Tarih ve Doğal Varlıkların Korunması İle İlgili Kompozisyon

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 15 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Tarih ve Doğal Varlıkların Korunması İle İlgili Kompozisyon
    ÇEVRE VE SAĞLIK ÜZERİNE YAZI
    19 Yüz Yıl başından itibaren hızla artan sanayileşme nedeniyle insanlığın hayatını değiştiren olumu ve olumsuz süreçlerde de hızlı gelişmeler yaşanmaya başlamıştır Bu süreçlerin başında sorun olarak gösterilecek en önemli unsur çevre kirliliğindeki inanılmaz artışlardır İnsanı ve diğer canlıları tehdit eden bu kirliliğin açtığı sağlık sorunları çözüm bekleyen önemli sorunlardandır Çevre denince akla ilk gelen bizim dışımızda bulunan yakın yerler gelsede, çevre kavramı oldukça evrenseldir Bırakın başka şehirlerde olan çevre sorunlarını, dünyanı her hangi bir yerindeki çevre sorunu da tüm insanlığı hatta tüm canlıları ilgilendirmekte ve etkilemektedir

    Sanayileşmenin hızlı ile birlikte kaçınılmaz olarak kentsel göçler artmış, ekonomik dengeler değişmiştir Çevreyi üreten doğal yöntemlerin yerini kâr hırsı yüksek olan işletmecilerin talan ettiği doğal kaynaklar çevre için zararlı bileşenlerin etkisiyle yaşamı tehdite dönüşmüştür Çevresel kirlilik sonucunda canlı türleri tükeniyor, ormanlar azalıyor, denizler ve akarsular doğal durumlarından hızla uzaklaşıyor Cam şişenin doğada 4000 yıl,Plastiğin 1000 yıl,kola kutusunun 20-100 yıl, Sigara filtresinin 5 yıl kaldığı belirtiliyor
    1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi Bu kararla birlikte çevreyi kirleten, doğal dengeleri bozan oluşumların varlığı ve sorumluluğu da aslında tescil edilmiş oldu
    Gelecek kuşaklara iyi bir çevre bırakmak herkesin görevidir Çağdaş insan, çevre temizliğine önem gösteren insandır Çevreyi sadece Çevre Koruma Haftalarında, sadece çevre konulu panellerde toplantılarda hatırlamak yetersiz ve yanlıştır Medeni insanın, topluma ülkesine sorumlulukları vardır ve bu sorumluluklardan biri de çevre bilincine sahip olmaktır.

    “Çevre”, insanların sürekli yaşadıkları yere denir Denizler, dağlar, ovalar, nehirler, göller, yaylalar, ormanlar, çayırlar doğal çevreyi oluşturur Doğal Çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında “Türkiye Çevre Sorunları Vakfı“, daha sonra “Çevre Müsteşarlığı” kuruldu Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı Haziran ayının ikinci haftasını “Çevre Koruma Haftası” olarak kabul etti Çevre Koruma Haftasında okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunması gerekliliği anlatılır, çevre bilinci aşılanır Okul çevresindeki yerlere geziler düzenlenir, panolar hazırlanır Hafta boyunca kitle iletişim araçları aracılığı ile halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir Alınması gerekli önlemler anlatılır.

    Günümüzde en ciddi çevre kirlilikleri hava, su ve toprak kirliliğidir
    Su kirlenmesi: Denizlerin, göllerin ve nehirlerin, zararlı atıklarla kirletilmesi ile ortaya çıkar Bu zararlı atıkları sulara sanayi kuruluşları bırakabildiği gibi, bilinçsiz insanlar da bunu yapabilir Örneğin denize atılan bir plastik pet şişe yüzyıllarca kaybolmaz ve kirliliğe neden olur Kirlilik ile deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur, toplu ölümler meydana gelir, bu sulardan avlanan deniz hayvanlarının yenmesi insanlara zarar verir, insanlar denize giremez ve yüzemez

    Hava kirliliği: Günümüzde hava kirliliğinin büyük bölümünü taşıtların egzozlarından çıkan gazlar oluşturur Yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu da kirlilik ortaya çıkar Bacalarına filtreleme sistemi yapmayan fabrikalar da kirliliğe yol açar Kirli hava, solunuma elverişsiz havadır Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır Solunum organlarımızı yorar Hava kirliliği ölümlere bile sebep olabilir

    Toprak kirlenmesi: Atıklarla, zararlı ilaç ve gübrelerle toprağın çoraklaşması, tarıma elverişsiz duruma gelmesidir Çiftçilerimiz; tarlada kullanacakları ilaç ve gübreleri, uzmanlarına sorarak bilinçli olarak kullanmalıdır Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilinmektedir Bu nedenle; ilgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullanılmamalıdır Toprağa zararlı atık maddeleri atılmamalıdır Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır Bitki hastalıklarını çoğaltır, tarım alanlarının azaltır ve ülkenin fakirleşmesini sağlar Bazı Çevre Koruma Önlemleri
    Çevre kirliğine yol açan firmalara caydırıcı cezalar verilmelidir
    Çeverey zararlı ürünlerin üretilmesi önlenmelidir
    Doğal çevrenin vazgeçilmez unsurları olan bitkisel hayatı korunmasına özen gösterilmelidir
    Çever bilincinin artırılmasına yönelik yayınlar artırılmalıdır
    Çevereye zararlı araşların tarafiğe çıkarılması engellenmelidir
    Sokaklara, izmarit, mendil, çekirdek vb atanlar, tükürenler ceza almalıdır
    Doğalgaz tüketimi teşvik edilmeli, kömür tüketimi en aza indirilmelidir
    Çöpler düzenli toplanmalı, şehirlre yeterli çöp kovaları konulmalıdır
     



Sayfayı Paylaş