Süper Levent Yıkılmaz Şiirler Köşesi

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve türkey tarafından 7 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. türkey New Member


    Vazgeçtim Benden
    Hasretin Veda Havası gibi
    Esti yine baharlar
    Vazgeçtim Ben Benden , Ne Mektup Geldi Elden
    Ne de Soran oldu seni benden

    Gitmek Gerekir derler Ben gitmem
    Vazgeçmiş gözerin benden
    Ölümüne yazılsın sevgimiz
    Başlasın tarihin derinliklerinden

    Yanlızlık dem vurmuş '' O '' biçim
    Gidiyorsun işte bu son gidişin
    Vazgeçtim benden
    Soran olursa Seni benden
    Vazgeçerim benden'de Vazgeçmem senden


    Kara Yazı
    Son Kurşunu Sapladın yine bağrıma
    Ne bir cevap , ne bir ses , yok haberin gelmez
    Kara Yazı Yazılmış Kalbime Kanıyor
    Durdurulamıyor ağrısı , yakıyor

    Dönmez olmuş dünya'm ne sabahlar var , ne geceler
    Hasret kokan heceler , seni düşündürdüler
    Çaresizliğimde saklı haykırışlarım
    Gel desem duymazsın
    Adımı anmazsın

    Kara yazıdır sende anlarsın
    Olanlar olurda beni duymazsın
    Hani bakışların hakimdi gözlerime
    Ne de hızlı geçti sensiz ömür , gece

    Kara yazı yazılmış kalbime
    Kanatır içten içe
    Gel desem duymassın
    Kara yazdır sende anlarsın


    Sevda Çiçeği
    Ben Hasret çölleri'nin Yaralı Sevdalısı
    Sen Yaralı sevdalı'nın Tek çiçeği
    Yaralı gözlerimin kapladığı bedenim
    Ağlarcasına , dökülüyor Uçsuz çöllere

    Sen Hasret Çiçeği
    Ben Hasret Sevdalısı

    Haykırır bedenim esaret kalmış geceye
    Meze olur yaşadıklarımız da duymazsın işte
    Saat sabahın ertesi oluver di yine
    Hakim gözler'deki hedef kayıtsız aşk işte

    Bilirim bu sevdanın sonu aşk rivayeti
    Ben hasret sevdalısı
    Sen hasret çiçeği

    Elbet Buluşacak bu ikili
    Bende'ki sevda , Sendeki Hasret gelişi
    Olacak adı Sevda Çiçeği


    Aşk Limanın'da İnecek Var
    Bilirim '' O '' aşk denilen kör gözü
    Sonu yoktur 'da hani , vardır bir başlangıcı
    Sevemedim bir türlü aşk limanını
    Bilmezdim O hava'nın soğuk acısını
    İnecek var aşklar limanın'da kaptan
    Kör misali gözlerimi esaret etdim aşk şarabına
    Engin denizlere
    Yalan sevdalara
    ve Yalan yolculuklara
    Şimdi , Sözcükler pareleşti dudağımda kurudular gül misali
    Yıllandı eski plaklar gibi sözlerim
    Yıprandı umutların ve umutlarım
    Bulsam'da seni yanaşmam aşk limanına
    Yanaşsam'da inmem o durak'da
    Beklerim seni Yanlızlıklar limanına


    NEMLİ GECELERDEYİM
    Yalnızlığın dem vurduğu nemli gecelerdeyim
    Hasretin'de vurgunluk kokan bir yaralının izleri mevcut bedenimde
    Ben hasret sevdalısı yaralı bir yolun yolcusuyum

    Gözlerim bıkmış gecenin renklerin'den
    Bir gecedir hasretimi kitleyen
    Ah.. yine çöktü gece haram bana uykuların sancısı
    Haram bana şafak günleri

    Esir verdiğim ruhumun bir iç çalış şarkısı
    Tıpkı eski plaklar gibi yıllanmış hasat aşk'ı
    Ah.. yine çöktü gece
    Ben güze sancılı
    Gece gözlerime


    CANGÖZLÜM
    Ruhun gül bahçesin'de izlenen taverna duruşun'da saklı
    Ağlayan bir çocuğun
    Ağıt yakan bir çınarın
    Aşk için ölen karşılıksız sevdaların
    Kan olmuş örtüsü terör kurbanının
    Göç edipte sınır edilen akranların
    Dönecektir diyipte yıllara meze olmuş isyanların
    Sancıları korkuları saklı sende cangözlüm canan'ım
    Yanlızlık limanına bağlanmış
    Kayıp bir yolcu gemisinin paslı sesleri gibi duruşların
    Bilirimki isyanın rabbe değil kendinedir isyankarım
    Bir resital misali hayata bakışların
    İçine döktüğün haykırışların engin akarsu oluşların
    hayata'dır ağıtların bilirim cangözlüm canan'ım
    tezdir bitecek isyanların.


    SAKLI GÜLÜŞLERİM
    Yıldızların derinliğinde saklı gülüşlerim
    Ağlamak istercesine haykırır gecelerdeyim
    Gökyüzüne dökülsün isterim , gözyaşlarım nefessiz hayata
    İsyanım var bu ağlayışlarıma
    Avuntusuz avunan kalbimin yarasına
    Sapla hançeri çaresiz ağlayışlarıma
    Bakışmasan'da gözlerime bakışlarınla
    Dökülsün isterim gözyaşlarım yıldızlara ...


    KAR KAPLAMIŞ BEDENİMİ
    Kar kaplamış bedenimi
    Az biraz var örtmesine Üstümü Bu canım beyazın
    Onlarda acıyor elleri kurumuş gül yaprağında tutulu
    Gözleri gökyüzüne hakim
    Gözyaşları kurumuş duruşlarıma

    Hava soğudu yine bir anda
    Serpiliyor kar gövdeme dur diyemiyorum titrek gelişlere
    Ne bir çocuk sesi
    Ne bir haber var ellerden

    Saat gecenin yarısı oluverdi işte
    Bir gün sorarlarsa kim dir bu diye ?
    Dersin beyaz örtünün son çiçeği
    Saat ilerliyor içten içten
    Anlatamamışım derdimi çoktandır vefasıza

    Gün aydındır yakındır gecenin gündüze teslimi
    Söndü şehrin gece lambaları
    Okundu son sabah ezanı
    Rüzgarın sesi hakim koca şehre Kapanıyor gözlerim
    Aklımda kalan tek virane sözlerin
    Gelmesende gitdiğim yerde beklerim
    Ecel uğramassa yanına
    Uyanır Bu rüyadan ben gelirim .....


    ESİR ŞEHRİN ÇOCUKLARI
    Esir şehrin çocukları hakim yine bu boş şehre
    Ellerde balon misali gözlerde gülüş
    Şehrin vicdanlı çocukları onlar
    Bir baksan dalarsın umutlara
    Her biri esir olmuş şehre her biri hakim karış karış caddelere
    Dost olursun hepsiyle yeterki göz göze gelme
    Gözlerde hakim sururi gülüşler bitmez hayaller

    Esir olsalar'da tutkulular en kral umutlara sevdalara
    Yaralıdır hepsi geçmişten yana
    Ey esir şehrin can hükümdarları
    Bilmezler hani öyle şekerlemeleri tatlı yiyecekleri
    Her biri aynı mücevher rivayesi

    İçleri heycan
    Gözleri umut dolu namıdeğer Esir şehrin can çocukları


    Kar Var Ankara'da
    Bu gece esir yine şehrin tüm sokakları beyaz örtüye
    Ağaçların yapraklarından sarkıveriyor buz kristalleri
    Yerde serpilmiş karlar dans edercesine gökyüzüne çevirmiş örtüsünü
    İşte Ankara'da kar var yine

    Güneş kar bulutlarının ardın'dan bakıp çekiyor yüzünü bu şehirden
    Yerini Gecenin sisine karanlığına bırakıyor

    Uğultulu bir ses , rüzgarın diliyle konuşurcasına haykırıyor sonsuzluğa
    Ay ışığı önünde , set misali gerilen kar bulutlarını parlatıyor adeta
    Yapraksız ağaçlar üşürcesine titretiyor gövdesini

    Yağdı yine delicesine , İşte

    Çocukların bayramıdır sanki ellerde poşet , gözlerde gülüşler ,

    Yıldızlar şehri gbi akıyor süzülerek Başkent'in üstüne

    Gökyüzüne her bakışım'da bendeki mutluluğun ortasında bulurum kendimi

    Bilirim'ki her bakışımda beyaz bulutlara özlemi kokar o beyaz örtünün

    Ve yine her bakışımda bilirimki Kar Var Ankara'da


    Şehr-i Hüzün
    Sensizlik hüznü dolmuş şehrimin tüm sokakları

    Pencereden Bakan titrek bir kız çocuğunun

    Ufuklarda aradığı umutlar gibi oluvermiş düşler

    Gece yağan yağmur gibi Kışın afilleyen kar gibi
    Bir türkü olmuş sanki sevdam

    Ya Sevmeli bendeki Seni
    Yada öldürmeli sendeki beni

    Gecenin neminden karları saklayan buğulu cam gibi sevdam

    Ve yine gerisindeki ben gibi

    MIırıldanmalı dudaklarım bu kelimeleri

    Ya sevmeli bendeki seni
    Yada öldürmeli sendeki beni


    Bendeki Sen
    Bir sonbaharda buldum seni
    Karlar yağmıştı o mevsim başıma
    Sende saklı olan bende aradım seni
    Geceler kadar zehirdi gözlerin
    Soğuk ve titrekti kenar lambaları
    Yaş'dı gözleri kaldırımların
    Islaktı ufuğun eski asfaltları

    Keşke tanımasaydım seni
    Özgürlükler şehri gibiydi gözlerdeki sen
    Pişmanlıklara alınan son biletdi sanki seni sevmek,
    Yanlızlığa dem vurmuş hasret kokan bir buğu gibi oldum arkandan
    Keşke tanımasaydım bendeki seni

    Son gidişin rüyalara fiske vuran eğik bir çocuğun bakışı gibi
    Bıçak yarası kadar acı hançer misali kadar zehirdi
    Güneşin doğudan doğuşu batıdan terk edişi
    Deniz kokan martıların tekne uçlarına serpilişi gibi
    Mehtab'a doğan ay gibi
    Islak yağmurun yere düşüşü gibi
    İçimdeki bende buldum seni
    Keşke tanımasaydım seni , tanımasaydık birbirimizi


    Ayrılık
    Yolların buğusundaki sislenmiş bakışlar gibidir Ayrılık ,
    Hasret'dir vazgeçilmez bir engin Akarsuyun vazgeçilmez iki sınırı gibidir .
    Hani bazen gitmek gerekir derler tıpkı o misaldir
    Acı ama gerçektir
    Dudağında son sigarasının izi kalmış kimsesizler insanının hayallere dalışıdır
    Yetim bir Çocuğun beşiğinde ağlayışı gibidir .
    Ayrılırken sevgilisine son cümleleri haykıran sevgililer gibi'dir Acı ama gerçek'tir
    Hatıralar anılar açılan sayfalardır


    Dinlediğim aşk şarkıları geldi aklıma yine Çaldı içimi acıtan parçalar
    Ey ayrılık sen nesinki acıtıyorsun yakıyorsun bu kalbimi
    Sen nesinki yıkarsın bu harab olmuş yüreğimi
    Söylesene canımdan can aldığın canım ayrılık


    Sende Tarih Oluverdin Ya
    Çaresizliğimin içindeki benliğimde tutulmuştum gözlerindeki yalan bakışlara

    Soğuk suların boğması gibi insanı

    Evet seni buldum , sendin o

    Sendin beni kendine bağlayan

    Sendin gözlerimi benden çalan

    Ve sendin yüreğimi esir alıp kapıları kitleyen

    Unutamazmı sanmıştın bendeki varolan seni

    Tıpkı gecenin yerini sabaha bıraktığı gibi

    İşte gözlerimden uzak gözlerin

    Ay ışığının denize düşürdüğü mehtap misali yaşadıklarımız

    Birbirimizin sonunu getiren iki hazin gibiydik

    Sormadım yıllar geçsede içimdeki seni kalbime .,

    Sormadım yıllar geçsede gözlerimden arta kalan bakışlarını yüreğime

    Ve sormadım titreyen sesime seviyormuyum diye

    Şimdi sende tarh oluverdin ya

    Ölüm kovalasada beni Ölüp tarih olmam

    Seni gönderdiğim ,

    Tarihe karışmam . !
     



  2. sweetboyz Member

    paylaşım için teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş