Söz Öbeklerinde Anlam ve Atasözleri ÖSS 'de Çıkmış Sorular

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 18 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Söz Öbeklerinde Anlam ve Atasözleri ÖSS 'de Çıkmış Sorular
    1. 1984-ÖYS
    Sözünü sakınarak, tartarak kullanmak güzel söz söyleme ustalığından daha değerli bir şeydir. Karşımızdaki kişiyi düşünerek konuşmak ise, yerli yerinde söylenmiş derli toplu sözlerden yeğdir. Konuya girmeden önce sözü uzun uzun ağızda gevelemek can sıkar; bir şeyi damdan düşer gibi söylemek ise etkiyi azaltır.

    Bu parçada savunulan düşünce ile doğrudan ilgi kurulabilecek atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Söz var, iş bitirir; söz var baş yitirir.

    B) Söz dediğin yaş deridir; nereye çekersen oraya gider.

    C) Sözü söyle alana, kulağında kalana.

    D) Bülbülün çektiği dili belasıdır.

    E) Sözünü bil pişir, ağzını der devşir.


    2. 1985 - ÖYS
    Gülmece öğesini, belli bir oranda şiirimin hamuruna katarım; şiirime güleçlik kazandırmak için. Hani acı ilaçlara birazcık şeker katarlar ya, içimi kolay olsun diye, onun gibi. Amaç, boşu boşuna güldürüp eğlendirme değil, gerçekliğin içimini, algılanmasını kolaylaştırmak. Bu katkıları iyi oranlayamadınız mı emeğiniz boşa gider. Kelimelere ip atlatmaktan öte bir şey yapmamış olursunuz.

    Parçada geçen "kelimelere ip atlatmak" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

    A) Söz oyunları yapmak

    B) Şiirin duygu yükünü artırmak

    C) Anlaşılmayı zorlaştırmak

    D) Anlatımı renklendirip zenginleştirmek

    E) Şiirin etki alanını genişletmek


    3. 1986-ÖYS
    Kendi hâlinde bir şehir olan Dehli'de bile resim sanatına gösterilen büyük ilgiyi görünce Ankara'daki durumu düşünerek üzüldüm ve doğrusu Dehlililere gıpta ettim.

    "Gıpta etmek" sözünün bu cümleye kattığı anlam aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

    A) Arkadaşının başarısını kıskanmak şöyle dursun, bundan büyük bir mutluluk duyuyordu.

    B) Bu şiirleri okuyor, onlara hayranlığı günden güne artıyordu.

    C) Başarısını kıskananları düşünüyor, bundan büyük bir acı duyuyordu.

    D) Bahçede neşeyle koşuşan çocuklara bakıyor, için için onlara imreniyordu.

    E) Anlatılanlara üzülüyor, üzüntüsü yüzünden okunuyordu.


    4.1987-ÖYS
    Aşağıdaki cümlelerde geçen deyimlerden hangisi ötekilerden farklı anlamdadır?

    A) Acele hazırlanıp yola koyuldu.

    B) Haberi alınca yağmur kar demeden yola düştü.

    C) Sıcağa kalmamak için erkenden yola çıktı.

    D) Birkaç yıl sonra gerçekleri görerek yola geldi.

    E) İşini gücünü bırakıp yola düzüldü.


    5.1988-ÖYS
    Bu ay, planladığımız kadar tasarruf yapamazsak —- demektir.

    Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse, cümle "bir işte ölçüyü yitirmek, duruma hâkim olamamak" anlamı kazanır?

    A) ipin ucunu kaçırdık

    B) evdeki hesap çarşıya uymayacak

    C) ipi kopardık

    D) başımıza iş açacağız

    E) sudan çıkmış balığa döndük


    6.1988-ÖYS
    Aşağıdaki dizelerde geçen ikilemelerden hangisi yüklemle birlikte deyimleşmiştir?

    A) Bir kelime buldum çın çın öter

    B) İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta

    C) Bir sırrı sürüklüyor terlikler tıpır tıpır

    D) Uzun siyah saçlar tel tel çözülsün

    E) Dalgaların gözümde tütüyor mavi mavi


    7.1989-OYS
    Bu işi nasıl olsa bitireceğim.

    Yukarıdaki cümleye, altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

    A) İleri geri konuşmalarına hiç fırsat vermeyeceğim.

    B) Kaba davrananları hemen cezalandıracağım.

    C) Yola yorgun çıkmanın sakıncalarını anlatacağım.

    D) Evdeki eski eşyaların tümünü onaracağım.

    E) Olayın gerçek sorumlusunu er geç öğreneceğim.


    8.1989-OYS
    I. Hemen hemen yolu yarıladık.

    II.Hafif hafif bir rüzgâr esiyor.

    III.Olsa olsa on yaşındadır.

    IV. Aşağı yukarı bir saat sonra gelirler.

    V. Zaman zaman güneş açıyor.

    Bu cümlelerin hangilerindeki altı çizili sözler birbirine yakın anlamdadır?

    A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve IV.
    D) III. ve V. E) IV. ve V.


    9.1991 - ÖYS
    Ben umudumu yitirmedim; acılarıma ezdirmedim kendimi.

    Attı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

    A) Sıkıntılarımı dışa vurmaktan özellikle kaçınırım.

    B) Yaşadığım o acılı günleri yeniden yaşamak istemedim.

    C) Hiçbir zaman üzüntülerime yenik düşmedim.

    D) Elde ettiklerimle hiçbir zaman yetinmedim.

    E) Bu duruma gelebilmek için çok çaba harcadım.


    10.1991 - ÖYS
    Resimlere bakarken, geride bıraktığım yıllar birer birer gözlerimin önünden geçti.

    Bu cümleye altı çizili sözün kattığı anlam, aşağıdakilerin hangisinde vardır?

    A) Olayları daha gerçekçi bir yaklaşımla değerlendirmeyi öğrendim.

    B) Kişi, başkalarının başına gelenlerden ders almasını bilmiştir.

    C) Bugün, geçmişte yaşadığım kimi olayların anlamını çok daha iyi kavrayabiliyorum.

    D) Okulun bahçesinde koşup oynayan çocukları görünce, öğrencilik günlerimi anımsadım.

    E) insan, zaman zaman yapmak isteyip de gerçekleştiremediği şeyleri düşünür.


    11. 1993-ÖYS
    Yaşamımızda çok önemli bir yeri olan ekmek sözcüğü pek çok deyimde kullanılmaktadır. Örneğin, geçim sağlayacak bir iş bulmanın zorluğunu anlatmak için "ekmek aslanın ağzında" (I)kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu için "ekmek elden su gölden" (II)deriz. Geçimini sağlamada çok becerikli olmayı "ekmek kapısı"(III) deyimiyle karşılarız. "Ekmeğine göz dikmek"(IV) deyimiyle, birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmayı anlatmak isteriz. Bir kişinin geçimini sağlamak için çalışmasına da "ekmek kavgası"(V) deriz.

    Bu parçada numaralanmış deyimlerden han*gisi yanlış açıklanmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.



    12. 1995-ÖYS
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çok sıkıntı çekmek, çok yorulmak" anlamında bir deyim kullanılmıştır?

    A) Suçsuzluğunu kanıtlayıncaya kadar akla karayı seçti.

    B) Yanlış yapmaktan korktuğu için her işi ince eleyip sık dokurdu.

    C) Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu.

    D) Söylediğimi yapmamak için bin dereden su getirdi.

    E) Savurgan davrandığı için iki yakası bir araya gelmiyordu.


    13. 1996-ÖYS
    O, kırsal kesim insanını, bir ressamın renklerle betimlemesi gibi ince ince işler öykülerinde. Tiplerin kan dolaşımını bile görürsünüz neredeyse;………

    Yukarıdaki sözler, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülebilir?

    A) öylesine canlı ve gerçektirler.

    B) öyle ki kendi yaşamlarını sürdürürler.

    C) olaylara sizin gözünüzle bakarlar.

    D) yaşadıkları olayların içine sizi de çekerler.

    E) aşırı ölçüde hareketlidirler.


    14. 1997-ÖYS
    Bitlis'ten Amerika'ya göçen bir ailenin çocuğu olan yazar, tarım işçiliğinden gazeteciliğe kadar, çeşitli işler yapmış biridir. Çoğunlukla "küçük insanların" dünyasını anlattığı öyküleriyle üne kavuşmuştur.

    Yukarıdaki parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Herkesçe eleştirilen

    B) Yaşamını değiştirmek isteyen

    C) Sevilmeyen, mutsuz

    D) Ayırıcı özellikleri olmayan, sıradan

    E) Hiçbir işte başarı gösteremeyen


    15. 1998-ÖYS
    Yazar, folklor ve halk edebiyatı araştırmalarının öncülerindendir. Bu alandaki yapıtlarıyla ulusla*rarası bir üne kavuşmuştur. Yaptığı çalışmalarla, bize bizdenliğimizi gösteren aynanın üstünde yılların biriktirdiği tozları silmiştir.

    Bu parçada belirtilenler göz önünde tutulduğunda, altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Ulusal kimliğimizi oluşturan değerleri gün ışığına çıkardığı

    B) Geçmişin ürünlerini bugünkülerle karşılaştırdığı

    C) Zamanla unutulmuş olan bilgileri saptadığı

    D) Doğruya ulaştıracak yolları gösterdiği

    E) Toplumsal ve ulusal değerlerin önemini vurguladığı

    16. 2000-ÖSS
    Bıkmadan, yorulmadan, yılgınlığa düşmeden sürekli okumalıyız. Okurken bir yandan, daha önce okuduklarımızdan belleğimizde.kalan izin üzerini örten tozu, kiri temizlemeli, bir yandan da bu izi derinleştirmeye çalışmalıyız.

    Bu parçada geçen "belleğimizde kalan izin üzerini örten tozu, kiri temizlemek" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Edinilmiş bilgilerin önemini anlamak

    B) Doğruyu yanlıştan ayırmak

    C) Gereksiz bilgilerle oyalanmamak

    D) Unutulmaya yüz tutmuş bilgileri anımsamak

    E) Yeniliklere açık olmaktan kaçınmamak

    17. 2000-ÖSS
    Maviyle yeşilin kucak kucağa olduğu Kanlıca, hep kıpır kıpır, hep hayat dolu ve hep kendi gibi kalmak istiyor.

    Bu cümlede geçen "kendi gibi kalmayı istemek" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Sahip olduğu özellikleri koruma çabası içinde olmak

    B) Önemli bir yer olduğunu kanıtlamaya çabalamak

    C) Benzerlerinden farklı olmaya çalışmak

    D) En iyi biçimde tanıtılmayı istemek

    E) Canlılığını çevresine hissettirmek


    18. 2000-ÖSS
    Depremde evde değildik. Eve gelince gördük ki dolaplar, kitaplıklar devrilmiş; binlerce kitap yerlerde. Şimdi o kitaplar ne olacak? "Canını kurtarmışsın, yetmez mi?" demeyin. Kitaplar da insnın canı gibi. Birine bile zarar gelse içimden bir şeyler kopar.

    Bu parçada geçen "içimden bir şeyler kopmak" sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Birdenbire aşırı heyecana kapılmak

    B) Bedensel bir acı duymak

    C) Yapabileceği bir şeyi yapamaz hâle gelmek

    D) İstediği gibi davranamadığı için rahatsız olmak

    E) Bir olay karşısında derin bir üzüntü duymak


    19. 2001 - ÖSS
    Sözünü dinletmeyi sever, bunu başaramadığında sinirlenip hırçınlaşırdı. Bunun için, hemen her zaman, hem çevresindekilerin kendisine, hem de kendisinin çevresindekilere karşı davranışlarında ipleri kendi istediği gerginlikte tutmayı başarırdı.

    Yukarıda geçen "ipleri kendi istediği gerginlikte tutmayı başarmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Çevresindekilere, kendi görüşlerinin doğruluğunu kanıtlamak

    B) İsteklerinin gerçekleşmesi için her yola başvurmak

    C) Her konuda kendisini bilgili ve yeterli görmek

    D) İnsanlarla olan ilişkilerini, kendi ölçütlerine göre yönlendirmek

    E) Kendini, olduğundan daha güçlü göstermeye çalışmak


    20. 2002 – ÖSS
    Bu şairimiz, sanat yaşamında gelmiş geçmiş, eski yeni bütün şiir akımlarından, biçim denemelerinden, tekniklerden ustaca yararlanmasını bilmisti. Yararlandığı kaynaklardan aldığı imgeleri, kendi şiir tezgâhında yeniden dokumuş; onlara, kendi boyasını vurmuştu.

    Bu parçada geçen "yararlandığı kaynaklardan aldığı imgeleri, kendi şiir tezgâhında yeniden dokuyarak onlara, kendi boyasını vurmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Okurun dünyasını düşünsel ve sanatsal yönden zenginleştirmek

    B) Bugüne değin yazdıklarıyla yetinmeyip sürekli yenilikler aramak

    C) Kimi yapıtlardaki eksiklikleri, kendi yapıtlarında gidermeye çalışmak

    D) Okurların, yapıtlardan daha çok tat almalarını sağlamak

    E) Başkalarından aldıklarını, kişisel ve özgün bir biçime dönüştürmek


    21. 2002-ÖSS
    Zaman zaman anılarla yaşamak güzeldir; eğer bu anılar yaşanılan günü renklendiriyorsa bir başka mutluluk verir insana.turkeyarena.net

    Bu cümlede geçen "anıların yaşanılan günü renklendirmesi" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Eski günlere özlem duyulması

    B) Dünün yargılanıp değerlendirilmesi

    C) Geçmişin, içinde bulunulan zamanı güzelleştirmesi

    D) Yaşananların, karşılaşılan güçlükleri yenmede etkili olması

    E) Eski günlerin daha anlamlı olduğunun düşünülmesi


    22. 2003-ÖSS
    Eleştiri alanında önemli eksikliklerimizden biri de eskiyi, içinde bulunulan dönemin koşulları içinde araştırmamak, "doğru" diye bellediğimiz birtakım kavramların, çıkarımların kabuğunu kırmamak, bunları yeni terimlerin bağlamı içinde incelememek.

    Bu parçada, "kabuğunu kırmamak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Eskiden yazılmış yapıtların değerini ortaya çıkarmak için uğraşmamak

    B) Doğruluğu, yanlışlığı kişiye göre değişen dü şünceleri eleştirmemek

    C) Doğruluğu benimsenmiş yargıları tekrar ele alıp değerlendirmemek

    D) Tartışılmış konularla ilgili görüşlerini açıklamaktan kaçınmamak

    E) Tabu olarak bilinen düşünceleri tartışırken belirlenmiş sınırlar içinde kalmamak


    23. 2003-ÖSS
    Bu romanında yazar, İstanbul sokaklarının artık tarihe karışmış o eski görünümlerini şiirli bir dille yeniden kuruyor. Kahramanlarına sıcak bir sevgiyle, onların insani yanlarını araştırarak yaklaşıyor. Onları derinlemesine kavramaya çalışıyor; aralarındaki farkları ortaya koyuyor. Daha doğrusu kişilerin iç dünyalarındaki düğümleri iyi yakalıyor.

    Bu parçada, "kişilerin iç dünyalarındaki düğümleri iyi yakalamak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Günümüzde sayıları iyice azalmış insan tiplerini anlatmak

    B) İnsanların gizli kalmış ayırıcı özelliklerini bulup göstermeyi başarmak

    C) Kişilerin ortak özelliklerini belirlemeye çalışmak

    D) Kahramanları, insanı yücelten bir tutumla ; oluşturmak

    E) Yaratacağı tipleri sorunlu insanlar arasından seçmek


    24. 2003-ÖSS
    Şiir sanatı üstüne çok düşünmüş ve bu sar her şeyden üstün tutmuş olan Paul Valery, şiir ……. yazılır, demiş. Bu sözüyle, şiire özenen ve çok bir ressam olan Degas'a, şiirin malzemesinin……. olduğunu anlatmak istemiş. Tıpkı resmin malzemesinin kuşlar, ağaçlar, insanlar değil, renkler şekiller olduğu gibi.

    Bu parçada boş bırakılan yerlere düşüncen akışına göre aşağıdakilerden hangileri getir melidir?

    A) sözcüklerle - duygu ve düşünceler değil sözcükler

    B) benzetmelerle - şairin yaratıcılığıyla ilgili

    C) duygularla - herkesçe anlaşılır nitelikte, açık seçik

    D) olgunluk döneminde - özgün ve yoruma açık

    E) uzun sürede - şairin yaşantısına değil düş gücüne bağlı


    25. 2003-ÖSS
    Bir yazının tadı, sözcükleri giydirmekte, koşturmakta, sıçratmakta ve onlara diz çöktürmekte gizlidir. Her sanatçı sözcüklere diz çöktürebilir mi? Üstesinden kolayca gelinecek bir iş değildir bu. Öncelikle, o dilin bütün girdisini çıktısını çok iyi bilmeyi gerektirir. Dilin olanak ve yeteneklerini tanımayan bir sanatçının önünde diz çökmez sözcükler.

    Bu parçada, "sanatçının sözcüklere diz çöktürmesi" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdaki*lerden hangisidir?

    A) Söz dizimi bakımından özensiz cümleler arasında sıkışıp kalmamak

    B) Sözcük seçimiyle, her yapıtına farklı bir boyut kazandırmak

    C) Sözcükler üzerinde fazla durmadan üretken olmaya çalışmak

    D) Okurun dil duyarlığını geliştiren yapıtlar ortaya koymak

    E)Sözcüklerin gündelik kullanımlarıyla yetinmeyip onlara yeni ve özgün anlamlar yüklemek


    26. 2004 - OSS
    Bu ozanımız, çevresini kuşatan varlıkların ayırıcı ve belirleyici özelliklerini inceden inceye algılıyor; bir bakıma şiirini, yüreğinden çok, gözleriyle yazyor.

    Bu cümledeki "şiirini, yüreğinden çok, gözleriyle yazmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) GöRsel öğeleri ön plana çıkarmak

    B) Belli bir iletiye yer vermekten kaçınmak

    C) Belirli temaları kullanmak

    D) Soyutlatlamalara başvurmak

    E) Yaşananlardan yola çıkmak


    27. 2004 - ÖSS
    Ardahan Kalesi'nin yanı başındaki bu eski mahalle kentin tarihsel çekirdeğini oluşturuyor.

    Bu cümledeki "kentin tarihsel çekirdeğini oluşturmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Güzelliğiyle herkesi etkilemek

    B) Örnek bir mimarlık ürünü olmak

    C) Yeniliğinden hiçbir şey yitirmemek

    D) Çok amaçlı bir nitelik taşımak

    E) Geçmişe kaynaklık etmek


    28. 2005 - ÖSS
    Okuduğumuz romanlar, öyküler yazınsallığın toprağında üretilmiş uydurmacalardır bir bakıma. Ne var ki okuma eyleminin doğasından gelen bir yönlendirmeyle unutuyoruz bunu. Okurken, içinde bulunduğumuz ortamdan kopuyor, yazınsal ürünlerin bize sunduğu dünyayı gerçek yaşamın üstüne çıkarıyoruz.

    Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Yansıtılan çirkinlikleri görmekten kaçınma

    B) Asıl gerçeğin okuduklarımız olduğuna inanma

    C) Anlatılanları düş gücüyle sınırlandırma

    D) Yaşamı değişik boyutlarıyla algılama

    E) Olayları, olguları kişisel ölçütlerle değerlendirme


    29. 2005-ÖSS
    Bir yazar şöyle diyor: "Sözcüklerin dediğini anlıyorum, bütün özelliklerini biliyorum, hepsinin ta*dına varıyorum; ama onları yan yana getirirken yeni çağrışımlar yaratamıyorum."

    Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Çok kullanılan sözcükleri yeğlememek

    B) Birbirinden kolayca ayıramamak

    C) Yerleşik kullanımların dışına çıkamamak

    D) Aralarında anlam ilişkisi kuramamak

    E) Yapıtın içeriğine göre biçimlendirememek


    30. 2005-ÖSS
    Bu sanatçımız için dili bilmek, o dilin edebiyatını bilmek demektir. O edebiyatın gizli kalmış köşelerinde yatan şiirleri, öyküleri bilmek demektir. Gerek Türkçe gerekse Fransızca yazdığı yazılarda, zaman zaman öyle alıntılar yapar ki şaşırır kalırsınız. Halk şiirimizden, özellikle tekke şiirimizden; ama aynı zamanda bir Yunan, bir Bizans, bir İran şiirinden... Resim, heykel, yazın gibi hangi sanat dalından bir ürün ortaya koyarsa koysun, bunu, oksijeni bol bir ortamda oluşturmuş bir sanatçımızdır o.

    Bu parçadaki altı çizili söz, anlatılan sanatçının hangi özelliğini belirtmek için kullanılmıştır?

    A) Edebiyatın, bütün sanatların temeli olduğunu düşünme

    B) Yapıtlarını oluşturmada ayrıntılara önem verme

    C) Edebiyatımızla başka edebiyatlar arasındaki benzerlikleri yansıtma

    D) Herkesçe bilinmeyen sanat ürünlerini ortaya çıkarma

    E) Çok zengin bir sanatsal kaynaktan beslenme


    CEVAP ANAHTARI:
    1.E 2.A 3.D 4.D 5.A 6.A 7.E 8.B 9.C 10.D 11.C 12.A 13.A 14.D 15.A 16.D 17.A 18.E 19.D 20.E 21.C 22.C 23.B 24.A 25.E 26.A 27.E 28.B 29.C 30.E
     



Sayfayı Paylaş