Suski Ölmeyeyim Bir Daha Pelin

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 5 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Suski Ölmeyeyim Bir Daha Şiir

    Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz

    şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasretler yangınları var

    nede benim gözlerimde şiir

    yaz dedin oysa kışlar yaşıyorum her mevsim

    acmak üzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üstüne

    üşüyorum evet hala üşüyor ellerim

    hüzün kapımızı çalalı beri

    bin günü aştı

    bin ömür bin soluk

    bin yıkılış yaşadım

    ömrümün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım

    sığınışlarını susuşlarını ve haykırışlarını işittim mavi adadan

    korunaklı bir liman olamadım sana

    ve arkama bakmadan giderken haykırışlarını duymamak için kapattım

    yüreğimin kulaklarını

    şimdi bin ömür geçmiş ömrümden

    ben bir ruyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum

    hani zaman ilacı olurdu herşeyin

    hani zamana bırakmalıydık

    atalar yine yanıldı

    bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben

    zaman zehrini içerken yudum yudum

    artık bitsin istiyorum

    ataların ilaç dedikleri yoksuzlugun bitsin

    bitmezlerin bilincinde diyorum yine

    yıkılmış ve geç kalınmış viranelerız

    şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasret yangınları var

    nede benim gözlerimde şiir

    şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum

    susuyorum

    susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep

    şehrine gidiyorum

    yoklugun açıyor kapıları

    yıkılan şehirler arası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor

    halaa haklısın

    kokun sinmiş soguk duvarlarına şehrin

    herkezin gözünde seni arıyorum yoksun

    yoklugunu salıp gitmişsin

    gidişle bırakıldıığın bu kentte

    susuşlarına bile yandıgın soguk dağlarımın eşkiyası

    bağışlama dilemiyorum

    gel demiyorum

    sev demiyorum

    haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin

    sığındığın mavi adada yaktıgın ateşi göm

    yanaştırabilirsem gemilerimi tutucam ellerinden

    şimdi yanıyorum kanıyorum ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim

    geç kalınmış bir solukmu bir günün sonunda

    yoksa çağresizliklerimin son çırpınışlarımı bilmiyorum

    kayıp adresten yazıyorum son kez

    sussam yalnızlık konuşsam ayrılık

    dönsem yıkılış dönmesem yok oluş

    şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip

    sende sus bana

    sus ki bir daha ölmeyeyim.

    Pelin GÜNDOĞAN
     



Sayfayı Paylaş