Temyiz Kanun Yolu

Konusu 'Hukuk Rehberi' forumundadır ve EmRe tarafından 20 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Temyiz Kanun Yolu
    TEMYİZ: Hüküm mahkemesinin kararı yalnız hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu yapılır.
    İncelenen vakıalar tekrar inceleme konusu yapılamaz
    Yeni vakıalar ileri sürülemez (hükümden öce var olan vakıalar)
    Temyiz yalnız hukukun yanlış uygulandığı sebebine dayanabilir
    Hüküm verildikten sonra meydana gelen ve hükmü etkileyecek olan vakıalar
    yargıtayda ileri sürülebilir.

    Temyiz Edilebilen Kararlar:
    Kanun tarafından belirlenir
    Kural olarak ilk derece mahkemesinin varmış oldukları bütün nihai kararlar
    temyiz edilemez İstisnai olarak bazı nihai kararlar temyiz edilemez
    Görevsizlik kararı, yetkisizlik kararı, dava dilekçesinin iptali kararı,
    hakimin çekinmesi kararı, davanın iptali kararı… temyiz edilebilir
    Davanın konusuz kalması halinde verilen nihai kararlar da temyiz edilebilir

    Temyiz Edilemeyen Kararlar:
    1-) Miktar ve değeri 40 milyon lirayı geçmeyen menkul mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir Yani miktar ve değeri 40 milyon lirayı
    geçmeyen menkul ve alacak davalarına ilişkin her çeşit hukuk mahkemesi nihai kararları kesindir, temyiz edilemez.
    Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde hükümde, asıl isteminin kabul edilmeyen bölümü 40 milyon lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, temyiz hakkı olmayan tarafın düzenleyeceği cevap dilekçesinde hükmü temyiz etmesi mümkündür.
    2-) özel bir kanun hükmü ile bazı nihai kararların kesin olduğu veya yalnız
    başına temyiz edilemeyeceği kabul edilmiş olabilir. turkeyarena.net
    Temyiz edilemeyen kesin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulursa, kararı
    veren mahkeme, temyiz isteminin reddine kendisi karar verir

    TEMYİZ (BOZMA) SEBEPLERİ: nihai kararlar ilk derece mahkemelerinin hukuk kuralını yanlış uygulamış olması nedeniyle temyiz edilir.
    1-maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri
    2-usul hukukuna dayanan temyiz sebepleri
    maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri: mesela bir haksız fiilden dolayı
    tazminat davasında, mahkeme haksız fiil şartları mevcut olmadığı halde
    davalıyı tazminata mahkum etmiştir Bu bir temyiz sebebidir İlliyet bağı bulunması gerekir.

    Maddi meselenin takdirinde hata edilmesi
    Usul hukukna dayanan temyiz sebepleri: usul hukuku kurallarının yanlış
    uygulanması
    1-) mutlak temyiz sebepleri: önemli usul hukuku kurallarının yanlış
    uygulanması halinde, bu yanlış uygulamanın verilen kararı mutlaka etkilediği
    farzolunur ki, bu hallere mutlak temyiz sebebi denir Bunlar:
    a) mahkemenin görevsiz olması
    b) tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan bir (aslında iki) dava
    hakkında birbirine çelişik kararlar verilmiş olması- birinin bozulması
    gerekir.
    c) iki taraftan birinin davasını ispat için gösterdiği delillerin kanuni
    sebep olmaksızın reddedilmiş olması
    d) yargı yolunun caiz olmaması (yani idari mahkemenin görevli olması)
    e) bir davaya bakması yasak olan hakimin yargılamaya ve karara iştirak
    etmesi
    f) vekil ve mümessil olmayan kişiler huzuruyla davaya bakılmış ve hüküm
    verilmiş olması
    g) hüküm mahkemesinde davanın görülmesi sırasında tarflardan birince bir
    usul kuralının yanlış uygulandığını ispat edecek derecede itiraz edildiği
    halde mahkemenin bu itirazı incelememiş olması
    h) hükmün gerekçesiz olması
    i) bütün dava şartlarının bulunmaması
    Yargıtay bu sebeplerden birinin mevcut olduğu sonucuna varırsa kararı bozar
    2-) Nisbi temyiz sebepleri: o usul hukuku kuralı yanlış uygulanmasaydı karar
    başka türlü verilecek idi ise, bu hal temyiz sebebi olarak kabul edilir
    İlliyet bağı bulunması gerekir.
    Örneğin gerekli olduğu halde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm
    verilmiş olması.
    Mahkemenin yapmış olduğu usul yanlışlığı sonuç üzerine etkili olmalı Hükmün
    sonucunu etkilemeyen usul yanlışlıkları bozma sebebi sayılmaz

    TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULMASI:
    Ancak davanın tarfları başvurabilir
    İhtiyari dava arkadaşları, her biri hükmü yalnız başına temyiz edebilir
    Mecburi dava arkadaşları, verilen hükmü ancak birlikte temyiz edebilirler
    “Hukuki yararın” bulnması gerekli
    Temyiz Süresi:
    1- Asliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 15 gündür Bu süre
    ilamın taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye
    başlar
    2- Sulh mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 8 gündür Bu süre ilamın
    taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar
    İş mahkemelerinde süre 8 gündür Bu süre tefhim ile başlar
    3- Bir tarafın davayı vekil aracılığı ile takip etmesi halinde, hüküm vekile
    tebliğ edilir Süre bu tebligat ile başlar
    4- Bu süreler geçtikten sonra temyize başvurulamaz
    Temyiz süresini arzu ve ihtiyarı dışında bir nedenle kaçırmış olan taraf,
    eski hale getirme yoluna başvurmak ve aynı zamanda hükmü temyiz etmek
    suretiyle hükmün temyizen incelenmesini sağlayabilir Bundan başka, temyiz
    süresini geçirmiş olan taraf, diğer tarafın süresinde yaptığı temyiz talebi
    üzerine, cevap süresi içinde hükmü temyiz edebilir (katılma yolu ile
    temyiz)
     



Sayfayı Paylaş