Tesettür, Medeniyettir

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 5 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Tesettür ve medeniyet

    Tesettürün şekli ve kime, nasıl olması gerektiğinin sınırları gayet net çizgilerle çizilmiş. Kendimizi Kur’ân’ın ve Sünnetin mihengine vurmamız gerekiyor. Ölçümüz Kur’ân ve Sünnettir! Ve bu ölçü kıyamete kadar değişmez, değiştirilemez!

    Tesettür meselesinde her şeyden önce şunu ifade etmek gerektir ki; bin dört yüz senede ve her asırda en az üç yüz elli milyon Müslümanın, toplum hayatında en kutsi ve hakikatli bir düstur-ı İlâhiyi kendilerine şiar edenlere hiçbir kanunun, hiçbir ideolojinin karışmaması ve bâtıl efkârını karıştırmaması gerektir.

    Kur’ân, tesettürü katiyen emrediyor, ama maalesef bazı bedbaht insanlar Kur’ân’ın bu emrini çağdışı görüp bir esarettir diyorlar ve tesettürün fıtriliğini inkâr ediyorlar. Modern, çağdaş, ileri olmanın ölçüsü Batı olunca, bu tarz giyinme de çağdaş medeniyetin gereği olarak görülmektedir.

    Buna karşı İslâm dininin ana kaynakları (Kur’ân ve Sünnet) kadınların, evlenmeleri caiz bulunan erkeklere karşı örtünmelerini, el, yüz ve ayaklar hariç bütün vücutlarını uygun elbise ile kapatmalarını ve açıkta kalan yerlerini de güzel göstermemek, buralara dikkatleri çekmemek için tedbir almalarını emretmektedir.

    Meâlen Rabbimiz şöyle buyuruyor:
    “(Ey Resûlüm) Mü’min erkeklere söyle; gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar! Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz ki Allah, (onların) yapmakta oldukları şeylerden hakkıyla haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle; gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar; (el, yüz gibi) görünen kısımları müstesnâ, ziynetlerini göstermesinler ve başörtülerini yakalarının üzerlerine kadar salsınlar!” (Nûr 30, 31)
    Kur’ân’ın bu emrinin tam fıtrî olduğunu ve kadının özgürlüğünün, rahatının bu fermân-ı İlâhide olduğunu ispat etmek için ciltler dolusu kitap yazılabilir. Hâl-i âlem buna şâhid-i sadıktır zaten.

    24. Lemâ Tesettür Risâlesi’nde zamanımızın doktoru olan Bedîüzzaman Hazretleri bakın ne kadar doğru bir tespit yapmış: “Kadınlar hilkaten (yaradılış itibariyle) zaîfe ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatlarından ziyade sevdikleri yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduklarından, kendilerini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale (soğuk muamele) maruz kalmamak için, fıtrî bir meyilleri var.

    Hem kadınların on adetten altı-yedisi ya ihtiyardır veya çirkindir ki; ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır; kendinden daha çok güzellere nispeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar, taarruza maruz kalmamak için ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler. Hattâ dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan ihtiyarlardır. Ve on adetten ancak iki-üç tanesi bulunabilir ki; hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sıkılmasın. Malûmdur ki; insan sevmediği ve istiskal ettiği âdemlerin nazarlarından sıkılır, müteessir olur.

    Elbette açık-saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder. Hem tefehhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seri’üt teessür (çabuk etkilenen) olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren (zehirleyen) pis nazarlardan elbette sıkılır. Hattâ işitiyoruz; açık-saçıklık yeri olan Avrupa’da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak, ‘Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar’ diye polislere şekva ediyorlar. Demek medeniyetin ref-i tesettürü (tesettürü kaldırması), hilaf-ı fıtrattır (kadının yaradılışına zıttır). Kur’ân’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediye (ebedi hayat arkadaşı) olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve manevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor…”

    Tesettürde şükür mânası da vardır, şöyle ki: “Madem her güzel, güzelliğini sever, elinden geldiği kadar muhafaza etmek ister ve bozulmasını istemez. Ve madem güzellik bir nimettir. Nimete şükredilse mânen ziyadeleşir. Şükredilmezse değişir, çirkinleşir. Elbette güzelin aklı varsa, hüsün ve cemalini günahları kazanmak ve kazandırmaktan ve çirkin ve zehirli yapmaktan ve o nimeti, küfran ile medar-ı azap (azap sebebi) bir sûrete çevirmekten bütün kuvvetiyle kaçacak. Ve o fâni, beş-on senelik cemali bâkîleştirmek için, meşrû bir tarzda (helâl dairede) istimal ile o nimete şükredecek.”
     



  2. utarit Well-Known Member

    "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar." Ahzâb Sûresi

    Sağol Abdulkadir çok güzel bi paylaşım oldu.
     
  3. ŞEHİT Guest

    sağol abdulkadir.haklısın kardeşim.iyi paylaşım olmuş.
     
  4. ShaDow_19 Well-Known Member

    Sıcak havalarda tesettür medeniyet diyen arkadaşlar bi denesinler... Erkekler sizede söylüyorum.. 40 derece sıcakta tessettürle güneşin altında 15 dk durun bakalım.. Neler olacak? Sonrada buraya yazın..
    Bişey daha var,,, Tesettür medeniyet diyen arkadaşlar saçlarına jöleyi sürüp tesettürsüz kızlara bakmayı biliyorlar ama??? Bu benim fikrim bide öyle düşünün bakalım :D
     
  5. abdulkadir Well-Known Member

    Erman abi benim saçlarım jöle nedir bilmez.
    Ayrına kadınlara bakmak haramdır....
     
  6. ShaDow_19 Well-Known Member

    Biliyorum kardeş.. Söylesene Türkiyenin yüzde kaçı dinimizi tam anlamda yaşıor???
     
  7. abdulkadir Well-Known Member

    Abicim dinimizin tam manasıyla yüceliğini bilseler böyle mi olurdu?
     
  8. ShaDow_19 Well-Known Member

    Tabiki olmazdı kardeş,,, demekki bişeyler eksik hala... İran'ın Irak'ın ve diğer tüm müslüman ülkelerin halini görüyorsun.. Bizimde o hallere düşmemizi açıkçası istemiyorum.. O yüzden yenilikçi olmalıyız.. Bizim böyle şeylerle vakit harcamamız lazım anlatabiliormuyum..
     
  9. abdulkadir Well-Known Member

    abicim bunların olmasının tek sebebi bizim korkaklığımız değil mi?
     
  10. ShaDow_19 Well-Known Member

    Korkak olmayıp savaşamı gireceğiz söylermisin böyle saçma nedenlerle?
     
  11. abdulkadir Well-Known Member

    Abicim şu an filistin kan ağlıyor.
    neden nelimiz kolumuz bağlı durumda oturuyoruz...
    Biz hayatı rahatça yaşarken neden onlar öyle durumda...
    biraz düşünmemiz lazım...şu an müslümanlar eziyet görmekte... bizimde birşeyler yapmamız gerekmez mi?
     
  12. ShaDow_19 Well-Known Member

    Tabikide bişeyler yapmamız gerekir ama işte yapamıyoruz... Filistinin hali çok kötü gerçekten ama tek başına Türkiye bişey yapamaz.. Bekleyip göreceğiz ilerde neler olacak ama şu anda bişey yapamıorz sadece İsraili kınıyoruz die açıklama yapıorz o kadar.. Sonumuz hayırlı olur inşallah..
     
  13. abdulkadir Well-Known Member

    abicim işte korkaklık buradan belli oluyor.
    Türkiye tek başına bir şey yapamaz diyorsun...
    işte diğer müslüman devletler nerede..
    Çok korkaklaştık bütün müslümanlar olarak..
    O Peygamber şehrini ne hale getirdiler.yahudiler,amerikalılar..esir halinde şu an suudi arabistan..
     

Sayfayı Paylaş