Toyota Yaris sürüş izlenimi

Konusu 'Toyota' forumundadır ve OrKuN tarafından 5 Ocak 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    turkeyarena.com

    Sevimli ve ekonomik bücür

    [​IMG]

    Toyota’nın tamamen yenilediği Yaris, gerçekten de görenlerde “sevimlilik” duygusu yaratıyor. Özellikle benzinli motoruyla yeni Yaris “ekonomiyi bilen” bir araç...

    Bu otomobilin, beni fazlasıyla duygulandırdığını söylesem, abartmış olur muyum sizce? Evet, gerçekten de beni acayip duygulandırdı. Yani eski dilde nasıl derlerdi, “kadirşinas” otomobillerden biri...
    Kullandığımız aracın yüksek donanımlı “Sol Special” versiyonu olması nedeniyle üzerindeki Anahtarsız Çalıştırma sistemi, bazen aramızda anlaşmazlıklar çıksa da, gerçekten de beni çok şaşırttı. Zira bu, sınıfındaki bazı araçlardakine benzer, anahtar cepteyken de kilitleyebilen bir merkezi kilit sistemi. Anahtarı yine cepten çıkartmadan, motor düğmeyle de çalıtırılabiliyor. Bunun için araca yakın olmanız yeterli. Ve araç, siz yanına geldiğinizde iç lambasını yakıp, önceden tanıyor.

    İşte duygu seli!..

    “Eve geldiğimde beni karşılayan, kapıyı açan biri yok!” deyip, hayıflanan bekarlara, yalnız yaşayanlara bire bir. Kimse yoksa, minik Yaris sizi karşılıyor! Allah’a Şükür böyle bir durumda değilim, ancak yine de Yaris, “Ben senin dostunum!” diyen ve bunu iç lambasıyla gösterebilen bir otomobil! Ve bu, sadece üst donanımlarında mevcut.

    Oyuncak gibi tasarım

    Sakın bu başlığı koydum diye, aracı küçümsediğim hissine kapılmayın. Ancak önden bakıldığında görünen, sanki yanakları sıkılmayı bekleyen “pofuduk” oyuncakları andıran bir bakıştı.

    Tasarımıyla abisi Corolla’yı anımsatan Yaris, büyükçe farları ve radyatör ızgarasıyla dikkat çekici olmuş. Bu, yan profilin akıcılığıyla desteklenmiş. Yaris’in içiyse, söylediklerimden tamamen farklı bir hava estiriyor. Eskisiyle tek benzer yön, ortadaki dijital göstergeler topluluğu. Yalnız bu defa, güneşte bile daha iyi seçilebiliyorlar. Ayrıca tasarımcılar, aracın orta konsolunu çizerken, sanki onun küçük sınıfta olduğunu unutmuşlar gibi geldi. Çünkü bu konsol, önde oturana daha büyük sınıfta bir otomobil hissi veriyor. Pahalı müzik setlerini anımsatan bu görüntü, müzik sistemiyle birlikte hoş durmuş. Düğmelerin çevresindeki yeşil ışıklandırma, gece nefis!
    En hoşuma giden özelliklerden biri de, iç mekanın genişliği oldu. Benim gibi iri ve uzun bir sürücü, ön koltukta rahatça otururken, arkasındakilere eziyet çektirmek zorunda kalmadı! Bir başka olumlu yön de, ortaya alınan göstergeler sayesinde, öne üç torpido gözü konulması. Biri sürücü, ikisi yolcu tarafında. Kapı içi cepleri, koltuk ortası gözler filan derken, ortalık göz ve cep kaynıyor. Arka koltuklar da işlevsel. İleri-geri gidebilen arka koltuklar, istenirse kolayca yatırılıyor ve düz bir yükleme zemini elde ediliyor.
    Benzinli motorları 1.0 lt (69 HP) ve 1.3 lt’den (87 HP) oluşmakta. Bir de 1.4 lt. dizeli var. Hepsinde de MultiMod adı verilen otomatik vites seçeneği de var. Ama biz 1.3 lt. benzinlisini ve manuel viteslisini kullandık.

    Bu motor, manuel şanzımanla pek uyumlu çalışıyor. Biraz daha atak olması için, vites aralıkları kısa seçilmiş. Bu, sürekli vites değiştirme gibi bir zorunluluğu hafifletmiş. Tabii 5. viteste, 90 km/s hızın üzerine çıktığınızda aracın motorunun biraz gürültü yapmaya başladığını görüp, bir vites daha aramadım değil, ama bu, kesinlikle tüketime negatif etki yapmıyor. Zira aracı henüz 10 kilometredeyken almama rağmen, bir depoyla (42 litre kendileri) 700 km. civarında yol yaptık. Bunu söylememin nedeni, yeni araçların, bir süre fazla benzin yakma durumu olabileceği tezinden kaynaklanıyor. Yani araçla daha fazla yol yapan çıkarsa şaşmamalı. Zaten fabrika, ortalamasını 6.0 lt. vermiş.

    Başta da söylediğim gibi, aracın üst versiyonu olan “Sol Special” donanımını kullandık. Dolayısıyla aracımızda dört hava yastığı, EBD destekli ABS fren sistemi, Anahtarsız Giriş, otomatik klima, yol bilgisayarı, radyo/CD/MP3 çalar, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu filan tamdı...
     



Sayfayı Paylaş