Şüpheli gıdaları yemek...

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve abdulkadir tarafından 24 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Sual: İçinde domuz yağı olma ihtimali olan gıdaları yemek câiz midir?
    CEVAP

    İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki: (Haram olmıyan, fakat şüpheli olan şeylerden de sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde, (Şüpheli şeyi terk et, şüphesiz şeyi al), (Şüphelilerden sakınan, dinini, ırzını korumuş olur. Şüpheli etrafında dolaşan, harama düşebilir) buyuruldu.
    Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir.
    Şunu iyi bilmelidir ki, insanlara, (Muhakkak helâl olanı, temiz olanı yiyin!) diye emrolunmadı. Çünkü bunu kimse yapamaz. Onun için (Helâl olduğu, temiz olduğu zannedileni yiyin!) denildi.


    Yani (Haram olduğu meydanda olmıyan şeyleri yiyin) denildi. Eshâb-ı kirâm, kâfirlerin verdiği suyu içerlerdi. Halbuki, pis, necis olan şeyleri yimek haramdır. Kâfirler ise, çok kere pis olur. Elleri ve kapları şaraplı olur. Leş yemekten çekinmezler, yani, Besmelesiz kesilen veya kesilmeyip başka suretle öldürülen hayvanları yerlerdi. Aldıkları kâfir şehirlerinde, kitaplı kâfirlerden et, peynir satın alır, yerlerdi. Halbuki, o şehirlerde müslüman olmıyanlar arasında içki satan, fâiz alıp verenler vardı. [İhya]
    İmam-ı Kastalanî hazretleri buyurdu ki:
    Peygamber efendimiz, Hayber’de, eshab-ı kiramla bir Yahûdinin zehirli kebabından bir lokma yedikten sonra, (Bu et, bana zehirli olduğunu söyledi) buyurup başka yemedi ve son hastalığında, (Hayberde yediğim zehirli etin acısını hâlâ hissediyorum) buyurdu. (Mevahib) [Bu olay Buhârî ve Müslim’de de geçmektedir.]

    Araştırmak gerekmez

    Resulullah efendimiz, bir yahudinin ekmeğini ve tereyağlı yemeğini temiz mi diye sormadan yedi. Bu yağ hangi hayvanın [domuz yağı mı, koyun yağı mı], ekmeğin hamuru su ile mi, yoksa şarap ile mi yoğuruldu diye sormadı. Temiz mi diye sormadan müşrik kadının su kabından abdest aldı. Bunlar, araştırmanın gerekmediğine birer delildir. (Berika)
    Kâfirler, gıdalarımıza necaset katabilecekleri gibi, zehir de katabilirler. Nitekim yahûdi yemeğe zehir katmıştır. Peygamber efendimiz de, araştırmadan o yemeği yemiştir. Çünkü necis olduğu bilinmiyen şeyleri yememek takva değil, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı emretmektedir. (Hadika)


    Dinimiz, “Birşeyin helal olması için delil aranmaz, haram olması için delil aranır” der. Necis olan bir şeye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir. (Usul-i Pezdevi)
    Margarin, sucuk, meşrubat ve diğer gıdaların içine necaset katılsa, fakat katıldığı bilinmese yemek câiz olur. Bilmek, ya bizzat görmekle veya adil müslümanların necaset katıldığını biz gördük demeleriyle anlaşılır. Katılıyormuş demekle haram olmaz. (Eşbah)
    Sabunlara da domuz yağı katılabilir. Fakat necasetli yağ ve domuz yağı sabun yapılınca, şarap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyevî değişmeler böyledir. (Tahtavî)


    Gıda maddelerine hile yapılabilir. Fabrika, içine çeşitli necasetler katabilir. Yahut ihmal yüzünden necaset karışabilir. Süt sağılırken içine hayvan necaseti karışabilir. Reçelin, pekmezin içine fare düşüp ölebilir. İmalatçı, kazanı dökmeyebilir. Meşrubatlara konan esans alkolde eritilebilir. Bunun gibi çeşitli necaset karışabilir. Fakat içinde necaset olduğu kesin olarak bilinmiyen bütün gıda maddeleri temiz kabul edilir, yenmesi günah olmaz. (Şerh-i Eşbah, Tahrir)
    Bir tavuk karnı yarılmadan, kaynar [yani yüz derece] suya konursa necis olur, yenmesi haram olur.


    Eğer, karnı yarılıp içi yıkanıp temizlendikten sonra, kaynar konursa, tüylerine necaset bulaşmamışsa, yenmesi helal olur. Kaynamıyan [80-90 derece] suda bırakılan içi boşaltılmamış tavuğun, yalnız derisi necis olur, böyle bir tavuğun içini boşalttıktan sonra, üç defa soğuk su ile yıkanınca her yeri temiz olur. Bu bakımdan kaynar su ile, kaynamayan sıcak su karıştırılmamalıdır. Nasıl kesildiği, nasıl haşlandığı, necis olduğu kesin olarak bilinmezse, böyle tavukları yemek günah olmaz. Çünkü necis olduğu bilinmiyen şeyleri yememek takva değil, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı emretmektedir. Vesvese eden, ruhsatlarla amel etmelidir! Üzerinde necaset görünmiyen her şey temiz kabul edilir.

    Şüphe etmekle necis olmaz. Gıdalarda necis maddeler var zannı ile gıda almamak vesvesedir, aşırılıktır. Hadis-i şerifte, (Aşırı gidenler helak oldu.) buyuruldu. İfrat ve tefritten yani aşırılıklardan uzak olmak ve orta yolu tutmak gerekir. Hadis-i şerifte, (İşlerin hayırlısı vasat olanıdır.) buyuruldu.Dinimiz, “Birşeyin helal olması için delil aranmaz, haram olması için delil aranır” der. Necis olan bir şeye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir.

    “E” maddeli gıdalar

    Bazı vatandaşlar, gıdalardaki, bilhassa margarinlerdeki domuz yağı söylentisinden tedirgin olmuş. Kod numaraları yazılı bir E listesi göndermişler. Bu işi ciddi şekilde araştırıp bilgi verilmesini istiyorlar.
    Bu hususta gerekli araştirmalar yaparak birkaç defa uzun yazi yazdik. Dini hükmünü bildirdik.
    Vatandaşları böyle tedirgin edenlerin günaha girdiklerini açıkladık. Ancak o yazılarımızı okumamış olanlar için, bu defa da, bütün margarin imalatçılarının altında imzası bulunan Bitkisel Yağ Sanayiciler Derneğinin gazetelere verdikleri ilanın özeti şöyle:

    (Değerli Halkımıza
    Son günlerde kamuoyunda margarinlerde domuz yağı veya domuzdan üretilen katkı maddeleri kullanıldığına dair çıkarılmaya çalışılan tamamen asılsız söylentileri ve "E listesi" ile ilgili iddiaları üzücü bir haksızlık olarak değerlendirmekteyiz. Gıda katkı maddelerinin belirtilmesinde T.C. Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ve 7.6.1990 tarih ve 20541 nolu Resmi Gazetede yayınlanan "Gıda Katkı


    Maddeleri Yönetmeliği", Avrupa Topluluğu Kodunu benimsemiş ve ambalajlara yazılması zorunluluğunu kanunen getirmiştir. Bu sistem çerçevesinde Europe (Avrupa) kelimesinin baş harfi olan "E" ve ilgili gıda katkı maddesinin kod numarasının ambalaj üzerine konması zaruridir.
    Sağlık Bakanlığının 17.11.1993 tarih ve 13300 numaralı yazısından da açıkça anlaşılacağı üzere,
    Türkiyede domuz kaynaklı katkı maddeleri ile domuz yağı içeren mamul gıdalara üretim izni verilmemiş olup, bahsi geçen E listeli katkı maddelerinin domuz kökenli olması kanuni açıdan da kesinlikle mümkün değildir. Margarinlerimizde domuz yağı veya domuzdan elde edilmiş herhangi bir katkı maddesi yoktur, hiçbir zaman da olmamıştır.


    Öte yandan, halkımızın temel dini ve ahlâki değerlerine olan hassasiyeti sebebiyle ve yanlış bilgilerin doğurabileceği her türlü tereddütü ortadan kaldırmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı da konuyu inceleyerek bu tür dedikoduları yaymaktan sakınmak gerektiğini ve bu yağları yemenin dinen bir mahzuru olmadığını açıklamıştır. )

    Bu yazıdan da anlaşıldığı gibi, Türkiyede imal edilen margarinleri ve diğer gıdaları yiyip içmekte mahzur yoktur. Zaten içinde necis madde bulunduğu kesin olarak bilinmiyen gıdaları yemenin caiz olduğunu bütün İslâm âlimleri ittifakla bildirmişlerdir. (Hadika)
     



Sayfayı Paylaş