Sustum Yazı

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 2 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    SUSTUM

    Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!

    Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum!

    Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.

    Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum.

    Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.

    Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…

    İçime atıp susuyorum.

    Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum.

    Sayfalarca susuyorum.

    Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,

    Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,

    O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.

    Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,

    Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorum

    Konuştuğum zaman mahkûm,

    Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum.

    Ne yapacaksın, kime gideceksin…

    Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorum

    Zor olanı tercih ettim sustum…

    Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…

    Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,

    Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…

    Tarif edemediğim acıları,

    Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.

    Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardan

    Canım çok yandı!

    Konuşursam;

    Kırmaktan, kırılmaktan

    Gözyaşlarımı tutamamaktan

    Kelimeleri yan yana getirememekten

    Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.

    Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!

    Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulüm

    Sustum…

    Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa da

    İncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir

    Korkup kaçtı,

    Suçunu kabul etti,

    Haksız olduğunu kabullendi diyecekler…

    Desinler… Dudağım mühürlü!

    Duygularım susuşlarımda saklı kalacak.

    Yıllardır biriktirdiğim hiç kullanılmamış kelimelerimi

    Devren satılığa çıkarıyorum. İlan verdim!

    Alan olmazsa kalbimin morgunda biriktireceğim...

    Sahi, her susan haksız mıdır?

    Belki de her Suskunluğun arka planında ciltler dolusu anlamlar vardır.

    Kim bilir!

    Ve bir gün Söylenmemiş cümlelerimi zulama koyup gideceğim bu şehirden

    Varsın kaçtı desinler…

    Susacağım!

    Derin denizleri her rüzgâr dalgalandıramaz…

    Mehmet Orhan Durdu
     



Sayfayı Paylaş