Törelsizcilik(İmmoralizm)-Uzlaşımcılık-Üçüncü Felsefe

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 28 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Törelsizcilik (İmmoralizm)
    Toplumca benimsenmiş törel değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı. Özellikle Nietzsche öğretisi'ni dile getirir. Deyimi de ilkin bizzat Nietzsche kullanmış, Volonte de Puissance (1888) adlı yapıtının üçüncü bölümüne “der Immoralist” başlığını koymuştur.

    Uzlaşımcılık
    Çelişkili düşünce ve öğretileri uzlaştırmaya çalışan öğreti. Özellikle İskenderiye okulunun Yeni-Platoncuları tarafından izlenen bu tutum, birleştirimcilik ve bağdaştırmacılık deyimleriyle de dile getiriliyor. Buna karşı uzlaşımcılık deyimini saymacacılık anlamında kullananlar da var.

    Seçmecilikle karıştırılmamalıdır. Seçmeciler, uzlaşımcılığı kendi öğretilerine karşıt sayarlar. Örneğin Fransız düşünürü Vacherot şöyle der: "Seçmecilik, doğaya aykırı olan her türlü uyuşturmalardan tiksinir, uzlaşımcılığı andıran her şeyi bir yana bırakır"

    Uzlaşımcılık deyimi, özellikle seçmecilerin etkisiyle, küçümseyici bir anlamda kullanılmaktadır. Başlıca temsilcileri Yeni-Platoncu Porphyrios ve Jamblikhos'tur. Fransız düşünürü Renouvier de şöyle der: "İskenderiyeliler çok dikkat çekicidirler, ama uzlaşımcılığa giriştikleri andan sonra incelenmeye değmezler".

    Uzlaşımcılık, genellikle Aristoteles'le Platon'un bağdaştırılması yolunda gelişmiştir. Uzlaşımcılık şöyle tanımlanmaktadır: "Çatışık ya da en azından birbirinden ayrı toplumsal kesimlerin, ilkelerin, ekinlerin vb. her birinin kimi öğeleri belirgin biçimde varlıklarını sürdürmekle birlikte, tek birim içinde bir araya getirilmesi".
    -
    Üçüncü Felsefe
    Ne maddeci, ne de düşünceci olduğu ve bunların arasında apayrı bir yol izlediği savunulan öğretiler. Felsefede iki temel yan vardır: Maddecilik (Materyalizm) ve düşüncecilik (İdealizm). Bütün felsefeler bu iki akımdan birine zorunlu olarak bağlıdırlar. Ne var ki, bu iki temel akımın dışında üçüncü bir yol izlediklerini, her iki akıma da karşı çıktıklarını düşleyen ve varsayan felsefe öğretileri de türemiştir.

    Bunlara üçüncü felsefe denir. Bu üçüncü yol öğretilerinin düşleri ve varsayımları gerçekdışıdır, nitekim en yüzeysel bir inceleme bile bu üçüncü yol öğretilerinin iki temel akımdan birine bağlılığını hemen ortaya çıkarıverir. Fransız düşünürü Louis Althusser, 1968 yılında Fransız felsefe derneğinde yaptığı bir konuşmada şöyle der: "Bunlar, tek amaçları, tüm felsefenin kendini adadığı tartışmanın gerçek konusunu (materyalizmle idealizm arasındaki temel savaşı) maskelemek olan safsatalar, profesör dilbazlıklarından başka bir şey değildir.

    Siyasada olduğu gibi felsefe alanında da üçüncü yola, orta yolculuğa, iki tarafı birden idare etme konumuna yer yoktur. Temel olarak yalnız idealistler ve materyalistler vardır. Kendilerini açıkça bunlardan biri saymak cesaretini gösteremeyenlerin tümü utangaç materyalist ya da idealisttirler". Üçüncü felsefe öğretileri, çeşitli adlar altında sunulmalarına karşın, bilinemezcilik (Agnostisizm) ortak niteliğini taşıyan öğretilerdir. Bu üçüncü yolu açanların başında İskoçyalı düşünür David Hume'la (1711-1776) Alman Immanuel Kant (1724-1804) gelmektedir.

    Daha sonra Fransız düşünürü Auguste Comte (1798-1857) olguculuğuyla (pozitivizm), Danimarkalı düşünür Soeren Kirkegaard (1815-1855) ve izdeşlerinin varoluşçuluklarıyla (egzistansiyalizm) ve Amerikalı düşünür William James’in (18421910) uygulayıcılığıyla (pragmatizm) katıldıkları bu üçüncü felsefeye göre sadece görünüş bilinebilir, gerçek asla bilinemez.
     



Sayfayı Paylaş