavi giderleri,çalışma gücünün kaybı yada azalmasından doğan zararlar, çalışma gücünün sürekli kaybı,ekonomik geleceğin sarsılması,ölüm vuku bulmuş ise;cenaze masrafları,destekten yoksun kalma zararları da maddi tazminat olarak talep edilebilecektir.


    Manevi Tazminat

    Manevi tazminat ise mal varlığına ilişkin olmayan fakat zarar verici olay dolayısıyla kişinin duygusal aleminde duyduğu acı ve ızdırap nedeniyle maruz kaldığı zararların tazminine yönelik bir istemdir.Manevi tazminat,olayın özel hal ve şartları,kusur oranları,zarar görenin rızası göz önüne alınarak Medeni Kanun’nun dürüstlük ilkesi ve Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44.Maddelerinde öngörülen indirim sebeplerinin de nazara alınmasıyla hakim tarafından takdir edilecek bir ödencedir.Hakimin bu konudaki takdir hakkının denetimi temyiz yoluna müracaat ile ‘Yargıtay’vasıtasıyla temin edilmektedir.Bu denetlemede,olayın özelliklerine göre takdir edilen miktarın az yada çok bulunması durumunda karar bozulmaktadır.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmayacak şekilde belirlenmelidir.


    Zamanaşımı

    Maddi ve manevi tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri de göz önünde bulundurulmalıdır.Maddi tazminat talepleri KTK’nın 109.maddesi gereğince zarar görenin,zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlıyarak 2 yıl,ve her halde,kaza gününden başlıyarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Manevi tazminatlar için ise zamanaşımı süresi Borçlar Kanununun 60.maddesi gereğince zarar görenin,zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 sene,ve her halde kaza tarihinden başlayarak 10 yıldır.

    Av.Burcu MUTLUGİL
     



Sayfayı Paylaş