Sözsüz İletişim

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 23 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Kitapta, insan ilişkilerinde ve yönetimde, vücut dilinin nasıl kullanılacağı, insanların kullandığı vücut dilinin anlaşılması ve ona göre hareket edilmesi anlatılmaktadır. Konu, sekiz başlık altında toplanarak ele alınmaktadır.
    İletişim ve iş hayatı bölümünde; iletişim ve sözsüz iletişim ele alınmaktadır.
    İletişim, kişiye değil kişiyle iletişim kurulmasıdır. İletişim ve bilginin ayrı şeyler olduğu, iletişimin tekrarlanamaz olduğu, mesajı bütünüyle dikkate alma gibi başlıklar altında toplanmaktadır. Sözsüz iletişim, vücudun konumu ve durumu, göstergeler, vücut hareketleri gibi başlıklar ile ele alınmaktadır.
    İnsanların iletişim esnasında karşısındakileri etkileme durumları rakamlar verilerek ortaya konmaktadır. Muhatabın, iyice dinlenerek incelenebileceği belirtilerek, başarıda vücudun, sesin, kelimelerin etkili olduğu ifade edilerek vücut, gayenin, ses ise önemin göstergesidir denilerek, iletişimin ana esasları belirlenmektedir.
    Vücudun Bağlantılı Konumu bölümünde; egemenlik alanı, yüksekliğin gücü,
    yürüyüş biçimi, irilik, oturma dinamiği ve büro görgüsü üzerinde durulmaktadır.
    Göstergeler bölümünde; kişilerin eşyalarının, aksesuarlarının ve çevrelerinin önemli göstergeler olabileceği ifade edilerek, bu göstergelerin incelenmesi esnasında nelerin önem arz ettiği de vurgulanarak, sürekli, geçici, anlık, ve kişisel göstergelerle fiziki görünümün yansıması ortaya konmaktadır.
    Vücut hareketleri bölümünde; gövde, baş, poz, eller, bacakların iletişimdeki etkisi öne çıkarılırken, insanların yüzüne bakmakla omuz üstünden bakmanın farkı ortaya konurken, vücut dilinin kullanımı ifade edilerek, baş, yüz İfadeleri, gözler, dudaklar, ten ve saç stillerinin neleri ifade ettiği belirtilmektedir.
    Vücut hareketlerinden; eğilme, geriye kaykılma, yükselmiş omuzlar, kare biçimi omuzlar, eller ve ayakların durumuna göre muhataba verilen mesajın neler olduğu anlatılmaktadır.
    Jestler bölümünde, iyi bir gözlemci için muhataba ne konuşulduğunun, ne kadar, nasıl ve kaç dakika konuşulduğunun önemli ipuçları olacağı ifade edilen jestler, kitapta deşifre edilerek; dokunma, bekleme, gerilim, şüphecilik, sinirlilik, kendine güven, üstünlük, hakaret ve öfke durumlarının karşılıklı iletişimdeki önemi anlatılmaktadır.
    İş yerinde sözsüz iletişim bölümünde, iş yerinde ilk karşılaşmanın ve tanışmanın, etkili konuşmanın ve sunuşun nasıl olacağı ve önemli ayrıntıları sözsüz iletişim açısından ele alınarak, asansör gerginliği, konuşma ve etkili bir sunuş için nelere dikkat edilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.
    Sosyal hayat bölümünde, insanların, içinde bulunduğu sosyal çevreye uyumu ele alınarak, toplum içinde uyulması gereken davranışların incelikleri ele alınmaktadır. İnsanların davranışlarının kendilerini ele verdiği ve bu nedenle davranışların ayrı bir dikkat ve hassasiyet gerektirdiği anlatılmaktadır.
    Etkili ses geliştirme bölümünde, konuşma esnasında ses tonunun ayarlanmasının önemi vurgulanarak samimi ve rahat olabilmek için gerçeği söylemenin, kendi iç problemlerini aşmış olmanın önemi üzerinde durularak, ses şifreleri ve sesin tonu, vurgusu ve rezonansının değişkenliği ve anlatılan konu ile uyumu üzerinde durulmaktadır.

    Kitabın devamında, Kennedy-Nixon, Carter-Ford tartışmaları, karşılaştırmalı olarak ele alınarak, davranışların tutarlı, mantıklı, kendimizden, taklitsiz, çevreye karşı dikkatli, rahatsız etmeden, nazik, muhatabı anlayarak, üç düşünüp bir konuşarak, vakarlı ve sevimli vb. bir çizgiye oturtabilmenin gerekliliği vurgulanmaktadır.

    Sonuç olarak; kitapta, yaşanan çevrenin hep tertipli olması, sadece kısa kanaat veren bilgilerin, kişinin kültürünü, simasını, sosyal konumunu, genel durumunu vb. ortaya koyduğunu genel bir bakış açısıyla ele alarak, insanlar hakkında davranışlarla fikir edinip, genel durumuyla hüküm verilmesi, nerede olursa olsun muhatapların hâl dilinin okunabilmesi, sözünü kesmeden ve anlayarak, biter bitmez hemen söze girmeden bekleyerek dinlemeye alışılması ve insanların güven ve bağlılığının kazanılarak, kendimiz gibi olmaya zorlamadan, iç problemleri halledilerek tutarlı fikirlerle insanlara yardıma koşmanın gerekliliği anlatılmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş