Süleyman Hüsnü Paşa Kimdir Kısaca

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 31 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Süleyman Hüsnü Paşa (1838, İstanbul - 8 Ağustos 1892, Bağdat), Osmanlı müşiri, eğitmen ve yazar.

    Süleyman Hüsnü Paşa, 1838 yılında İstanbul'da günümüzde Fatih ilçesi sınırları içinde yer alan Molla Gürani Mahalllesi'nde doğdu. Babası Yeniçeri Ağası Mehmed Hâlet Efendi'ydi. Öğrenimini İstanbul'da yaparak 1863 yılında Mekteb-i Harbiye'den mezun oldu. Edebiyat öğretmeni, kaymakamlık, ve din bilgini ve yazarlık yaptı. 1876 yılında padişah Abdülaziz'in tahttan indirildiği hükümet darbesinde rol oynadı. II. Abdülhamid bu sebeple ona duyduğu güvensizlikten dolayı İstanbul'dan uzaklaştırmak amacıyla Bosna-Hersek komutanlığına tayin etti.

    1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başladığı zaman Balkanlardaki en yüksek kıdemli komutanlardan biriydi. 2 Ekim 1877'de Tuna cephesi başkomutanlığını Mehmet Ali Paşa'dan devraldı. Komuta ettiği ordular Şıpka Geçidi Muharebeleri'nde önce Rusları yendiler. Ancak daha sonra orduları yenik düştü. Savunmada gösterdiği cesaretten dolayı Süleyman Hüsnü Paşa önce halk tarafından Şıpka Geçidi Kahramanı olarak görüldü ve büyük bir ün kazandı. Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti. Yenilgiden sorumlu tutularak Taşkışla'da hapsedildi. 1 yıl süren uzun bir yargılamadan sonra idama mahkûm edildi, tüm rütbe ve madalyaları geri alındı. Sonradan cezası II. Abdülhamid tarafından sürgüne çevrildi. 14 yıl Bağdat'ta sürgün hayatı yaşayan Süleyman Hüsnü Paşa 8 Ağustos 1892 tarihinde orada öldü. İmam Ebu Yusuf Camii'nin bahçesine gömüldü.

    Eğitimci ve Servet-i Fünun şairi Süleyman Nesib'in babasıdır.

    Yazar olarak ürettiği eserlerinde devlet adı olarak Osmanlı, millet adı olarak ise Türk adını kullanmış Türkçü bir yazardı. Eserlerinden bazıları şunlardır:

    - İlm-i Sarf-ı Türki (İlk Türkçe dil bilgisi kitabıdır.)
    - Mebani'l-İnşa
    - Tarih-i Âlem
    - Tercüme-i Risale İradei Cüziyye
    - Hiss-i İnkılab
    - Umdetü'l-Hakayık
    - İlmihal-i Kebir
     



Sayfayı Paylaş