TFF, Şike Konusunda Karar Veremez!

Konusu 'Spor Gündem' forumundadır ve EmRe tarafından 25 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Eski Üyesi Doç. Mahmut Kaşıkçı ve Avukat Metin Ünlü'nün bu iddiası gündeme bomba gibi düşecek."Federasyon, Fenerbahçe'ye ya da bir başka takım için yöneticiler hakkında çıkacak suçlamaları bekleyecek. Sonra onlara ceza verecek, ondan sonra kulüplere sıra gelecek. Yani bu iş Fenerbahçe'ye yarar"...

    Özellikle konu ile ilgili verilen bir örnek de oldukça şaşırtıcı:
    “Olması / yapılması gereken şudur:
    a) Ya tüm disiplin yargılamasını PFDK ve Tahkim sürecinde yürütmek,
    b) Ya da bir dönem önce tarafımızdan ve o dönemin yönetimi tarafından da bilinen var olan mevzuat olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yapılan Şırnakspor - Nusaybinspor karşılaşmasına ilişkin uygulamada olduğu gibi, önce PFDK’nın kişilere ilişkin kararın verilmesi ve buna dayanarak sonrasında TFF Yönetim Kurulu’nun kulüple ilgili karar vermesidir.”

    İşte Doç. Mahmut Kaşıkçı ve Avukat Metin Ünlü'nün gündeme bomba gibi düşecek açıklamaları...

    “TFF ŞİKE KONUSUNDA KARAR VEREMEZ”
    TFF Yönetim Kurulu’nun hukuken şike konusunda karar verme yetkisi yoktur. Karar verme yetkisi, kanun ve ana statü ile münhasıran PFDK’ya tanınmıştır. Bilindiği gibi PFDK’nın vereceği kararlara karşı da 7 gün içinde ilgililerin yapacağı itiraz üzerine Tahkim Kurulu inceleme yapar, nihai ve kesin kararını verir.

    [​IMG]
     



  2. EmRe Well-Known Member

    “KULÜBE İLİŞKİN KARAR VERİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR”
    Bir an için hukuku ve gerçeği bir tarafa bırakıp, TFF Yönetim Kurulu’nun böylesi bir yargılama faaliyeti yürütüp ceza verebilme yetkisinin bulunduğunu varsaysak dahi, PFDK tarafından kendisine verilen yetki uyarınca henüz kişilerin eylemi yargılanmaksızın, adil yargılama ilkelerine uygun bir yargılama sonucunda kişilerin suçlu olup olmadıkları bir disiplin yargılaması süreci ile ortaya çıkmaksızın, kulübe ilişkin ceza yargılaması yapılıp karar verilmesi de açık olarak hukuka aykırıdır.

    “TEMEL ÖLÇÜT KİŞİLERİN EYLEMLERİDİR”
    Kulüplerin şike ve teşvik primi iddialarına ilişkin sorumluğuna ilişkin saptamada temel alınacak olan ölçüt, kulüp ile ilintili olan kişilerin eylemleridir. Bir diğer deyişle şike eylemini bir stadyum, bir bina bir tüzel kişiliğin gerçekleştirmesi mantık ve hukuk açısından mümkün olmayıp (TFF Yönetim Kurulu açısından olabilir), kulüplerin sorumluluğu ancak kendileri ile ilgili bireyler (yöneticiler, futbolcular vs) hakkındaki şike ve teşvik primi iddialarının karara bağlanmasından sonra gündeme gelebilir, Ancak bu aşamadan sonra kulüp ile bireylerin iddialara konu eylemleri arasında nedensellik bağının kurulabilmesi ve kulübün sorumluluğunun karara bağlanabilmesi olasıdır.

    “KİŞİLERDEN ÖNCE KULÜP HAKKINDA KARAR VERİLİRSE BU KEYFİ BİR DURUM OLUR”
    Bugün yapılması düşünülen gibi aksi yöndeki uygulamanın yetkisizlik nedeni ile hukuka aykırı olmasının ötesinde bu açıdan da hukuka aykırılık ve sakıncalar barındırdığı açıktır.

    Gerçekten de: Şayet kişi eylemleri değerlendirilmeksizin kulüp hakkında bir karar verilir ise bunun bir varsayım ve keyfi bir durum olacağı açıktır.

    Şayet kişi eylemleri Etik Kurulu tarafından değerlendirilip mütalaa halinde bir rapora dökülür ve buna dayanılarak TFF Yönetim Kurulu tarafından bir karar verilir ise bu durumun, henüz haklarında PFDK tarafından, adil yargılama ilkelerine uyulup bu bağlamda silahların eşitliği ilkesi ile savunma hakkına ilişkin kurallara uyulup, bir yargılama yapılıp karar verilmeksizin kişiler hakkında peşin bir kanaat ortaya konulması anlamlı olacağı ve yine hukuka aykırı olacağı da her türlü izahtan varestedir. Bu olasılıkta uygulamanın ihsası rey, PFDK’nın psikolojik olarak etki altında kalması, peşin hüküm verilmesi gibi olumsuzlukları bünyesinde barındıracağı ve yine hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı kuşkusuzdur.

    “YÖNETİMİN KARARININ AKSİ BİR KARAR OLURSA…”
    Bir diğer ve önemli olumsuzluk ise bu aşamada yönetim tarafından bir karar verilmesi ve sonrasında PFDK ve tahkim süreci sonunda yönetimin kararının aksi yönünde bir karar meydana gelmesidir ki, bu durumun da olumsuzlukları ve sorunsallığı kuşkudan aridir.

    Özeti yapılmak istenen hem yetkisiz bir yargılama sürecidir hem de son tahlilde hukuk ve hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

    Olması / yapılması gereken ise;
    a) Ya tüm disiplin yargılamasını PFDK ve Tahkim sürecinde yürütmek
    b) Ya da bir dönem önce tarafımızdan ve o dönemin yönetimi tarafından da bilinen var olan mevzuat olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yapılan Şırnakspor - Nusaybinspor karşılaşmasına ilişkin uygulamada olduğu gibi, önce PFDK’nın kişilere ilişkin kararın verilmesi ve buna dayanarak sonrasında TFF Yönetim Kurulu’nun kulüple ilgili karar vermesidir.
     

Sayfayı Paylaş