Sosyolojiye Giriş

Konusu 'Sosyoloji-Psikoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 17 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    SOSYOLOJİYE GİRİŞ

    SOSYOLOJİNİN ALANI ve YÖNTEMLERİ

    A. SOSYOLOJİNİN ALANI


    1- Sosyolojinin Konusu ve Tanımı
    İnsan, yaşamının her döneminde diğer insanlara ihtiyaç duyan bir canlı olduğu için toplum yaşamı, insanlık tarihi kadar geçmişe dayanmaktadır. Düşünce tarihi boyunca bir çok filozof, toplum yaşamını ele almışsa da toplumsallığı bugünkü biçimiyle ele alan ilk kişi İbn-i Haldun’dur. İbn-i Haldun, özellikle “Mukaddime” adlı kitabında toplumları Göçebe (Bedevi) Toplum ve Yerleşik (Hadari) Toplum olarak ikiye ayırmıştır. Ancak Sosyolojinin felsefeden bağımsızlaşarak kendi başına bir alan olması Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi’nin sonuçları üzerine 19. yy.’ın başlarına rastlar.
    Fransız Saint Simon, sosyolojiden 19. yy.’daki olayları açıklamak için yararlanmış; yine bir Fransız, Auguste Comte ise 1839 yılında yazdığı kitapta ilk defa “Sosyoloji” terimini kullanmıştır. Sosyoloji, “society” (toplum/topluluk) ve “logy” (loji/bilim) kelimelerinin birleşiminden “toplumbilimi” olarak üretilmiştir. Ama yine de sosyolojinin tanınması İngiliz Herbert Spencer tarafından sağlanmıştır. Bu yönüyle sosyoloji “en genç bilim dalı” ünvanına sahiptir.

    Batı’da 19. yy.’da büyük bir kargaşa ortaya çıkmıştır. Özellikle, büyüyen kentlerde yaşayan işçilerle aristokrat kesim arasında ciddi uçurumlar oluşmaya başlamış, bu ise toplum içerisinde önemli bir hareketlilik ve değişim yaşanmasına neden olmuştur.

    Sosyoloji ilk olarak bu dönemde, “toplumsal değişimi ve bu değişimin nedenlerini” açıklamaya çalışmıştır. Ancak sonraki dönemlerde, insanlar arasındaki tüm ilişki biçimlerini araştıran, bu ilişkilerin arkasında yatan nedenlerle birlikte sonrasında ortaya çıkan sonuçları konusu içerisine alan bir bilim dalı haline gelmiştir. Sosyolojinin amacı, toplumsal ilişkileri açıklayarak genel bir toplum kuramına ulaşmaktır.

    Sosyolojinin Özellikleri:
    • Toplum içerisinde olanı inceler; olması gerekenle ilgilenmez. Bu nedenle, kural koyan (normatif) bir alan değildir.
    • Olayları neden-sonuç bağıyla birlikte inceler.
    • Toplumu bireylere göre değil, bir bütün olarak değerlendirir.
    • Kendine özgü araştırma yöntemleri vardır. Deney yapmaz.

    2- Sosyoloji ile İlgili Temel Kavramlar
    Toplum : Belli bir fiziksel yeri ve coğrafyası bulunan, ortak bir kültüre ve devamlılığa sahip, üyeleri arasında işbirliği olan ve kendi kendini devam ettiren insan topluluklarına denir. Toplum, farklı sosyologlar tarafından çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılmıştır:

    İlk olarak İbn-i Haldun, toplumu insanları birbirine bağlayan duygu temelinde ikiye ayırır:
    Göçebe (Bedevi) Toplum: Kan bağıyla bir araya gelmişlerdir ve göçebedirler.

    Yerleşik (Hadari) Toplum: Belli amaçlarla bir araya gelmişlerdir ve yerleşik bir yaşam sürerler.

    Emile Durkheim ise toplumu insanlar arasındaki ilişkiye göre ikiye ayırır:
    Mekanik (Basit) Toplum: İnsanlar arasında yüz yüze ve samimi ilişkilerin olduğu, homojen (uzmanlaşmanın olmadığı) toplumlardır.

    Organik (Karmaşık) Toplum: İnsanlar arasında resmi ilişkilerin ve işbölümünün olduğu, geniş nüfustan dolayı insanlar arasındaki kontrolün toplumsal baskı ile sağlandığı toplumlardır.

    F. Tönnies, Durkheim’in toplum sınıflandırmasından yararlanarak ikili bir ayrım yapar:
    Cemaat: Mekanik toplum gibi basit, ırk ve etnik yönden farklılaşmamış bireylerin kurduğu toplumlardır

    Cemiyet: Organik toplum gibi karmaşık, etnik yönden farklılaşmış bireylerin kurduğu toplumdur.

    Auguste Comte ise toplumun gelişimine göre her toplumun üç ayrı aşamadan geçeceğini/geçtiğini söyler:

    Teolojik Aşamadaki Toplum: Askeri ve monarşik bir yapı vardır. Askerler ve din adamları egemendir.

    Metafizik Aşamadaki Toplum: Her olay dine göre yorumlanır. Dini kurallar toplumun işleyişini belirler. Batıl inançlar (fallar, büyüler…) söz konusudur.

    Pozitif Aşamadaki Toplum: Tüm doğa ve toplum olayları sadece somut verilerle açıklanmaya çalışılır. Bilimsel düşünce egemendir. Sosyal karışıklıkların sona ereceği aşamadır.

    3- Sosyolojinin Alt Dalları
    Zaman içerisinde Sosyoloji incelediği konulara göre çeşitli alt dallara ayrılmıştır. Bunlar:

    Genel Sosyoloji, Ekonomik Sosyoloji, Sanayi Sosyolojisi, Hukuk Sosyolojisi, Kent Sosyolojisi, Köy (Kır) Sosyolojisi, Din Sosyolojisi, Siyaset Sosyolojisi, Bilgi Sosyolojisi, Aile Sosyolojisi, Eğitim Sosyolojisi’dir.turkeyarena.com


    Bununla birlikte E. Durkheim, sosyolojiyi toplumla ilgili olarak incelediği alana göre şu üç bölüme ayırır:

    a. Genel Sosyoloji: Temel olarak sosyolojinin konu alanını, kullanacağı yöntemleri ve diğer bilim dalları ile ilişkisini inceler.

    b. Sosyal Morfoloji: Toplumun maddi yapısıyla ilgilenir ve iki ana bölüme ayrılır:
    – Sosyal Coğrafya: Yaşanılan bölgedeki coğrafi koşulların toplum yaşamı üzerindeki etkisini inceler.
    – Sosyal Demografya: Toplumun nüfusunu, nüfusun yapısını ve özelliklerinin toplum üzerindeki etkisini inceler.

    c. Sosyal Fizyoloji: Toplumu oluşturan temel öğeler olan aile, din, ekonomi… gibi kurumların değişimi ve gelişimini inceler.

    B. SOSYOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

    İnsan topluluklarıyla ilgilenen sosyoloji, birçok bilim dalı ile beraber çalışma yürütmektedir. Beraber çalıştığı bilim dallarıyla ilişkisi şöyledir:

    1- Sosyoloji – Tarih: Geçmişte yaşamış insan toplulukları hakkında bilgi edinir.

    2- Sosyoloji – Psikoloji: Toplumun bireye, bireyin de topluma etkilerini inceler. Bu alandan “Sosyal Psikoloji” ortaya çıkar.

    3- Sosyoloji – Antropoloji: Toplumların gelişimini ve kültürel özelliklerini inceler.

    4- Sosyoloji – Hukuk: Hukuk kurallarının toplumsal işlevlerini ve kuralların topluma uygunluğunu inceler

    5- Sosyoloji – Ekonomi: Ekonomik olaylar ve toplumsal olaylar arasındaki etkileşimi inceler.

    6- Sosyoloji – Siyaset Bilimi: Toplumların yönetim biçimlerini inceler.

    7- Sosyoloji – Coğrafya: Toplumun yaşadığı bölgenin coğrafi özelliklerinin toplumun yaşayışına etkilerini inceler.

    C. SOSYOLOJİDE YÖNTEM ve ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ

    Sosyoloji, toplumsal olayları bilimsel bir disiplinle inceler. Tarafsız, düzenli ve en doğru bilgiye ulaşmak için çeşitli yöntemler kullanır. Yöntem, doğru bilgi elde etme sürecinde sosyolojinin kullandığı kurallar ve araçlar bütünüdür.

    1- Sosyolojik Yöntemler
    a. Toplumsal olay ve olguları araştırır ve belirler.

    – Olay: Bir toplumda gelişen tek tek durumlardır. Tekildir ve somut olarak yaşanmıştır. Örneğin: 1789 Fransız İhtilali, Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı, Ali’nin doğumu, Ayşe’nin okula gitmesi…

    – Olgu: Olaylardan yola çıkılarak ulaşılan genellemelerdir. Tümel ve soyutturlar. Örneğin: İhtilal, savaş, doğum, eğitim…

    b. Olaylar arasında neden-sonuç bağı kurar.

    c. Ulaştığı bilgilerden toplumların tümü için geçerli genellemelere ulaşmaya çalışır.

    Bunu yapmak için sosyoloji üç ayrı yöntem kullanır:
    – Tümevarım: Tek tek olayların bilgisinden genel bir bilgiye ulaşma.
    – Tümdengelim: Genel bilgiden hareketle yaşanmış olan tek tek olayları anlamlandırma.
    – Birleştirici Yöntem: Herhangi bir olayı genel olarak toplumdan soyutlamadan, aksine toplumla iç içe değerlendirerek tanımlama.

    2- Sosyolojik Araştırmalarda Veri Toplama Teknikleri

    a. Gözlem

    İnsanlar arasındaki sosyal ilişki ve olguları yerinde izlemek ve incelemektir. İki türlü gözlem vardır:

    – Doğal Gözlem: Araştırılan konunun kendi doğal ortamında ve araştırmacının müdahalesi olmaksızın incelenmesidir.

    Uyarı: Doğal gözlemde, araştırmacının toplumsal olayların karmaşıklığından dolayı tam ve net bilgi elde etmesi mümkün olmayabilir.turkeyarena.com

    – Katılımlı Gözlem: Araştırmacının araştırdığı gruba dahil olarak olayları daha yakından izlemesidir.
    Uyarı: Katılımlı gözlemde araştırmacının doğrudan grubun içerisinde olması objektifliğini bozabilmektedir. Bu durumda nesnel bir değerlendirme mümkün olmayabilir.

    b. Anket
    Belirli bir konuda kişilerin ve toplumların eğilimlerini ve düşüncelerini öğrenmek için, uzmanlarca hazırlanmış soruların kişiler tarafından verilmiş yanıtlarının yorumlanmasıdır. Bilgisine ulaşılmak istenen toplumdaki kişi sayısının fazla olması, ekonomik ve zamansal sorunlar doğuracağından anketler, toplumun genelini yansıtacağı düşünülen belli bir “örneklem” grubu üzerinde yapılır.

    c. Monografi
    Özel bir toplumsal olayı incelemek için aynı türden gruplar üzerinde yapılan yoğunlaştırılmış ve derinlemesine incelemelerdir. Örneğin: Aile, köy ve mahalle monografileri gibi.

    d. İstatistik
    Diğer tekniklerle elde edilen sayısal verilerin daha kolay yorumlanmasını sağlamak için bilgilerin tablolarda gösterilmesidir.

    e. Sosyometri
    Bir gruptaki kişilerin aralarındaki tüm ilişkilerini çözümlemeye çalışan ve bu amaçla uzaklık-yakınlık, grup-alt grup ilişkisini ölçen bir çalışma biçimidir.
     



Sayfayı Paylaş