Su Gibi Aziz Ol

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve EmRe tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Su Gibi Aziz Ol Ne Demektir Sırrı Nedir

    Su hayattır, su azizdir.

    Su hem hayat, hem de değer katar. Hem kendisi çok kıymetlidir, hem de bulunduğu yeri kıymetlendirir.

    Nerede su varsa orada hayat vardır, orada izzet vardır. Suyun bulunmadığı bir hayat düşünebilir misiniz?

    Su üzerine söylenecek çok şey var. İlk akla geleni, atalarımızdan yadigâr bir dua; kısa ve öz: Su ikram edildiğinde içilir, Allah’a hamd edilir ve arkasından suyu verene “su gibi aziz olasın” diye dua edilir.

    “Su gibi aziz olmak” ne güzel söz..

    Su alabildiğine mütevazi ve alabildiğine kıymetlidir. Su gökten indirilmiş olmasına rağmen bulunduğu yerin en aşağı kısmında durur, oraya akar. Mütevazilik yaradılışındadır. O mütevazi oldukça değeri artar. Aşağıya akar, akar da toprağa karışır, her şeye can katar.

    Tevazuyu belki su kadar başka bir varlık anlatamaz. Onun mütevaziliğinin eşsizliği kadar kıymeti de eşsizdir. Demiştik ya, onsuz hayat olmaz. Kainatın sahibi, “Her şeyi sudan canlı kıldık” (Enbiya, 30) buyurarak, mütevaziliğine karşılık suya verdiği değeri ilan eder.

    “Su gibi aziz ol”, yani hem su gibi mütevazi , haddini bilen, hem de su gibi kıymetli.

    Gönüllerine bereket, ne güzel bir dua…

    Temiz ve temizleyen

    Suyun kıymetinin önemli sebeplerinden birisi de hem temiz, hem de temizleyici olmasıdır. Suyun bulunmadığı yerde temizlik olabilir mi?

    Yüce Mevlâ suyun tertemiz olduğunu şu ayette beyan buyuruyor: “Biz, ölü olan toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanların ve nice insanların susuzluğunu gidermek için gökten tertemiz su indirdik” (Furkan, 48, 49)

    Yüce Mevlâ, suyu tertemiz olarak belirli bir miktarla ( Mü’minûn , 18) gökten indirdi ve onu yeryüzünde kaynaklara yerleştirdi ( Zümer , 21). Tertemiz olan suyun aynı zamanda temizleyici olduğunu bize bildirdi.

    Bedir savaşı esnasıydı. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in ordusu susuz kalmıştı. Yorgunluk ve kalplerde gevşeklik baş göstermi şti. Herkesi hafif bir uyku sardı. Ansızın yağan yağmurla kendilerine geldiler. Yüce Mevlâ olayı şöyle anlattı:

    “O zaman (Allah, kendi) katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize bir su indiriyordu.” ( Enfâl , 11)

    Bedenim suyla temiz, kalbim senin yâdınla

    Allah’ın gökten indirdiği su, hem maddi pislikleri temizleme özelliğine sahip hem de şeytanın pisliğini yani manevi pislikleri ve kirleri. Yani hem maddi pisliklerin bulaştığı bedeni ve çevreyi temizleyebiliyor hem de manevi kirlerin bulaştığı kalbi ve ruhu.

    Herkes bilir ki kalp ve ruh manevi varlıklardır; su onların üzerine akıp temizlemez. Ama kulun suyu kullanma niyetine göre manevi kirlerin temizlenmesine sebep olur. Yani su kullanıldığında manevi temizliği Yüce Mevlâ ihsan eder. Nitekim abdest ve gusülle, manevi kirlilik demek olan abdestsizlik ve gusulsüzlük temizlenmiş olur. Aynı şekilde tevbe edenin abdest ve gusül alması, günah kirlerinin temizlenmesine sebep olur.

    Su aktığı yere nüfuz eder; çözeltici özelliği ile var olan pislikleri çözer, içine alır ve akar gider. Gittiği yerde kaybolmaz; buharlaşarak tertemiz bir şekilde geldiği yere, yani semaya döner. Yüce Mevlâ’nın kendine verdiği görevi Kâbe etrafında tavaf ederek dönen bir mümin gibi döne döne yerine getirir. Tertemiz bir şekilde tekrar yere iner, can olur, yeryüzünü temizler, insanı arındırır ve deveranına devam eder gider.

    İlmihalimin ilk konusu

    Allah’ın gökten indirdiği yağmur, dolu ve kar suları ile bu suların yerleştirildiği yeraltı kaynakları, pınarlar, nehirler, göller ve denizler -kirletilmedikleri sürece- temizdir ve temizleyicidir. Su dediğimizde kasdettiğimiz su, işte bu temiz sudur. Yeryüzünde tabii özelliği ile bulunan su…

    İnsan hayatı için vazgeçilmez öneminden dolayı su konusu fıkıhta geniş bir şekilde ele alınmıştır.

    Fıkıh kitapları, ana rahminden başlayıp, insanın ölümüne kadar hayatın tüm yönleriyle ilgili hükümleri mesele mesele ele alıp inceler. İstisnasız bütün fıkıh kitaplarının ilk konusu temizlik konusudur. Temizlik konusunun esası da sudur.

    İnanan her insan suyu çok iyi tanımalı, nehrin kenarında bile olsa israf etmeden kullanmalı ve onu kirletebilecek her şeyden korumalıdır. Bunları yapmak ibadet; yapmamak ise diğer insanların ve varlıkların hakkına tecavüz olduğu için büyük bir vebaldir.

    İnsan düşününce anlıyor, “su gibi aziz olasın” olağanüstü güzellikte bir teşekkür ve dua: Su gibi tertemiz olasın. Maddi ve manevi kirlerden uzak olasın. Ve… Su gibi başkalarını temizleyesin, bulunduğun yerlerde zulmü, kötülükleri gideresin; insanların kederlerini ve sıkıntılarını yıkayasın… Su gibi…

    O kötülükler, o sıkıntılar sana zarar vermesin, sana bulaşmasın. Su gibi… Sen yine Allah’ın yaratmış olduğu en güzel hal üzere, O’nun halifesi olarak hizmetine devam edesin. Su gibi..

    Su gibi mütevazi,
    Su gibi kıymetli,
    Su gibi tertemiz,
    Su gibi temizleyici,
    Kısaca su gibi aziz olmak dileği ile..
     



Sayfayı Paylaş